Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4
  1. #1
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864

    rose Resulullahı övmek ibadettir

    Sual: Mevlid okumak bid’at midir?

    CEVAP

    Mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve ondan şefaat isteyen Müslümanlara müşrik damgasını basıyorlar. Bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid'at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur; çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir:

    (Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107]

    (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe 28]

    (Senin için bitmeyen, sonsuz ecir vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin.) [Kalem 3-4]

    (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor. Ey iman edenler, siz de salevat getirin!) [Ahzab 56]

    Erkek kadın karışık olmadan, çalgı, müzikli ilahi ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni'met-ül kübrâ, Hadika, M. Nasihat)



    Mevlid okumak sevabdır

    Sual: İmam-ı Şarani, (Mevlid cemiyetleri bid’attir), İbni Abidin de, (Ölünün arkasından 7, 40 ve 52. gecelerinde mevlid okutmak ölüye işkence olur) diyormuş. Mevlid okumak niye işkence oluyor ki?

    CEVAP

    Ne İmam-ı Şarani, ne de İbni Abidin hazretlerinin kitaplarında böyle bir ifade yoktur. Olsa bile, bunlar mevlid-i şerifin bid’at oluğunu göstermez. O geceleri tayin ederek ölü için Kur’an okumak da günahtır. Dinimizde 7, 40 ve 52. gece diye bir şey yoktur. Bayram günleri oruç tutmak da günahtır. Suç oruçta değil, orucu, oruç tutulması haram olan bir günde tutmaktır. Kabahat mevlidde veya Kur’anda değil, bunları yanlış yerde okumak uygun olmaz.

    Minarede yakılmak için yağ adamak batıldır. Seyyid Abdülkadir’e yağ adarlar da, minarenin doğu tarafına yakılır. Bundan daha çirkini de, minarelerde mevlid okutmayı nezrederler. Hâlbuki bu mevlide çalgı katıyorlar, şarkı ve oyun gibi şeyler karıştırıyorlar. (Redd-ül muhtar)

    O günkü mevlidlerde de, bugünkü bazı mevlidlerde olduğu gibi teganni ve uygunsuz şeyler de var imiş. Onun için bu iki büyük âlime isnat edilen yazılarda, mevlid kötülenmiyor, haram işlenen mevlid cemiyetleri kötüleniyor. Bugün de mevlidlere bid’at karıştırılıyor. Kadın erkek beraber oturup dinliyorlar. Böyle mevlid okumak uygun değil demek, Mevlidin kendisi kötü anl***** gelmez. Mevlid, Resulullah efendimizi övmektir ve ibadettir.

    Kaynak : Dinimiz İslam

  2. #2
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    ―Hutbetul Hace

    Şüphesiz hamd yalnız Allah'adır. O'na hamd eder, O'ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden, amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah'ın hidayet verdiğini kimse saptıramaz. O'nun saptırdığını da kimse doğru yola iletemez.

    Şehadet ederim ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O, bir ve tektir, O'nun ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed Allah'ın kulu ve Rasûlüdür.

    "Ey iman edenler! Âllah'tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun ve siz ancak müslümanlar olarak ölünüz." (Al-i İmran; 3/103)

    "Ey insanlar! Sizi tek bir candan yaratan ve ondan da eşini var eden, her ikisinden birçok erkek ve kadın türeten Rabbinizden korkun. Kendisi adına birbirinizden dileklerde bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarını kesmekten de sakının. şüphesiz Allah üzerinizde tam bir gözetleyicidir." (en-Nisâ; 4/1),

    "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve dosdoğru söz söyleyin. O da amellerinizi lehinize olmak üzere düzeltsin, günahlarınızı da mağfiret etsin. Kim Allah'a ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşla kurtulmuş olur." (el-Ahzâb; 33/70-71)

    Bundan sonra, şüphesiz sözlerin en güzeli Allah‘ın Kelam‘ı, yolların en hayırlısı Muhammed Sallallahu aleyhi ve sellem‘in yoludur. İşlerin en kötüsü sonradan çıkarılanlarıdır. Her sonradan çıkarılan şey bid‘attir ve her bid‘at sapıklıktır. Her sapıklık ta ateştedir.


    BİDAT

    İmam Tartuşî r.a. der ki; ―Bu kelimenin aslı; önceden bir aslı olmadan yeni bir şey türetmek demektir. Allah Teala‘nın; “Gökleri ve yeri benzersiz olarak yaratandır”(Bakara 117) ve;

    “De ki; ben o peygamberlerden farklı olan biri değilim”(Ahkaf 9) yani;

    “Ben yeryüzündekilerin ilk rasulü değilim” ayetlerindeki gibi. şer‘î tarifine gelince; ―Dinde bir yol icad etmek, şeriattakine benzer bir yol edinerek onunla Şeriat yolunda yürümek isteme demektir.2


    İmam Şatıbî de bu tarif şeklini tercih etmiş ve ―Bu, bidat tarifinin en kapsamlısıdır. Demiştir.3
    Bu yüzden araba, uçak gibi dünyevî yenilikler bu tarifin kapsamında değildir. Dünyevî yenilikler dînî bidat olmayıp; vacip, haram, müstehap, mekruh ve mübah olmak üzere beş hüküm üzere taksim edilmiştir.


    Bütün Bidatlerin Sapıklık Oluşu ve Bunlarda Hiçbir Güzellik Olamayacağının Delilleri:


    Bidatin güzel ve çirkin diye ikiye taksim edilmesinin dinde bir dayanağı yoktur. Nasıl olsun ki, Kur‘an‘a ve sahih hadislere zıttır bu?

    1- İnanılması ve bilinmesi mutlaka şart olan din esaslarından biri; İslam‘ın Allah Teala tarafından bina edilmiş ve tamamlanmış olmasıdır. İnsanlara düşen şey ancak dinlemek ve itaat etmektir. Bu apaçık ortada olan bir gerçektir.4

    Allah Azze ve Celle buyuruyor ki; ―Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak Ġslâm'ı beğendim.(Maide 3)

    Bu ayeti kerime şeriatın tam ve kâmil olduğunu, ihtiyacı olan herkese Allah‘ın indirdiğinin yeterli olduğunu gösterir. Nitekim

    Allah Teala; ―Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım‖(Zariyat 56) buyurmuştur.

    İmam İbni Kesir Tefsirinde der ki; ―Bu, Allah Teala‘nın bu ümmete lutfettiği en büyük nimettir. Allah bu ümmetin dinini kemale erdirmiştir. Artık dinlerinden başka bir dine ve peygamberlerinden başka bir peygambere ihtiyaç duymayacaklardır. Bu yüzden Allah peygamberini, peygamberlerinin sonuncusu kılmış, insanlara ve cinlere elçi göndermiştir. Onun helal kıldığından başka helal, onun haram kıldığından başka haram yoktur. Onun getirdiği dinden başka da din yoktur.5

    Dinin yeterli olmadığını, kemale erdirilmediğini ve sonradan çıkarılan bidatlere ihtiyaç olduğunu iddia etmek çirkin bir cürettir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem‘in ashabı ve onlardan sonraki âlimler asla böyle bir anlam çıkarmamışlardır.

    ibni Mesud r.a. diyor ki; ―Tâbî olunuz, bidat çıkarmayınız. Bu size yeter. Her bidat sapıklıktır.6

    İmam Buharî, Huzeyfe bin el-Yeman r.a.‘den rivayet ediyor; ―Ey Kurrâlar topluluğu! istikamet üzere olunuz. Böyle olursanız öne geçersiniz. Sağa sola ayrılırsanız büyük bir sapıklığa düşersiniz.‖7

    Sözün kısası, bidati güzel görüp ona devam eden kimselere göre

    ―Din tamamlanmamıştır ve onlara göre Allah‘ın; ―Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım”(Maide 3) ayetine itibar edilmez demektir(!)8 şayet böyle olursa, bidatçi; ―Din tamamlanmamıştır, onda eksik kalan bazı şeyleri eklemek gerekir. demiş gibi oluyor. Zira dinin kemale ermiş olduğuna iman etseydi, bidat çıkarmazdı. Böylece bunu diyen kimse dosdoğru yoldan sapmış olur.

    2- Şüphesiz Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, risalet görevini eksiksiz olarak, hakkıyla yerine getirmiştir. Allah Teala buyuruyor ki; ―İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı

    indirdik.”(Nahl 44) O da bunu yapmış ve kendisinden razı olunmuş bir halde Rabbinin katına intikal etmiĢtir. Din kemal bulmuş olup ziyadeye ihtiyacı yoktur.9

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem de şu hadisinde buna işaret etmiştir; ―Benden öncekiler içinde hiçbir peygamber yoktur ki, ümmetine bilmedikleri hayrı göstermek ve bilmedikleri kötülüklerden onları sakındırmak üzerine vazife olmasın.10

    Ebu Zerr r.a.‘den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; ―Sizi cennete yaklaştıracak her şeyi ve sizi cehennemden uzaklaştıracak her şeyi size açıkladım.11

    yine buyurdu ki; ―Sizleri gecesi de gündüzü gibi olan bir aydınlık yolda bıraktım. Benden sonra kim bu yoldan saparsa helak olur.12
    Aişe r.a. dedi ki; ―Kim size peygamber sallallahu aleyhi ve sellem‘in vahiyden bir şey gizlediğini söylerse onu tasdik etmeyin. Zira Allah Teala buyuruyor ki; ―Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O'nun elçiliğini yapmamış olursun.‖(Maide 67)13

    Bazı müşrikler Selman el-Farisî r.a.‘e; ―Görüyoruz ki arkadışınız size hela edeplerine kadar her şeyi öğretiyor deyince, o da; ―Evet, bize kıbleye dönmememizi, sağımızla intinca etmememizi, üç taştan azıyla yetinmememizi, kemik ve tezekle de istinca etmememizi öğretti. Demiştir.14


    İbnul Macişun der ki; ―İmam Malik‘in Şöyle dediğini işittim; ―Kim güzel bularak islam‘da bir bidat çıkarırsa, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem‘in risalet görevine ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Zira Allah Teala; ―Bugün dininizi kemale erdirdim‖ buyurmuştur. O gün dinden olmayan bir şey bugün de dinden olamaz.‖15

    3- Şeriat koymak beşerin değil, alemlerin Rabbinin hakkıdır. Şayet şeriat koyma insanlara bırakılsaydı, şeriat nazil olmaz, peygamber gönderilmezdi. Bu yüzden dinde bidat ortaya koyan, kendini Allah‘a denk görmüş olur. Böylece ihtilaf kapısını da açar.16

    Allah Teala buyuruyor ki; “Rabbinizden size indirilene uyun. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az ibret alıyorsunuz!”(A‘raf 3) ―Yoksa onların, Allah'ın izin vermediği bir dini getiren ortakları mı var?”(şura 21) ―Şüphesiz bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Zira o yollar sizi Allah'ın yolundan ayırır. İşte sakınmanız için Allah size bunları emretti.”(En‘am 153)


    KAYNAKLAR

    2 El-Havadis vel-Bid‟a(s.40)
    3 El-i‟tisam(1/15) Ali el-Halebî İlmu Usulil Bid‟a(23)
    4 Suleym bin Iyd el-Hilalî el-Bid‟a ve Eseruhus Seyyie(s.7)
    5 İbni Kesir Tefsiri(2/19)
    6 Lalkaî es-Sünne(1/96) Mervezî es-Sunne(s.28) İbni Vaddah el-Bid‟a(s.43) Darimi(mukaddime 205) El-Hilalî el-Bid‟a(s.23
    7 Buhari(7282)
    8 Şatıbi el-İtisam(1/147)
    9 El-Hilali el-Bid‟a(s.13)
    10 Müslim
    11 Taberani(1647) isnadı sahihtir.
    12 Elbani Sahihu Süneni Ġbni Mace(1/32)
    13 Buhari, Müslim
    14 Müslim
    15 Şatıbi el-İtisam(1/64)
    16 El-Hilali el-Bid‟a(s.16)


    Yukarda ki FETVAYI veren onu burada yayınlayan kişi ALLAH C.C un huzurunda vereceği hesabı düşünsün....

  3. #3
    Aktif Üye Ammar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesaj
    1.016
    Rep Gücü
    9720
    Mevlid okumak sevabdır
    Bu sözü söyleyni de buray taşıyanı da tevbe ye çağırıyorum....

    1) MEVLiT KANDiLi:

    Birçok mevlid toplantıları münkerden, bid‘atlardan ve islam‘a muhalif olan şeylerden uzak değildir. Çünkü bunu ne Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem), ne ashab, ne tabiin, ne dört büyük imamlar ne de islamı en iyi bilen ve en iyi yaşayan asırlardan birinde hiçbir kimse yapmış değildir. Çünkü bunun şer‘i bir delili yoktur. Mevlithanlar çoğu kez Şirke düşecek sözler söylerler.
    Mesela arada sırada
    _Meded ya Rasulullah! veya
    _Bizlere imdat kıl!
    _Ya Rasulullah yalnız sanadır itimadımız!
    _Ya Nebiyullah kaldır bizden sıkıntıyı!
    gibi yalnız Allah‘a dua edip isteneceği şeyleri Rasulullah‘tan (Sallallahu Aleyhi Vesellem) isterler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu sözlere şahit olsaydı büyük Şirkle onların üzerine hükmederdi. Zira darlıkta olan imdadına giden, sıkıntıları gideren, kendisine dayanılıp imdat istenilen yalnız Allah (Celle Celaluhu)‘dır.

    işte bu konuda ayet ve hadisler :

    1. ―Yahut dua ettiği zaman darda kalmışa kim yetişiyor da kötülüğü (onun üzerinden kaldırıp) açıyor.(Neml, 62)

    2. ―De ki, doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.(Cin, 21)

    3. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyurdu: ―(Manevi olarak) bir şey istediğin zaman Allah‘tan iste! Yardım talep ettiğin zaman yine Allah‘tan yardım talep et!‖(Tirmizi, sahih ve hasendır)

    Birçok mevlidlerde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) ‗in kendi hakkında söylenmesini yasakladığı aşırı övgüler yapılmaktadır. Oysaki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bu gibi aşırı övgüleri şu sözü ile yasaklamıştır:

    ―Hırıstiyanların Meryem oğlunu İsa (Aleyhi Selam) abarık sözlerle övdükleri gibi beni de öyle övmeyin. Ben ancak bir kulum, bana Allah‘ın kulu ve Rasulu deyin. (Buhari)

    Düğün ve başka mevlitlerde Allah‘ın; Muhammed‘i kendi nurundan, bütün eşyayı da onun nurundan yarattığını zikretmektedir. Oysa ki, bunları şu ayetler yalanlamaktadır:

    “De ki, ben ancak sizin gibi bir beşerim, bana vahyedildi ki, sizin ilahınız tek bir ilahtır.”(Kehf, 116)

    Bilinen şu ki: Allah‘ın Rasulu (Sallallahu Aleyhi Vesellem) bir ana-babadan yaratılmış olup Allah‘ın vahyi ile şereflenmiş bir kuldur.

    Ayrıca mevlit kitaplarında bütün alem Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)‘in hatırası için yaratıldığı zikredilmektedir. Halbuki Kur‘an bu iddiayı şu ayeti ile yalanlamaktadır:

    “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”(Zariyat, 56)

    (Yani alemin bir parçası olan cinler ve insanlar Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)‘in şerefi için değil, Allah‘a ibadet etmeleri için yaratılmışlardır.)

    (Başka bir ayette de:

    (Rasulum!) Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya, 107)

    ifade edilmektedir. Bu Kur‘an‘ı haber de alemin Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem) için değil, Muhammed (Sallallahu Aleyhi Ve sellem)‘in alem için yaratıldığını açıkça beyan buyurmaktadır.) Hırıstiyanlar Mesih‘in ve aile efradlarını doğum günlerini bayram olarak kutlarlar. Müslümanların da nebinin veya bazı şahısların doğum günlerini kutlamaları hırıstiyanlardan esinlenme bir bid‘at‘tır. Oysaki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi Ve sellem) şöyle buyuruyor:

    ―Kim bir topluma kendini benzetirse onlardandır.‖ (Ebu Davud, sahihtir) Çoğu kez mevlitlerde kadın, erkek karışık şekil bulunurlar ki, bu ayrıca islam‘ın haram kıldığı bir davranıştır. Ayrıca mevlit günlerinde yüz binlerce paralarla satın alınan rengarenk kağıtlar, kandiller biraz sonra yerlere atılarak ithal edildikleri kafir ülkelere para aşırmaktan başka hiç bir faydası yoktur. Hâlbuki Allah‘ın Rasulu (Sallallahu Aleyhi Ve sellem), boş yere malın harcanmasını yasaklamıştır. Böylesi merasimlerde süslenip püslenme, yemek hazırlama ile geçirilen vakitler çoğu zaman namazın terkine bile müncer olmaktadır. Mevlidin sonunda Rasulullah‘ın huzura geldiği inancıyla ayağa kalkarlar ki, bu da uydurulmuş yalandan başka bir şey değildir. Çünkü yüce Allah şöyle buyuruyor:

    “Onların (ölenlerin) gerisinde dirilecekleri güne kadar bir berzah (berzah dünya ile ahiret arasındaki engeldir) vardır.”(Mu‘minun, 100)

    Enes ibn Malik (rahimehullah) diyor ki: “Ashabın yanında Rasulullah‟tan daha sevgili kimse yoktu, buna rağmen ashab onu gördükleri zaman hoşlanmayacağını bildikleri için Rasulullah‟a kıyam etmezlerdi.”(Ahmed, Tirmizi sahihtir)

    Bazıları şöyle derler: ―Mevlitte biz Rasullah‘ın siretini okuyoruz bu suç mudur? Gerçek şu ki, onlar Rasulullah‘ın siretine ters düşen yalan ve iftiralar kabilinden şeyler okuyorlar. Hem onun siretini senede bir defa değil, her zaman okunmalıdır. Ayrıca Rasulun doğduğu Rabiyel evvel ayı, onun ölüm ayıdır da. Dolayısıyla sevinç ayı olmaktan çok, üzüntü ayı olmalıdır. (Ki, islamda ne kimsenin doğumu için kutlama, ne de ölümü için matem törenleri tertipleme yoktur.)

    Rasulullah‘ın doğum gecesini kutlayanlar çoğu kez gece yarısına kadar uykusuz kalmakta, ya sabah namazını terk ediyorlar, ya da en azından cemaatla kılmayı kaçırıyorlar. İnsanların çoğunun mevlit merasimine önem vermesi, onun şeriata göre uygun olmasını ifade etmez. (Çünkü islam bir demokrasi dini değil ki, çokluk nerdeyse, hak da orada olsun. Bütün insanlar hakka karşı çıkmış olsa, onu benimseyen tek bir kimse bulunmasa dahi ―hak yine haktır ve gerçek olan odur. Yüce Allah şöyle buyuruyor:

    “Yeryüzünde çoğunluğa uyarsan seni Allah‟ın yolundan saptırırlar.”(En‘am, 116)

    Huzeyfe (radiallahu anhu) diyor ki: ―Bütün bid‘atlar sapıklıktır insanlar onu güzel görse de.
    Hasan el Basri (radiallahu anhu) de diyor ki: ―Daha öncekiler arasında sünnet ehli azınlıkta idi, gelecekte de azınlıkta kalacaktır. Zira onlar nimet bolluğu zenginlik içinde şımarmış olanların arasına katılmadılar. Din adına ibadet uyduran bid‘atçıların, bid‘atlarına iştirak etmediler. Rableriyle karşılaşıncaya kadar islam sünnetleri üzerinde hayatlarına devam etmeye sabrettiler. Ey müslümanlar sizlerde öyle olunuz.304


    KAYNAKLAR


    303 Ebcedil Ulum(2/349)
    304 Darimi(mukaddime 21)

  4. #4
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Feb 2010
    Mesaj
    17
    Rep Gücü
    560
    Bir hadiste “Biz Beni Amir heyeti olarak Rasulullah’a gittik ve sen bizim büyüğümüzsün dedik H.z. Peygamber (s.a.v.) “Büyük olan Allah’tır” dedi biz “sen fazilet bakımından bizim en üstünümüzsün, vermek bakımından bizim ileride olanımızsın” dedik peygamber “sakın fazla ileri gidip de şeytanın elçileri olmayınız.” Buyurdu"
    Ebu Davud

    ----

    “Bugün sizin dininizi kemâle erdirdim (mükemmel kıldım)” (Kuran, Mâide Sûresi, 3)

    “Resullallah Muhammed (sas) buyurur ki: Kim benim bir sünnetimi ihya (gerçek) ederek insanların onunla amel etmelerine vesile olursa, o insanların kazanacağı sevaplardan hiçbir şey eksiltmeden onların sevaplarının bir katını almış olacaktır. Kim de bir bid’at icat ederek onunla amel edilmesine sebep olursa, o bid’at ile amel edenlerin yüklenecekleri günahlardan hiçbir şey eksiltmeden onların günahlarının bir katını yüklenmiş olacaktır.” (İbn Mâce, Mukaddime, 15)

    “Her bid’at dalalettir ve her dalalet Cehennem ateşindedir” .” (Müslim, Cum’a, 43)

    "Amellerin en kötüsü sonradan uydurulanlardır. sonradan uydurulup dine sokulan her amel bid'at, her bid'at sapıklık ve her sapıklık da ateştedir." (Tirmizi Sahih Hadis)

    “İşlerin en kötüsü sonradan ihdas (dinen bidat/icat) edilenlerdir.” (Müslim, Cum’a, 43)

    “Sonradan ihdas edilen herşey bid’attır.” (İbn Mâce, Mukaddime, 7)

    “Resûl-i Ekrem Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem buyurmuşlardır ki: ‘Peygamberlerinden sonra dinlerinde bid’at uyduran her ümmet, sünnetten de o bid’at kadar bir sünneti zayi (eksik) etmiş olur.’ (Et-Tergîb ve’t-Terhîb Trc, 1:109)

    “Din n***** sonradan ortaya çıkarılan şeylerden sakının. Gerçekten sonradan ortaya çıkarılan herşey bid’attır ve her bid’at de sapıklıktır. Bu durumda sizin yapmanız gereken şey, benim sünnetime ve birer hidayet ve irşad rehberi olan halifelerimin (alim sahabeler) sünnetlerine sarılmanızdır.” (Ebû Dâvud, Sünnet, 5)

    “Eski âlimler bid’atlerin bazı güzel taraflarını görmüş olacaklar ki, bazı bid’atlere ‘hasene’ (iyi) bid’at ismini vermişlerdir. Fakat bu fakir, bu meselede onlara uymuyorum. Bid’atlerden hiçbirisine ‘hasene’ diyemem. Bid’atlerde karanlık ve bulanıklıktan başka birşey göremiyorum. Çünkü Resûlullah Sallallahü Aleyhi Vesellem ‘Bütün bid’atler dalalettir’ buyurmuştur. İslâm’ın garip olduğu ve zayıfladığı bir zamanda kurtuluş ancak ve ancak sünnete uymakta, felaket de nasıl olursa olsun bir bid’ate sarılmaktadır. Sonradan çıkan herşey bid’at ve her bid’at dalalet olursa, nasıl olur da bid’atte güzellik olur. Hadis-i şeriflerde buyurulduğu gibi, icat edilen her bid’at bir sünneti kaldırmaktadır. Bu husus bazı bid’atlerle sınırlı değildir ve her bid’at seyyiedir (kötülüktür).

    "En bahtiyar odur ki, İslâm’ın ve Müslümanların garip düştüğü bir zamanda terk ve ihmal edilmiş sünnetlerden birisini ihya edip (gerçekleştirip) yaygın olan bid’atlerden birisini yok edip kaldıran insandır. Şimdi öyle bir zaman ki, Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem gönderileli bin seneyi geçmiştir, kıyamet alametleri de teker teker çıkmaya başlamıştır. Resûlullah’ın (a.s.m.) Saadet Asrından uzaklaştıkça sünnetler perdelenmiş, bid’atler yalan illetinin yaygınlaşmasıyla çoğalmıştır. Şimdi öyle bir mücahide ihtiyaç vardır ki, sünnetleri ihya etsin, bid’atleri kaldırsın. Çünkü bid’atlerin revaç bulması dinin tahribine sebep olur.” (Mektubat, 1:34-35)

Benzer Konular

  1. Sevişmek ibadettir
    YukseLL Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 21
    Son mesaj: 21-01-2013, 04:21 PM
  2. O’na dokunmak ibadettir
    bursali68 Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 13
    Son mesaj: 26-07-2011, 01:52 PM
  3. ‘Milli’yim demek mi daha tehlikeli? PKK’yı övmek mi?
    RABİA Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 07-04-2008, 08:46 PM

Anahtar kelimeler

Yukarı Çık