5. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 41 ile 50 Toplam: 76
  1. #41
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri


    KONYA
    Mevlana Müzesi

    Mevlana Müzesi, eskiden Mevlâna'nın dergâhı olan yapı kompleksinde, 1926 yılından beri faaliyet gösteren müzedir. "Mevlana Türbesi" olarak da anılır.

    "Kubbe-i Hadra" (Yeşil Kubbe) denilen Mevlana'nın türbesi dört fil ayağı (kalın sütun) üzerine yapılmıştır. O günden sonra yapı faaliyetler hiç bitmemiş, 19. yüzyılın sonuna kadar yapılan eklemelerle devam etmiştir. Osmanlı sultanlarının bir kısmının Mevlevi tarikatından olması Türbe'ye özel bir önem verilmesini ve iyi korunmasını sağlamıştır.

    Müze alanı bahçesi ile birlikte 6.500 m² iken, yeri istimlak edilerek Gül Bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m²ye ulaşmıştır.

    Bağlı bulunduğu Kültür Bakanlığı'na en çok gelir getiren ikinci müzedir. (Birinci Topkapı Sarayı müzesi.) Yabancı turistlerin giriş için yerlilerden daha fazla ücret ödemesi özellikle Mevlana'nın mesajı gözönüne alındığında tepki toplamaktadır.

    Mevlana hakkında menkıbelerin anlatıldığı Ahmed Eflaki'nin kitabı "Arifler'in Menkıbeleri"nde[1] Mevlana'nın babası için türbe yaptırmak isteyen devrin sultanına "gök kubbeden daha görkemlisini yapamayacağınıza göre zahmet etmeyin" dediği rivayeti yer alır. Türbe, Mevlana'nın ölümünden sonra inşa edilmiştir.

    Halk arasında Mevlana Türbesini ziyaret etmenin "yarım hacılık" payesi kazandırdığı yönünde bir inanca rastlanmaktadır.

  2. #42
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    KÜTAHYA

    Sadık Atakan Özel Çini Müzesi

    Avukat S. Sadık Atakan Özel Çini Müzesi, Kütahya'da Sadık Atakan adlı koleksiyoncunun topladığı çini eserlerin ve pek çok antik eşyanın sergilendiği özel bir müzedir.

    Müze, S. Sadık Atakan'ın babası Hacı Bahattin Atakan'dan kalma eski bir Kütahya Evi'nde yer alır. Eserler, evin 5 odası ve salonunda sergilenir. Çinilerin yanı sıra Kütahya'nın değişik yerlerinde çekilimiş tarihi orijinal fotoğraflar, Kütahya'ya gelen ilk radyo, ilk daktilo, dikiş makinası, taş plaklar, duvar saatleri, el yazması levhalar, tavan göbekleri, ve çeşitli eski mutfak gerekçeleri sergilenir.

  3. #43
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    NEVŞEHİR

    Ortahisar Etnoğrafya Müzesi

    Ortahisar Etnoğrafya Müzesi, Ürgüp, Nevşehir'e bağlı Ortahisar, Nevşehir kasabasında yer alan, Kapadokya yöresinin yaşam biçiminin mankenlerle canlandırıldığı bir özel müzedir. Yörenin ilk etnoğrafya müzesi olma özelliğini taşır. 2004 yılından bu yana ziyarete açıktır.

    Müze, Berrin Yıldız ve Murat Sarıkaya isimli iki girişimcinin çabaları oluşturulmuştur. 12 odadan oluşur. Odalarda; kayaların kilise ve ev haline getirilmesi, tarım hayatı ve tarımda kullanılan aletler, eski kayıt damı (mutfak), pekmez yapımı, dokuma odasında yünden ipin elde edilişi, halı ve kilim dokumacılığı, baskı teknikleri, Türk hamamı, eski bir köy meydanı, köy odası, kız isteme, kına gecesi, gelin odası sergilenmektedir.

    Müze yapıları, kasabadaki eski belediye hizmet binası ve kasabanın artık kullanılmayıp harabe haline gelmiş ilk turistik otelinin restore edilmesi sonucu oluşturulmuştur. İçinde lokanta ve kafeterya bulunur.

  4. #44
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri


    SAMSUN
    Havza Atatürk Evi

    Tarihi Mesudiye Oteli. Samsun'un Havza ilçesinde bulunan ve müze olarak kullanılmakta olan tarihi yapıdır.

    Tarihi önemi, 25 Mayıs- 13 Haziran 1919 tarihleri arasında Mustafa Kemal Paşa'nın 9. Ordu Müfettişliği sırasında ordu karargahı olarak kullanılmış olmasından gelir. Milli Mücadele'nin ilk karargahı sayılır.

    Yapım tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmeyen bina ilk defa Hurdazlı İsa Efendi tarafından otel olarak işletilmiş, 1917'de Maarif Hamamı'nı da işletmekte ola Ali Baba tarafından işletilmeye başlatılmıştı. Mustafa Kemal Paşa'yı Havza'da ağırlaması nedeniyle Ali Baba "Otelci" olarak anılmaktadır.

    Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Samsun'dan Havza'ya geçme kararı üzerine Havza Kaymakamı Fahri Bey, Ali Baba'nın Mesudiye Oteli'nin içindeki müşterileri boşalttırarak 1 ay süre ile kiralamış; Mustafa Kemal ve beraberindekilere tahsis etmişti.

    Bu yapıda gerçekleştirilen görüşmelerden en önemlileri; Mustafa Kemal'in General Budenni başkanlığındaki Sovyet heyeti ile yaptığı görüşme ve Giresunlu Topal Osman Ağa ile görüşmesidir.

    Havza Atatürk Evi'nde Mustafa Kemal'in ağırlandığı dönemde kullanılan orijinal eşyalar sergilenmektedir. Çalışma masası, koltuk ve sandalyeler olduğu gibi korunmuştur. Atatürk'ün yatak odasının duvarında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanlığı forsu asılı bulunur. Bu forsu Atatürk, Havza'ya ikinci kez, cumhurbaşkanı sıfatı ile 24 Eylül 1924 tarihinde geldiğinde hediye etmiştir.

    Müzenin çalışma odasında heykeltraş Adil Çelik tarafından kalıp kullanmadan, döküm yapılmadan müze içinde yapılan balmumu Atatürk heykeli yer alır.

    Müzede yatak odası ve çalışma odası dışında iki salon vardır. Salonda Atatürk'ün Havza'ya geldiği döneme özgü eşyalar, Kurtuluş Savaşı'nda kullanılan bazı silahlar, savaşa ilişkin kitaplar;19.yüzyıl sonu 20. yüzyıl başına ait yöresel kadın giysileri; üst kattaki salonda ise oturma odası takımı yer alır.

    Atatürk Evi'nin diğer odaları Amasya, Sivas, Erzurum, Ankara odaları isimleri ile düzenlenmiş; Milli Mücadele sürecinde Atatürk'ün bulunduğu, çalışma merkezi haline getirdiği bu kentlere ilişkin belge ve dökümanlara yer verilmiştir.

  5. #45
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    SİNOP
    Sinop Cezaevi (Müzesi)
    Bir dönem "Anadolu'nun Alcatrazı" tabiri ile de tanınan cezaevi 1996 yılında kapatılarak müzeye çevrilmiştir. Tarihi eskilere dayanan yapı, şiirlere, şarkılara konu olmuştur.


    Üç yanı deniz olan ve tarihi kale duvarlarının içersinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi Gaskalılar tarafından yapılmıştır. Grek, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlılar kendi dönemlerinde kaleyi korumuş ve güçlendirmişlerdir. Kalenin cezaevi olarak kullanımına ait en eski belgeler ise 1568 yılına dayanmaktadır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu zindandan şöyle bahsetmiştir;"Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır nice azılı mahkumları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkum kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."

    İç kalenin resmi olarak zindana dönüşmesi ise 1887 yılında olmuştur. O dönem Sinop Mutasarrıfı Veysel Paşa yeni binalarla birlikte bir de hamam eklemiştir. 1939 yılında da Çocuk hapisanesi olarak kullanılmak üzere bir bina daha yapılmıştır.

    Kırım Hanı Devlet Giray, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran,Ruhi Su, Burhan Felek, Zekeriya Sertel ve Nazım Hikmet bu cezaevinde yatmış bazı isimlerdir. Cezaevini anlatan şiirler Sabahattin Ali'nin kaleminden de çıkmış ve bunlardan "Aldırma Gönül" popüler olmuştur.

  6. #46
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    TRABZON
    Sümela Manastırı

    Sümela Manastırı , Trabzon ili, Maçka, Trabzon ilçesi, Altındere, Maçka köyü sınırları içerisinde yer alan Panagia (Meryemana) deresinin batı yamaçlarında Mela (Yunanca 'siyah') tepesi üzerinde deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte yer alan bir Rum manastır ve kilise kompleksi olup, tam adı Panagia Sumela (Παναγία Σουμελά) veya Theotokos Sumela'dır.

    Etimoloji

    Yaygın inanca göre, Karadenizli Hristiyan Rumlar Mela dağındaki mucizevi Panagia ikonosundan bir şey diledikleri zaman 'stou mela' derlermiş, bu kelime zamanla Sumela'ya dönüşmüş, bu yüzden manastıra ‘Karadağın (Mela dağının) bakiresi' de denilmektedir. [1]

    Tarihçe

    Kilisenin MS 375-395 tarihleri arasında inşa edildiği snılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmış, hatta Trabzon'da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atina'lı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, Hz.İsa’nın öğrencilerinden Aziz Luka’ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryemin bebek İsa’yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır. Bununla birlikte manastırdaki fresklerde sıkça yer alıp, özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Alexios’un (1349-1390) manastırın gerçek kurucusu olduğu sanılmaktadır. [2]

    14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon’da ki şehzadeliği sırasında iki büyük şamdan buraya hediye ettiği, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane'de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan yaratmıştır.[3]

    18 Nisan 1916’dan 24 Şubat 1918’e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terkedilmiştir. [4]

    Freskler

    Kilisenin içi fresklerle kaplıdır:

    * Asıl kilisenin absid kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem'in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, Hz. İsa'nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncilden resimler.
    * Güney kapısında Hz. Meryem'in ölümü ve havariler.
    * Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada Genesis, Ademin yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, Tanrı'ın tembihi, İsyan (Adem ile Havvanın yasak meyveyi yemeleri), Cennetten kovulma. 3. sırada: Yeniden dirilme, Thomas'ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia konsülü.
    * Absid kısmının dışında, yukarıda Mikail, Cebrail bulunmaktadır

  7. #47
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri


    TRABZON
    Trabzon Ayasofya Müzesi

    İstanbul'un Latinler tarafından işgal edilmesinden sonra kaçan ve Trabzon'da 1204 yılında yeni bir devlet kuran Kommenos ailesinden Kral I.Manuel (1238-1263) tarafından 1250-1260 yılları arasında yaptırılan ve bir manastır kilisesi olan Ayasofya adı "Kutsal Bilgelik" anl***** gelir.

    Geç Bizans Kiliselerinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, kare-haç planlı olup, yüksek bir kubbeye sahiptir. Kuzey, batı ve güneyinde revaklı üç kirişi bulunmaktadır. Yapı ana kubbenin üzerine değişik tonozlarla örtülmüş ve çatıya farklı yükseltiler verilerek kiremitle örtülmüştür.

    Bölgenin 1461 yılında Osmanlılar tarafından fethedilmesine kadar geçen dönemde önemli bir kilise olan Ayasofya, bu tarihten sonra da önemini koruyarak faaliyetlerine devam etmiştir. Ancak 1670 yılında görülen ihtiyaç üzerine camiye çevrilmiş ve 1864 yılında da restore edilmiştir.

    I. Dünya Savaşı yıllarında Ruslar tarafından işgal edilen Ayasofya, askeri karargah, hastane, depo ve savaştan sonra yine cami olarak kullanılmıştır. 1958-1962 yılları arasında Edinburgh Üniversitesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile restore edilerek, 1964 yılında müzeye çevrilmiştir.

  8. #48
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    Uşak Müzesi

    Uşak Müzesi, Uşak ilinde bir müze. 1968 yılından beri şehrin merkezinde modern bir binada faaliyet göstermektedir. Uşak bölgesinden toplanmış 10000'i aşkın tarihi esere sahiptir. Genellikle Roma ve Bizans çağına ait eserler kronolojik bir sistemle teşhire sunulmuştur

  9. #49
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri


    ZONGULDAK
    Karadeniz Ereğli Müzesi

    Karadeniz Ereğli Müzesi, Zonguldak ilinin Karadeniz Ereğli ilçesinde yer alan müze.

    Karadeniz Ereğlisi'ndeki müzede, daha çok sütun başlıkları, lahit ve mezar stelleri ile irili ufaklı heykel parçaları vardır.

  10. #50
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: illerimizin tarihi müzeleri

    ÇANAKKALE

    Bozcaada Yerel Tarih Müzesi
    Bozcaada Yerel Tarih Müzesi, Çanakkale iline bağlı Bozcaada'da koleksiyoner Hakan Gürüney' tarafından oluşturulan 2005 yılında ziyarete açılmış bir müzedir.

    Müze, ada merkezine 2km. mesafede, Ayazma yolu üzeri Palamar mevkii'nde yer alan bağ evi şeklinde bir yapıdır. Bozcaada'nın yerel tarihini aydınlatacak her türlü obje ve evrak sergilenmekte olan koleksiyonda yer alır. Şarapçılık tarihine ilişkin objeler, deniz kabukları koleksiyonu, kartpostallar, harita ve gravürler, Bozcaada'ya ilişkin her türlü yayın serginin bir bölümünü oluşturur.

5. Sayfa, Toplam 8 BirinciBirinci ... 34567 ... SonSon

Benzer Konular

  1. ABD'nin Karanlık Tarihi
    Parlayan Yıldız Tarafından Komplo Teorileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 23-12-2009, 08:07 AM
  2. Misir Tarihi
    mopsy Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-10-2009, 09:46 PM
  3. Yorum: 0
    Son mesaj: 07-07-2008, 01:48 PM
  4. Arkeoloji Müzeleri
    dogangunes Tarafından Arkeoloji Forum'u Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 11-04-2008, 01:41 AM
  5. Bmc Tarihi
    ErDaLL Tarafından Markalar, Modeller Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 09-02-2008, 01:43 AM
Yukarı Çık