Merhaba

İrlanda Kültürü



İrlanda şu anda en çok gitmek istediğim ülke konumunda. Dünyada o kadar yer varken niye İrlanda diyecek olursanız; aslında kendi açımdan çok basit bir açıklaması var. Son zamanlarda izlediğim iki film beni İrlanda’ya hayran olmamı sağladı. Once ve P.S. I Love You. Gitme isteğim bu kadar basit bir sebebe dayanıyor ama tabii ki bunların yanında okuduklarım da var. Hayran olduğum doğa güzellikleri ve tarihi güzelliklerinin yanında müzik ve edebiyat dünyasına katkısıyla “küçük ama büyük” bir ülke İrlanda.

Öncelikle ülkenin mutlaka görülmesi gereken kısımlarından bazılarını aktarayım. Henüz gitmemiş biri olarak elbette ki araştırmalarım sınırlı sayılabilir; ancak yine de bir fikir verecektir.



Newgrange‘ten (Slane, Co. Meath) başlayalım.Taş Devrinden kalma 5000 senelik bu mezarlık dünyanın ilk astronomik gözlem yeri olarak biliniyor. İngiltere Wiltshire’da bulunan Stone Henge kadar önemli ve ondan daha eski.
Croagh Patrick (Near Westport, Co. Mayo.) ise İrlanda’nın kutsal dağı olarak tanınıyor. Burada St. Patrick’in anlatılan bir hikayesinde bu bölgede, yılanları yok ettiği ve o günden beri İrlanda’da yılan görülmediği rivayet ediliyor. Tarihçilerin, arkeologların ve doğasever turistlerin uğrak yeri haline gelmiş.



War Memorial Gardens (Islandbridge, Dublin 8.) 1914-1918 yılları arasındaki savaşta ölen 49.400 İrlanda askerinin anısına yapılan ve Sir Edwin Lutyens tarafından düzenlemesi yapılan bahçeler aynı zamanda mimari olarak değerli ve mükemmel görünümde.
Glendalough (Co. Wicklow.) bölgesinde ise erken dönem Hristiyan manastırı örnekleri görülmektedir. St. Kevin tarafından 6. yy. da bulunmuş. Bu bölge iki nehrin arasındaki bir vadide bulunuyor. Civarda ilk örneklerinden taş kiliseler bulunuyor.
Derrynane House (Caherdaniel, Co. Kerry.) ise ulusal tarihi park olarak geçiyor. 122 hektarlık park alanında tam bir huzur içinde olmanız düşünülmüş ve yirmibeş dakikalık görsel şov ve iki adet çay odasıyla bu durum desteklenmiş. Yaz ayları boyunca turistlere açık.



Dublin Castle.(State Apartments, Dame Street, Dublin 2.) Bahsedilecek yüzlerce şato ve kiliseyi buraya sığdıramam. Bunlardan en önemlisi belki de Dublin Şatosu. 13. yy.da inşaa edilen bina, Vikingler tarafından askeri kale, daha sonra İngiltere yönetimindeki 700 sene boyunca; hapisane, hazine, mahkeme binası olarak kullanıldı. Günümüzde devlet kabulleri ve başbakanlık göreve gelme merasimleri dolayısıyla kullanılıyor.



İrlandanın kilisesi olarak bilinen ve Dublin’de bulunan görkemli Cathedral of the Holy Trinity de mutlaka görülmelidir.
Bu yerlerin çoğuna yalnızca turistik gruplarla girebilirsiniz. Okyanus manzarasıyla birlikte bol bol şato gezebileceğiniz bir yer İrlanda. Hatta “Şatolar Ülkesi” olarak da biliniyor. Doğa manzaralarıyla ilgili olarak internette binlerce mükemmel fotoğrafa ulaşabilirsiniz. Bu açıdan en bilindik ve önemli güzelliklerden biri “ürkütücü” Moher Uçurumları‘dır. (Cliffs of Moher) Bu uçurumlar Atlantik Okyanusu‘na bakmakta ve yükseklikleri 120 m. ile 214 m. arasında değişmekte. Uçurumlar, 2006′dan beri bir milyon turist çekmeyi başarmış.



Okudukça İrlanda’ya ait lokal güzellikler karşıma çıkıyor ama bunları saymakla bitiremem. İrlanda Tarihi de buraya sığmayacağına göre, “İrlanda şehir hayatı”na geçmenin vakti gelmiştir. Dünyada en çok gezilmek istenen yerlerden biri olan Dublin, publarıyla ve içkileriyle ünlüdür.



Pub, “public house”un bir kısaltmasıdır, bir anlamda “topluma açık evler” olarak kültürde yer edinmişlerdir.Özellikle geneseksel İrlanda Barlarında geleneksel İrlanda Müziği dinlenir ve turistler tarafından sevilen pek çok bar vardır. Dünyanın en leziz içeceklerini bulabileceğiniz pubların genel özellikleri ise eski olmaları ve mistik aydınlatmaları. İrlanda’nın özellikle likörleri ve birası (Guinness) ünlüdür. Likörlerinden en bilindik olanları Baileys Irish Cream, Irish Meadow ve Sheridan’s. Türkiye’de rahatlıkla bulunabilen bu içkilerden özellikle kahve likörlerinin lezzeti gerçekten denemeye değer.



Edebiyata geçecek olursak İrlanda’nın 20. y.y.’da Nobel kazanmış yazar ve düşünürleri George Bernard Shaw, William Butler Yeats, Samuel Beckett ve Seamus Heaney’dir. George Bernard Shaw‘ın en önemli hikayesi “Kara Kız”dır ve hikaye Tanrı’yı arayan bir kızı anlatır. Özlü sözleriyle bilinen ve daha sonra İngiltere ve Fransa’da yaşayan oyun yazarı ve romancı Oscar Wilde da İrlandalıdır. İngiltere’de geç Victoria döneminde özellikle ironik üslubuyla tanındı. Şiir, edebiyat, oyun yazarlığı alanlarında İrlanda’nın yönlendirici ve baskın bir etkisi görülmüştür.



Son olarak müzikten bahsetmek istiyorum ki; ülkenin insanı kendisine çekmesindeki en önemli etmenlerden biridir. Kelt müzik ve kültürünün etkisini hala taşıyan geleneksel İrlanda müziği 1950-60 yılları arasında İngiltere ve Amerika’dan etkilenerek caz ve rock’n roll‘a kaymıştır. Ancak geleneksel müziğin yapısı korunmuş ve 60′larda Amerika’daki folk müzik harekatı, İrlanda müziğini yeniden canlandırmıştır. Bu dönemin temsilcileri arasında The Dubliners, Clancy Brothers, Sweeney’s Men ve Seán Ó Riada sayılmaktadır. Daha sonra ise Horslips, Van Morrison, Glen Hansard, Thin Lizzy, U2, The Cranberries, The Corrs ve The Frames gibi olağanüstü gruplar ve müzisyenler çıkartmıştır.



Sinema sektörüne gelirsek; İrlanda’dan çıkan en başarılı filmler arasında Intermission (2001), Man About Dog (2004), Michael Collins (1996), Angela’s Ashes (1999), The Commitments (1991), Once (2006) sayılabilir. The Quiet Man (1952), Saving Private Ryan (1998), Braveheart (1995), King Arthur (2004) ve P.S. I Love You (2007) filmlerinin hepsi İrlanda’da çekilmiştir ve bize ülkenin güzelliklerini izleme fırsatı vermişlerdir.

İrlanda Kültürü | Ezgi'nin Günlüğü