Peygamberimiz birçok hadiste Hz. Mehdi(a.s)’nin dış görünüşünden tutunda, ahir zamanda Hz. İsa (a.s) ile birlikte deccalle savaşacağına, materyalizm felsefesini yıkacağına, İslam’ı yeryüzüne hakim edeceğine kadar birçok detay vermiştir. Bu kutlu şahsın döneminde çok dikkat çekici olayların olacağını söylemiş bu olayları da hadislerde detaylarıyla belirtmiştir. Örneğin Irak’ın işgali, Lunin ve Halley kuyruklu yıldızlarının çıkışı, Irak ordusunun çölde kayboluşu, Fırat’ın suyunun kesilmesi, yeryüzünde fitnelerin artması, dünyanın büyük felaketlerle sarsılması (Katrina ve tsunami), tozlu dumanlı fitne (11 Eylül olayları), Irak’ın üçe bölünmesi ve para biriminin değişmesi, Afganistan’ın işgali gibi birçok olay peygamberimizin bildirdiği gibi arka arkaya gerçekleşmiştir ve bu çok büyük bir mucizedir.

Bu kadar mucize oluşmasına, Hz. Mehdi(a.s)’nin çıkış alametlerinin hepsinin gerçekleşmesine rağmen insanların çoğu Hz. Mehdi(a.s)’nin gelişi ve varlığı konusunda çeşitli yanılgılara düşüyorlar. Bu yanılgılardan bazıları şöyledir:

1. Hz. Mehdi (a.s.) gelip geçmiştir, eskiden çıkmıştır.

2. Hz. Mehdi (a.s.) şahsi manevidir, yani görünmez bir ruh gibidir. Dolayısıyla şahıs olarak beklemenin bir anlamı yoktur.

3. Hz. Mehdi (a.s.) gelecektir ama yüzyıllar sonra gelecektir.

4. Hz. Mehdi (a.s.) herhangi bir insan olacaktır. Hz. Mehdi (a.s.), Bediüzzaman’ın eserlerinde; “Hz. Mehdi (a.s.)'nin üç görevi vardır“ diye bildirdiği görevlerden 2. ve 3. görevleri yapacak, materyalist ve ateist felsefelerle fikri mücadele yapmayacak, iman hakikatlerini anlatmayacak sadece Risaleleri okuyacak herhangi bir siyasi liderdir. Dolayısıyla fazla dikkat çekici birisi değildir.

5. Hz. Mehdi (a.s.) diye bir kişi hiç yoktur ve hiçbir zaman da gelmeyecektir.

6. Hz. Mehdi (a.s.) gelebilir ama bu konuları araştırmak doğru değildir. Hz. Mehdi (a.s.) geldiğinde bizi vazife başında bulması gerekir dolayısıyla incelemeye gerek yoktur. Gelirse gelir, gelmezse gelmez.

7. Başının üstündeki bir meleğin bütün insanların göreceği şekilde “Bu Mehdi'dir, ona uyun” demesi, Hz. Mehdi (a.s.)’ye tank, top, silahın etki etmemesi gerekir. Böyle özellikleri olmayan kişi de zaten Hz. Mehdi (a.s.) değildir.

8. Ahir zamanda çok fazla sayıda Mehdi gelecektir. Üç, beş, on tane Mehdi gelebilir. Hepsi de sessizce Mehdilik görevlerini yapıp vefat ederler dolayısıyla bu gerçeği çok az kişi bilir.

Hz. Mehdi (a.s)’nin gelişi ile ilgili Resulullah (s.a.v)’i bu kadar açık ve sarih hadis-i şerifi, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin bu kadar net ve anlaşılır sözü varken bu konuyu bu derece karmaşık ve anlaşılmaz bir hale getirmek ve kapatıp ört bas etmeye çalışmak, ahirzamanın garip ve vahim özelliklerinden bir tanesidir.

Hz. Mehdi (a.s)’nin gelişi ve varlığı ile ilgili yukarıda anlattığımız yanılgılara düşen yüz milyonlarca insan vardır. Hz. Mehdi (a.s)’nin bu yüzyılda geleceğini düşünen ise başlangıçta 313 kişi olacaktır. Şu andaki genel durumdan da bu şekilde olduğu anlaşılmaktadır. Resulullah Efendimiz (sav) hadis-i şeriflerinde Hz. Mehdi (a.s)’nin yanında 313 kişinin toplanacağını bildirmiştir.

Açık ve sarih hadislere göre Hz. Mehdi (a.s)’yi anlayabilecek 313 kişi dışında kimse olmayacaktır. İnsanların Hz. Mehdi’nin geleceğini anlamamalarının nedenleri de yukarıda sayılan yanılgılardır. İnsanların bir kısmı Hz. Mehdi (a.s)’nin varlığını gerçekten anlamayacak, bir kısmı da şeytani bir gaye ile anlamazlıktan gelecek ve Hz. Mehdi (a.s)’nin zuhuruna kadar bu durum böyle devam edecektir.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de Hz. Mehdi(as)'nin imanın nuru ile anlaşılacağını ve onu farkederek yanında bulunacak kişilerin çok az sayıda olacağını şöyle bildirmektedir:

Bu vazifenin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu yalnız ihlas, sadakat ve tesanüd (birlik) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (talebelerdir). Ne kadar da az olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar. İşte o pek kesretli, o muktedir ordu, Al-i Muhammed Aleyhissalatü Vesselam'dır ve Hz. Mehdi'nin en has ordusudur. (Emirdağ Lahikası, s. 259)

Hz.Mehdi (a.s.)’nin zuhuruna ait bütün alametler ortaya çıkmış olmasına ve bu işaretlerin son derece açık ve aleni olmasına rağmen Hz. Mehdi (a.s.)'nin bilinememesi çok büyük bir mucizedir. Ancak insanların büyük bölümünün gözüne perde çekilmiştir ve insanlar bu açık gerçeklere rağmen Hz. Mehdi (a.s)’yi fark edememektedirler. Bu durum ahir zamanın şiddetinin azametini, vahametini, basiretin ve ferasetin ne kadar ortadan kalkmış olduğunu, insanların nasıl bir düşünce yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Ancak Hz. Mehdi (a.s) ’nin gerçekten tek bir şahıs olduğunu ve bu yüzyılda zuhur edeceğini Allah’ın izniyle bütün dünya ileride anlayacaktır.

Yazılarımda sürekli ahir zamanda olduğumuzu, peygamberimizin söylediği hadislerin büyük bir mucize olarak gerçekleştiğini sizlere söylüyorum. Ahir zaman bütün fitnelerin, yolsuzlukların, ahlaksızlığın yaygınlaştığı ve insanların dinden uzaklaştığı dönemdir. Allah bu dönemde Hz. Mehdi (a.s)’yi göndererek tüm dünyaya İslam’ı tekrar hakim edecektir. Hz. Mehdi (a.s) ile birlikte daha önce Allah katına alınan Hz. İsa (a.s) gelip Hz. Mehdi (a.s) ile birlikte insanları İslam’a davet edecektir. Tüm dünyanın İslam’a girmesiyle altınçağ dönemi başlayacak ve Allah insanlara müthiş bir bolluk ve bereket verecektir.

Bu muazzam olaylara hep birlikte şahit olacağız. Fakat ahir zamanda insanlar bu kadar gaflet içindeyken, dalmış oyalanıyorken bu derin gaflet uykusundan biran önce sıyrılıp bu gerçeklerin görülmesi gerekiyor. İslam’ı yaymak ve anlatmak, Kuran ahlakını yaşamak her insanın vicdani sorumluluğudur. Hz. Mehdi(a.s)’nin gelecek olması kişinin bir köşede durup hiçbir şey yapmaması demek değildir. Tam tersine var gücüyle çalışıp, mükemmel bir ahlaka kavuşarak, insanlara Kuran’ı anlatarak Hz. Mehdi(a.s)’yi şevkle ve heyecanla beklemesi gerekir. Böylece bu kutlu insanla ve Hz. İsa(a.s) ile karşılaştığında o güzel insanlara layık bir ahlak gösterebilir. Hz. Mehdi(a.s) gelmeyecek diye ısrarla diretenler, gerçekleşen mucizeleri bir türlü göremeyenler Hz. Mehdi(a.s) ve Hz. İsa(a.s)’yı karşılarında gördüklerinde hiç kuşkum yok ki bu ısrarlarından ve diretmelerinden dolayı çok utanacaklar ve bu utançlarını gizlemeye çalışacaklar, hep birlikte bu olaylara şahit olacağız.