Bu sabah İstanbul'un yağmuruna aldırmadan sokağa attım kendimi. Gülerek yağmurda yürüdüm çünkü varılması gereken bir yer vardı. Yapılması gereken içimi kıpır kıpır eden bir güzellik peşindeydim. Dükkan sahibi kendi ellerimle hazırladığım içimi sevinçle dolduran güzelliği gösterdiğinde hayranlıkla baktım ortaya çıkan şahesere. İnsan bu kadarcık şeyle mutlu olabilir mi? Ben oldum işte, nerdeyse yuppiiii diyerek çığlık atacaktım saçlarıma düşen yağmur damlaları eşliğinde...

Gülmek ve aynı anda ağlamak, mutlu olmak ve aynı anda hüzünlenmek ne garip, ne karmaşık bir duyguymuş.

Siz hiç gülerken ağladınız mı? Mutluyken aynı anda hüzün yumağına sarıldınız mı?