Merhaba



Menopoz döneminde hem hormonal değişiklikler nedeniyle östrojen-progesteron dengesinde değişme ve östrojenin vücuttan çekilmesi söz konusu olur, hem de aynı dönemde kişide “benim kadınlığım bitti, ben artık yaşlandım, yaşlanıyorum” gibi düşünceler oluşmaya başlayabilir. Doğurganlığın bitmesini bazı kadınlar üzüntülü ve sıkıntılı bir durum olarak algılarken, bazı kadınlar da bir rahatlama, bir dertten kurtulma gibi algılayabilir. Bu düşüncelerin oluşumu, kişisel özellikler, kültürel özellikler, o kişinin içinde bulunduğu ailenin özellikleri gibi pek çok farklı nedenden etkilenebilir. Menopoz döneminde bu hormonal değişiklikler ile sosyal değişikliklerin birlikte etkisi kadınlarda depresyon riskini artırabilir. Bazen aynı dönem 45 gibi yaşlara, erken işe başlayanlarda emeklilik dönemine rastlayabilir. 20 yıllık meslek hayatının sonu, emeklilik, menopoz bir arada olabilir. Böyle bir yeni yaşam dönemine girdiği zaman, kişi depresif bir dönemden geçebilir.

Cerrahi bir operasyon sonrası, yani dıştan gelen bir müdahale ile oluşan bir menopozun depresyonla ilişkisi nasıldır?

Bu tür durumlar çok farklı biçimlerde gerçekleşeceği için yine depresyona yol açma riski içerir. Menopozdan sonra her ne kadar dışarıdan östrojen eklentisi yapılabilse de, fizyolojik olarak o dengenin tekrar oluşması zor olduğundan, yine depresyon için hormonal bir risk oluşabilir. Bunun yanı sıra bir hastalığa bağlı olarak yapılan bir müdahale olacağından -ki sebep bir kanser olabilir- böyle bir hastalığın kendisinin getirdiği depresif düşünceller ve duygular oluşabilir. Bunlara ek olarak henüz menopoza girmeye hazır olmayan kadının yaşadıkları da önem taşır.

Bir hafta önce her şey normalken, bir hafta sonra birden menopoza giriyor olmanın getirdiği bir takım psikolojik faktörler söz konusu olabilir. Bir tıbbi müdahaleden söz ediyorsak, herkesin, her durumda aynı yanıtı vermediğini unutmamalıyız. Bir cerrahi müdahale ile bir kadın depresyona girebilir ama ondan hemen sonra aynı ameliyatı olan, aynı durumdaki bir kadın depresyona girmeyebilir. Bireylerin kişilik özellikleri, içinde bulundukları sosyal destek sistemleri, eşiyle kadının ilişkisi, arkadaşlarıyla ilişkileri, o kadının hayat amaçları, hayatla kendini var ettiği noktalar, geçmişi, önceden psikiyatrik hastalıklarının olup olmaması, o sırada kullandığı diğer ilaçlar gibi faktörler o kişinin depresyona girip girmemesini belirler. Hiç çocuğu olmayan bir kadının menopoza girmesi ile beş çocuğundan sonra bir kadını cerrahi menopoza sokmak aynı anlamı taşımayacaktır.

Zoom- sonbahar 2003