Gösterilen sonuçlar: 1 ile 4 Toplam: 4

Îmân için öğrenilmesi zaruri bilgiler

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Din ve İnanç Forumunda Îmân için öğrenilmesi zaruri bilgiler Konusununun içerigi kısaca ->> Îmân için öğrenilmesi zaruri bilgiler Her işte bir öncelik sırası vardır. Bu sıraya dikkat edilmezse daha sonra yapılanlar faydasız olur, ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    rose Îmân için öğrenilmesi zaruri bilgiler

    Îmân için öğrenilmesi zaruri bilgiler

    Her işte bir öncelik sırası vardır.
    Bu sıraya dikkat edilmezse daha sonra yapılanlar faydasız olur, bir işe yaramaz.
    Bunun için bir Müslümanın öncelikleri iyi bilmesi gerekir.

    Cenâb-ı Hak, bir insanın, önce îmân etmesini istiyor.
    Tabiî ki, bu îmânın da şartlarına uygun olması lâzım.
    Doğru, düzgün bir i’tikâda yani Ehl-i sünnet inancına sahip olduktan sonra, dinin yasak ettiği şeylerden kaçınıp, dinin emrettiği şeyleri yapmak lâzımdır.

    Her Müslümanın, çocuğuna Âmentüyü ezberletmesi ve mânâsını öğretmesi lâzımdır.
    Âkıl bâliğ olunca îmanı, İslâmı bilmeyen kimse, Müslüman olmaz.
    Ben Müslümanım demekle, Müslüman olmaz.
    Çocuklarına îmanı, islâmı öğretmeyen analar babalar, çocuklarını Müslüman olmaktan mahrum etmiş, kâfir olmalarına sebep olmuş olurlar.
    Çocukları ile birlikte, kendileri de Cehennemde bunun cezâsını, azâbını çekerler.

    Her Müslüman öncelikli olarak, “Âmentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi ve rüsülihi vel yevmil-âhiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel-ba’sü ba’delmevti hakkun, eşhedü en lâilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü” diye bildirilen Âmentünün esaslarını ezberlemesi ve kısaca mânâsını iyice öğrenmesi lâzımdır.

    İmanın altı şartı şunlardır:
    1- Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inanmak.
    2- Meleklerine inanmak.
    3- Allahü teâlânın indirdiği kitaplarına inanmak.
    4- Allahü teâlânın Peygamberlerine inanmak.
    5- Âhiret gününe inanmak.
    6- Kadere, yâni hayır ve şerlerin (iyilik ve kötülüklerin) Allahü teâlâdan olduğuna inanmak.

    Bir Müslüman, bu altı şarta inanıp mânâlarını yani Amentünün, bu altı şartında bildirilen şeyler hakkında, zarûrî olarak bilinmesi gereken şeyleri de, kısaca bilmesi ile imanı tamam olur.

    Meselâ Amentünün birinci şartı, Allahın varlığına, birliğine inanmaktır.
    Fakat, Cenâb-ı Hakkın mekândan münezzeh, ya’nî mekânsız olduğunu bilmeyen bir kimse, bugün çok kimsenin yaptığı gibi, Allahü teâlâyı gökte bilip, konuşmalarında, “Sen bu işi, ne kadar gizli yaparsan yap, Allah seni gökte görüyor” derse veya duâ ederken, Allahın gökte olduğunu zannedip, başını kaldırıp gökyüzüne bakarsa, küfre düşmüş, yanî dinden çıkmış olur.

    İmanın birinci şartı: Allahü teâlâya inanmaktır.
    Amentüdeki, Amentü billâhi, demek, Allahü teâlânın varlığına ve birliğine inandım, îmân ettim, demektir. Allahü teâlâ vardır ve birdir. Ortağı ve benzeri yoktur. Mekândan münezzehtir, yanî bir yerde değildir. Ayrıca Allahü teâlânın sıfatlarını da bilmek şarttır. Bu sıfatlar ikiye ayrılır. Sıfat-ı zâtiyye, sıfat-ı sübûtiyye.

    Sıfat-ı zâtiyye şunlardır:
    1- Kıdem, Allahü teâlânın evveli yoktur.
    2- Bekâ, Allahü teâlânın sonu yoktur.
    3- Kıyâm bi-nefsihi, Allahü teâlâ, kimseye muhtaç değildir.
    4- Muhâlefetün lil-havâdis, Allahü teâlâ kimseye benzemez.
    5- Vahdâniyyet, Allahü teâlâ birdir ortağı, benzeri yoktur.
    6- Vücûd, yâni var olmasıdır.

    Sıfat-ı sübûtiyye şunlardır:
    1- Hayât, Allahü teâlâ diridir.
    2- İlim, Allahü teâlâ her şeyi bilir.
    3- Sem’, Allahü teâlâ işitir.
    4- Basar, Allahü teâlâ görür.
    5- İrâde, Allahü teâlâ dileyicidir. Yalnız O’nun dilediği olur.
    6- Kudret, Allahü teâlânın her şeye gücü yeter.
    7- Kelâm, Allahü teâlâ söyleyicidir. (Cenâb-ı Hakkın, bilmesine, işitmesine, görmesine... inanırız fakat nasıl olduğunu bilemeyiz; insanlarınkine hiç benzemez!)
    8- Tekvîn, Allahü teâlâ hâlıktır, yaratıcıdır. Her şeyi yaratan, yoktan var eden O’dur. O’ndan başka yaratıcı yoktur.

    Cenâb-ı Haktan başkası için, yarattı demek küfür olur.
    Yanî mecâz ma’nâda da olsa bu kelime kullanılamaz.
    İnsan bir şey yaratamaz. Bugün maalesef bu kelime çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
    İnsan bir sözle Müslüman olduğu gibi, yanlış bir sözle de dinden çıkar.
    Bunun için, her sözümüze dikkat etmemiz şarttır.

    Îmânın ikinci şartı; meleklere îmândır.
    Amentüde geçen “Ve melâiketihi”dir. Yanî, ben Allahü teâlânın meleklerine inandım, îmân ettim, demektir.
    Allahü teâlâ melekleri nûrdan yaratmıştır.
    Cisimdirler. Yemezler ve içmezler.
    Gökten yere inerler ve yerden göğe çıkarlar.
    Allahü teâlâya âsî olmazlar ve insanlar gibi günâh işlemezler.
    Meleklerde, erkeklik, dişilik olmaz. (Kanatlı kadın figürleri Hıristiyan hurâfeleridir).

    Meleklerin en üstünleri, Cebrâil, Mikâîl, İsrâfîl, Azrâîl “aleyhimüsselâm”dır.

    Îmânın üçüncü şartı; kitaplara îmândır.
    Amentüdeki, “Ve kütübihi” ifâdesi, Allahü teâlânın kitaplarına inandım, îmân ettim, demektir.
    Kur’ân-ı kerîmde bildirilen, yüzdört kitaptır.
    Yüzü küçük kitaptır. Bunlara (suhuf) denir.
    Ve dördü büyük kitaptır.
    Bunlardan
    Tevrât, Mûsâ aleyhisselâma,
    Zebûr, Dâvüd aleyhisselâma,
    İncîl, Îsâ aleyhisselâma,
    son kitap olan Kur’ân-ı kerîm, son peygamber Muhammed aleyhisselâma gönderilmiştir.
    Kur’ân-ı kerimin gönderilmesi ile diğerlerinin geçerliliği kalmamıştır.
    Kur’an-ı kerime ve Muhammed aleyhisselama inanmayan sonsuz olarak Cehennemde kalacaktır.

    Îmânın dördüncü şartı; Peygamberlere îmândır.
    Amentüdeki “Ve rusulihi” kelimesi, “Allahü teâlânın Peygamberlerine îmân ettim” demektir.
    Peygamberlerin ilki Âdem aleyhisselâm ve sonuncusu,
    bizim Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemdir.
    Bu ikisinin arasında, çok peygamber gelmiş ve geçmiştir.
    Peygamberlerin sayısı kesin belli değildir.
    Kitaplarda, 124 binden fazla peygamber geldiği bildiriliyor.

    Peygamberleri diğer insanlardan ayıran sadece onlara mahsûs özellikler, sıfatlar vardır:
    1- Sıdk: Bütün peygamberler, sözlerinde sâdıktır. Ya’nî doğru sözlüdürler.
    2- Emânet: Peygamberler emânete aslâ hıyânet etmezler.
    3- Tebliğ: Peygamberler, Allahü teâlânın emir ve yasaklarının hepsini ümmetlerine bildirirler.
    4- İsmet: Peygamberlerin hepsi, büyük ve küçük, bütün günâhlardan uzaktırlar. Peygamberlikleri bildirilmeden önce de, bildirildikten sonra da hiç günâh işlemezler. İnsanlardan, ma’sûm, günâhsız olan, yalnız peygamberlerdir.
    5- Fetânet: Bütün Peygamberler, diğer insanlardan daha akıllıdırlar.
    6- Adâlet: Peygamberler âdildirler. Kimseye haksızlık yapmazlar.
    7- Emnü’l-azl: Peygamberlik görevinden alınmazlar.

    İmânın beşinci şartı; kıyâmet gününe inanmaktır.
    Amentüdeki, “Vel-yevmil âhiri” ifâdesi, “Ben, kıyâmet gününe inandım, îmân ettim” demektir. Kıyâmet günü, kabirden kalkınca başlar, insanlar Cennete ve Cehenneme gidinceye kadar devam eder.
    Kabir azâbı vardır. Kabirde münker ve nekîr adındaki iki melek suâl soracaktır.
    Kabir suâlleri çok önemlidir.

    Kabirde şu suâller sorulacaktır:
    Rabbin kim?
    Dînin hangi dindir?
    Kimin ümmetindensin?
    Kitâbın nedir?
    Kıblen neresidir?
    İ’tikâdda ve amelde mezhebin nedir?

    Müslümanlar bu suâllere şöyle cevap verirler:
    Rabbim Allah,
    Dînim İslâm dinidir.
    Muhammed aleyhisselâmın ümmetindenim.
    Kitâbım, Kur’ân-ı kerîmdir.
    Kıblem, Kâ’be-i şerîftir.
    İ’tikâdda mezhebim Ehl-i sünnet vel-cemâ’attir.
    Amelde ise, Hanefi’dir. (Şafi’î, Hanbeli, Mâliki) .

    Îmânı olan cevap verecek, îmânı olmayan cevap veremeyecektir.

    Îmânın altıncı şartı; hayır ve şerrin Allahtan olduğuna inanmaktır.
    Amentüdeki, “Ve bil-kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ” demek,
    “Hayır ve şer, iyilik ve kötülük, olmuş ve olacak şeylerin cümlesi, Allahü teâlânın takdîriyle, ya’nî ezelde bilmesi ve dilemesi ve vakitleri gelince yaratması ile ve levh-i mahfûza yazmasıyla olduğuna inandım, îmân ettim. Kalbimde, aslâ şek ve şüphe yoktur” demektir.
    Bu, kazâ kadere inanmak demektir.
    Kazâ, kader, ya’nî alın yazısı, bir insanın doğumundan, ölümüne kadar, başına gelecek, işlerdir. Kazâ da, bu işlerin başa gelmesidir.

    Amentünün sonundaki, Kelime-i şehâdetin kısaca ma’nâsı da şöyle:
    “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh” demek, “Ben şehâdet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm O’nun kulu ve resûlüdür” demektir.
    Peygamber efendimiz, îmânın esaslarını bu şekilde ifâde buyurmuştur.
    Bir kimsenin Müslüman olabilmesi için, bu altı esasa inanması, hiçbirinden şüphe etmemesi şarttır.
    Kaynak

  2. #2
    - Çevrimdışı
    İletileri Onay'a Tabi
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Nerden
    Huzûru İlahî
    Mesaj
    1.427
    Blog Mesajları
    18
    Rep Gücü
    7864
    Hâkimi Mutlak , Celle Sultanüh , Cenab-ı Mevla razı olsun.Ehli sünnete uyan müslümanları daim korusun....Amin.

  3. #3
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085
    Alıntı bziya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hâkimi Mutlak , Celle Sultanüh , Cenab-ı Mevla razı olsun.Ehli sünnete uyan müslümanları daim korusun....Amin.
    Amin, ecmain..........................

  4. #4
    - Çevrimdışı
    2.imza yarışma birincisi nefisetülilm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nerden
    İstanbul'da, İstanbulluyum...
    Yaş
    42
    Mesaj
    705
    Blog Mesajları
    19
    Rep Gücü
    7085

    Allah’a iman nedir?

    Sual: Allah’a iman ne demektir?
    CEVAP
    İmanın birinci şartı, Allah’a imandır. Amentü’deki, (billahi) ifadesi, Allahü teâlânın varlığına, birliğine inanmayı, iman etmeyi bildirmektedir.

    Her şeyi yaratan Allahü teâlâdır. Yerde ve göklerde bulunan bütün varlıkları, maddeleri, cisimleri, özellikleri, olayları, kuvvetleri, kanunları, bağlantıları yaratan, yalnız Odur. Ondan başka yaratıcı yoktur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

    (Her şeyi yaratan Allah’tır.) [Zümer 62]

    (Sizi de, yaptığınız işleri de yaratan Allah’tır.) [Saffat 96]

    (Her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah’tır.) [Mümin 62]

    (Allah her şeyin yaratıcısıdır. O birdir.) [Rad 16]

    (Her şeyi O yaratmıştır.) [Enam 101]

    (Yaratmak Ona mahsustur.) [Araf 54]

    Allahü teâlâ birdir, Ondan başka ilah yoktur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

    (İlahınız bir tek ilahtır. Ondan başka ilah yoktur.) [Bekara 163]

    (Allah’tan başka ilah yoktur.) [Bekara 255, Al-i İmran 2, Nisa 87, Taha 8, Tegabün 13]

    (Ondan başka ilah yoktur.) [Al-i İmran 6,18, Enam 102, Tevbe 31, Hud 14, Rad 30, Müminun 116, Kasas 88, Fatır 3, Zümer 6, Mümin 3,62,65, Müzzemmil 9]

    (Tanrı üçtür demeyin! Allah, ancak bir tek ilahtır.) [Nisa 171]

    (O ancak bir tek ilahtır.) [Enam 19]

    (İlahınız tek bir ilahtır.) [Nahl 22]

    (İlahınız birdir.) [Saffat 4]

    (O Allah birdir.) [Zümer 4]

    (O Allah tektir.) [İhlas 1]

    (İki ilah edinmeyin, O ancak bir ilahtır. O halde yalnız benden korkun.) [Nahl 51]

    (Sizin ilahınız, elbette kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır.) [Taha 98]

    (Ey Resulüm, senden önceki her peygambere, "Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk edin" diye vahyettik.) [Enbiya 25]

    Allah’ı tanımak

    Sual: Allah’ı tanıyan kurtulur deniyor. Çoğu, Allah diyor, dua ediyor. Allah’ı tanımak ne demektir?
    CEVAP
    Allah demekle, dua etmekle, tanınmış olmaz. Mesela, ehl-i kitap da Allah diyor veya vehhabiler, hâşâ Allah göktedir diyorlar. Bazı kimseler de, tabiatı yaratıcı bilip, sıkışınca Allah diyorlar. Allahü teâlânın tek yaratıcı ve mutlak kudret sahibi olduğuna inanmıyorlar. Bunlar Allah’ı tanımış olmuyorlar.

    Tanımak, Amentü’deki altı esasa dinimizin bildirdiği şekilde inanmakla olur. Tanımak, sevmek ve itaat etmektir. Onun emir ve yasaklarına meydan okuyan, inkâr eden, tanımış olmaz. Söz dinlemeyenin, mesela namaz kılmayanın Allah’ı tanıyorum demesi, yalancılık olur.

    Kaynak

Benzer Konular

  1. Çiçekleriniz için Pratik Bilgiler
    mopsy Tarafından Bahçe Düzenlemesi Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 20-08-2013, 05:59 PM
  2. Japonlar’dan öğrenilmesi gereken 10 temel ilke
    haveran Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 02-04-2013, 11:39 PM
  3. Dr.Feridun Kunaktan romatizma için pratik bilgiler (izle)
    selviler Tarafından Sağlık Bilgileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 17-02-2012, 11:06 PM
  4. Dudaklar için Pratik Bilgiler
    mopsy Tarafından Güzellik, Bakım, Makyaj Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-06-2010, 09:07 AM
  5. Iman yetmez...
    mopsy Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 15-01-2010, 09:25 AM
Yukarı Çık