Turizm sözcüğü ilkin XIX. Yüzyılda bazı İngilizlerin Avrupa’ya yaptığı yolculuklar için kullanılmıştır. İkinci dünya savaşından sonra bu eylem, dünya çapında yaygınlık kazanınca, turizm sözcüğü de dilden düşmez oldu. Eskiden yalnız zengin ve aylak kimselerin yaptığı bu geziler, ulaşım kolaylıklarının sürekli olarak gelişmesi (hız, konfor, güvenlik... vb) ve kısa zamanda herkesin tatil yapmasını sağlayan toplumsal gelişmeler (oteller, moteller, kampingler, tatil köyleri vb) sonucunda gittikçe çoğalmıştır.

Eğlence ve dinlence

Çağımızda insanların çoğu, özellikle sanayileşmiş ülkelerde, kentlerde yaşar, fabrikalar ya da büyük kuruluşlarda hızlı ve sürekli bir tempo içinde çalışır. Belli bir hızla sürekli çalışma insan sağlığını bozabilir. Ayrıca hoşça vakit geçirmek ve eğlenmek de ruhsal bir ihtiyaçtır. Bu nedenlerle insanlar yılın belli bir zamanında rutin yaşam alışkanlıklarından bir süre uzaklaşarak tatil yaparlar. Sadece işe ara vermek tam bir dinlenme sağlamayacağından insanlar kentlerden uzaklara, dağlara, ormanlara, deniz kıyılarına, sessiz ve dingin yerlere gitmek isterler. Ya da dolaşarak dinlenirler. Turizmin başlıca etkenlerinden biri de budur.

Başka diyarlar

Başka ülkeleri, oradaki anıtları ve sanat eserlerini görmek de insanların önemli bir isteğidir. Bu istek eğlenme ve dinlenme ihtiyacıyla birlikte turistik gezilerin kapsamı da genişletmektedir. Değişik uluslardan insanlar çeşitli ülkelerde gezilere çıkarlar. Bu çeşit turistler çoğu zaman toplu olarak gezerler. Bunları misafir ederek barındırmak, hoşça vakit geçirmeleri, görülecek yerleri gezebilmeleri için kolaylıklar sağlamak her ülkenin başlıca ödevi sayılır. Ayrıca her ülkenin bunda çıkarı da vardır. Çünkü turistler gittikleri ülkelerde gezmek ve eğlenmek için bol para harcarlar. Böylece döviz denilen yabancı paralar kendiliğinden bir ülkeye gelmiş olur. O ülke de bu parayı kalkınması için sarfeder, dışarıdan gerekli malları satın alır.

Turizm kurumları

Turistlerin barınmaları, eğlenip dinlenmeleri için yapılan oteller, moteller, pansiyonlar, plajlar, lokanta ve gazinolar, kampingler, eğlence yerleri, spor ve avcılık tesisleri, kaplıcalar, hep birer turizm kurum veya kuruluşudur. Bu kurumların sayısı, konforu, personelinin güleryüzlülüğü, buralara ulaşım kolaylığı turist akımını arttırır.
Turizmi arttıran bir başka bir etmen de tarihi anıtların çokluğudur. Eski kent harabeleri, ünlü anıtlar (camiler, kiliseler, açıkhava tiyatroları, müzeler vb...) her zaman insanların ilgisini çekmiştir. Bunların yanısıra doğa güzellikleri de önemli bir ilgi kaynağıdır.

Turizm sanayi

Turizm artık başlı başına bir gelir kaynağı sayılmaktadır. Avrupa’da turizmden elde edilen para 4 milyar doların üzerinde olup bu rakamın % 25’i sadece Amerika Birleşik Devletlerin’den gelen turistlerden elde edilmektedir.
Avrupa ülkelerinde her yıl dış ülkelere yolculuk yapanların sayısı 15 milyonu geçer. Bütün dünyada bu ülkelere gelen turist sayısı daha çoktur. Yalnız İspanya’ya bir yılda gelen turist sayısı 20 milyonu geçer. İtalya ve Fransa’ya da yılda on milyondan fazla turist gider.
Bütün bu insanların ihtiyaçlarını karşılamak için bu ülkelerde geniş bir turizm sanayi gelişmiştir (turizm ve seyahat acenteleri, turistik seferler, otel, motel ve tatil köyleri, kampingler, eğlence yerleri, hediyelik eşya yapan veya satan mağazalar)

Türkiye’de turizm

Türkiye her bakımdan bir turizm cennetidir. Gerek doğa güzellikleri, gerek tarih zenginlikleri, dünyanın her tarafından turist çekmeye elverişlidir. Ancak turizm sanayi ancak son bir kaç yılsa gerekli atılımı yapabilmiş ve ihtiyaca cevap verebilecek kapasiteye ulaşmıştır.