5. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci ... 345
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 47 Toplam: 47
  1. #41
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    efenim vaktiniz kısıtlı olduğu için çarşaf gibi yazıları asıp kaçıyorsunuz.Sanki bizim vaktimiz sonsuz size cevap yetiştiremezsek haklı olduğunuzu zannediyorsunuz.
    ve tasavvufçular sanki kuran okumayın diyor,sanki anlamayın diyor.
    Efenim gözünüzde renkli bir gözlük varsa etrafı doğal rengiyle algılayamazzınız.kalp gözünüzde yani basiretinizde engel varsa ilahi sözleride doğru algılamanız imkansızlaşır diyoruz.her okuyan kuranı doğru anlıyorsa kırk küsur yıl kuran üzerine çalışan ilahiyatçı nasıl sapıtıyor sizce.
    kalpteki manevi hastalıklar kuranı doğru anlamaya manidir diyoruz.Okumayın anlamaya çalışmayın demiyoruz.Öyle desek sizden daha fazla ayet koymazdık forum sayfalarına.Diyoruz ki,Kuran Hayat kılavuzumuzdur.Onu doğru anlamakda görevimiz.Bunun içinde kalbi marazlarımızdan temizlenmemiz lazım.Çünkü kuran asıl kalple okunur.Nasıl abdestsiz kurana dokunmuyorsak,iç abdesti olmadanda manasına dokunamayız.nefsimize ve hevamıza göre yorumlarız.İlahiyat profu olup kuranda başörtüsü yok ,namaz üç vakit sonuçlarını çıkarabiliriz.
    buyurun bakalım bunlar kuran okumamış adamlar mı.Kuran bir hidayet kaynağı evet ama onu nefsi hevasına göre okuyana değil.
    nefsin elinden kurtulmakta kolay değil.Çünkü o kendi haline bıraKILDIĞINDA "OLANCA ŞİDDETİYLE KÖTÜLÜĞÜ EMREDER"yusuf suresi.
    Konu ümmi tarafından (15-09-2011 Saat 09:59 AM ) değiştirilmiştir.

  2. #42
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı Mustad'af´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    ...Tasavvuf ve tarikat kavramlarını ayırdetmek gerekir ayrıca::))
    derken?.............

  3. #43
    bursali68
    Misafir..
    Alıntı Bulut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    İzah edemedim sanırım... Ben zaten kişinin evvela kendini, ne istediğini neyi aradığını bilmesi gerektiğini söylüyorum. Sizlerse harita (Kuran) var ama hazineneye, bahsi geçen konuda olduğu gibi yanlış ulaşılması üzerine iddiada bulunuyorsunuz (sizden kasıt kişisel değil, fikirsel anlamında). Bu iddianız bile pratikte yanlışlığını göstermekte zaten ve sizinde az çok kabul ettiğiniz gibi, arayışın ne yönde olduğu bunda belirleyici özellik, ki, ilahiyatçıların bile inanç kaybına ulaşması bunun kanıtı olduğu gibi bir putperestin islam yoluna girişininde izahı bu olabilir. Kuran var evet, müslümanlar için bir harita... Zaten bunu tasavvufçularda söylüyor. Onları bu derece yermek, insanların hazineyi bulmalarında sizden (yine fikirsel anlamda bahse konuya binaen) çok daha yardımcı oldukları, imanın yüzeysel değil, derinsel olarak irdelemesi yani bu arayışın ne olduğundan, nereye varacağına bir yoldaşlık çok daha etkili oluyor bildiğiniz üzre. Bu insanlar nice insanı islamın yoluna sokmuş kimseler...

    Bakınız, kesinlikle doğru yola ulaşmak için tasavvuf gereklidir demiyorum... Sizlere bu konuda hak bile veriyorum. İnsan kendini nasıl mutlu hissediyorsa, nasıl iyiye, doğruya yöneliyorsa, yöntemin bunda hiçbir önemi yoktur. Dahası benim için hangi inancı benimsemiş olursa olsun.
    Merhaba,

    İzah edemedim sanırım...
    Bence de , sanırım....

    Ben zaten kişinin evvela kendini, ne istediğini neyi aradığını bilmesi gerektiğini söylüyorum.
    Kişinin kendini ve ne istediğini nasıl bilecek duruma gelebileceğini de yazarsanız daha da netleşir...

    Sizlerse harita (Kuran) var ama hazineneye, bahsi geçen konuda olduğu gibi yanlış ulaşılması üzerine iddiada bulunuyorsunuz (sizden kasıt kişisel değil, fikirsel anlamında).
    Hayır Sn.Bulut , yanlış analiz ediyorsunuz diye düşünüyorum...Öncelikle Kur'an bizler için nedir...? ÖĞÜT tür...! Bilgidir,nasıl yaşamamız gerektiğini bizlere , bizim anladığımız şekliyle anlatır...Kur'an insanların " Evliya - Derviş - Ulema " olmaları yolunda gelen bir kitap değil ki...Kur'an bizim Yaratan'a " ARACISIZ " ulaşımımızın aracıdır...Hem de bunu " günlük yaşantımızla " yapabileceğimizin yolunu gösterir...Kur'an dağdaki çobandan , şehirdeki Profesöre-Bilim ad***** varana dek herkese inen bir Vahy zinciri....Kur'an'dan herkes " eğitimi ve bilinci " paralelinde alabileceğini alır...Alabileceğini artırmanın yolu da " okumaktan " geçer...Tasavvuf okumayı yasak eder demiyoruz,böyle bir şey yok...Tasavvufta aynen " Mürşid - Mürid " ilişkisi ön plana çıkarılır ki zaten " pamuk ipliğine bağlı " kısım da tam da burasıdır...Mürşid dizgini ne tarafa çekerse Mürid de o tarafa döner...Konunun Mutasavvıflıktan çıkıp Mürşid-Mürid ilişkisine dönmesidir sorun , kişisel düşünceme göre...

    Bu iddianız bile pratikte yanlışlığını göstermekte zaten ve sizinde az çok kabul ettiğiniz gibi, arayışın ne yönde olduğu bunda belirleyici özellik, ki, ilahiyatçıların bile inanç kaybına ulaşması bunun kanıtı olduğu gibi bir putperestin islam yoluna girişininde izahı bu olabilir.
    Tam tersi iddiam için " sokağa çıkıp " ilk önünüze gelen vatandaşa sorunuz " İhlas Suresi , Fatiha Suresi , Nas Suresi ( ki nazar için bol bol okur üflerler ) ..." ne yazıyor , ne anlatıyor diye...! Lütfen en yakın zamanda çıkıp sorunuz bakalım ne yanıtlar alacaksınız veya alabilecek misiniz...İşte buradan çıkan sonuç insanımızın " okumadığı - kafa yormadığı " kapısına çıkartır bizi...Okumayan insan da kim ne derse,hangi Mürşidim diyen ne derse ona kapılır gider...Bunlar içerisinde MASUMANE tasavvuf sahibi olanlar da vardır mutlaka AHMET YESEVİ gibi...

    Onları bu derece yermek, insanların hazineyi bulmalarında sizden (yine fikirsel anlamda bahse konuya binaen) çok daha yardımcı oldukları, imanın yüzeysel değil, derinsel olarak irdelemesi yani bu arayışın ne olduğundan, nereye varacağına bir yoldaşlık çok daha etkili oluyor bildiğiniz üzre. Bu insanlar nice insanı islamın yoluna sokmuş kimseler...
    Hemen son cümlenizi yanıtlayayım öncelikle " nice kimseleri de dinden etmişlerdir "...! Sizin bu söylediğiniz Kur'an'da da geçen " İKİ KEZ MÜSLÜMAN OLMAK " tır...Vatandaşın çoğu " okumadığından - araştırmadığından " sadece müslümandır...İki kez müslüman olmak ise okumaktan , araştırmaktan , anlamaktan geçer...Çünkü Kur'an " bana , size , ona..." hitab eder...Öncelikle kendimiz anlayacağız , başkasının anladığını anlamak için harcayacağımız enerjinin acaba ne kadarını Kur'an'ı anlamaya harcıyoruz...

    Kısaca Tasavvuf " SOPHİ - SUFİ / SOFİ " kökenli ve Tevrat menşeilidir...Sonuçta Monoteist din olan İslam dini dahilinde olan Tevrat menşeili olması değil burada yatan sıkıntı , sıkıntı bu menşein temelinin farklı yöne dönüşüyor olmasıdır...Yoksa Tasavvufun kökeni olarak bilinen kısaca " Beklenen gelecek olanı Gözleyen " anlamındaki " BİLGE GÖZCÜ " terimi Tevrat'ta MİSPA daki SOFİ , Yeni Ahit'in eski Arapça tercümelerinde " Taş Simon " yerine " Şem'unus Safa " şeklindeki sözler Arapça tercümelere " Ente's Safa ", İncil de Yunanca sapha kelimesinin karşılığı olarak yazılan " Kephas " olarak geçen kelimedir...Ancak kelime özünden sapmış ve SUFİZME ( Sofi Felsefesi ) yani bugünkü deyimiyle TASAVVUFA dönmüştür...

    Tasavvuf = Sufilik....Sufi çok iyi bir kelime gibi algılansa da iki kökene sahiptir...;

    1. Feylesof kelimesindeki gibi,

    2. SOFTA anlamındaki gibi.


    Bundan dolayı da SUFİ iki zıt anlam içerir...;

    -Birincisi DERVİŞ = MASUM TASAVVUFU üstlenmiştir...
    -Diğeri SOFTA = Temeli Yahudi Sufiliği olan Tasavvuf...

    Peki insanların bu ayrımı yapabileceklerine inanıyor musunuz...?

    Bakınız Mevlana Halid-i Bağdadi'nin Mukaddimesi'nden VASİYETİ...;

    “Mevlana “Veli” demek değil, Allah’ın “Veli” ismini talim eden demektir. Bunu, sadece, Mevlana Celaleddin-i Rumi gönül dostum anladığından, onun lakabını almak için önce Mevlevi oldum. Mütevazi olan ve kendini eleştirmeyi bilen, başkasını eleştirmeyi de öğrenir. Allah ne kadar büyükse, kul o kadar “melami” olmalıdır. “Mevlana” lakabı içinde de o güzel sıfat vardır. Ben, şeyh ve mürşid değilim. Benim mürşidim, “Her Çağın Dirisidir”. Ne “Halidi” deyin, ne de “Halidi” tarikatından olduğunuzu söyleyin. Yolumuz gerçekte tarikat değil, “tarikatlar üstü” bir İslam sünnetidir. Bir tarikat seçecekseniz, tavsiyem şudur: “Ya hiç biri; ya da hepsi!”. Çünkü, tarikat “yol”dur. Ya yolunuz çıkmaz ise?.”


    “Ben, Hazreti Hızır’ın müridi ve öğrencisi olmakla “ebediyim”. Bana sakın “mürşid” denilmesin. Sakın ardımdan “Hazret” lakabı kullanılmasın. Eğer beni “evliya” diye anarsanız, sizlere lanet olsun. “İhtiram” (saygı) ve tapınmak ayrı ayrı şeylerdir. Sakın Resulullah’ı Allah’tan çok sevmeyin. Sakın beni hepsinden çok sevmeyin. Ben olduğum gibi göründüm; göründüğüm gibi oldum ve daima onurumla yaşadım. Benden sonra, sakın beni olduğumdan başka türlü göstermeyin. Ne bana, ne Resulullah’a tapmayın; sadece Allah’a tapın. Çünkü, bütün geçmiş “velilerin” ardından baktığımda, o mübarek zatların çevresinde bir takım dalkavuk ve sahtekar grupların çöreklendiğini gördüm. Bu sahte çevreyi, vefatımın ardından, dergahımdan uzaklaştırın. Unutmayın ki, hiç bir “veli”, yaşadığı sürece, kendisi hakkında evliyalık iddiasında bulunmamıştır. Çünkü, “Veli”, Allah’ın adlarından biri olan “El-Veli” olup, kullarına ait olamaz. Bizler sadece “Veli”nin kulları olabiliriz. Bana bunları ve bu lakapları yakıştırmayın.”



    Sağlıcakla kalınız...
    Konu bursali68 tarafından (15-09-2011 Saat 05:05 PM ) değiştirilmiştir.

  4. #44
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Aug 2011
    Mesaj
    138
    Rep Gücü
    855
    İzah edemediysek kusur bizdedir...

    Mürit-mürşit ilişkilendirmeniz, tıpkı Kuran'dan alabileceğini alanların varlığı gibidir bahsettiğiniz gibi... Şimdi bu kimseleri, alabildiklerinin iyiye değilde kötüye yöneltmesinin sebebi Kuran mıdır? Tabi ki değil, öyle ise, bu ilişkilendirmeniz (olumsuz anlamda) tasavvufunda nedeni olmaktan çok kişide bitiyor. Aklı başında kimse sahte şeyhleri, imamları, ermişleri vs. inkar etmiyor zaten. Bunun tasavvufa yıkılmasının yanlış olduğunu söylemek istiyorum.

    Bu kadar çok boş müslümanın varlığını ben de izah etmeye çalışıyorum... Demek ki, iş sadece Kuran'ı okumak ve anlamaya çalışmaklada bitmiyor, zaten diğer mesajlarımda belirttiğim gibi, okuyup, anlamaya çalışıp, arayış içine girenlerde bu yoldan çıkabiliyor. Hatta ve hatta en iyi müslümanlar kadar dini bilgisi, tecrübesi olan ''ateistler'' var. Yani siz burada yanlış yapıyorsunuz, ama farkına varamıyorsunuz... İstediğiniz şeyi okuyun, bu elbette onları anladığınız, kavradığınız anl***** gelmiyor. hele hele konu iman ise, Çünkü;

    Kendinin, İmanın, varlığın, maddi koşulların farkında olmayan kimsenin, sadece Kuran'ı değil; yaşamda, onu şartlandıran şeylerin etkisinde gelişiyor bilinci ve bu hal, kendini ve varlığı anlamakta zorluk veriyor insana. İşte, tam burada kendini bulmak dediğimiz hali yaşamayı sadece sufizm değil, sizin menşeisini -doğru ya da yanlış- açıkladığınız öğretiler ve açıklamadığınız doğu felsefesinde de amaç ediliyor. Eğer gerçekten bulabiliyorsa kendini kişi, o vakit zaten kemale ermiştir. İşte tam da, bu deneyimi yaşayan tasavvuf büyükleri ermiştir, onların büyüklüğüde buradan gelmektedir... Birer tanrı değildir ki, onlar, peygamberde değildir... Hatta tevazu öğretilerinin temellerinden biridir. Daha da derinleştirenler vardır bu konuda tevazuyu, örneğin, melamiler. Eğer buna rağmen, onu kutsayanların varlığından bahsedilecekse, ne onların ne de tasavvufun sorumluluğundadır bu.

    Arayışta insana ''yardımcı'' olan, ilham alacağı herhangi birşey olabilir fakat en bilineni, meditasyon ve tasavvuftur... Yalnızca bunlar gereklidir demiyorum. Şimdi siz, örneğin, varlık felsefesini anlama gayreti içinde iseniz, size yardımcı olabilecek filozofları, makaleleri vs. okumanız, görmeniz çok doğal değil midir? Yok, kendiniz bu anlama gayretine girişip kavrayabildi iseniz ne mutlu. İşte yöntem, amaca ulaştıran herhangi birşeyde olabilir... Bu kendiniz, ya da bir yardımcı.

    Size hak veriyorum, dediklerinize kısmen katılıyorum ama tasavvufu anlamakta sizinde önemine vurgu yaptığımız ''yönteminiz'' hakkında yanlışa düştüğünüzü düşünüyorum.

  5. #45
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Jul 2011
    Nerden
    ...NRW...ALMANYA...
    Mesaj
    174
    Rep Gücü
    287
    Alıntı expositor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Konu başlığı tasavvufun tarihçesi.
    ...
    .....

    . Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim.

    Bence agla.. Cünkü kendi actigin konu basligini bile inkar edecek noktaya geldin...
    Konu basligi tasavvufun tarihçesi. degil......... Tasavvuf şirki tarihçesi...

  6. #46
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    May 2011
    Mesaj
    124
    Rep Gücü
    754
    Alıntı Dejavu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bence agla.. Cünkü kendi actigin konu basligini bile inkar edecek noktaya geldin...
    Konu basligi tasavvufun tarihçesi. degil......... Tasavvuf şirki tarihçesi...
    Şirk diyerek tasavvufun cinsini bir yerde belirtmişim bir yerde belirtmemişim ne olmuş? Anlam veya anlatılan değişiyor mu? Ha "hamsi balığı üremesi" demişim ha "hamsi üremesi" demişim. İkisinde de işaret edilen hamsinin üremesidir. Ha size göre görünen hamsi balığı değil hamsi kuşu ise bu beni bağlamaz zira benim başlığım konu ve görüşlerim ile gayet ilgili. İş olsun diye yazıyorsunuz gibi bir izlenim bırakıyorsunuz. Söz konusu yazıda tarih ile ilgili söylenen her konu kaynakları ile belirtilmiştir. Paylaşırken de herkes söz konusu yazıda neyin kişisel yorum neyin tarihsel gerçek olduğunu ayırt edebilecek ve ona göre değerlendirebilecek kapasitededir diye düşünmüştüm.

    http://www.supermeydan.net/forum/for...read80151.html





    Yeri gelmişken burada bir konuyu açıklamak istiyorum. Bu makaleyi benim yazdığımı düşünenler olduğu için özellikle belirtmek istedim. Ben alim/hoca/ilim adamı olan birisi değilim. Bu şekilde kaynakça vb. şeklinde ilmi bir makale yazacak kapasitede birisi de değilim. Çok şey bildiğini düşünen birisi de değilim. Ben yalnızca kendi deneyimlerim ve ulaştığım delilleri değerlendirerek öğrendiklerim sonucu ulaştığım doğrularımı ve bu yöndeki yazıları DELİLLİ İSE paylaşıyorum. Eğer yanlış yolda olduğumu düşünüyosanız bir Müslüman olarak amacınız cedelleşmek ve kör tartışmalara girmek olmamalı. Hiçbir gruba, cemaate mezhebe yakın da değilim. Ben yalnızca "Müslümanım" diyor, Kuranı ve bilimsel her türlü delili kabul ediyor, dinin sahibi olarak yalnız Allahı görüyor ve din konusunda ona kimseyi ortak koşmuyorum. Bana bir şey anlatmak isteyen insan bana kolaylıkla istediği şeyi anlatabilir/öğretebilir. Öğrenmeye açığım. Ben ateistlerin bile yazdıkları bilimsel yazıları dikkatle inceleyip doğru söylemiş olabileceklerinden hareketle verdikleri delilleri araştırıyorken aynı dinden olduğunu söyleyen kardeşlerimin söylediklerine neden sırtımı döneyim? FAKAT Delilli kaynaklı konuşmayan, işkembeden sallayan, din konusunu hikaye yazmak gibi sanarak boş laf kalabalığı yapan kimseleri ciddiye almam mümkün değil. Aksi durumda ise hem ciddiye alır hem düşünür hem araştırırım. İddia doğru çıkar ise fikrimden hemen vazgeçer, özür dileyerek ve ulaştığım delilleri açıklayarak kendi yazdıklarımı yalanlarım. Benim bildiklerimin aksinin doğru olduğunu bana ispatlayarak gösteren kişiye minnetar ve duacı olurum. Benim için önemli olan söyleyen kişiler değil söylenenlerin ilimsel değeridir. Sizler de bana yazarken bunu gözönünde bulundururarak kişisel saldırılar yerine konu hakkında bildiklerinizi anlatsanız forumda çok daha verimli ve DOLU konular oluşmuş olur, herkes birbirinden bir şeyler öğrenir. Selamlar.
    Konu expositor tarafından (16-09-2011 Saat 06:08 AM ) değiştirilmiştir.

  7. #47
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı expositor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster





    Yeri gelmişken burada bir konuyu açıklamak istiyorum. Bu makaleyi benim yazdığımı düşünenler olduğu için özellikle belirtmek istedim. Ben alim/hoca/ilim adamı olan birisi değilim. Bu şekilde kaynakça vb. şeklinde ilmi bir makale yazacak kapasitede birisi de değilim. Çok şey bildiğini düşünen birisi de değilim. Ben yalnızca kendi deneyimlerim ve ulaştığım delilleri değerlendirerek öğrendiklerim sonucu ulaştığım doğrularımı ve bu yöndeki yazıları DELİLLİ İSE paylaşıyorum. Eğer yanlış yolda olduğumu düşünüyosanız bir Müslüman olarak amacınız cedelleşmek ve kör tartışmalara girmek olmamalı. Hiçbir gruba, cemaate mezhebe yakın da değilim. Ben yalnızca "Müslümanım" diyor, Kuranı ve bilimsel her türlü delili kabul ediyor, dinin sahibi olarak yalnız Allahı görüyor ve din konusunda ona kimseyi ortak koşmuyorum. Bana bir şey anlatmak isteyen insan bana kolaylıkla istediği şeyi anlatabilir/öğretebilir. Öğrenmeye açığım. Ben ateistlerin bile yazdıkları bilimsel yazıları dikkatle inceleyip doğru söylemiş olabileceklerinden hareketle verdikleri delilleri araştırıyorken aynı dinden olduğunu söyleyen kardeşlerimin söylediklerine neden sırtımı döneyim? FAKAT Delilli kaynaklı konuşmayan, işkembeden sallayan, din konusunu hikaye yazmak gibi sanarak boş laf kalabalığı yapan kimseleri ciddiye almam mümkün değil. Aksi durumda ise hem ciddiye alır hem düşünür hem araştırırım. İddia doğru çıkar ise fikrimden hemen vazgeçer, özür dileyerek ve ulaştığım delilleri açıklayarak kendi yazdıklarımı yalanlarım. Benim bildiklerimin aksinin doğru olduğunu bana ispatlayarak gösteren kişiye minnetar ve duacı olurum. Benim için önemli olan söyleyen kişiler değil söylenenlerin ilimsel değeridir. Sizler de bana yazarken bunu gözönünde bulundururarak kişisel saldırılar yerine konu hakkında bildiklerinizi anlatsanız forumda çok daha verimli ve DOLU konular oluşmuş olur, herkes birbirinden bir şeyler öğrenir. Selamlar.
    ha şöle efenim.
    foruma gelir gelmez o müşrik bu sapık öbürü bilmem ne diye terör estirdiniz.

5. Sayfa, Toplam 5 BirinciBirinci ... 345

Benzer Konular

  1. Periyodik Tablo Tarihçe
    zody@k Tarafından Kimya Forum'u Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 19-08-2011, 09:22 AM
  2. Televizyon (Tarihçe ve Tanımı)
    İnci Tarafından Tv Dizileri, Tv Programları Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-11-2009, 03:58 AM
  3. Tarihçe-i Hayat'tan Önsöz.
    Serdengeçti Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 11
    Son mesaj: 06-10-2009, 08:18 PM
  4. Türk Deniz Kuvvetleri - Tarihçe
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 16
    Son mesaj: 25-01-2008, 07:12 PM
  5. Türk Hava Kuvvetleri - Tarihçe
    dogangunes Tarafından Genel Kültür Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 28-11-2007, 11:09 AM
Yukarı Çık