]Geçen gün bir arkadaşımla konuşurken “Nefes nefese bir mücadele bu, bir saniye ara vermeden, bir dakika durup dinlenmeden…” dedim. Bu öyle bir mücadele ve çaba ki, hayatının her gününü, her dakikasını, her saatini Allah için yaşıyorsun, Allah yolunda ateizmle, dinsizlikle mücadeleye ayırıyorsun, hiç durmadan dinlenmeden çaba gösteriyorsun. Her gün yataktan yine büyük bir şevkle kalkıyorsun. Yine bütün saatlerini, dakikalarını Allah için samimiyetle yaptığın birçok amelle dolduruyorsun. Bir gün durayım, dinleneyim, bugünümü de kendime ayırayım demiyorsun. Zaten böyle bir şey samimi bir Müslümanın asla yapamayacağı bir harekettir. Senin dinlendiğin o gün içine Afganistan’da, Irak’ta birçok masum Müslüman şehit edilir, birçok zavallı çocuk öksüz kalır, Müslümanlar aç ve susuz bir gün daha yaşam mücadelesi verir…

Tüm dünyada böyle dehşet verici bir zulüm yaşanırken bakıyorum da bazı Müslümanlar da ticaret hayatına dalmış, mallarına mal katma peşindeler. Akşam da arabalarına binip televizyon karşısına geçip dizilerini seyrediyorlar. Namazlarını da kıldılar mı kendilerini son derece huzurlu hissediyorlar. Hele bir de hacca gitmişlerse tamam, artık onlardan huzurlusu olmuyor. Hâlbuki size bu dünyada nefes nefese bir mücadele var diyorum. Bu mücadeleyi çok derin bir şekilde ruhunda hisseden, malını, mülkünü, tüm imkânlarını, mesleğini, tahsilini, her şeyini Allah yolunda kullanan insanlar var diyorum. Tüm malını Allah yolunda infak eden samimi Müslümanlar var.

Birçok internet sitesinde tıpkı benim gibi hisseden, gece gündüz demeden gayret gösteren, durmadan Allah rızası için çabalayan insanlar olduğunu görüyorum. Sürekli dini tebliğ ediyorlar, insanları hak yola davet ediyorlar, gaflet içinde boğulmuş insanları daldıkları derin uykudan uyandırmaya çalışıyorlar. Kimi tüm dünyayı dolaşıp konferanslar veriyor, kimi gece gündüz demeden çalışıp kazandığı tüm parayı Allah yolunda harcıyor, kimi televizyonlardan, radyolardan insanlara tebliğ yapıyor. Sürekli ahir zamanda olduğumuzu anlatıyor, Hz. Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın gelişini müjdeliyor ve Kuran ayetlerini açıklıyor. Bunlar da insan değil mi, bunların da nefisleri yok mu, bunlarında istekleri yok mu? Bu kadar samimi Müslümanın olması çok büyük bir müjdedir. Bu insanlar nefislerini eğitmiş, Allah yolunda hayatlarını harcayan çok ama çok değerli insanlardır.

Dünyada ateist sistemin uyguladığı yoğun bir baskı ortamı varken, Müslümanlar acı içinde yaşam mücadelesi verirken şimdi siz hangi vicdanla durabilirsiniz? İnternete koyduğunuz bir bilgi ile bir gün içinde binlerce insana ulaşabilirsiniz. Bir gün içinde çok fazla insanın hayatını değiştirebilirsiniz, tek bir sözünüzle bir insanı cehennemden kurtarıp cennete gitmesine vesile olabilirsiniz. Dünyadaki herkese Hz. Mehdi’nin geldiğini duyurabilirsiniz, Hz. İsa’nın gelişini müjdeleyebilirsiniz. Allah yolunda yazı yazabilir, kitap yazabilir, siteler kurabilir, videolar hazırlayabilirsiniz. Bunun gibi hem aklınızı hem de vicdanınızı kullanarak bir güne yüzlerce ama yüzlerce salih amel sığdırabilirsiniz.

Sadece şunu söylemek istiyorum ki bunu yapan çok samimi insanlar var, bu insanlar tam yanıbaşınızdalar. Onlar ailelerini, işlerini, güçlerini, mallarını, mülklerini bırakmışlar, kendilerini Allah’a adamışlar. Filistin’de ağlayan bir çocuğunun, Irak’ta yalvaran bir kadının çığlıklarını yüreklerinde hissediyorlar. Vicdanları ve samimiyetleri o kadar fazla ki dünyada hiçbir şey onları hak yolda mücadele etmekten vazgeçiremiyor. Önlerine ne koyarsanız koyun, isterseniz tüm dünyanın servetini dökün, dönüp de bakmıyorlar. Yalnızca Allah rızasını kazanmak için, ahiret için yaşıyorlar. Kimseden ne bir teşekkür, ne de bir takdir beklemiyorlar. Bütün bu hizmetleri yaparken kimseden tek bir kuruş bile talep etmiyorlar. Hasta da olsalar, zor durumda da olsalar asla ve asla Allah yolunda mücadele etmekten vazgeçmiyorlar. İşte böyle nefes nefese bir mücadele bu, her geçen gün şiddetini daha da arttıran bir mücadele… Peki şimdi sormak istiyorum, bizler bu kadar ciddi bir çaba içindeyken samimi olduğunu söyleyen diğerleri nerde? Ahirette hesap günü Allah’ın huzurunda hepimiz yan yana durmayacak mıyız, hepimiz yan yana hesap vermeyecek miyiz, hepimiz tüm dünya hayatımızda yaptıklarımızın karşılığını bir bir almayacak mıyız? Son olarak bir kere daha düşünmenizi istiyorum, samimi Müslümanlar nefes nefese mücadele içindeyken dönüp de bir kere kendinize bakın, siz neredesiniz? Ahirette “Ah keşke bende samimi inanan insanlarla birlikte olsaydım, keşke Allah yolunda savaşsaydım” diyeceğinizi duyamıyor, hissedemiyor musunuz?

Kim de ahireti ister ve bir mü'min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır. (İsra Suresi, 19)

Şüphesiz, bu, sizin için bir mükafaattır. Sizin çaba-harcamanız şükre değer (meşkur:makbul) görülmüştür. (İnsan Suresi, 22)

Yazımı benim gibi düşünen ve tüm bu düşüncelerimi yüreğinde hisseden tüm Müslüman kardeşlerime atfediyorum, kimileriyle tanıştık, kimilerine de Allah'ın izniyle ahirette çok büyük bir neşeyle, coşkuyla kavuşacağız, buna yürekten inanıyor, Allah yolunda verdikleri bu güzel mücadelenin karşılığını Allah'ın rızasıyla ve Adn Cennetleriyle almalarını diliyorum...