Selam!


Mehmed ÂKİF

أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ


Tercümesi:
Biz senin göğsünü genişletmedik mi? Belini çatırdatan yükünü indirmedik mi? Sonra ismini yükseklere çıkarmadık mı? Öyleyse bilmiş ol ki, güçlüğün yanında kolaylık var. Evet, güçlüğün yanında şüphesiz kolaylık var. Onun için uğraşının birini bitirince birine atıl. Bir de yalnız tek Rabbinden iste.

İnşirah Suresi çoğunluğun sözüne göre Mekkîdir. Duha Suresi’nin tamamlayıcısıdır diyenler bile olmuştur.


Malûmdur ki (şerh) açmak, genişletmek mânâsınadır. Göğsün büyüklüğü vücudun kuvvetini gösterdiği için Araplarca pek makbul idi. Hakikat şu ki, geniş göğüs kalp ile ciğerin rahat rahat işlemesini temin ederek vücudu kuvvetli tutar. Güçlü ise kendisine hücum edenleri ezeceği için huzur içinde yaşar. O sebepten ‘Sadrın inşirah’ı sevinç ve ferahlama demektir.

Duha Suresi’ni tefsir ederken söylediğimiz gibi Alehissalatu vesselâm Efendimiz kavmini sapıklık içinde, küfür ve inat içinde gördükçe içi son derece daralır; onları hangi yoldan doğruya sevk edeceğini düşünürdü. Cenâb-ı Hak Nebi Muhterem’ine aramakta olduğu yolu vahiy ile gösterince, kalbindeki sıkıntı birden bire feraha döndü, göğsü genişledi.

İkinci ayetteki ‘vizr’ yani yük de, maddi değil manevi bir yüktür. Ancak ruha verdiği eza hakiki yükün vereceği yorgunluktan daha acıklı olduğu için bu kadar şiddetli bir surette tasvir buyrulmuş.



Evet;
şirkin, vahşetin, cehaletin en aşağı basamaklarındaki bir kavmi; daha sonra diğer birçok milletleri tevhide, insaniyete, irfana doğru çekip götüren; onları cehennem uçurumlarının kenarından alarak ebedi hayat sahasına çıkaran Resulü Erkem’in göğsü ne kadar genişlemiş, arkasından ne dehşetli bir yük inmiş olacağı meydandadır…

‘Ref’i zikr’le kastedilen ilahi maksat ise şahadetlerde, ezanlarda, hutbelerde, Allah kelâmının birçok yerlerinde Hz. Peygamber’in Allah ile birlikte anılmasıdır. Bir isim daha ne kadar yükselebilir?

(إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا)
sözü yaratıcının ne büyük bir kanununa, ne kesin bir esasına tercüman oluyor! Zorluksuz kolaylık olmayacak; lakin zorluğun yanında mutlaka kolaylık bulunacak. Zemahşeri diyor ki: “Ayet-i Kerime’de (مَعَ) kelimesi geçmektedir. Zira kolaylık zorluğa o kadar yakın ki: âdeta aralarında hiç ara yok da, ikisi beraber.”

Bu hayatta insanlar türlü türlü sıkıntılar çeker, türlü türlü musibetlere düşerler. Şayet ümitsizleşirlerse çalışmayı bırakacakları için mahvolup giderler; yok, o sıkıntıdan kurtulmak, o felâketi yenmek için uğraşırlarsa sonunda muvaffak olurlar. İş, gayreti büyük, azmi sağlam tutmakta; bir de kolaylığı ele geçirmenin yolunu araya araya bulmaktadır. Artık, kolaylık zorluğun yanı başındadır. Hakikatini Hak lisanından duyanlar için tam bir güven ile çalışmaktan başka ne kalır? Allah’ın bu sağlam tatmini, Kur’an’ın bu kesin temini insanlık için ne kıymetli bir tesellidir!



Zaten haktan ümidini kesmek, kötümserliğe, ümitsizliğe düşmek haramdır. Çabaya, gayrete, azme sarılmak Müslümanlığın ruhudur. "Davamız uğrunda üstün gayret gösterenleri bize varan yollara muhakkak yöneltiriz.","Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin.","Rabbinin rahmetinden büsbütün yolunu şaşırmış olanlardan başka kim kesebilir ki umudunu?" gibi daha birçok emirler, yasaklar gözümüzün önünde dururken yazıklar olsun ki biz o ruhtan uzaklaşmışız, gittikçe uzaklaşıyoruz.

Alehissalatu vesselâm Efendimiz Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber iken ne kadar şiddetlere, ne kadar kötülüklere maruz kaldı. Ezalar, cefalar, tehditler, ölümler içinde tek başına nasıl uğraştı! Sonradan etrafına toplanan sahabilerinden de ne büyük fedakârlıklar görüldü. Ama o geçici zorluk sürekli bir kolaylığa dönüştü.

(فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ)
Allah Zü’l-Celal seçtiği Rasul’üne diyor ki: Madem zorluğun sonu kolaylıktır; gerek kendine gerek ümmetine faydalı olacak ibadetlerinden, çabalarından birini bitirince diğerine atıl, bu uğurda yorul. Zira bu yorgunluk rahat gibidir.

Sebîlürreşad Dergisi,sayı 5,
Tercume: Leylâ Bayırcın

..::Medeniyet Mektebi::..