Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5
  1. #1
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Kadının öldüğü an

    Kadının öldüğü an'lar vardır . Nefessiz kaldığı ve ruhunun bedeninden ayrıldığı , o kayıp an'lar . Yine de yasamaya ve bir bedeni sürüklemeye devam eder hayatta ... çünkü mecburdur çünkü zorundadır . Çünkü o sadece kendisi için yoktur bu dünyada , yapması ve yaşaması gerekenler vardır hala .

    İşte şimdi anlatayacağım hikaye de bunlardan biri ... Çok farklı bir kadın tanıdım bundan uzun yıllar önce , çok güzel bir yüreği yüreği kadar güzel yüzü vardı . Her zaman herkese gülümser ve insanların derdini dinleyip onlara moral aşılardı . Kim bilir belki de bu özelliği onu güzel yapıyordu , aslında çok da güzel biri değildi , kim bilir ? ...

    Çok sevdiği iki kızı ve severek evlendiği bir kocası vardı . Severek evlendiği diyorum zira nikah şahitleri ben olmuştum ve biliyorum ki büyük bir aşkla ve çok kişiye karşı gelerek birleşmişti o iki yürek . Ama zaman onların sevgilerine karşı acımasız davranmış ve ikisi de birbirlerine adeta yabancılaşmışlardı . En son ne zaman öpüştüklerini dahi anımsamıyordu Tülay . Halbuki kadın muzırlığıyla hergün , evlerindeki arzulu geceleri anlatmaya ve bize zorla dinletmeye bayılırdı bir zamanlar .

    Günlerden birgün Tülay da tatsız bazı değişiklikler sezinledim . Eskisi kadar gülmüyor , hiçbirimizle konuşmuyor , gittikçe içine kapanıyor ve belki de günde on kez telefon ile bizden uzakta konuşuyordu . Her şeyi anlardım ama telefon ile konuşmak için uzak ve sakin ortam aramasını anlayamazdım.

    Yine çok sıkıntılı olduğu ve yalnız başına kafeteeryada oturduğu bir anda yakaladım onu . Sesszice yanına gittim ve gözlerimle izin alarak oturdum. Tek kelime bile konuşmuyorduk . Sadece ben masaya otururken zoraki bir gülücük kondurmuştu yüzüne o kadar. Tabağındaki yemekle oynayıp duruyordu , belli ki aklı burda ama ruhu çok uzaklardaydı . En sonunda dayanamadım :

    " Tülay , daha ne kadar devam edeceksin ?" dedim
    " Neye canım ? Ne oldu ki ?" diye biraz tedirgin bir ses tonu ile karşılık verdi bana . Birşeyleri bilmemezlikten gelmesi canımı sıkmış ve daha çok şüphelenmemi sağlamıştı .
    "Ya Tülay neler oluyor ? Çok değiştin sen . Gülmüyorsun , konuşmuyorsun , ver mısın yok musun belli değil . Ne olur konuş benimle ... "

    ama sanki ben boşa konuşuyormuşum gibi , "yok birşey canım , biraz moralim bozuk , geçer " dedi ve kalkıp gitti . Ama peşini bırakmaya niyetim yoktu . İş çıkışında , tam paltosunu giyiyorken tekrar yanına gittim . "Tülay'cım ben seni evine bırakayım , üşüme bu soğukta " dedim . Önce tereddütlü bir bakış fırlattı sonra kabul etti .

    Arabada o kadar havadan sudan konulardan konuşup öyle sahte gülücükler fırlatıyordu ki etrafa , artık dayanamadım . " Tülay , biri mi var hayatında ? " diye patavatsızca sordum. " O da nerden çıktı canım , ben namuslu bir kadınım , oro... myum ben ? "

    Aniden ve çok sert şekilde beni durdurması konuşmak için topladığım tüm cesaretimi kırdı . Arabanın içinde yeniden derin bir sessizlik hakim olmuştu . Çok da uzun olmayan yol gözümde büyüyor ve bitmek bilmiyordu . Sanki ona kötü birşey yapmışım gibi kendimi suçlamış ve affettirmek için , annesine şirin gözükmeye çalışan çocuklar gibi davranmaya başlamıştım. Saçma sapan konuşuyor ve konuyu değiştirmek için olmadık şeylerden bahsetmeye çalışıyordum . Tülay , camdan dışarıya kenetlenmiş , beni duymuyor gibi bir haldeydi . "Tülay" ... diye seslendim . Ses gelmiyordu , başını pencereye yasladığını ve gözlerinden yaşlar süzüldüğünü farkettim. " Tülay , ne olur canım , ne olur anlat bana . nedir seni bu kadar üzen şey ? "

    "Anlatamam , zorlama ne olur " dedi zorlanarak , artık hıçkırarak ağlamaya başlamıştı. Durmuyordu , susamıyordu , sürekli ağlıyordu . "Ne olur canım sakin ol , bak ben yanındayım , lütfen söyle neyin var ?"

    Birden elindeki çantadanbir kağıt çıkarttı ve bana uzattı . Ne bu dedim , bak dedi . Kağıdı açınca , bir ultrason belgesi oduğunu ve bir bebek olduğunu farkettim. Gereksizce ve kadınsı bir güdü ile çok mutlu olduğumu hissettim . " İyi ya birtanem , bir bebeğin daha olacak" diye safça bir cümle kurduğuma hala hayret ediyorum .

    "Olmayacak " dedi .

    Aklım karışmıştı , bebeğini doğrumaması gibi bir ihtimal düşünmüyordum zira Tülay çocukları çok severdi ve her zaman çok çocuk istediğinden bahsederdi . ANlam veremiyordum. Sormak istediğim çok sorum avrdı ama artık hıçkırıkları o kadar artmıştı ki konuşacak durumda olmadığını görebiliyor ve sadece duruyordum . Arabayı sağa çektim ve Tülay'ın kolundan tutup " canım anlatır mısın lütfen , nedir sorun?" deme gücünü kendimde buldum .

    "bak ben namussuz değilim , kötü kaıdn değilim , çok sevdim ben onu , çook " dedi .

    O an başka bir açıklama yapmasına gerek kalmamıştı . Zira zihnim bir yapbozun parçalarını birleştirir gibi , tüm kartları doğru yere yerleştirmeyi başarmıştı .

    "bebek ondan mı " diye sorabildim sadece .

    Evet dedi , onunla tanıştığındna beri eşiyle beraber olmuyormuş , hatta bir yıldır eşiyle yataklarını da ayırmışlar . Çok sevmiş ve adamın da çok sevdiğine inanmış ancak ne var ki Tülay hamile kalınca adam aslında evli olduğunu söylemiş .

    BUnları o kadar hızlı ve hıçkırıklar arasında anlattı ki , kelimleri hazmedip içindeki derin ve acılı anlamı farketmem zamanımı aldı . Konuşması bittikten bir dakika kadar sonra kocaman bir " NE? " diyebilmiştim.

    Bir an ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemedim . " Tamam canım sakin ol , panik yapma , bak evine gideceksin , ağladığını çocukalrın görmesinler " ... tabii ki boşa konuşuyordum.

    BUnca zamandır içinde tuttuğu duyguları bir anda dışavurmuş olmanın verdiği rahatlama ile iyice yüksek sesle ağlamaya başlamıştı . Sadece onu susturmak istiyordum , kriz geçiriyor gibiydi . Nefessiz kalmışcasına kızarmış ve tüm makyajı aktığı için yüzü siyah şeritlerden oluşan kırmızı bir hal almıştı . Hemen arabadan indim ve Tülayın kapısını açıp onu da dışarı çıkarttım . Soğuk olduğu için , içindeki yakıcı sıcaklığı ve acıyı bastıran doğa şartları ile yüzleşmişti . Soğuk öylesine keskindi ki , Tülay yavaş yavaş , sakinleşmeye ve iç çekerek kendini susturmaya başlamıştı . Bir dakika kadar orada birbirimize sarılıp durduk ama şimdi tamamen susmuştu . Arabaya bindik .

    " Ne yapacağım ben şimdi " dedi , "ne yapacağım" ...

    " Unutacaksın Tülay " dedim , " seni istemeyen bir adam için mücadele edip kendini yıpratmayı düşünmüyorsun değil mi ? O seni sevmiş olabilir , belki de çok sevmiştir ama seçimini ailesinden yana kullanan ve herşeyden öte sana yalan söyleyerek bir ilişkiye başlayan insan için , ne yapabilirsin ki ? Nelerini feda edeceksin onun için ? Gözyaşlarını mı , acı çektiğin ve asla haberi olmayacak üzüntülü dakikaları mı , yüreğinin kanayan halini mi , yüzünde artık hiç göremediğimiz gülücüklerini mi ? Ne vereceksin öyle bir adama ? Unutacaksın çünkü unutmalısın . "Zaman" tüm öğrencilerini öldüren bir öğretmen olduğu gibi , bütün yaraları saran en iyi merhemdir . Zamana sığınacaksın , o , kendini yeniden bulmanı sağlayacak canım . "

    Tülay'ın gözlerinde uzun süredir görmediğim bir ışıltı sezinlemiştim . Yenidne bir umut gelmişti hayatına , bunu görebiliyordum . " beraber başaracağız ve ben hep senin yanında olacağım . Herşeyi hem de herşeyi silik bir hatıraya dönüştüreceğiz . Sen güçlü bir kadınsın , herşeyin ötesinde bir anasın ve yavruların için güçlü olacaksın " dedim . Hakikaten sakinleşmeye başlamıştı . Elimi tutuyordu , sımsıkı elimi tutuyor ; kelimelerimden ve elimdeki sıcaklıktan güç alıyor gibiydi . Onsa sarıldım ve zaten az mesafe kalmış olan evine götürdüm.

    Ertesi gün Tülay ile yemek yerken , telefonu çaldı . O arıyordu . Tülay telefonu bana verdi ve konuşmak istemiyorum dedi . Telefonu açtım ve tülayın görüşmek istemediğini zarifçe anlatmaya çalıştım. Karşıdaki ses , pişman olduğunu , çok sevdiğini ve ne olursa olsun mücadele edip onunla beraber olmak istediğini söylememi istedi . Dediklerini aynen arkadaşıma söyledim. Tülay ayağa kalktı , telefonu aldı , pencereye doğru gitti ve telefonu camdan aşağı attı . Vazgeçmişti , çok sevdiği ve ona bir bebek vermek isteyecek kadar bağlı olduğu erkeğinden vazgeçmişti çünkü ailesi ile arasına giren "kötü kadın" olmak istemediği gibi , çektiği acıları hazmedemiyordu .

    Bu olaydan bir süre sonra Tülay eşinden boşandı , çok sevdiği adamın bebeğini ise doğurdu . Şu an üç çocuğu ile beraber bir hayat sürüyor , hala yüzünde eski gülümsemesi yok ve bana soracak olursanız çok da mutsuz . Ve eğer adama ne olduğunu bilmek isterseniz ; bu olaylar yaşanırken o da ikinci kez baba olmuş . Yani ailesi ile beraber , mutlu bir hayatı var .

    Ne denir ki ? hayat her zaman herkese adil davranmıyor , değil mi ?




    Sahrabetis

  2. #2
    Onursal Üye dogangunes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Burç:
    Kova
    Cinsiyet
    Kadin
    Mesaj
    17.801
    Rep Gücü
    137443

    Cevap: Kadının öldüğü an

    Yine muhteşem yazarlığını döktürmüşün ablacım.Ne acı bir olay evliyken başkasını sevmek.Allah kimsenin başına vermesin.Ama ben hiç onaylamıyorum evliyken ve çocuğun varken başkasına aşık olup birde ondan hamile kalmak.

    Yine söylüyorum ablacım sen kitap çıkar.Bu değerli birikimlerini ebedileştir.Hem bizde övünürüz baksana ilk okuyanlar süpermeydan üyeleriKalemine,eline sağlık ablacım...

    Her Hakkım Saklıdır®
    |l|lllll|lll||ll||lll||ll||
    ³³°¹³²¹³ °¹²¹²²³
    © σяigiиαL-ρяσfiLє ®

    Supermeydan

  3. #3
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: Kadının öldüğü an

    Canımsın , çok teşekkür edeirm . :) Elbette aşkın doğru zamanda gelmesi hepimizin dileği ama gelmediği de oluyor canım :) Yargılamak yerine arkadaşlarıma destek olmayı seçtim ben hep .

  4. #4
    Acemi Üye s-a-d-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Nerden
    istanbul
    Mesaj
    191
    Rep Gücü
    34

    Folder Heart Cevap: Kadının öldüğü an

    Alıntı sahrabetis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Canımsın , çok teşekkür edeirm . :) Elbette aşkın doğru zamanda gelmesi hepimizin dileği ama gelmediği de oluyor canım :) Yargılamak yerine arkadaşlarıma destek olmayı seçtim ben hep .

    Aşkın doğru zamanda gelmesi elimizde olan bir şey değil ama doğru yaşamak ve doğru tercihler ne pahasına olursa olsun elimizde. ikiside farklı kişilerle evli insanlar.Ortada masum bir bebek var ve hala birbirlerini severken duygularına dur diyebilmişler.O zaman Doğru zamanda dur diyebilir, hiç başlamaya bilir yada önceki ilişkilerini sonlandırıp başlayabilirlerdi..

  5. #5
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: Kadının öldüğü an

    Tabii olabilir , belki öyle de olabilirdi ama olmadı , ol(a)madı . Gerçi ben bu noktada pek katılamayacağım sevgili s-a-d-e-cim çünkü aşk acısı çeken öyle tanııdğım oldu ki ve hepsinin de öyle farklı hikayeleri vardı ki ; şuna emin olmak zorunda kaldım : "Aşkın zamanı yok" . Vaktini siz ayarlamıyorsunuz , acaba doğru mu yapıyorum yanlış mı diye düşünmüyorsunuz , ya bu evli kadının huzurunu bozmıyayım , o bir anne ... demiyorsunuz . Dediğim gibi çok acı çeken arkadaşım oldu , dilerim kimse aşk acısı çekmek zorunda kalmaz ve sevdiği ile etik şekilde birleşir ama "vay neden yanlış bir ilişkiye başladın " diye de , zaten acı çeken birsini yargılayıp , onu iki kat üzmem ben . Her koyun kendi bacağından asılır .

Benzer Konular

  1. Kadının bir tek adı var!
    mopsy Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 11-03-2012, 10:36 AM
  2. Jim Morrison’ın öldüğü yer
    mopsy Tarafından Müzik Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 08-09-2011, 03:29 PM
  3. Kadının Adı...
    mopsy Tarafından Kadın Erkek İlişkileri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 06-08-2010, 08:34 AM
  4. Bir kadının aşkı
    simqe Tarafından Sohbet ve Dedikodu Foruma
    Yorum: 19
    Son mesaj: 12-01-2010, 09:38 PM
  5. Biz Çocukların Öldüğü Her Yere Gazze Diyoruz
    ResuLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 10-09-2009, 10:12 PM
Yukarı Çık