Akdeniz; küçücük ağaçları,zamkum lar ve uçsuz bucaksız bir mavilik.....İstediğiniz her yere gidebilirsiniz bu görüntü karşısında hayallerinizde.......

Çokta uzun olmayan bir yolculuktan sonra,minik evleri,doğal ve bakir haliyle karşılıyor sizi SİLİFKE..Modernlikle içiçe geçmiş bir tarihi içinize çekiyorsunuz.....Uzun yıllardan sonra görmek tekrar buraları buruk bir heyecan yaratıyor,tuhaf açıklaması zor bir heyecan.
Çok uzun yıllar........Evet çok uzun yıllar sonra geldiğim bu yerde,çok uzun yıllar özlediğim arkadaşım karşıladı beni.Yılların bıraktığı izler dışında aynen hafızamda kaldıpı gibi bakıyordu gözleri...Heyecanlıydım.......Tarifsiz......
Daracık sokaklardan geçerken bakınıyordum geçmişten bir şeyler yakalaya bilirmiyim diye...Yanımda oturan arkadaşım dışında yoktu bana beni hatırlatan geçmiş....
Rum sokağı galiba tam emin değilim,tarihi taş binalar,toprak yol,bir kaç ağaç dışında....diye düşünürken, bir tabelanın önünde durduk. "SAKLIBAHÇE" ....bahçe???

Ferforje leri özenli bir kapı açıldı,belki de açıktı bilmiyorum fakat içeriye doğru yürürken sanki başka bir dünyanın kapıları aralanıyordu....
"Küçük bir renklilik"( ilk başta tuhaf gelen bu sözcüğü özellikle seçmeyi uygun görüyorum). Zira her rengin olduğu,güneşin altında mutlulukla size gülümseyen aklınıza gelebilecek bir sürü çiçeğin ,yanında sanki onlara bekçilik edercesine meyvelerini salmış "yeni dünya" ağacı ile yaratılmış bu güzelliğin nasıl olurda buraya sığdığını yada sığdırıldığını düşünmeden edemiyordunuz,renklilik şaşırtıcı idi.
İçeriye adım attığımda durakladığımı hissettim etrafa bakınırken" hayır canım bu kadar da değil" diye düşünüyordum….Anlamıştı, “her gelen aynı şeyi düşünüyor” dedi arkadaşım gülümseyerek…..Hayatınızda bir çok kereler gittiğiniz, “şık mekan”lardan biri diye düşündüğünüz fakat çokta üzerinde durmadan yemeğinizi yiyip içkinizi içtiğiniz bir yer değildi burası. “ bana bakın “ diyordu sanki…Şıktı evet oldukça hem de…Fakat her noktasında özen vardı,heyecan vardı, beklide aşk vardı…

SAKLIBAHÇE NİN iç mekanı iki bölüm den oluşuyordu..Yemek yenilen bölüm için sadece “bembeyaz” demek geliyor içimden; beyaz duru sade,huzurlu…..Bir kaç basamakla çıktığınız bölüm iki büyük koridor şeklinde tasarlanmış.Deri koltukları, ışıklandırması,daha önce yakılıp keyifle şarapların yudumlandığı şömine sizi daha da bir rahatlatıyordu….
Mekanın arka tarafına bakan penceresi , önünde bulunan bar .alıştığınız bar algısından çok uzaktı.Rengarenk şişeler vardı pencere önünde,ışığın etkisiyle dans eden renkler sanki açık havadaymışsınız hissi veriyordu….Özenliydi hem de çok….İnsana hem rahatlık hemde tuhaf bir gerginlik veriyordu…Mekan daki sert çizgilerin arsındaki yumuşak dokunuşlar hemen dikkati çekiyordu..”bir kadın eli değmiş “ diye düşünürken “evet” dedi “buranın mimarı bir kadın”….Sonrasında sohbet ve ardı arkası kesilmeyen çay ve kahve keyfi….Keyifli sohbetlerle geçen zaman içinde acıktığımı hissettim..Ve o çok sevdiğim arkadaşımla, o güzelim beyaz masalara “çok yeni burası daha bir aylık falan henüz bebek bir sürü eksiği var bizim görüp sizlerin fark edemediği” EVET FARKETMEMİŞTİM…
Müthiş salatamı iştahla yerken burnuma gelen o Akdeniz e özgü koku beni etrafıma bakmaya zorluyordu.İşte orada saklanan bir bahçe vardı.Halbuki hiçte saklı değildi ama neden yeni keşfedilmiş hissi veriyordu insana?? Belki de iç mekanın al beni si ve özeni unutturuyordu size dışarıyı….” Çok bunaldım oksijen yok sanki burada boğuluyorum yanına geldiğimde lütfen yürüyelim” dediğimde “sen gel buranın her yerinde baş döndürücü bir oksijen alacaksın” sözünü şimdi daha iyi anlıyordum.İçerde veya dışarıda fark etmiyordu derin derin içime çektim…..Portakal,mandalina ve adını bilmediğim ağaçlardan gelen kokular eşliğinde çıktım bahçeye.Arkadaşımın bahçe hakkındaki sözlerinin birer fısıltıya dönüştüğü dakikalar boyunca çektim içime özgürlüğü,güveni,sıcaklığı o başdöndüren kokular eşliğinde…..
SAKLIBAHÇE” bakmakla görmek arasında sevgi ve emeğin birleştiği Mimar ESEN ,Turizmci EMRE ALDOGAN ve daha nice dostların emeğiyle süslenmiş bir mekan…Silifke SAKLIBAHÇE ile daha da bir anlam lı ve güzel…..GEÇMİŞİMİN BANA VERDİĞİ EN GÜZEL “BUGÜN” HEDİYESİ…
Teşekkürler….


SERAP GÜNEY…..