MERHABA!

Ayşe DÖNMEZ- Tarihi mi seversiniz, evleri begonvillerle süslü dar sokakları mı, denizde kaynaşan balıkları mı, tekneyle koylarda dolaşmayı mı, sörf yapılan plajları mı? İşte size hepsini birden sunan Seferihisar’ın sevimli balıkçı kasabası Sığacık.

Tarihi ve doğal yapısını çok sevdiğimiz, tazecik balıklarından ve deniz ürünlerinden yediğimiz Sığacık’a bu kez klasik müzik konseri izlemeye geldik. Önce arnavut kaldırımlı dar sokaklarında keşfe çıktık. Bahçeli, begonvillerle süslenmiş ahşap cumbalı iki katlı evleri, restore edilmiş taş bezemeli güzel mekanları, kale duvarında, kapı önlerinde ve pencere kenarlarında allı beyazlı sardunyalarla süslü bu küçük yöre, çok hoştu. Liman kısmında; geniş park, çocuk oyun yerleri, kır kahveleri, küçük dükkanlar sıra sıraydi. İç kısımda, balık satış yerlerinin önüne dizilmiş masalar ve denizin hemen kıyısındaki büyük lokanta müşterilerini ağırlıyordu. Darı yazan seyyar satıcıdan birer koçan mısır alarak keyifle yedik, kır kahvesinde üstüne birer çay içtik. Güneş batmak üzereydi ve gün batımının güzelliğini yakalayabilmek için, bir teknelerden-ağlardan denize, bir limandan dağlara doğru evirdim-çevirdim fotoğraf makinesini.

Yıldızların altında senfonik ezgiler

Denizin kıyısındaki Sığacık Kale’si rengarenk ışıklandırılmış, sandalyeler sahnenin önüne dizilmişti. Sandalyeler tamamen dolmuştu ve birçok kişi de ayakta izliyordu. Stuttgart Senfoni Orkestrası 52 kişilik kadrosuyla sahnede yerini aldı. Lacivert gökyüzünde yanıp sönen yıldızların altında, ışıklarla büyülü bir atmosfere bürünmüş kalede, Camille Saint Saens’in senfonileri-Bizet’in Carmen Operası’nın lirik ezgileri, denizin tatlı esintisine, palmiye yapraklarının hışırtısına karıştı. Eserler, ıslıklar ve bravo sesleri arasında coşkuyla alkışlandı. Program bittiğinde orkestrayı herkes ayağa kalkarak alkış yağmuruna tuttu. Bu konserden herkes çok mutlu olmuştu ve seslendirilen parçalar tekrar çalınmasına rağmen, kimse gösteriye doyamamıştı.

Seferihisar Belediyesi’nin tarihi kalede ilk kez düzenlediği bu müzik etkinliğinde bulunduğumuz için çok mutluyduk. Önümüzdeki yıl yine böylesi hoş bir etkinlikte yer alma isteğiyle dolduk.

Denizle iç içe kale, Efes’le yarışan Teos

Sığacık içinde ve yakın çevresinde çok sayıda tarihi zenginliği barındırıyor.Yapılışı eskilere dayanan ve depremlerle harap olan kale, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Teos’tan getirilen taşlarla yenilenmiş. Savunma amacından çok deniz üssü olarak değerlendirilen Sığacık Kalesi’nin Kuşadası , Ayasuluk ve Seferihisar adında üç ayrı kapısı var. Kaleiçinde bazıları restore edilmiş, bitişik nizamlı, tek ve iki katlı, çoğu kerpiçten ahşap pencereli-cumbalı ve avlulu evleri görmek mümkün.

Sığacık; 12 İon kentinden birisi olan ve M.Ö. 1050-1000 yıllarında kurulmuşTeos’a 2 kilometre mesafede. Anadolu’daki Dionysos adına yapılan tapınakların en büyüğü burada bulunuyor. Ayrıca bu bölgede Hellenistik surlar, tiyatro, akropolis ve gymnasium yer alıyor. Tüm Ionia’da olduğu gibi Teos’ta da önemli sanatçılar, düşünürler ve şairler yetişmiş. Zenginliğiyle, görkemli yapıtlarıyla, bir sanat ve kültür beldesi olarak Efes’le yarışmış.

Taze balıklar, satsuma, zeytin, üzüm

Sığacık denizden yeni tutulmuş çipura, mercan, barbunya, ahtapot, kalamar, karagöz gibi balıkları ve deniz ürünleriyle meşhur. Hem yakın koyları gezmek, yüzmek, dalış yapmak, hem de balık tutmak isteyenler için tekne turları düzenleniyor. Sığacık hafta sonları yakın çevreden ve İzmir’den balık yemek için gelenlerle dolup taşıyor. Nar gibi kızarmış çıtır çıtır kalamarlar ve barbunyalar bir yanda, ızgarada pişirilmiş çipura diğer yanda, rakı bardakta-şarap kadehte. Deniz ürünlerine ise üzerine yöre zeytinyağı ilavesiyle deniz börülcesi- tazecik yeşilliklerden salatalar-mezeler eşlik ediyor. Burası balıkçılığın yanı sıra, tarımsal üretim açısından da çok zengin. Satsuma cinsi mandalinasıyla ünlü bu yörede zeytin ve üzüm de yetiştiriliyor.

Limandaki dizi dizi tekneleri, öbek öbek ağları görünce, balık kaynıyor galiba burada diye geçirdim aklımdan. Bedri Rahmi Eyüboğlu şiiriyle eşlik etti düşüncelerime:

Deniz dediğin bir tarladır,
Kapılar açılır içinde kapılar,
Bitip tükenmeyen bereket kapıları,
Balıklar akıp gider bölük bölük tabur tabur
Alı al moru mor sarısı sarı..

Sörf yapılan Akkum Koyu

Sığacık’a bir iki kilometre mesafede güzel koylar ve plajlar var. Akkum Koyu;’nda rüzgar sörfü yapılabiliyor. Ülkemizin sörf yapmaya uygun en iyi köşelerinden biri olan bu koyda, sörf merkezi bulunuyor ve burada her seviyede kurs veriliyor. Kumsalı, doğal ortamı ve temiz denizi ile güneşlenmek-dinlenmek-sörf ve dalış yapmak için ideal. Çam ağaçları ile süslü Ekmeksiz Koyu’ndaki plaj mavi bayrak almış. Bu koyun berrak denizinde yüzmek, kumlarında güneşlenmek, çevresinde kamp kurmak ve piknik yapmak isteyenler için her türlü tesis ve hizmet mevcut. Ekmeksizin denizinde soğuk kaynak suyu akıntısı olduğundan, özellikle serinlemek isteyenler için birebir.

Sığacık yat limanıyla dünya turizmine açılacak

Sığacık’ta 450 yatı barındırabilecek kapasitede bir yat limanı inşa ediliyor. Önümüzdeki yıl hizmete açılması planlanan yat limanına, gümrük binası da yapılacak ve Liman Başkanlığı kurulacak. Dünyaya açılan bir turizm noktası olması hedeflenen bu projedeki tüm tesisler halka açık olacak. Dere ıslah edilerek kurulan iskelelerden amatör balıkçıların yararlanması sağlanacak.Yat limanında; festival sahası, lokanta, cafe bar, spor merkezi, süpermarket, yat ve yelken kulübü, alışveriş alanları bulunacak.

Mayıs 2009/Sığacık Fotoğrafları: Ayşe Dönmez

Sığacık Kalesi?nde senfonik esintiler | Gezelim Görelim - İZMİR - Gezilecek Yerler | gezikolik.com | "Türkiye'nin en gezgin kulübü"