Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 Toplam: 7
  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    mösyö Garaudy vefat etti

    Merhaba



    ROGER GARAUDY KİMDİ?

    - 17 Temmuz 1913’te Marsilya’da doğdu 1952 yılında Sorbonne Üniversitesi’den edebiyat dalında, 1954 yılında da SSCB Bilimler Akademisi’nden bilim dalında doktor unvanını aldı Bir ara Marksist İnceleme ve Araştırmalar Merkezi müdürlüğü yaptı

    - Fransız Parlâmentosu’nda milletvekili, Millet Meclisi Başkan Yardımcısı, Milli Eğitim Komisyonu Üyesi ve Senatör olarak görev yaptı

    - Fransız Komünist Partisi’nde zirveye tırmanmışken yaptığı tenkitlere kulak asılmadığı için bu kuruluştan koptu

    - Üniversitedeki profesörlüğüne döndü Emekliye ayrıldıktan sonra telif çalışmalarına hız verdi Her biri dünya çapında yankılar uyandıran eserleri yayınladı, pek çok ülkede konferanslar verdi Basın yayın kuruluşlarında yayınlanan bildirileriyle milletlerarası siyaset ve yanlış tutumlar konusunda görüşlerini sık sık kamuoyuna duyurdu

    - Çağımızın yetiştirdiği dev düşünürlerden biri olan Roger Garaudy (Roje Garodi), İslâm’ı seçip Filistin halkının haklarını İsrail’e karşı savunmaya başladıktan sonra, pek çoğu İsrail taraflısı sermayenin elinde olan Batı basın-yayın organları ve büyük yayınevlerince dışlandı Avrupa ve Amerika kitle iletişim araçları kendisini tam bir sükût ambargosuna tâbi tuttular Kendisinden tek satırla, tek kelimeyle dahi bahsetmez ve kendisine söz hakkı vermez oldular

    - Roger Garaudy (Roje Garodi), seçkin ve çok kültürlü bir kesime hitap etmesine rağmen, kırkı aşkın dile çevrilen eserleriyle, dünya aydınları arasında çok geniş bir kitle tarafından tanınıyor ve okunuyor

    NASIL MÜSLÜMAN OLDU?

    - Roger Garaudy (Roje Garodi) Müslüman oluşunu
    “Hatıralar: Yüzyılımızda Yalnız Yolculuğum”
    kitabında şöyle anlatır:

    “Okudukça Kur’an, bana daha çok yaklaştı Sanki bugün yazılmıştı ve doğrudan bana sesleniyordu
    Bizzat yerin, Kıyamet günü, sarsıntısıyla birlikte, insanların eylemlerine ve hatalarına şahitlik edeceğinin anlatıldığı Deprem (Zilzal) sûresini okurken, ayaklarımın altındaki toprağın homurdandığını hissediyorum
    Sorumluluğun bu uyanışını ben, hiçbir zaman çok çarpıcı bir mesel olan “Gece Yolculuğu” (İsra)’yı okurkenki kadar güçlü yaşamadım O gece Hz Peygamber rüyasında, dünyayı ve insanları toptan temaşa etmek üzere, bir insanın çıkabileceği en son nokta olan Yüce Allah’ın yakınlarına kadar yükselerek bütün göklerin katlarını dolaşır Nitekim bu sure Dante’ye, onun dinî destanı olan İlâhî Komedya’sını ilham etmiştir Eşi Hz Ayşe’nin bildirdiğine göre, Hz Muhammed bu sureyi her gece okurdu

    - Mirac, her ibadetin ruhudur Çünkü o an, eylemlerimizin her birini ferdin bakış açısı olmayan bir bakış açısı içine oturtmayı denemek üzere, gündelik meşguliyetlerden kurtulunduğu andır Ben merkez değilim Allah’tır merkez O zaman, yer Kıyamet Günü’ndeki gibi titrer ve yeni bir mücadelenin saati çalar
    Bu yol alışın ana noktalarına, iki kitabımda, L’Islam habite notre avenir / İslâm Geleceğimize Yerleşmiş ile Promesses de l’Islam / İslâm’ın Vaad Ettikleri’nde temas ettim Daha sonra Müslüman ülkeleri dolaştıktan sonra, Mosquées, Miroir de l’Islam / İslâm’ın Aynası Camiler adlı eserimde, Allah’ın mevcudiyetinin görünür işaretleri olarak, dünyanın büyük camilerinin mimarî mekânının ve güzelliğinin manevî izahını vermeyi denedim

    - Cenevre’de, 2 Temmuz 1982’de, imam Buzuzu’nun önünde müslümanlığa girişin anahtarı olan “Allah’tan başka ilâh yoktur ve Hz Muhammed O’nun elçisidir” kelime-i tevhidini söylediğimde demek ki, kendimi bu karara tamamiyle hazır ve bunun bütün sorumluluğunu üstlenecek durumda hissediyorum

    - O gün, hem iç tedirginliği veren bir kopuş, hem de sükûnet verici bir bağlanış duygusu içindeyim Bir dünyadan, benimkinden, bundan böyle beni reddedecek olan Batı dünyasından kopuyorum Ama aynı zamanda, bende her zamanki inancımdaki devamlılık duygusu da var Bendeki bu iman, Kur’an’ın, numunesini Hz İbrahim’de ve onun Allah’a kayıtsız şartsız teslimiyetinin belirtisi olan kurbanında gösterdiği bu iman sade ve güçlü, köklü ve ilk imandır

    Roger Garaudy daha Müslüman olmadan önce,
    1975’te yayımlanan İnsan Sözü kitabında şunları yazıyordu:

    “Ben ölümü hayatı sevdiğim aşkla seviyorum Çünkü ikisi bir bütün eder
    Ölüm -bununla, emek ve sevgiyle geçen uzun bir hayattan sonra gelen doğal ölümü kastediyorum-
    bir sınır, yaşamın inkârı değildir Tersine, ölüm hayata en yüksek anlamını kazandırır
    Kendi ölümüm hep idealimin kişisel bir ideal olmadığını hatırlatır
    Ben ancak beni aşan bir ideale katılıyorsam insanımdır
    Kendisine karşı mücadele vermemiz gereken aslı mesele, yapacak çok şeyleri olan çocukların,
    gençlerin vakitsiz ölümünü engelleme mücadelesidir
    Savaş ve yoksulluk tanımayan bir toplum düzeni ve toplumun insanca
    bir örgütlenmesi için büyük çaba harcamalıyız

    Bir yaşlının ölümüne gelince, meselâ insanî görevimin sonunda gelecek olan kendi ölümüm,
    benim için hiç de bir felâket değildir Böyle bir ölüm sadece yaşlılığın son ufkudur
    Yapabileceklerimin yelpazesi ben yaşlandıkça daralıyor, ideallerimin alanı küçülüyor,
    ortaya bir şeyler koyma gücüm gittikçe daha azalıyor
    Bu gidişin içinde benim ölümüm, artık varıp sınıra dayanma oluyor

    Çalışmamla, düşüncemle, sevgimle ortaya koyabildiğimi her şey,
    insanın insanla sürüp giden varoluşuna iyice kazındı ve sonsuza dek de orada kalacak

    Tıbbın bir uygulaması, saçma bir biçimde kendisi amaca dönüşmüş bir uygulama,
    bir süre daha beni bitkisel hayatta tutmayı sürdürse de,
    İnsanlığını hayatına katkım kırıldığı anda artık benim bir canlı olmam son bulmuş demektir
    Bu katkım olmadıkça, tıbbın beni saçma bir şekilde bitkisel hayatta tutmasının hiçbir anlamı yoktur”

    21.yy'in bu dev Islam dusunurune
    Allah cc dan rahmet diliyorum

  2. #2
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den Roger Garaudy için taziye mesajı

    Merhaba

    Derin araştırmaları neticesinde İslâm’la müşerref olan ve düşünce dünyamızın zenginleşmesine bir batılı münevver olarak yaptığı değerli katkılarıyla tanıdığımız mümtaz şahsiyet Roger Garaudy’nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.

    Din ve dünya tasavvurumuzun genişlemesinde emsalsiz gayretlerini her zaman saygıyla hatırlayacağımız merhum Guraudy’ye yüce Mevlâdan rahmet, sevenlerine ve İslâm alemine başsağlığı diliyorum.

    Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ
    Diyanet İşleri Başkanı

  3. #3
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.191
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54809
    Allah rahmet eylsesin...

  4. #4
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647

    Bir Yiğit İnsan Garaudy

    Merhaba



    1968 yılı Mayıs ayıydı Paris’te General De Gaulle’a karşı öğrenci hareketleri başlamıştı, her tarafa ve bu arada Sorbonne’un tepesine ‘kızıl bayraklar’ asılıyordu Sadece Paris değil, bütün Fransa felç olmuştu adeta… Ve orada öğrenci olduğumuzdan, kendimizi içerisinde bulduğumuz bu hareket, daha sonra Dünya literatürüne ’1968 olayları’ olarak geçti

    Bu sosyalist öğrenci hareketinin en karakteristik sloganı şuydu: Le patron a besoin de toi, tu n’as pas besoin de lui! (Patronun sana ihtiyacı var, senin patrona ihtiyacın yok!)

    İşte bütün bu olaylar olduğunda, kitapları kapış kapış okunan ‘gerçek bir solcu’ vardı ki, adı Roger Garaudy’di Garaudy’nin solculuğu, hem teoride hem de pratikte yerini buluyordu Çünkü o, hem ideolojisini kitaplaştırıyor, hem de kitaplaştırdığı ideolojisini, Fransız Senatosu’nda Komünist Partisi’ni temsilen ‘Senato Başkan Yardımcısı’ olarak fiiliyata koyuyordu

    İRAN DEVRİMİ ONU İSLAM’A YAKLAŞTIRDI

    Fakat 1968 olaylarıyla, Fransız Komünist Partisi ile Fransız sosyalist gençliğinin arası açıldı Komünist Partisi’ne rağmen, Garaudy gençlerle teması sıkılaştırınca, partisiyle arası açıldı Ona göre partisi, olup biteni anlamıyordu Ve Garaudy, bu düşüncelerini 1968′de ikinci baskısını yaptığı “Pour un modèle français du socialisme” (Editeur Gallimard, Idées) adlı kitabında ortaya koydu; bu şekilde bir bakıma onlarla ipleri koptu

    Garaudy gerçek bir sosyalist olup, dünyanın neresinde olursa olsun bütün halk hareketlerine yardımcı oluyordu Nitekim, bizzat Prag’ta şahit olduğum meşhur ’68 Prag gençlik ayaklanması’nda üstadın çok rolü olmuştu
    Sonra biz doktorayı bitirip Türkiye’ye dönünce, üstattan fazla bilgi alamadım Sadece bizim Türkiye solcu(!)larının tercüme ettikleri kitaplarını takip ediyordum

    Derken İran’da hiç kimsenin beklemediği bir ‘İslâm Devrimi’ oldu ve yapılan bu devrim her devrimci gibi, Garaudy’nin de dikkatini çekti Bunun üzerine Garaudy hem İran’daki bu beklenmedik hareketle, hem de bu hareketin motoru olan İslâm’la ilgilenmeye başladı

    DAYANAMADIM TESLİM OLDUM

    Ve bir gün, o kabına sığmayan büyük devrimcinin Müslüman olduğunu öğrendik
    1982′de ‘Müslüman Devrimci Garaudy’ İstanbul’a geldi Onu Türkiye’ye davet eden arkadaşlar, birkaç gün kendisine tercümanlık yapmak üzere beni de davet ettiler Bir gün programdan sonra İstanbul’da, bir lokantada yemek yerken, fırsatını bulup üstada şu soruyu sordum:
    ‘Efendim, sizleri hiçbir din, hiçbir ideoloji ve yıllarca savunmasını yaptığınız sosyalizm tatmin etmezken, nasıl oldu da Müslüman oldunuz?’
    Bana verdiği cevap, hâlâ kulağımda çınlıyor: ‘Je n’ai pu plus, et j’ai soumis! (Daha fazla yapamadım ve teslim oldum)’
    Sonra devam etti: ‘Aklım bloke oldu ve evreni anlamaya yetmedi; hiçbir şeyi istediğim gibi anlayamıyordum; aciz kaldım, Yaratıcı’ya teslim oldum’

    O günden sonra uluslararası birçok konferansta bir arada olduk
    Ve en son görüşmemiz Paris’te, 24 Ekim 2003 Cuma günü oldu…
    Bir konferans için Paris’e gitmiştim Konferanstan sonra, Üstad’ı ziyaret etmek istedim ve arkadaşlarım Ahmet Bakcan’la Reşat Yılmaz bu teklifimi kabul ettiler; Hoca’ya gittik

    Garaudy, Paris’in güney banliyösünde Chennevières köyünde, Sucy Sokağı’nda, 69 numarada oturuyordu… Küçük, fakat güzel ağaç ve çiçeklerle süslenmiş bir bahçe içerisinde, iki buçuk katlı bir ev…

    Hoca’ya takdim edeceğimiz çiçeği aldıktan sonra, kapıya vardık Kapıyı, Hoca’nın Fransız olan ve ilk defa Güney Afrika’da Cape Tawn’da karşılaştığım hanımı açtı

    BATI TERÖRܒNDEN NOTLAR

    Giriş kapısının hemen sağındaki küçük odaya alındık Bir iki dakika bekledikten sonra, uluslararası bir çok konferansta karşılaştığım ve beraber program yaptığımız, bazen da kendisini tercüme ettiğim Üstad içeriye girdi
    Bir ayağını zor kullanan Üstad’ı tarih ve olaylar yormuştu artık Geride bıraktığı doksan senesini mücadele ile geçirmiş bir Üstad’ın sonunu müşahede etmek beni hem üzüyor, hem de uyarıyordu… Artık ölümün kapısında olması beni üzüyor, bu hâlde iken bile uğraş vermesi ise beni uyarıyor, kamçılıyordu…

    Normal hâl-hatır sormalarından sonra, hem Hoca’yı fazla yormamak, hem de boşuna oturmamak için, sorular sormaya başlıyorum, çağımızın bu yiğit insanına Üstad hâlâ kitap yazıyordu… Bana imzalayıp verdiği son kitabının adı, ‘Le terrorisme Occidental’ (Batı Terörü)’ydü Benden sonra Ahmet, Hoca’ya sorular sorarken, Hoca’nın, Batı Terörü adlı bu kitabının arka kapağı üzerindeki şu dizelerini okudum:

    ‘Ben bir gece bekçisi değilim
    Fakat yangının komşu evlerini sardığını gördüm,
    Ve rüzgâr onu size doğru itiyordu
    Ve ben şu son çığlığı attım
    Sizi uyandırmak için!
    Yaşayanın SÖZÜ olsun!’
    Üstad, birinci cildini bir hafta içerisinde bitireceğini söylediği ve tamamının üç cilt olacak son kitabını şöyle özetliyordu bana:
    ‘Son kitabım, şu üç temayı işliyor ki, her birine bir cilt ayırdım:

    1 Sadece Allah bilir,
    2 Sadece Allah verir,
    3 Sadece Allah emreder!’

    Beyin kanaması geçirdiğini söyleyen Hoca, beyninin ancak 1/5ini kullanabildiğini ifade edince hayli üzmüştü beni O zamanlar doksan yaşında olan Üstad, bu yarı beyinle hâlâ yazıyor, sağlam(!) beyni olan Müslümanlarsa, beyinlerini kullanıp kullanmadıklarını dahi bilmiyorlardı!…

    Bir daha Üstad’ı göremedim Son görüşmemizden sonra Paris’e her gittiğimde aradım, fakat sıhhati el vermediğinden ziyaretine gidemedim En son geçtiğimiz Nisan ayında yine Paris’e gitmiş, fakat asırlık Hoca’yı göremeden dönmüştüm Hayatına bir çok araştırma sığdıran, mücadele örneği veren, inancından asla taviz vermeyen ve Tayyip Bey’den önce, aynı kelimeleri kullanmamış olsa bile Avrupa’nın göbeğinde, Paris’te Siyonizm’e karşı açıkça bayrak açan korkusuz bir kahramandı

    Ve 14 Haziran 2012 Perşembe günü Garaudy Paris’te Hakk’a yürüdü…
    Allah rahmet etsin o yiğit ‘Müslüman Devrimci’ye…
    Sois tranquille à l’Au-delà…
    * Prof Dr, İslam Tarihçisi/Yazar

    Bir yiğit insan Garaudy - Yenisafak.com.tr - 18.06.2012

  5. #5
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Nerden
    istanbul-göztepe
    Mesaj
    13
    Rep Gücü
    5
    Selamlar,
    affınıza sığınarak soruyorum
    -bu kişi İslamı seçmemiş olsaydı yine aynı şekilde övgüyle bahsedermiydiniz?

  6. #6
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    14.034
    Rep Gücü
    88647
    Alıntı üye ismi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Selamlar,
    affınıza sığınarak soruyorum
    -bu kişi İslamı seçmemiş olsaydı yine aynı şekilde övgüyle bahsedermiydiniz?
    Merhaba

    sn. uye ismi;
    Hosgeldiniz!

    Astigim 3 yazinin 3'u de
    Alintidir.

    Yani
    Ben ovgu/yergi olacak
    Birsey yazmadim.

    Okuyanlar kendi entellektuelliklerine
    Uygun yorumlar getirebilirler.......

  7. #7
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2012
    Nerden
    istanbul-göztepe
    Mesaj
    13
    Rep Gücü
    5
    Çok teşekkür ederim.

    Bitaraflığınızı görüyorum.

Benzer Konular

  1. Berkant vefat etti
    YukseLL Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-10-2012, 02:36 PM
  2. Ayten Alpman vefat etti
    mopsy Tarafından Müzik Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 21-04-2012, 12:36 PM
  3. Meral Okay vefat etti
    mopsy Tarafından Kültür, Sanat Foruma
    Yorum: 3
    Son mesaj: 11-04-2012, 03:27 PM
  4. Lefter vefat etti
    mopsy Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 14-01-2012, 01:50 PM
  5. Erbakan vefat etti
    Mustad'af Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 01-03-2011, 08:10 PM
Yukarı Çık