MERHABA!


Kesinlikle görmenizi tavsiye ettiğim 1400 odalı Vatikan Müzesi'nin içinde bana göre en dikkate değer bölümler, Mısır koleksiyonunu barındıran Antik Sanat bölümü, 1473 yılında inşa edilen ve adını Papa Sixtus IV’den alan Sistine Şapeli ve Papa Julius II’nin görevlendirdiği Raphael’in dekore ettiği Raphael Odaları oldu.

Roma'da heykeller açısından favorim kesinlikle Galleria Borghese oldu, ama burada da muhteşem heykellere gözümüzün doyduğunu söyleyebilirim. Resimdeki heykelde kucağında bir bebek tutan kişi şarap tanrısı Dionysos'tur. Ellere, ayaklara, kaslara, dizkapaklarına ve diğer tüm ayrıntılara dikkatinizi çekerim.

Müzenin bir çok yerinde tavanlara bakarak yürüyorsunuz. Özellikle Rafael Odaları'ndaki o duvar resimlerinde kendinizi kaybediyorsunuz. Aşağıdaki resim koca bir salonun tavanının bir bölümünde yer alıyordu. Ama meleğin gerçekten uçarcasına dışarı fırlamış görüntüsüne bayıldım.

Yaklaşık 2 saattir geziyoruz. Muhteşem bir müze, ama yorulmaya ve acıkmaya da başladık. Yaşasın, "Uscita (Exit)" tabelası gördüm. Bir çıkış işareti gördüğüme ilk kez bu kadar sevinmiştim ki bu sevincim fazla uzun sürmedi. Çünkü çıkabilmemiz için neredeyse yarım saat daha müzenin içinde dolaşmamız gerekti. Müzenin içini 7 km yürüyerek dolaşacağımız söyleniyordu. Galiba doğruymuş! Bu arada Michelangelo'nun o ünlü Last Judgment tablosunu da daha görmedik derken çıkıştan önceki son odanın devasa duvarında devasa bir görüntü karşımıza çıktı! İşte ünlü sanatçının gözünden Ahiret Günü! (ilk resim)

NOTLAR:

1 ) Bizim gibi müzeyi gezdikten sonra açlıktan ölmek üzereyseniz önemli uyarı: Asla kapıdan çıkar çıkmaz karşınızda gördüğünüz Cafe Vaticano Self Service yazan büfe-cafe tarzı yere gitmeyin!! Pratik bir şeyler yiyelim diye oturduğumuz yerde yediğimiz (daha doğrusu yiyemediğimiz) birer porsiyon berbat makarnaya ve içtiğimiz kolalara içkili bir akşam yemeğinde bile nadiren ödediğimiz bir para ödedik! Hiçbir yerde fiyatlar yazmıyordu, ama böyle büfemsi bir yer olsa olsa ne kadar pahalı olabilir ki diye düşünmüştük, ancak durum hiç de öyle değilmiş! Piyasayı az-çok bilen, yeme-içme konusunda tüm tüyoları almış ve iyi seçimler yapmakla övünen biz, bu berbat yere "akıl parası" bayılmış olduk. Bu şoku atlattıktan sonra da tüm gün midemizi bozmadığımıza şükrettik! :) Siz bizim durumumuza düşmeyin ve iki adım yürüme mesafesindeki güzel bir restoranda oturarak yarı fiyatına güzel yemekler yiyin ve hatta şarabınızı için!

2) Vatikan Müzesi'ni gezerken kendinizi buradaki sanat harikalarına fazla kaptırıp da odalarda görevli olan polislere bakmayı unutmayın! Maşallah, onlar da birer sanat eseri gibiydiler! :)) Tatil döneminde gittiğimiz için şu "yakışıklı İtalyanlar'dan pek görememiştim, ama Vatikan Müzesi sayesinde bu anlamda da gözüm doydu diyebilirim. Böyle bir tüyoyu da kimseden alamazsınız, değerimi bilin, gözünüzü dört açın! :)

RESIMLER ICIN:

Vatikan Müzesi | Fotogaleri Gezikolik