Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Mesaj
    39
    Rep Gücü
    4

    Exclamation Kuran’a göre İslam’da savaş için hiçbir gerekçe yok!

    Tüm dünyada İslam’ın bir terör dini olduğu ciddi şekilde yayılmaya çalışılıyor. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren İşid bütün bu katliamları İslam adına yapıyor gibi gözüküyor. Oysa İşid Kuran’a göre hareket eden bir topluluk değil, tamamen hurafelere ve yobazların uydurduğu din anlayışına uyan bir örgüttür. İslam adına yaptıkları savaş cihat değil, katliamdır ve hepsi masum insanları öldürdükleri için katil hükmündedir. Kuran’da haksız yere bir insanın öldürenin suçunun tüm dünyadaki insanları öldürmekle eşit olduğu bildirilir:

    ...Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (Maide Suresi, 32)

    İslam’ın bir savaş dini olduğunu iddia edenler, temelde böyle bir görüşün, İslam’ın öğretileri ile tamamen zıt olduğunu anlamalılar. Kuran’da karşı tarafa saldırıda bulunmak için bir gerekçe yoktur. Kuran, demokrasi ve özgürlüklerin en mükemmel tarifini yapar. Demokrasinin ve özgürlüklerin bulunduğu bir ortamda ise, karşı tarafı düşman ilan etmek veya onu susturmaya çalışmak söz konusu değildir. Çünkü böyle bir ortam herkese saygı duyulan ve herkesin rahatlıkla konuştuğu özgür bir ortamdır. İslam şeriatı asıl bu ortamı tarif eder. Dolayısıyla, Kuran’da savaşın gerekçesi yoktur.

    İslam’ı zorla kabul ettirmek için savaş yapılamaz:

    Savaş, zor, dayatma veya baskı yoluyla bir insana İslam’ı kabul ettirme yöntemini uygulayanlar Kuran’a ihanet ederler. Kuran’daki en açık hükümlerden biri “dinde asla zorlamanın olmadığıdır”. Eğer zorlarsanız karşınızdaki kişi dindar olmaz, münafık olur.

    Dinde zorlama (ve baskı) yoktur... (Bakara Suresi, 256)

    Bu açık ayet Kuran’ın hükmüdür. Hiçbir Müslüman bu hükmün dışına çıkarak bir başkasına dindar olması için baskı uygulayamaz. Bu Kuran’da yasaklanmıştır.

    Peygamberimiz yalnızca bir öğütçüdür, tebliğ yapmakla ve son gelen hak din İslam’ı topluluklara tanıtmakla yükümlüdür. O dönemde, İslam dinini Peygamberimiz’in ve diğer Müslümanların ağzından dinleyenlerin kimi iman etmiş, kimi ise etmemiştir. Kuran’ın açık hükmü gereği, Peygamberimiz de, beraberindeki Müslümanlar da kesin olarak baskı yoluna gitmemişlerdir. Kuran’da Peygamberimiz’e, “Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. ONLARA ‘ZOR VE BASKI’ KULLANACAK DEĞİLSİN” (Gaşiye Suresi, 21-22) hatırlatması yapılmış ve baskı kesin olarak yasaklanmıştır. Kuran’a göre tüm diğer Müslümanlar da İslam ahlakını tanıtmakla görevlidirler. Ama hiç kimseye “sen Müslüman olacaksın”, “dindar olacaksın” veya “ibadetleri uygulayacaksın” gibi bir baskı yapamazlar. Kuran’ın amacı dünyaya sevgi ve huzur getirmektir. Dolayısıyla böyle bir baskı ortamının Kuran’a uygun olmayacağı açıktır.

    Kuran’da baskının açıkça yasaklandığı diğer bazı ayetler şöyledir:

    Ve de ki: “Hak Rabbinizdendir; ARTIK DİLEYEN İMAN ETSİN, DİLEYEN İNKAR ETSİN... (Kehf Suresi, 29)

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin tümü, topluca iman ederdi. Öyleyse, ONLAR MܒMİN OLUNCAYA KADAR İNSANLARI SEN Mİ ZORLAYACAKSIN? (Yunus Suresi, 99)

    Biz onların neler söylediklerini daha iyi biliriz. SEN ONLARIN ÜZERİNDE BİR ZORBA DEĞİLSİN; şu halde, Benim kesin tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver. (Kaf Suresi, 45)


    Artık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın. ONLARA ‘ZOR VE BASKI’ KULLANACAK DEĞİLSİN. (Gaşiye Suresi, 21-22)

    De ki: “Ey kafirler.” “Ben sizin taptıklarınıza tapmam.” “Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz.” “Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim.” “Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.” “SİZİN DİNİNİZ SİZE BENİM DİNİM BANA.” (Kafirun Suresi, 1-6)


    Zor ve baskı Kuran’da yasaklandığına göre, savaş, saldırı, düşmanlık ve öfke için bir gerekçe kalmamaktadır. Eğer baskı ile dinin kabul ettirilmesi haram ise, Müslümanlar müşrik toplulukları neye zorlayacaklardır? Dolayısıyla Kuran’daki İslam’a göre, İslam’ı kabul ettirmek asla ve asla savaş gerekçesi olamaz.

    İdeolojik ve etnik bir üstünlük için savaş yapılamaz:

    İslam’da her ideolojiye, her millete, her etnik gruba, her düşünceye, her dine saygı vardır. İslam, tüm fikirlerin dinlendiği, fikir özgürlüğünün alabildiğine yaşandığı bir dindir. Böyle bir demokrasi anlayışının ve hürriyetin olduğu dinde, fikir çatışması veya etnik çatışma nedeniyle savaş olması elbette mümkün değildir.

    Tüm yazılarımı bu linkten okuyabilirsiniz.

  2. #2
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Oct 2014
    Nerden
    Dünya'dan.....
    Yaş
    49
    Mesaj
    148
    Rep Gücü
    251

    Cevap: Kuran’a göre İslam’da savaş için hiçbir gerekçe yok!

    Verdiğiniz ayetler, gayet yerinde, ancak " KİM " bu ayetleri takıyor...? Takan var mı...? Ki konu sadece inanç zorlamasındaki katliam veya savaşlar da değil...

    Tüm dünyadaki katliamlara, savaşlara bakalım,
    -Ekonomik,
    -Etnik köken,
    -İnanç

    nedeniyle ortaya çıkmıştır...

    Sorduğumuzda hiçkimse mangalda kül bırakmıyor ve dinde zorlama yok diyor...Diyor da bu sadece ayetlerde kalıyor, pratikte çok bir şey ifade ettiğini sanmıyorum...

    Umarım insanlık kendisinin ne olduğunu anlar artık...!

Benzer Konular

  1. İslam, Savaş ve Kuran’a göre cihat…
    erkanarkut Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-11-2014, 10:12 PM
  2. İslam âlemi Kuran’ı terk ettiği için bu halde…
    erkanarkut Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 03-11-2014, 09:15 PM
  3. Yorum: 2
    Son mesaj: 26-09-2013, 05:52 PM
  4. Gerçek İslam sadece Kuran'da
    Emre1974tr Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 7
    Son mesaj: 07-02-2009, 03:11 AM
  5. İslam'a göre çocuk terbiyesi
    onuc13 Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-02-2008, 01:22 AM
Yukarı Çık