Çalıştığım işyerinde nerdeyse hiç namaz kılan yok, oturduğum sitede sabah namazında ışıkları yanan tek bir pencere yok... Öyle zorlu bir dönemde yaşıyoruz ki, insanlar dinden uzaklaşmışlar ve namaz kılma duyarlılığını kaybetmişler. Milyonlarca insanın yüzünde secde izi yok. Namaz vakitlerinin girdiğinden, ezan okunduğundan, namaz kılmaları gerektiğinden haberleri bile yok. Onlar o sırada gezme derdinde, para kazanma derdinde, nefsini eğlendirme peşinde...

Halbuki namaz Kuran’da tüm Müslümanlara vakitli olarak emredilen çok önemli bir ibadet. Kuran’a göre namazı erteleyemezsiniz, “daha sonra kılarım” diye düşünemezsiniz. Allah bu ibadetin vaktinde yapılmasını Kuran’da şöyle bildiriyor:

Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin. Artık 'güvenliğe kavuşursanız' namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz, mü'minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır. (Nisa Suresi, 103)

Hayatı boyunca namaz kılmayanlar ve bu güzel ibadeti yaşlılıklarına erteleyenler son derece samimiyetsizler. Öncelikle insanın yaşlılığa ulaşıp ulaşmayacağı, yaşlandığında bu ibadeti yapmaya güç yetirip yetirmeyeceği belli değil. Kaderde bu insanın canı melekler tarafından çok gençken de alınabilir. Ayrıca Allah bu namaz ibadetinin yaşlanınca değil insanın tüm hayatı boyunca yapmasını emrediyor, bu ibadetin ne zaman yapılacağı insanın kendi isteğine bırakılmamış:

Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün, artık güç yetiremezler. (Kalem Suresi, 42)

Gözleri 'korkudan ve dehşetten düşük', kendilerini de zillet sarıp-kuşatmış. Oysa onlar, (daha önce) sapasağlam ikensecdeye davet edilirlerdi. (Kalem Suresi, 43)

Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır. (Meryem Suresi, 59)


Namaz ibadetinden yüz çevirenler, Kuran’ı da bilmediklerinden öldüklerinde ne ile karşılaşacaklarının da şuurunda değiller. Halbuki Allah Kuran’da insanlara “sizi cehenneme sokan nedir” sorusuna bu inkarcıların cevap olarak “ biz namaz kılanlardan değildik” dediklerini bildirir. Cehennemdeki insanların verdikleri cevabın ilk “namaz kılmamaları” olması namazın ne kadar önemli olduğunu gösterir. İnkarcının yüz çevirmesi, ayetlerden habersiz bir yaşam sürmesi onu Allah’ın karşısında çok pişman olacağı bir duruma düşürecektir. Hayatı boyunca namaz kılmamasının karşılığını bilmiyor olması da kendisini kurtarmayacaktır.

"Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?"

Onlar: "Biz namaz kılanlardan değildik" dediler. (Müddesir Suresi, 42-43)


Allah’ın biz kullarından istediği yalnızca samimiyettir, mümin Allah aşkıyla, Allah sevgisiyle hayatını sürdürür. Allah’ın rızası herşeyden önce gelir. Dolayısıyla hayatını Allah’a adayan ve ibaadetlerini titizlikle koruyan mümin Allah’ın karşısında samimiyetiyle, başı dimdik bir şekilde duracak, Allah’ın razı olduğu bir kul olmanın karşılığını sonsuza kadar cennette alacaktır.

Muhammed, Allah'ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah'tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir...(Fetih Suresi, 29)

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin; önceden kendiniz için hayır olarak neyi takdim ederseniz, onu Allah Katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı görendir. (Bakara Suresi, 110)