+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2
  1. #1
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    stat Hosteslerle Gelen Şıklık











    1940’lı yılların sonunda ilk kez uçaklarda yerlerini almaya başlayan hosteslerden günümüze, askeri etkili üniformalardan çingene pembesi minilere, turkuaz tonlarından lale motiflerine; THY uçak kabinlerinden öyle aaaifli anılarla yüklü moda esintileri geldi geçti ki…

    Yolcu taşıyan ilk sivil havayolları 1920’lerde kurulduğunda en önemli misyonu, güvenlikti. Dolayısıyla havayollarında çalışan personelin üniformaları da her şeyden önce pratik, dayanıklı olmalı ve yolculara güven vermeliydi. United Airlines’ın hostesleri asker yeşili bereleri ve pelerinlerinin altına hemşirelerin düz topuklu ayakkabılarını giyiyor, bazı havayolları günümüzde şıklıkla özdeşleştirdiğimiz uçak personelini hemşire kıyafetlerine büründürüyordu. Belki havacılık tarihinin önce askeri olmasının da etkisiyle, özellikle pilot üniformalarında olmak üzere, yolcu taşıyan havayollarında ilk yıllardan itibaren yalın düz çizgiler, apolet ve pirinç düğmeler gibi askeri detaylar da görülüyordu.
    Önce Devlet Hava Yolları İşletmesi adıyla hizmete koyulan THY, beş uçak ve 23 koltuk kapasitesi ile 1933’de operasyona başladığında, askeri çizgiler taşıyan ciddi üniforma geleneğini sürdürüyordu.

    HOSTESLERLE GELEN ŞIKLIK

    Ama Türk konukseverliğini uçaklara taşıyan hostesler THY’de ilk kez göreve başladığında, hava yolculuklarında prezantabl kabin personelinin önemi anlaşılmaya başlamış, üstelik uluslararası modada, İkinci Dünya Savaşı’nın mahrumiyet yıllarının ardından yeniden doğan zarif kadın silueti gündeme gelmişti. Dolayısıyla semalara ilk kez 1947’de çıkan hosteslerimiz günümüzde hâlâ hayranlıkla karşılanan bir şıklıkla selamladılar THY yolcularını.
    Türkiye’de hostesliğin tarihi, Türk Hava Yolları’nın kuruluşundan 13 yıl sonra satın alınan DC-3 uçaklarında ‘kadın havacı kamarot’ adıyla çalıştırılan üç kadın memurla başlamıştı. Yolculara hizmetin yanı sıra, telsizcilik görevi de yapan hostesler, uçuşlarda yolcuya kolonya servisi yaparken, havacı mavi etek ceket ve keple beyaz koton bluz giyiyorlardı.
    1950’de hosteslik kaldırıldı ve 1952’de yeniden başladı. Hostesler 1960’lı yıllara dek görevlerini gök mavisi etek-ceket, beyaz koton bluz ve başlarındaki gök mavisi keple sürdürdüler.
    Bu üniformalar 1947’den 1962’ye kadar giyildi. Üste oturarak beden hatlarını belirginleştiren gri mavi üniformalarda aksesuar olarak fular kullanılıyor, yolcu karşılanırken giyilen lacivert eldiven, lacivert çanta ve ayakkabı ile şık görünüm tamamlanıyordu. Kep ve göğüs yakasında yer alan bröve de aynı zarif çizgiyi destekliyordu. Hosteslerimiz bu, hem zarif hem de güvenilir imajlarını yıllarca sürdürdüler.





    ZARAFETTEN ÖZGÜRLÜK RÜZGÂRLARINA

    Zarif kadın siluetiyle belirlenen 50’li yılların ardından 60’lı yılların modasında yavaş yavaş özgürlük rüzgârları esmeye başlıyordu. 1968’lerde öğrenci hareketleriyle doruğa ulaşan özgürlük heyecanı modaya ilk kez gençleri de dahil ediyor, etekler kısalıyor, çiçek çocukların pembe mor renkleri işyerlerinden havayollarına, ağırbaşlı bir şıklığın egemenliğindeki ‘ciddi’ kurumları bile etkisi altına alıyordu. THY de bu genç rüzgârların etkisinde kalmakta gecikmeyecekti.






    UNUTULMAZ ÇİNGENE PEMBESİ ÜNİFORMALAR

    1968’de THY hosteslerinin etekleri, Mary Quant’ın başlattığı dünya trendine uygun olarak birden kısalıverdi ve renkler, olağanüstü bir gözüpeklikle, gök mavisinden çingene pembesine dönüştü. Orta yaşlı yolcuların hâlâ unutamadıkları bu üniformalar pek pratik değildi, ama rengârenk bir gençliği yolcularına yansıtarak, dönemin ruh haline hoş bir uygunluk sergiliyorlardı.
    Çiçek çocuklarının modası 1970’lerin başında petrol krizinin karamsarlığıyla duruldu. Ama özgürlük ruhu bir kez modaya sızmıştı. Artık mini, maksi, midi olsun her boy etek giyiliyor, isteyen ihtişamı yansıtan giysilere bürünürken, dileyen de genç ve spor giysisini geçiriveriyordu üstüne. THY üniformaları da 1973’te değişti. Kiremit ve bej renkli iki takım halinde kullanılan üniformaların bluzları, modadaki Optik Sanat etkisini yansıtarak, puantiyelerle canlanıyordu. O dönemin hosteslerinin başlarını da kahverengi kasketler süslüyordu. Toprak renklerine bu dönüşte dönemin bir önceki on yıla göre daha temkinli bakış açısının bir yansıması vardı.

    80’LERİN LÜKSÜNDEN 90’LARIN MİNİMALİZMİNE


    1980’li yıllar ise, modada şıklığın ve lüksün geri dönüşünü simgeliyordu. Gençlik esintileri durulmuş, gençler dünyayı değil, parlak iş yaşamlarıyla kendi hayatlarını kurtarma peşine düşmüşlerdi. Bu yıllarda tasarımcı imzalı giysiler önem kazanmaya başladı, ünlü modacılar havayolları için de giysiler tasarlamaya başladılar.
    1989’da THY’de kırmızı ve lacivert takımlar, kırmızı ceket-lacivert etek ve lacivert ceket-kırmızı etek olarak giyildi. Kırmızının gösterişiyle lacivertin ağırbaşlılığını birleştiren bu üniformaların ardından, 1990’lı yılların yalın hatları THY’ye de damgasını vurmaya başladı. 1993’ten bu yana lacivert ve turkuaz renklerde daha ağırbaşlı modeller üzerine çalışıldı.
    1999’da Altınyıldız imzasıyla, etek-pantolon, yakasız mono ve kruvaze olmak üzere iki ayrı modelde hazırlanan kreasyon da minimalist şıklığı yansıtıyordu. Lacivert ve yakasız hazırlanan kruvaze ceket sekiz düğmeli, mono ceket ise üç düğmeli olarak tasarlanmıştı. Ceketler kırmızı ve lacivert yeleklerle isteğe göre etek veya pantolonla giyilebiliyordu. Üniformaları tamamlayan keten gömlekler, kısa ve uzun kollu olarak düşünülmüş, aksesuar olarak kullanılan eşarplarsa yüzde yüz ipekten yapılmıştı.







    2000’LERDE KIYAFETLER SIK SIK DEĞİŞTİ


    2000’li yıllarda ise, çağın gereklerine uygun olarak THY üniformaları daha sık değiştirilmeye başlandı. 2001’de hosteslerin Vakko, steward’ların Mithat tarafından dikilen üniformaları iki yıl kullanıldı. Tümü lacivert olarak hazırlanan hostes üniformaları yeleklerle hareketleniyor, gece mavisi astarlar, biyeler ve işlemelerle orjinallik kazanıyordu. Arka-orta yırtmaç yerine yan taraftaki kupa yerleştirilen yırtmaç, dünya modasını yansıtıyor, tek düğmeli kuplu ceketler ve gece mavisi yelekler klasik bir tarz oluşturuyordu. Turkuaz tonlarından laciverte geçen THY renkleriyle ve modern desenlerde hazırlanan eşarp ve kravatlar da üniformaları tamamlıyordu. Aynı yıl hijyen kaygısıyla, personelden gelen itirazlara rağmen steward’larda kısa kollu gömlekler yasaklandı.







    THY, DÜNYA TRENDLERİNE UYUYOR

    2005’te Cemil İpekçi’nin tasarladığı yeni üniformalar çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. THY böylece ilk kez, dünya trendlerine uyarak, bir firmayla değil, bir tasarımcıyla çalışıyordu. Üniformalarda mavi, turkuaz ve lacivert ana renk olarak kullanılıyordu. Giysilerdeki ana motif olan lale, uçakların gövdelerinde, düğmelerde ve steward’ların kravatlarına dek her yerdeydi. Yazlık-kışlık ayrımı olmayan üniformalar, Yünsa tarafından geliştirilen Coolmax kumaşlar sayesinde, personeli yazın serin, kışın sıcak tutuyordu. Eteklerin boyu eskiye göre daha uzundu ve pantolon uygulaması da eskiden olduğu gibi devam ediyordu. Ama, uçuş personeli açık renklerdeki giysilerinin hep bakımsız ve kirli görünmesinden yakınıyordu. 75. yılını kutlamaya hazırlanan THY bu kez eski bir geleneğe dönerek, üniformalarının tasarım ve imalat sorumluluğunu üçüncü kez Vakko’ya teslim etti






    75. YILA YENİ BİR İMAJ

    THY üniformalarını ilk tasarladığında ‘Moda Göklerde!' sloganını kullanan Vakko bu kez de aynı sloganla yola çıkıyor. Uçuş personeli için lacivert takım, beyaz gömlek, turkuaz ve mavi renkli fular ve kravatlardan oluşan bir koleksiyon hazırladığını belirten Vakko yetkilileri, kullanılacak düğmelerde THY ambleminin yer alacağını söylüyorlar. Bu kez uçuş personeliyle çok yakın bir istişare içinde hazırlanan giysilerin özellikle kırışmaz, kir tutmaz kumaşlardan yapılmasına, dolayısıyla tüm koşullarda şıklığın korunmasına büyük özen gösterildiği belirtiliyor. Fular ve kravatlarda ise Vakko’nun geleneksel şıklığının hissedileceği vurgulanıyor.
    Renkler, desenler veya kuplar nasıl olursa olsun, 75 yıllık tarihinde hep olduğu gibi, Türk Hava Yolları’nın Türk konukseverliğini dünya modasıyla bir kez daha buluşturacağına kuşkumuz yok.




    -alıntı-

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  2. #2
    Aktif Üye orkuorkun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    BULGARISTAN, ROMANYA, UKRAYNA, ISTANBUL, JAKARTA
    Yaş
    48
    Mesaj
    1.942
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    37781

    Cevap: Hosteslerle Gelen Şıklık

    hostes kizlarimiz hepsi zarif ve guzeller, ucmak demek ozgurluk demektir,bir o kadar da imaj ve ulke prestijini gosterir.
    bir toplumun medeniyeti havada , Kadin dunyasinda dunyanin ilk uzaya cikan kadini
    Valentina tereshkovadir bu gercegi kimse degistiremez,
    kadinin yuksekte olmasi o ulkenin imajidir. bircok yabanci hava yolu Emirates te British Lufthansa da KLM de turk kizlari gormekten gurur duyuyoruz. THY de bizim gururmuzdur.

    ucaklar bir ulkenin en buyuk presentazyonu-sunumudur. Binen insanlarin genelde parasi iyidir ,bindikleri ucagin icindeki sunum. o ulkenin imajini arttirir yada azaltir.

Benzer Konular

  1. Atatürk'ün 20 şıklık sırrı
    mopsy Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-11-2011, 11:12 PM
  2. Çoraplarla gelen şıklık
    dogangunes Tarafından Kadın Modası Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 18-10-2010, 09:39 PM
  3. Evinize Şıklık Getirin!
    mopsy Tarafından Ev Dekorasyonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-03-2010, 10:32 AM
  4. Eşarp ile gelen şıklık
    simqe Tarafından Tesettür Modası Foruma
    Yorum: 14
    Son mesaj: 13-10-2008, 04:51 PM
  5. Camdaki Şıklık
    Karakarizma Tarafından Resim Heykel Foruma
    Yorum: 8
    Son mesaj: 27-03-2008, 05:33 PM
Yukarı Çık