Bir gün bir erkek kırlangıç süleyman peygamberin tapınağı üstünde dişi bir kırlangıca aşkını itiraf etmiş. Rastlantı bu ya Süleyman peygamberde o sırada tapınaktaymış kırlangıcın sesini işitmiş, kulak kesilmiş.Erkek kırlangıç dişisine şöyle diyormuş: "senin aşkın beni öylesine sardıki, eğer şu kubbeyi Süleyman’ın başına yık desen, hiç tereddütsüz yıkardım". Bu sözleri duyan süleyman peygamber öfkelenmiş, kırlangıcı derhal yanına çağırmış, ona demişki. " Açıkla bakalım az önce senden duyduğum o sözler neydi?" Kuş cesurca yanıtlamış soruyu: " Ey Süleyman!.. Beni cezalandırmak için acele etme, ÇÜNKÜ AŞIKLAR ÖYLE BİR DİLLE KONUŞURLAR Kİ O DİLİ ANCAK DELİLER ANLAR. Doğru senin işittiğin o sözlerin hepsini ben söyledim, Doğru bu tapınağı süleyman peygamberin başına yıkarım dedim. Ama ben o kuşa aşığım. Ve aşıkların yolu, kanunu , ahlakı yoktur. Onların tek yolu vardır: AŞK. Onların tek yasası vardır: AŞK. Onların tek ahlakı vardır: AŞK...Onlar sadece aşkın dili ile konuşurlar, İlim ve aklın dili aşkın bu renkli dilinin yanında sönmüş bir ateş gibi cansız kalır.

İşte böyle demiş kırlangıç Süleyman peygambere ve süleyman peygamberde bağışlamış onu.