Tac Mahal (Taj Mahal), dünyadaki anıt mezarların en güzeli sayılır. Bu yüce ve zarfi eser, Hindistan’ın kuzeyinde, Delhi yakınındaki Ağra şehrini süsler. Yapının mimarı, Koca Sinan’ın öğrencilerinden İstanbul’lu Mehmet İsa Efendi’dir.



İslam mimarisinin incisi olan bu türbe, Timuroğulları hükümdarlarından Şah Cihan tarafından on dört çocuk dünyaya getirdikten sonra genç yaşta ölen çok sevdiği çok sevdiği eşi Ercümend Bau için yaptırılmıştır. İnşaat 1630’da başlamış ve başta mimar Mehmet İsa Efendi ile dünyanın dört bucağından getirilen sanatkarlar olmak üzere, binlerce işçinin devamlı çalışmasıyla 1652’De tamamlanmış, yani 22 yıl sürmüştür. Tamamen beyaz mermerden yapılan Tac Mahal’ın ana kubbesinin yüksekliği 82 metredir. Binanın çevreside dört kule, ön tarafında da uzun bir havuz bulunur. Türbeye, değerli taşlarla bezenmiş bir mermer avludan girilir. Duvarları sayısız pırlanta, zümrüt, inci ve yakutla süslü türbenin içinde Şah Cihan ile Ercümend Banu’nun mermer lahitleri yer alır. Karı koca bu lahidlerin altındaki mahzende gömülüdür.

Taj Mahal - Tac Mahal
Tac Mahal, geniş bir avlu içinde, dört köşesinde 4 minare bulunan, 75 metre yüksekliğinde beyaz mermerden bir anıt kubbedir. İçinde Mümtaz Mahal ve Şah Cihan’ın mezarları bulunur. Kubbenin önündeki anıtsal bir kapıdan Tac Mahal’in bulunduğu bahçeye girilir. Bu kapının, bir kadının yüzünü örten ve nazikçe açılması gereken bir peçe olduğu düşünülür. Bahçe içinde ince uzun bir havuz ve bahçenin sonunda kubbeli yapı yer alır. Kubbenin bir yanında cami, diğer yanında simetriyi bozmamak için inşa edildiği tahmin edilen bir konuk evi vardır.

Bahçe, mükemmel simetri esasına dayanır. Ortadaki havuz ve dört kanaldan akan sular bahçeyi dörde böler. Bahçedeki çok sayıda çeşme ve havuzlar, Yamuna Nehri’nden gelen su ile beslenir. Tac Mahal’in içi, Hümayun’un Türbesinden esinlenerek yapılmıştır. Mozolenin bulunduğu ortadaki alana açılan 8 oda vardır. Buralar, ölüye Kuran okuyan mollalar için ayrılmıştır.

Tac Mahal'in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe, Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmıştır. Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Anıtın dört yanına Hatta İsmail Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır.

Mümtaz Mahal ve Şah Cihan'ın sandukaları üst katta, kubbenin altındadır. Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir. Şahın ve eşinin asıl lahitleri ise en alt katta bulunmaktadır.

Tac Mahal'in yüzbinlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Bu mücevherler, beyaz mermere oyulan çiçek, demet gibi desenlerin içine yerleştirilmiştir ve böylece Tac Mahal’in günün değişik saatlerinde farklı renkler, değişik görüntüler yansıtması mümkün olmuştur. Tac mahal güneş ışınlarına bağlı olarak pembe sarı, açık leylak, krem gibi renklere bürünmektedir; sıcak öğleden sonra güneşinde ise adeta görünmez olmaktadır.

Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. 1966 Hint-Pakistan Savaşında, Pakistan savaş uçaklarına yol gösterici bir parıltı olmaması için, Hint hükümeti tarafından kubbesi siyah bir çadırla örtülmek zorunda kalınmıştır.

Tac Mahal efsaneleri
Bir isyanı bastırmak için ordularıyla Burhanpur’a giden Şah Cihan’a, dokuz aylık hamile olmasına rağmen her zamanki gibi eşi Mümtaz Mahal de eşlik etmişti. Mümtaz Mahal, 14. çocuklarını doğururken öldü. Efsaneye göre ölmeden önce kocasına bir vasiyette bulundu: Anısına dünyada eşi benzeri görülmemiş güzellikte bir anıt yaptırması. Şah Cihan, eşinin ölümünden sonra 2 yıl yas tuttu. Artık devlet işlerine ilgisini kaybeden hükümdar, teselliyi sanat ve mimaride buldu. Eşinin ölümünden 6 ay sonra Tac Mahal’in temeli atıldı.

Efsaneye göre kubbeyi desteklemek için yapılan iskele, kubbeden daha fazla masraf ve iş gücü gerektirmişti. İnşaatın bitimine yakın Şah Cihan’a iskeleti sökmenin 5 yıl alacağı bilgisi verilmesi üzerine Şah Cihan, herkesin söktüğü tuğlanın kendisine kalacağı şeklinde bir emir yayınlamış ve iskele bir gecede sökülmüştü.

Şah Cihan, Tac Mahal’in siyah mermerlisini Yamuna Nehri’nin öteki kıyısına inşa ederek oraya gömülmek istemiştir. Ancak oğulları arasındaki taht kavgası sonucu kendisini devirerek 1658’de hükümdar olan oğlu Evrengzib, babasını Agra Kalesi’ne hapsetmiş ve Şah Cihan ömrünün geri kalan 8 yılını tutuklu olduğu kalede Tac Mahal’i seyrederek geçirmiştir, bu nedenle siyah tac mahal inşa edilememiştir ve Şah Cihan, karısının yanına gömülmüştür. Şah Cihan’ın mezarının ilave edilmesi ile Tac Mahal’in simetrisi bozulmuştur.