Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Kendi kurdukları yalan dünyalarında mutlu mesut yaşayan insanlar…

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Din ve İnanç Forumunda Kendi kurdukları yalan dünyalarında mutlu mesut yaşayan insanlar… Konusununun içerigi kısaca ->> İnsanlar artık o kadar kolay yalan söylüyorlar ki, yalan söylemek için düşünmeleri ve plan yapmaları gerekmiyor. Artık tam anlamıyla profesyonelleşmişler. ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesaj
    154
    Rep Gücü
    1412

    Exclamation Kendi kurdukları yalan dünyalarında mutlu mesut yaşayan insanlar…

    İnsanlar artık o kadar kolay yalan söylüyorlar ki, yalan söylemek için düşünmeleri ve plan yapmaları gerekmiyor. Artık tam anlamıyla profesyonelleşmişler. Bakın dizilere, filmlere, her şey yalan dolan üzerine kurulu. Herkes birbirinin arkasından iş çeviriyor, kadın kocasını aldatıyor, koca karısını aldatıyor, çocuk annesini ve babasını aldatıyor, hayatlar tam anlamıyla yalan dolan üzerine kurulmuş. Her soruya anında yalanla cevap veriyorlar, doğru tek bir söz söylemiyorlar ve herkes bayılarak, büyük bir zevkle son derece mesut bir şekilde bu dizileri hayranlıkla seyrediyor. Çünkü kendileri de kendi kurdukları yalanlarla dolu böyle sahte bir dünyada yaşıyorlar ve bu yüzden hiç şaşırmıyorlar…

    İnsanlar kendi çıkarları uğruna sürekli yalan söylüyor, adam işyerinde patronuna, evde karısına ve çocuğuna yalanları arka arkaya sıralıyor, artık o kadar yalan içinde yaşıyor ki kendisi de bu yalanlara inanır konuma geliyor. Peki bu insanlar sizce kimi kandırıyorlar? Böylesine samimiyetsiz, çıkar üzerine kurulu, sevgisiz, güvensiz bir hayatı yaşayarak kimi kandırıyorlar? Söyledikleri yalanlara karşı taraf inanıyor mu sanıyorsunuz? Herkes karşı tarafın yalancı, riyakâr, kendi çıkarı uğruna karşısındakini anında harcayacağını biliyor. Sadece kendi çıkarına uygun düştüğü için ses çıkarmıyor. Kadın kocasının kendisini aldatmasına ses çıkarmıyor, çünkü kendisi de kocasını aldatıyor. Kolayca Allah adına doğru söylediklerine dair birbirlerine yemin ediyorlar, çünkü dilleri bir kere yalan söylemeye alışmış, böyle bir ahlaksızlığı yaşamayı kendilerine layık görüyorlar.

    Yalan dolan içinde yaşayan bir insan hayatı boyunca daima korku içinde yaşar, asla kendine güveni tam olmaz. Hiçbir zaman onurlu, güvenilir tam anlamıyla dürüst bir insan olamaz. İnkar edenlerin zannettikleri gibi yalanın iyisi kötüsü olmaz. Allah Kuran’da insanın söylediği her sözden sorumlu tutulacağını bildirir. Ahirette insanların derileri, gözleri, kulakları ve dilleri kendi aleyhlerine şahitlik edecek, yalan söylediklerini dilleri itiraf edecektir.

    "Siz, işitme, görme (duyularınız) ve derileriniz aleyhinize şahitlik eder diye sakınmıyordunuz. Aksine, yaptıklarınızın birçoğunu Allah'ın bilmeyeceğini sanıyordunuz." (Fussilet Suresi, 22)

    Rahatlıkla durmadan yalan söyleyenlerin en çok içine düştükleri yanılgı karşısındaki insanı kandırdıklarını düşünmeleridir, oysa saf insanları kandırabilirler, onlardan her yaptıkları kirli işi gizleyebilirler, bin bir türlü oyun çevirebilirler ama bunların hiçbirini Allah’tan gizleyemezler. Yalan söyleyen her insan aslında yalnızca kendisine yalan söyler, yalnızca kendisini kandırır. İşte inanan bir insan bu gerçeği tam anlamıyla bilir. Her yaptığı harekete, her söylediği söze Allah’ın şahit olduğunu bilir. Allah korkusu o kadar güçlüdür ki, değil yalan söylemek, içinden geçen düşüncelerin bile daima doğru ve Kuran’a uygun olması için gayret eder. Her yaptığının karşılığını ahirette bulacağının şuurundadır. Dolayısıyla daima dürüsttür ve daima kendine güveni tamdır.

    İnkar eden bir insanın durmadan yalan söylemesine hiç şaşırmamak gerekir. Çünkü böyle bir insanın hayatında yalan söylemek son derece normaldir, hatta onlara göre son derece basittir. Bu adam kolaylıkla zina da işler, işyerinde insanları dolandırır, başkasının malını çalar, uyuşturucu kullanıp her türlü pisliğe karışır. Dolayısıyla tam anlamıyla sapkın bir hayat yaşar ve hastalıklı bir ruha sahiptir. Böyle insanlar dünyada tıpkı kendileri gibi kolayca yalan söyleyen ve kirli düzenler kuran insanlarla dostluk kurarlar, onlarla aile kurarlar, çocuklarını da tıpkı kendileri gibi çıkarları uğruna yalan söyleyecek şekilde yetiştirirler. Hayatları boyunca karşılarındaki insana asla ve asla güvenmezler ve sonuç olarak böyle sahte bir dünyanın içinde yaşamaya mahkûm olurlar. Dürüstlüğü, gerçek sevgiyi, onuru, yüksek ahlakı hiç bilmeden yaşarlar. Burada tam anlamıyla kaybeden kendileridir ama en korkunç olan da bunun asla farkında olmamalarıdır. Dünyada böylesine kirli bir hayatın içine saplanmış olan bu insanlar ahirette kendilerini hiç beklemedikleri kadar felaketlerle dolu başka bir hayatın içinde bulacaklar ve asla bir çıkış yolu da bulamayacaklardır…

    Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesaj
    154
    Rep Gücü
    1412

    Exclamation Kaynak

    Yukarıdaki yazı Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak yazılmıştır, düzelt tuşu olmadığı için bu şekilde bildiriyorum, bundan sonraki yazılarımda kaynak bildireceğim.

Benzer Konular

  1. Mesut insanlar fotoğrafhanesi
    mopsy Tarafından Tiyatro Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-10-2011, 11:58 AM
  2. Yorum: 4
    Son mesaj: 08-03-2010, 11:44 PM
  3. Dalgalanmadan Durulunmuyor Velhasıl……………
    m_safiturk Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-06-2009, 04:23 PM
  4. Üç Vakit…Üç Hece…Üç Taş…
    RABİA Tarafından Edebiyat Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 19-10-2008, 12:52 PM
  5. Yorum: 0
    Son mesaj: 02-06-2008, 06:14 PM
Yukarı Çık