1. Sayfa, Toplam 6 123 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 51
  1. #1
    Acemi Üye selviler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    189
    Rep Gücü
    3049

    rose Doğru yolda ilerliyor olmanın belirtileri nelerdir?

    Birisi necata doğru ilerlediğini nasıl anlayabilir? Bunun bazı belirtilerini bilmekte fayda vardır. Birincisi Hz. Ayşe’nin rivayet ettiği bir hadistir. Anlattığına göre Peygamber Efendimiz şöyle dua ederdi;

    Ya "Rabbim beni iyilik işleyince mutlu olup ve kötülük işleyince mutsuz olan; istiğfar edenlerden yap."[1]

    Bu bir belirtidir. Eğer birisi kendisi hakkında necata doğru gidip gitmediğini öğrenmek istiyorsa kendisini incelesin. İyilik yapınca kalbi mutlu oluyor mu? Kötülük işleyince kötü hissediyor mu; hemen istiğfar ediyor mu? Eğer ediyorsa o zaman bazen kötülük işlese bile yönü doğrudur; necata doğru gidiyordur.

    İkinci belirti şudur ki insan kendi günahını kendisinden saklamasın. Kûr’ân-ı Kerîm şöyle der;

    "Onlar ki fena bir şey yaptıkları zaman veya kendilerine zulmettiklerinde hemen Allah’ı anarlar; günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten Allah’tan başka günahları kim affedebilir ki. Onlar yaptıkları fenalık üzerinde bile bile ısrar etmezler. Bunların yaptıklarının karşılığı Rableri tarafından (gelecek olan) mağfiret ile altından ırmaklar akan bahçelerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Çalışanlara bu ne güzel mükâfattır."[2]

    Bu ayet gösteriyor ki günahı işledikten sonra gerçek pişmanlık duyan birisi hemen nefsini ıslah etmeye kalkışır. Onun kalbi yaptığını savunmaya çalışmaz. Böyle birisi necat yolunda ilerliyordur. Yani günah işleyince “yaptığım doğrudur” diye ısrarcı olmamak da necata doğru yürüyor olmanın göstergesidir.

    Üçüncü alameti şudur ki iyilik yaptıktan sonra kalbinde iftihar, kibir ve kendini beğenmişlik oluşmasın. Eğer iyilik yapmasına rağmen hiç kibir oluşmuyorsa necata doğru yürüdüğü anlaşılır. Sebebi de şudur ki necat aslında Allah’a yakın olmak demektir. Kendini beğenmişlik ve kibir ancak insanın etrafı kendisinden küçük insanlarla doluysa oluşur. Etrafında hep yüce insanlar olursa küçücük iyilikler kibir yaratmayacaktır. Ruhani yolculuğuna çıkınca git gide daha ermiş insanların seviyesine çıkacağı için ruhani olarak etrafı hep kendisinden büyük olanlarla dolu olacaktır. Bu durum kibri yaratmaz. Eğer iyilikler yapmasına rağmen kibir oluşmuyorsa necata doğru gidiyordur.

    Dördüncü alameti şudur ki işlerinde riyakârlık olmayacaktır. Yani diğer insanlara göstermek için yapmayacaktır. Eğer birisi yaptıklarını inceleyip dürüstçe “ben bunları sadece Allah için yapıyorum; kimseye göstermek için değil” diyebiliyorsa bilsin ki necata doğru ilerliyordur. Allah için yapılan iş necata götürür ve doğal olarak insan kimin için bir şey yaparsa onu göstermek ister. Eğer birisi sadece Allah’a göstermek istiyorsa; sırf O’nun ile paylaşıyorsa muhakkak necata giden yollardadır.

    Beşinci alamete göre kalbinde tüm insanlara karşı hissettiği dert ortaklığının artması gerekir. Eğer artıyorsa necata gidiyordur. Sebebi de şudur ki bir çocuk anne babasından ayrılınca; uzak olunca küçük çocuklar bile onu döverler ama anne babasının yanındaysa büyükler bile ellerini kaldırmaya cesaret etmezler. Necat Allah’a yaklaşmak; yakın olmak demektir ve O da tüm insanlar için anne baba gibidir. Ona yaklaşan birisi onun çocukları olan diğer insanlara karşı sevgi ile dolacaktır. Onlara zarar vermek aklının ucundan bile geçmeyecektir.

    Altıncı alameti şudur ki Allah’ın işini kendi işi sansın. Yani dini işlerini birer vazife bilsin. Din zarar görüyorsa aynen kendisi zarar görmüş gibi olsun. Geçenlerde burada bir olay olmuştu. Birisi cemaatin parasını bir yerden getirirken kaybetti. Şimdi bunu duyan birisi gülüyorsa bilsin ki durumu iyi değildir. Dini zararını kendi zararı sanan birisi necata doğru yürüyordur.

    Yedinci alameti şudur ki böyle birisinin irfanı artar; aynen bir pencerenin açılınca rüzgârı içeri aldığı gibi irfanı içeri alan kalp penceresi açılır. Böyle birisi hoş kokulu bir teması hisseder. Bu ancak kendisinin hissedebileceği bir şeydir; bir iç ihsasıdır.

    Sekizinci alameti şudur ki Allah’ın ismini duyar duymaz (büyük bir hükümdarın önündeymiş gibi) sakinleşir; durur. Ne kadar coşmuş olursa olsun; ne kadar öfkeli olursa olsun O yüce ismi duyar duymaz akan sular durur ve yaptıklarını değerlendirmeye başlar. “Acaba bu yaptıklarım O’nun şanına ters olmasın” diye kendi kendine sorar. Birisi böyle hissederse bilsin ki doğru yoldadır. Necata doğru yürüyordur.

    Dokuzuncu alameti şudur ki böyle birisi kendi eksiklerinden haberdar ediliyor. Allah’a yaklaşan birinin gözüne en ufak eksiklikler bile batmaya başlar. Yanlış olduklarına dair deliller de bulur.

    Onuncu alameti şudur ki böyle birisi inanılmaz ince iyilikleri fark etmeye başlar; yapmaya gayret gösterir. Daha önce aklının ucundan bile geçmeyen bazı şeylerin aslında iyilik olduğunu anlar ve yapar.

    Onbirinci alameti şudur ki böyle birisi ne olursa olsun Allah’ın rızasında razı olur. Bu, bir sıkıntıya düşünce tedbir almaz; kurtulmaya çalışmaz anl***** gelmiyor. Muhakkak tedbir alıyor ama işe yaramazsa üzülmüyor; mutlu kalıyor. Sebebi de şudur ki birisinin arkadaşlığına güvenen birisi hiçbir zaman “beni o kadar zorlar ki öldürür” gibi şeyler düşünmez. Anne çocuğa zorluk çektirirse çocuk hiç “bu beni öldürecektir” diye düşünür mü? Kesinlikle hayır. Aynı şekilde kendisini Allah’ın kucağında oturan bir bebek gibi hisseden birisi de “ne kadar musibetler gelirse gelsin; Allah beni helak olmaktan kurtaracaktır” der.



    [1] Müsned Ahmed bin Hanbel

    [2] Al-i İmran (3) sûresi, ayet 136-137

  2. #2
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    Alıntı selviler´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    bazen kötülük işlese bile yönü doğrudur; necata doğru gidiyordur.
    selam ederim;

    harika harika tek kelime ile çok teşekkürler paylaşım için. örnek vermek isterim, ahbabınızın arabası yok ve sizden arabanızı ödünç istedi, sizde ehliyeti varmı yokmu sorgulamadan verdiniz iyilik yaptınız sevaba girdiniz değilmi? islama göre yaptığınız iyilik doğru ile uyuşmaz ve yanlışa alet oldunuz iyilik yapmak uğruna. yapacağı herhangi bir üzücü kazaya ortaksınız demektir. islam hertürlü şartta iyilikden önce doğruyu uygulamayı önerir emreder. elbette doğruyu uygulamaya gücü yetenler için. yani aklı düşüncesi idrakı yetenler için! bu işin parayla pulla koyun ile ilgisi yoktur. sur'dan kısa bir bölüm paylaşmak isterim henüz bitmedi ama şu anki halini paylaşıyorum, altı çizili yerlere rica ederim dikkat edin.

    Bismillahirrahmanirrahim

    ile de ki

    “ne idi o

    şuur-u

    beşerriyede

    doğrulamayan

    o şey?

    tanımayan

    oldu mu ki

    o şeytanı?

    “yanlış”deye

    bilinir işi

    o yanda...



    ona gaflet ile

    uyan da

    “vahim”

    bir iştedir

    işte! biri

    ibrahim idi

    ki ne ibrettir

    o koyun ile?

    e-yerindedir

    okuyun!



    o işin içinde

    et de yenir

    deye

    rağbet et’

    tiğiniz

    ibrahimin

    ettiğinedir.

    o kolay da



    biriki ders

    var idi elbet

    o olayda



    şimdiki

    aklınıza

    sorun

    bakalım size

    ne düşündürür

    idi o zaman?

    dur

    o işin doğrusu

    budur!” deye

    ona sunduğumuz

    o koyun?



    yine kesin onu

    demeyiz zira

    onu

    biz me’

    lekler oynadık

    kula ki

    kesin o yine

    bir akıla

    doğru” uyar

    deye uyarmak

    için kulu

    ona

    uykulu bir

    öğüt idi

    o oyun!



    bir- işte!

    iyi ve

    doğru kul da

    girişeceği

    bir işte

    doğru kul

    lanamazsa

    o aklı

    kılınan

    o namaz

    olsa da

    o sa

    yılamaz

    işin sonunda

    “hak” lı



    İki- ki

    siz de yarın

    o “yanlış”ı

    görebildiğiniz

    anda

    uyanın da

    onu bizim de

    görebileceğimiz

    emin bir yere

    yanında

    doğrusu ile

    koyun



    -ona uyan

    kulu uyarın

    deye idi

    o yanda)

    işin doğrusu

    o ki o iş de

    “işin doğrusuna”

    gücü yeten

    içindir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  3. #3
    Acemi Üye selviler - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2010
    Mesaj
    189
    Rep Gücü
    3049
    Alıntı tansxx´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    selam ederim;

    harika harika tek kelime ile çok teşekkürler paylaşım için. örnek vermek isterim, ahbabınızın arabası yok ve sizden arabanızı ödünç istedi, sizde ehliyeti varmı yokmu sorgulamadan verdiniz iyilik yaptınız sevaba girdiniz değilmi? islama göre yaptığınız iyilik doğru ile uyuşmaz ve yanlışa alet oldunuz iyilik yapmak uğruna. yapacağı herhangi bir üzücü kazaya ortaksınız demektir. islam hertürlü şartta iyilikden önce doğruyu uygulamayı önerir emreder. elbette doğruyu uygulamaya gücü yetenler için. yani aklı düşüncesi idrakı yetenler için! bu işin parayla pulla koyun ile ilgisi yoktur. sur'dan kısa bir bölüm paylaşmak isterim henüz bitmedi ama şu anki halini paylaşıyorum, altı çizili yerlere rica ederim dikkat edin.

    Bismillahirrahmanirrahim

    ile de ki

    “ne idi o

    şuur-u

    beşerriyede

    doğrulamayan

    o şey?

    tanımayan

    oldu mu ki

    o şeytanı?

    “yanlış”deye

    bilinir işi

    o yanda...



    ona gaflet ile

    uyan da

    “vahim”

    bir iştedir

    işte! biri

    ibrahim idi

    ki ne ibrettir

    o koyun ile?

    e-yerindedir

    okuyun!



    o işin içinde

    et de yenir

    deye

    rağbet et’

    tiğiniz

    ibrahimin

    ettiğinedir.

    o kolay da



    biriki ders

    var idi elbet

    o olayda



    şimdiki

    aklınıza

    sorun

    bakalım size

    ne düşündürür

    idi o zaman?

    dur

    o işin doğrusu

    budur!” deye

    ona sunduğumuz

    o koyun?



    yine kesin onu

    demeyiz zira

    onu

    biz me’

    lekler oynadık

    kula ki

    kesin o yine

    bir akıla

    doğru” uyar

    deye uyarmak

    için kulu

    ona

    uykulu bir

    öğüt idi

    o oyun!



    bir- işte!

    iyi ve

    doğru kul da

    girişeceği

    bir işte

    doğru kul

    lanamazsa

    o aklı

    kılınan

    o namaz

    olsa da

    o sa

    yılamaz

    işin sonunda

    “hak” lı



    İki- ki

    siz de yarın

    o “yanlış”ı

    görebildiğiniz

    anda

    uyanın da

    onu bizim de

    görebileceğimiz

    emin bir yere

    yanında

    doğrusu ile

    koyun



    -ona uyan

    kulu uyarın

    deye idi

    o yanda)

    işin doğrusu

    o ki o iş de

    “işin doğrusuna”

    gücü yeten

    içindir.
    Tansxx selam olsun.

    yalnız bu sıralamayı daha etraflı açılar mısın? teşekkürler...

  4. #4
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    elbette değerli selviler bunu zevkle yaparım.

    forumda siyaset yasaklandı YukseLL tarafından, oysa siyaset tartışması foruma reyting getiren bir olaydı. kendisi için iyiydi faydalıydı sitesi için bu tartışmalar. fakat o doğrunun hakkı için düzgün yapılamayan, yanlışa doğru giden siyaset tartışmasını karar alarak sonlandırdı. bu vesile ile doğru bir hareket yaptı ve forumda tartışmalar kalp kırmalar sona erdi. şimdi buna gücü yeten aklı kesen bir kişi yaptı bir forumda oda supermeydan.net oldu. bunu her forum yapsa insanlar artık tartışırlarken usluplarına dikkat ederler ve insanlık hidayet dediğimiz (anlayış, idrak etme, bilincine varma) şeye o konuda hakim olur. aynı hataya düşmez. yani orada yanlış barınamaz. yazılarda gayb'dan kovulmuş olan şeytandan yanlış diye bahsedilir hep. çünkü gerçekten insanlık alemi dışında biryerde yanlışa raslamak mümkün değildir. fakat bunu bireysel olarak değilde tüm sosyal yaşantımızda ortak bir mücadele ile sergilersek ne olur? işte sıratal müstakiym denen şey olur. doğruya giden yolda mutlak akıl el ele vermiştir ve şeytan dediğimiz ve bizi perişan eden yanlış aramızda barınamaz. bugün süpermeydan.net te bunun örneğini yaşıyoruz. ve bu doğruyu yerine koyan admin'e insanlık adına büyük bir sevap kazandırmıştır.

    hazreti ibrahiminde iyi ve doğru bir kul olduğu anlatılıyor fakat yaptığı bir yanlışın (oğlunu kesme) yerine doğrusunu melekler ona indiriyorlar ve yanlışın önünü doğru ile kesiyorlar. orada kesilen koyun değildir, yanlışdır. bir yanlışın önünü kesebilecek zeka bilgi ve beceride olupda yanlışa müdahele etmeyen o yanlışa ortak olur cezası onada yazılır. cezası ona nasıl yazılır? bir örnek daha vereyim.

    örneğin, adamın arabasının lastiği patlamış ve lastik değiştiriyor. yola herhangi bir işarette koymamış siz bunu fark ettiniz adamda böyle bir önlem alacak düşünce anlayış yok. siz fark ettiniz ve kişiyi uyararak yanlışın yerine doğrusunu koymaya gücü yeten oluyorsunuz. lastiği patlayan ama yanlış iş yapan kişi özünde çok harika iyi bir insan olabilir fakat bu kimseyi bağlamaz belkide o anda arkadan dalgınlıkla gelen başka bir araçtakilerin veya kendisinin ölümüne sebep olacaktır. uyarır yerine doğrusunu koyarsanız sevabı sadece size değil tüm insanlığadır. uyarmaz geçer giderseniz arkadan gelip kaza yapıp hayatını kaybedenlere belkide sakat kalanlara vesile olursunuz. cezası size nasıl yansır? yarın o kazada belki komşunuz belki çocugunuz belki bir yakınınızı yitirebilirsiniz. bu işi insanlık için yapmaktasınız. ve bu tür müdahalelerin çokluğu ile insanlık doğruya doğru yol alarak bugün çok büyük bir güç kazanmış olan şeytanı alt edebiliriz. şeytan cehalet ile beslenir, cehalet devamında yanlışı getirir. onun bir diğer ismide decchal dir. onu yenmek ancak okullarımızda ve evlerimizde çocuklarımıza vereceğimiz doğru eğitim ile mümkündür. burdan sonrasında sur devam ediyor ve okullara geliyor konu devam ediyorum.
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:12 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #5
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    önceki bölümde şeytanın aslında yanlış olduğunu belirttiler. devamında ise şeytanın anasının cehalet olduğu vurgulanmaktadır. bu paylaştığım yazı çok önemlidir. laiklik hakkında ve din hakkında çok anlamlı açıklamalar vardır burada. önce laikliği tanımlıyorlar "bir ödevi layıkı ile yerine getirmeye önce doğru gerekir" akılı ve okulda aldığı eğitim ile insan doğruya alet olmalıdır. öyle ise burada din kalmıyorki laiklik olsun. dinin yerine doğru yer alıyor bu satırlarda. ve doğruyu icra etmekde beşeri icraatlar yapan devlete şarttır deniliyor. belki cumhuriyetciler kızacaklar önce ama manayı tam anladıklarında sanırım sevineceklerdir. laiklik bu anlamda kabul görmüyor melekler tarafından.

    ne demeye

    gelir

    o “laik”

    ”ki

    biz melaik’

    eye göre

    asıl o dev’

    lete

    ödev’i

    layıkı ile

    yerine

    getirebilmek

    için evvela

    o “doğru”

    gerektir!

    ki akılı

    ve okulu

    ve la

    hıkı ile kul

    o“doğru”ya

    alettir!

    karanlığı

    ve şerri ile

    hele beşeri

    bir işe giriş

    mesini is

    temediğiniz

    o “yanlış” ola

    kesin o ki

    onun anası da

    insanla

    aramızı

    bozar adı

    ”cehalettir!”
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:14 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  6. #6
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    bu kısmı beni inanılmaz duygulandırır. ve KUR'AN da var olam elif lam mim 'in manasını açıklar. ve sanıyorum din adamları hala çözememişlerdir bunu. başında peygamberimizi anlatıyorlar. nasıl aldı vahiyi ne zorluklar çekti alırken. ve sonu üzücü tabiki evladiye bir öğüttü tüh tüh diyorlar. yani anlayıp uygulayamadı insanlar islam'ı.

    Bismillahirrahmanirrahim

    ile de ki

    o tur-u hutbede

    oturub “ben..

    nerede kurtulurum

    bu ba’

    direden baba?

    deyib o übaba

    direden

    “harf”

    iletimi

    ile de

    ilhah

    edilince

    “el hak!

    onu

    nebilir ümmi?”

    deye “su”

    getirir idi

    bize bir ze’

    bun dereden ne

    bilir idi ya

    o mihribana biri

    –bir iri hüma-

    o magarede ille

    “oku! ve oku!”

    deye dir’

    edir idi ki

    o kuvve’

    tli ecir’

    i icr’

    a edebildi

    idi o dille el’

    hasıl o vela’

    dete biz onu ev’

    vela “A” “L” “M”

    de deye

    o veted ile

    davet etti idik

    ki o aleme ev’

    ladiye bir

    öğüttü..

    “tüh tüh!”
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:16 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  7. #7
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    çizgi çekip iki ucuna sonsuzluk işareti koyarlar adınada doğru derler matematikte fizikte. bunun zayıf bir düşünce olduğu ve doğrunun bundan çok daha büyük anlamlar içerdiğini anlatıyorlar bu kısımda. kul'a unutturulan o yerde (uzayda) insanların tümünün bir mutlak akıl ile birlikte olduğu ve namazlarında bu şekilde okullarda birliktelik içinde kılınması gerektiğini bildiriyorlar. ve ekliyorlar kendi değer verdiği şeylere vefa gösterdiği gibi namazada vefa göstermeliler. sonundada ne mutluki bir selam var insanlığa.

    “Bismillahirrahmanirrahim” ile oku!

    “uzayıb

    o kudbbede

    neyi işaret

    eder

    o doğru?”

    denince

    de “uzayı”

    der o zayıf

    fena ve

    ferah ve

    felah ve

    fela

    keti ile

    kula unut

    turulan

    o yeri biz

    o “mut

    lak akıl”

    ın ulu

    müne doğru

    kıldı idik

    ki mut

    laka kıl

    malı o na

    mazı

    kul da

    hem doğ’ruyu

    bulduğu

    o okulda em

    me “salat” ile!

    kılmalı

    selama

    ve sabaha

    ve salaha

    ve silaha

    vefa et

    tiği gibi…

    Vesselam!
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:17 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  8. #8
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    başında dünyaya bir emir iniyor bu bölümde, son emanetinizin (KUR'AN) üzerine hedeflenen nur diye adlandırıyorlar SUR'u. ve ulu Allah'ın izni ve emri ile kalpler alemine (yani ruhlar) dedelerimiz ceddimize selamı (duaları) kesen yeni nesilin nefsini (kendini) bilmesi için indiğini bildiriyorlar. bu kısmını insanlar çok sevecekler. çünkü peygamberimizi anlatıyorlar. KUR'AN'ı arapçaya ipek kumaşa işler gibi işledik diyorlar. ve yine vahiy anını anlatıyorlar.

    bismillahirrahmanirrahim


    kula o maymunu

    insanın atası

    deye bildiren

    o bilgi safsatası

    üzerine

    mem

    leketine

    diledi idin ya?

    İş bu meleke tu

    o dünya

    alemine

    bir emir ha’

    dise

    son ema

    netinize

    hedef

    lenen o nur"

    rab

    bimizden

    izin ile

    ve efide

    denizinde

    bize se

    lamı ke"

    lamı ke’

    silen

    o nesile

    nefsini

    bilmesi için

    indi

    o nebevi

    mesil içine

    nefh edilen

    “harf”lere”

    nefes veren ise

    “o lamekan

    ımızın

    o nazenini

    ki ona senin

    dilinden de

    selam edelim

    iyi de sen

    ne vesvese

    ve vehim

    et’ ti idin

    bu mühim

    müeyyidede

    vah vah

    Vahiy

    ve himmet

    ettiğimiz

    o muhammed

    de temiz

    dilinde

    bulur da

    bogulur du

    bu gulugur ile

    eh gül beyni

    -geligeli

    verir idi-

    o gulyabani

    cevirinden

    azad

    edilince de

    “bere”

    cebiril ile

    bir “hulle”de

    beraberce

    birilerine

    ne eberr

    bir haber

    iletti idi dili?

    ince

    ve hurufu

    kuran

    o akış ile

    arab diline

    nakış edilen

    o rabbimizin

    izzeti

    kelamı idi

    ki şimdi de

    (elimize pek

    Yakışan bir

    ipek kumaştı!)

    o mahşerin

    önünde

    belirib de per’

    deberdarı ile

    gözlerini

    pek kamaştır’

    ran o nur

    ile nevhiz
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:20 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  9. #9
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    başta bu yazıların KUR'AN da bildirildiğini adının ise orada nur üstüne nur olarak geçtiğini anlatıyorlar. ve bu eserin şiddet ve birazda öfke ile indiğini bildiriyorlar. ve bu seferki haberin türkçe olduğunu vurguluyorlar. bu yazıda en önemli şeylerden biri harfin ve idrakın önemidir. harfin çok büyük bir nimet olduğu bu vesile ile insanın KUR'AN ı icra ettiğini bildiriyorlar. bu şu demek oluyor. KUR'AN harfdir ve ve insan onu zaten her alanda her yerde icra etmektedir. okulların bu hususda çok önemli olduğunu bildiriyorlar ve ekliyorlar KUR'AN ı öğrenciler okullarda öğreniyorlar nur içinde. yani harfi. ben buradaki damarımızda gezen genler ile başlayan dua yı çok seviyorum.

    oku ananur

    onu

    “onur” ile

    oku ki

    o kurana

    namı diğer

    o“nur

    üstüne

    nur!”



    zatın onu

    okumaya

    azim et’

    tiğinde

    zaten o

    zimmetindeki

    finalin

    üzerinde idi



    oku ki

    o meali

    ulu müellifin

    ali izini ile

    felakine

    serelim

    il’

    le ve lakin

    o eser elim’

    izden elim

    bir in’

    filak

    ile indi



    dinle ve

    oku ki

    şimdi de

    senin dilinde

    o kime ne?

    medinede

    biz o nur ile

    okuttuk

    o kutlu

    muhammedi de

    (o kabedeki)



    oku!

    “A..B” de ki

    dilimizdeki

    “harf” tir

    o kur’an da

    onun için

    o karan’

    lığı yaran

    o nur ile

    okur-an’

    lar o “kul”



    harftir

    o kuran da

    onun için

    eli

    kalem

    tutabilince

    kulu

    o nur içine

    bekler okulu!



    oku! de ki

    “kul”

    denince

    bırakılır

    bir“akıl”

    o kulleye ki

    “kül lü yek ru

    ve ruveyde

    ve “ruh”

    ve rahı rabbi

    de bizedir

    ve o kıldan

    ince!



    “akıl”

    denince de

    o akıla he’

    men o “doğru”

    gelir de ki

    o kula her

    işte “hüda”



    ey ananur

    uyan!

    doğrul!

    arın

    ve o yan’

    daki

    doğruların

    odağına

    doğru dur

    ve öylece

    “bir doğrudur o”

    de (cebirde

    ve düşüncede

    ve dengedeki)

    de ki

    onun

    dengi de yok!



    “ne bir doğru

    dan doğdu o

    ne de

    doğruyu

    doğurdu”

    asaldır o

    doğru ve bir



    “damarımızda

    gezen

    genlerin de

    gökteki

    gezegenlerin de

    bize bir bir

    ve birlikte

    ve tekbir

    ile bil

    dirdiği

    bir tek

    doğrudur o”

    de
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:21 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  10. #10
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14450
    selam ederim;

    belki uzun bir cevap oldu kusura bakmayın. ama bunu yapmam gerekiyordu da zaten parça parça biraz olsun açıklamak gerekiyordu. bende büyük kısmını burada ele aldım bölmek istemedim. ileride insanlar buradan girer okurlar. türkçe olmayan çok kelime var anlatılmadan anlamak çok güç haklısınız. ananur hanımda bu bilmediği kelimeleri aylarca okumuşda almıştır her birini. sonra gidip sözlüğe baktığını çok bilirim. inanması güç ne diyim ne deseniz haklısınız. anlayışınıza sığınıyorum.

    aslında gerekli merciler tarafından çok detaylı incelenerek aydınlığa kavuşacak bu mesele. islam konfederansı toplanacak bütün dünyadan bir araya gelecek ve tartışacaklar. gerçekliği hakkında. o zaman gerçekliği kabul görecek. şimdilik sadece insanların göz önüne koyuyoruz. yarın insanların çok ihtiyacı olacak bu aydınlığa çok. daha fazla detay ile anlatacağız o vakit geldiğinde. ülkemizin üzerinden dünyaya doğan bir güneştir bu SUR. bayrağımızın yanına yakışacak bu onur, çok mutluluk versede bizlere, yinede haberler çok iyi değil aslında üzücü şeyler yaşanacak.

    ben burada bir kaç inanan peşinde değilim, aslında burada bir kaç kişiye verdiğim cevaplar veya yorumlar ile milyarlarca insanın gelecekte soracakları sorulara yanıtlarda vermekteyim. sorumluluğumuzun bilincindeyim. yarın sizlerde bu sorumluluğu fark edeceksiniz ve harekete geçeceksiniz. nasılmı? uyuyanları uyandırmaya çalışarak. artık ne din ne tarikat ne mezhep kalmıştır. ya topyekün namaz yada topyekün bir son olacaktır. islamiyet bir din değil ileri bir insanlık anlayışıdır, tıpkı öncekiler gibi. fakat sonuncu olan islamiyet bu hususda en ileri olanıdır. islamın gerçek anlamı ve üzerimize gelen bu tehdit fark edildiğinde bütün dünya islamiyete koşarak girecekler hiç kuşku duymayacaklardır. insanlık için hayırlısı olsun dileğim.

    ilginize teşekkürü borç bilirim. eğer sizler gibi ilgilenenler olmasa idi ben deli davulcu gibi kendi başıma tokmaga vurup duruyor olacaktım. dışarıdan pek hoş bir görüntü olmasa gerek bunun farkındayım. ama ne yapalım ulu Allah kendi merhametini duyurmaya bizi vesile etmiş sadece haber veriyoruz büyütülecek bir iş değil yaptığımız.

    candan selam ederim.
    Konu tansxx tarafından (24-07-2012 Saat 04:39 AM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

1. Sayfa, Toplam 6 123 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Bel Kayması Belirtileri Nelerdir?
    İnci Tarafından Ortopedi Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 09-09-2016, 08:48 AM
  2. Doğru Yıldız, Doğru Gezegen, Doğru Mesafe.
    meridyen2 Tarafından Astronomi Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-07-2011, 09:24 PM
  3. Doğru yolda olmanın alâmeti ve şartları
    bziya Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-02-2010, 01:02 PM
  4. Doğru yolda olmanın şartları
    bziya Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 12-01-2010, 09:03 PM
  5. Hamilelik Belirtileri Nelerdir
    izmitli4141 Tarafından Gebelik Hamilelik Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-10-2009, 03:19 PM
Yukarı Çık