Merhaba

Ege Denizi gibi dünya denizcilik tarihinin başlangıç noktası olan bir suyun kıyısında bulunan bölgemiz,
insanlığın da en eski yerleşim alanlarından biri. Tarihte çok sayıda uygarlığın vatanı oldu, barbarların
istilasına uğradı. Kasabalar defalarca yıkılıp yeniden kuruldu.

Her seferinde farklı bir biçim ve zenginlikle ortaya çıktılar. Milas ya da Foça’daki bir caminin veya
binanın malzemesine baktığınızda onun alt katmanlarında binlerce yılın izini bulabilirsiniz. Jürimiz, kültür
ve tabiat mirası açısından olağanüstü güzelliklere sahip ve kendini korumayı başarabilmiş 10 kasabayı
seçti. Artık size de buraları gezmek kalıyor...


1. TİRE
Salı pazarı ile ünlü

Tire, İzmir’e 80 kilometre uzaklıkta yer alan bir ilçe. 4 bin yıllık geçmişi olan kasaba, zengin
coğrafyasının sağladığı olanaklarla çağlar boyu Hitit, Frigya, Lidya, Pers, Helen, Roma ve Bizans gibi
uygarlıklara sahne olmuş. Ancak özellikle Türklerin Tire’yi ele geçirmesinden sonra çok zengin tarihi ve
kültürel bir birikim sağlanmış. Tire salı günleri kurulan pazarı ile de ünlü. Bu pazar yakın zamana kadar
Türkiye’nin en büyük açık pazarlarından biri olma özelliği taşıyordu. Ayrıca "şiş köfte" adlı köftesi de
çok meşhur. Yanı sıra keşkeği en ünlü yemeklerinden. Tire, karışık iç karması, karışık ot kavurması,
sarmaşık kavurması gibi çeşitli ot yemeklerinin yapıldığı bir ilçe.


2. CUNDA
Sivil taş mimari örnekleri

Adadaki yerleşimin geçmişi bundan 3500 yıl öncesine kadar uzanıyor. Meydan Larousse’ta Cunda’nın
İtalyanca’da bir denizcilik terimi olarak "yelken açmak" ya da "işaret sancaklarını çekmek için konulmuş
yatay çubukların her iki ucu" anl***** geldiğini yazıyor. Geleneksel sivil taş mimarinin en seçkin
örneklerinin bulunduğu Cunda’daki yapıların bir kısmı butik otel ve pansiyona dönüştürülmüş. Paparina
adlı balığı meşhur.


3. KARABURUN
Dar sokakların güzelliği

İzmir’e 100 kilometre uzaklıkta, Çeşme yakınlarında. Açık denize baktığı için suyun devri daimi
sayesinde sürekli temiz bir denize sahip. Tüplü ve tüpsüz dalış için çok elverişli. İlçeye giden yollar virajlı
olduğundan ulaşımı zor. Bu zorluk sayesinde Karaburun, aynı yarımadada bulunan Çeşme ve Dalyan
gibi rant alanına dönüşmemiş ve yağmalanmamış. Mimari yapısını ve denize doğru kıvrılan dar
sokaklarının güzelliğini bu sayede korumuş


4. BİRGİ
Aydınoğulları’nın başkenti

Ödemiş’e 7 kilometre mesafede, 5 bin nüfuslu bir belde. Aydınoğulları Beyliği’ne başkentlik yapmış. 14.
ve 15. yüzyıllarda yöredeki en büyük şehirlerden biri olarak gelişmiş. İmamı Birgivi Türbesi, Çakırağa
Konağı, kale ve hamam yıkıntısı gibi eserler var. Beldede yer alan Aydınoğlu Mehmet Bey Camii, Ege
bölgesinin en eski camilerinden. Minberi, hutbe kapısı ve pencere kanatları birer şaheser. Çekül Vakfı’nın
öncülüğünde yapılan onarımlar sonucu insanlığa yeniden kazandırıldı.


5. ULA
Konaklarına dikkat

Yüksel Aksu’nun yönettiği Dondurmam Gaymak filmiyle ünlü olan ilçe, Muğla’ya 15 kilometre
mesafede. 5 bin civarında nüfusa sahip. Osmanlı döneminde bölgenin en önemli ayakabı üretim
merkezi olarak dikkat çekmiş. Manifaktür sanayinin yarattığı zenginlik sayesinde gelişmiş olan Ula,
büyük konakları ile ünlü. Türkiye’de kişi başına en çok bisiklet düşen ilçe olarak da nam salan Ula’nın
çevresinde gezilecek çok yer var. Akyaka Köyü, Ula Kanyonu, Yedi Delik Mağarası, Sedir Adası gibi
yerleri görmeden dönmeyin.


6. DATÇA
Oksijen bakımından zengin

Strabon, "Tanrı yarattığı kulun uzun ömürlü olmasını isterse, Datça Yarımadası’na bırakır" demiş.
Çünkü bu bölge oksijen bakımından dünyanın ikinci, Türkiye’nin en zengin bölgesi. Yarımadadaki en eski
yerleşim alanının geçmişi MÖ 2000 yıllarına kadar uzanıyor. Marmaris’ten 70 kilometre mesafede olan
ilçe ve çevresi, yolun engebeli olması sayesinde pek fazla bozulmadan kalmayı becerebilmiş. Eski
Datça adı verilen tarihi bölgede, tipik Datça evlerini görmek mümkün. Ayrıca birbirinden güzel 52 koyu
var.


7. FOÇA
Sembolü fok balığı

İzmir’in 70 km. kuzeybatısında. İonlar’ın Ege sahillerinde kurdukları 12 İon kenti arasında en önemli
merkezlerden biri. Eski adı Fokai, "Fokların Ülkesi" anl***** geliyor. İlçe yakınlarında bulunan Siren
Kayalıkları ve çevresi Akdeniz foklarının en önemli yaşam alanlarından. Bu yüzden Foça’nın sembolü
fok balığı. Siren Kayalıkları, Şeytan Hamamı, Taş Ev, Beş Kapılar Kalesi, Dış Kale, Fatih Camii, Kayalar
Camii, Hafız Süleyman Camii, Foça’nın tarihi zenginlikleri.


8. ASSOS
Antik liman kenti

Tarihi ve doğal güzellikleri iç içe yaşayan Assos’un, MÖ 10. yüzyılda, Midilli adasından göç eden
Metymna halkı tarafından kurulduğu kabul ediliyor. Günümüzde Behramkale veya Behramköy ismi ile
tanınan Assos, Çanakkale’ye 100 kilometre mesafede. Edremit Körfesi ile Midilli’nin karşısında, bir
volkanın eteğinde, andezit kayalıkları üzerinde kurulmuş. Antik çağların önemli yerleşim
merkezlerinden. Aynı zamanda bir liman kenti. Assos, liman ve köy olarak ikiye ayrılıyor.


9. MİLAS
İçinde 27 SİT alanı var

Muğla’ya bağlı Milas, düzenli kent merkezi, antik kalıntıları, tarihi değeri bulunan eserleri ve evleri, canlı
çarşısı, dünyaca ünlü Milas halıları ile turistik açıdan pek çok özelliğe sahip. İlçe sınırları içinde 27 antik
sit alanı var. MÖ 5. yüzyılda kurulan kent, Karyalılar’dan sonra Pers egemenliği altına girmiş, 13.
yüzyılda ise Menteşe Beyliği’nin başkenti olmuş. Osmanlı da bu kente çok önem vermiş.


10 URLA
Dünyanın en eski limanı

İzmir’e 35 km uzaklıkta. Yaklaşık 8 bin yıldır yerleşim alanı. 50 bin nüfusa sahip. Urla’da yapılan
arkeolojik araştırmalarda İskele Mahallesi’ndeki Limantepe Höyüğü’nün MÖ 6000 yıla tarihlenen bir
merkez olduğu ortaya çıkarıldı. Buluntuların en önemlilerinden birisi liman. Tarihte bilinen en eski liman
olarak kabul ediliyor. Antik Klazomenai kenti liman bölgesinde yer alıyor. Antikçağ’da özellikle
zeytinyağı üretimiyle önemli bir ticaret merkezi olmuş.

Kaynak: hürriyet.com'dan alınmıştır.

Ege