Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Neden...?

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Din ve İnanç Forumunda Neden...? Konusununun içerigi kısaca ->> NİÇİN FAKİRLERE YARDIM CAMİDEN TOPLANIRDA , MEYHANEDEN TOPLANMAZ ! NİÇİN KURBANIN 3/1′İ FAKİRLERE VERİLİRKEN , YILBAŞINDA KESİLEN HİNDİNİN BİR BUDU ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Neden...?

    NİÇİN FAKİRLERE YARDIM CAMİDEN TOPLANIRDA , MEYHANEDEN TOPLANMAZ !

    NİÇİN KURBANIN 3/1′İ FAKİRLERE VERİLİRKEN , YILBAŞINDA KESİLEN HİNDİNİN BİR BUDU FAKİRLERE VERİLMEZ !

    NEDEN RAMAZAN AYI SUÇUN EN AZ OLDUĞU AY, KADİR GECESİ SUÇUN EN AZ OLDUĞU GECEDİR DE YILBAŞI GECESİ SUÇUN EN FAZLA OLDUĞU GECEDİR ?

    TARİKAT EVİNDE ( ! ) TOPLANAN YÜZLER NÜMAYİŞ,OLAY ÇIKARMADAN ,ESRAR KOKAİN ALEMİ YAPMADAN AYRILIRDA DİSKO-BAR’LARDA BUNLAR HEP VAR OLUR ?

    ALLAH ( CC) NEDEN DOMUZ ETİNİ HARAM KILMIŞTA , İNEK ETİNİ HARAM KILMAMIŞTIR?

    NİÇİN ( ZEKAT , SADAKA ,FITIR’…) İLE ; ALIN TERİ İLE KAZANILAN MAL,PARANIN BİR BÖLÜMÜ FAKİRLARA VERİLİRDE , İSLAM’IN YASAKLADIĞI KUMAR,FAİZ,KARABORSA,…İLE BAŞKALARININ MALINA ,PARASINA GÖZ DİKİLİR ?

    NEDEN " DİNDE ZORLAMA YOKTUR " AYETİ İLE İSLAM BAŞKA DİNDEN OLANLARIN ZORLA İSLAM’A SOKULMALARINI YASAKLAR DA BAŞKA DİNLERDE BÖYLE BİR KURAL YOKTUR !

    BİR ZAMANLAR … VE NEDEN BUGÜN DEĞİL

    Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.
    Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: "Türklerle alışveriş et, yanılmazsın."
    İtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu.
    Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta, Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:
    "Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür."
    Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık.
    Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.
    Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700’lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:
    "Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir."
    Medeni idik: İngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740’ların Türkiye’si için şunları söylüyor:
    "Gerek İstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır."
    Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor:
    "Haksızlık, mürabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür… Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır."
    Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830’ların İstanbul’unu getiriyor önümüze:
    "Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumî ahlâka itimaden açık bırakıldığı İstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vak’ası görülür."
    Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor:
    "Bu muazzam payıtahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camiye gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vak’aları olmadan gün geçmez."
    Naziktik: Edmondo de Amicis isimli İtalyan gezgini, yine 1880’lerin "biz"ini anlatıyor bize:
    "İstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz."
    Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnâmesi’yle meşhur Du Loir’un 1650’lerdeki hükmü şöyle:
    "Hiç şüphesiz ki, ahlâk bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir."
    Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.
    Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880’lerdeki halimizi anlatsın:
    "Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır… Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir." (Küçük Asya, c. 9)
    Hayırseverdik: Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim:
    "Yazın İstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum."
    Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor:
    "Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. İyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler."
    Bu tespiti, İslâm ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:
    "Türk şefkati hayvanlara bile şamildir" dedikten sonra şu örneği zikrediyor:
    "Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar… Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür…"
    "Kaçık"lığın kaynağını da veriyor adam:
    "Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar."
    Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.
    Yahya Kemal Beyatlı’nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım:
    "Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak."
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye SGOR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Nerden
    united states of KONYA
    Yaş
    35
    Mesaj
    1.248
    Rep Gücü
    3820

    Cevap: Neden...?

    Önlerinde herzaman saygıyla eğileceğim insanlar. KALMADI GALİBA :(

    Büyüklerine, geçmişine saygıda kusur edenlere asla tahammül edemediğim gibi birgün esirgedikleri saygıya muhtaç kalacaklarını düşünüyorum..



    Yaşayan kültürüm ...

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Neden...?

    Haklısın SGOR...
    Başka hangi millet vardır , kendi kültürnden kendinden bu kadar uzaklaşan...?Kendine bu kadar yabancılaşan..?
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Acemi Üye meys - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Nerden
    Artvin -İstanbul/Pendik
    Yaş
    43
    Mesaj
    201
    Rep Gücü
    271

    Cevap: Neden...?

    Kurtuluş Savaşında ki düşmanlarımız bizim silahımıza,zenginliğimizemi hayran kaldı?
    Hayran kaldığı tekşey birliğimiz,inancımız,vatanseverliğimiz.cömertliğim iz,insanıyetimiz,merhamatimiz vs.Bizleri bu üstünlüklerimiz yüzünden yenemediler.Ama sanırım o zaman yemin ettiler.Bizi o zaman yok edemediler ama yıllar süren çabaları sonunda hayran kaldıkları özelliklerimizi yok etmeye başladılar.
    Ve bu özlelliklerimiz yok olmaya devam ettikçe bizden geriye çok bişey kalmayacak ve utanç yenilgisini almış olacağız.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye RABİA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Mesaj
    4.585
    Blog Mesajları
    4
    Rep Gücü
    52573

    Cevap: Neden...?

    Haklısın...

    İman dolu göğsümüzden imanı söküp almak Batının yegane gayesi...Zira bize kurtluş savasını kazandıran o imandı...Maneviyatımız çürütülüyor maaalesef...
    Tırtılın Dünya'nın sonu dediğine;
    Usta, kelebek der.

Benzer Konular

  1. Yorum: 38
    Son mesaj: 04-01-2012, 02:30 PM
  2. Neden Sonsuzluk ve Neden Yokluk?
    Bulut Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 14-10-2011, 08:39 PM
  3. Referandumda Neden Evet, Neden Hayır?
    YukseLL Tarafından Özgün Makaleler Foruma
    Yorum: 45
    Son mesaj: 26-08-2010, 07:18 PM
  4. Yorum: 18
    Son mesaj: 13-02-2010, 09:18 PM
  5. özel mesaj atma neden en az 7 gün Neden?
    h.alperen Tarafından Sizden Yonetime! Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 18-11-2007, 10:52 PM
Yukarı Çık