Endometriozis rahim içini döşeyen, endometrium olarak adlandırılan dokunun rahim dışında da bulunmasıdır. Endometriozis çoğunlukla yumurtalıklar, yumurtalık kanalları (tüpler) ve rahmin dış yüzeyinde görülür. Üreme çağındaki sağlıklı kadınların %5’inde görülen endometriozis çocuk sahibi olamayan kadınların %35-40’ında görülür.

Endometriozis üreme çağındaki kadınlarda görülür, endometriozis en sık 30-40 yaşları arasındaki kadınlarda görülmesine rağmen son yıllarda teşhis amacıyla yapılan laparoskopik girişimlerin yaygınlaşmasıyla endometriozis hastalığının 20’li yaşlarda da oldukça sık teşhis edildiğini görmekteyiz. Yapılan çalışmalar endometriozis hastalığının genetik veya ailesel bir faktöre bağlı olduğunu göstermiştir. Annesinde veya kız kardeşinde endometriozis hastalığı olan kadınlarda endometriozis görülme olasılığı 7 kat daha fazladır.

Laparoskopik inceleme ile endometriozisin tanısı kesin olarak konulabilir. Menstrual siklusları erken yaşta başlayan ve düzenli olan kadınlarda endometriozis hastalığı görülme olasılığı daha yüksektir. Bunun yanı sıra endometriozis hastalığı olan kadınlarda da menstrual sikluslar genellikle kısa sürer. Bu kadınların bir çoğu menstruasyon sırasında şiddetli ağrıdan yakınır. Şiddetli ağrısı olan kadınlarda endometriozis görülme olasılığı 4 kat daha fazladır.

Endometriozis hastalığında etkilenen organların üzerinde mavi gri renkte yaralar görülür. Hastalığın ilk evrelerinde yaralar bulundukları yüzeyde düzensizliklere ve hafif renk değişikliklerine neden olur. Daha sonraki evrede bu yaralar kırmızı ve koyu kırmızı renklerde görülebilirler. Hastalığın daha ileri evrelerinde ise yaralar tipik mavi gri veya yanmış barut görüntüsünü alır. Bazı endometriozis yaraları ise renksizdir.
Endometriozisin klinik bulguları hastadan hastaya çok değişiklik gösterir ve hastalığın yaygınlığı ile orantılı olmayabilir. Endometriozis ilerledikçe infertilite görülme ihtimali artar. Klinik bulgular çoğunlukla hastalığın anatomik olarak yerleştiği yere bağlıdır. Endometriozisin en sık görüldüğü yerler yumurtalıklar, üreme organları çevresindeki karın zarları, rahim arkasındaki boşluk, rahim bağları ve rahmin arka yüzüdür. En sık görülen bulgu ise menstruasyon döneminde veya cinsel ilişki sırasında ağrıdır. Endometriozis hastalığına bağlı anormal kanama, lekelenme ve infertilite de sık görülür.

Endometriozis yaraları yumurtalıklar üzerinde kanamalar yapar, hastalık ilerleyince bu yaralar yumurtalık dokusu içine yayılır. Pıhtılaşmış koyu renk kan ile dolu kistler oluşur. Bunlara çikolata kisti veya endometrioma adı verilir. Karın boşluğunda bulunan ve organların birbiri üzerinden kaymasını sağlayan periton sıvısındaki değişiklikler yumurtalıkların ve fallop tüplerinin fonksiyonlarını etkiler. Endometriozis üreme organları dışında en sık ince ve kalın bağırsak üzerinde daha nadir olarak da safra kesesi, mide, dalak ve karaciğer üzerinde görülebilir.
Endometriozis yaralarının oluşturduğu nedbe dokuları çoğunlukla üreme organları ve daha az hareket eden organlar arasında görülür.
İlerleyen endometriozis vakalarında üreme organlarının birbirine yapışması ile hareketlerinin kısıtlanarak zorlaşması da kasık ağrısına neden olur.Bunun yanı sıra karın içi sıvının kimyasal yapısının değişmesinin de ağrıya neden olduğu düşünülmektedir. Endometriozis vakalarının yaklaşık %75’inde kasık ağrısı görülür.Ağrının yeri çoğunlukla endometriozis yaralarının yerleşimine bağlıdır.Ağrı çoğunlukla menstural kanama ile başlar ve ilk birkaç gün şiddetli olarak devam eder. Endometriozis hastalarında sık görülen bir diğer yakınma ise ağrılı cinsel ilişkidir.Bu durum vakaların %30-35’inde görülür.Bunun yanı sıra bağırsak hareketlerinde ağrı, menstruasyon öncesi dönemlerde gerginlik ve stres, lekelenme ve düzensiz kanamalar, mesanenin bulunduğu bölgede ağrı ve ağrılı idrar yapma, zaman zaman idrarda kan bulunması ve infertilite sık rastlanan bulgularıdır.

Bazı hastalarda çok yaygın endometriozis olmasına rağmen hiçbir bulgu görülmeyebilir. Bulguların varlığı endometriozis hastalığının tanısını koymamıza yardımcı olmasına rağmen klinik bulguların olmaması endometriozis olmadığı anl***** gelmez. İnfertilite vakalarında hiçbir bulgu olmamasına rağmen endometriozis düşünülebilir ve teşhis amaçlı laparoskopi yapılabilir.

Endometriozise bağlı ağrılar genellikle menstruasyondan hemen önceki dönemde ve menstruasyon sırasında görülür.Hastalık ilerledikçe ağrı menstrual siklus boyunca tüm ay görülebilir.Ağrı ani başlar veya kronik olabilir.İleri derecede endometriozis görülen vakaların yaklaşık yarısında ağrı kroniktir ve menstrual siklus boyunca görülür.Menstruasyondan hemen önce ve menstruasyon sırasında şiddetlenir.Bu vakalarda cinsel ilişki sırasında da şiddetli ağrı yakınması vardır.

Endometriozis hastalığı olan kadınların %30-50’sinde üreme sağlığının değişik derecelerde etkilendiği belirlenmiştir. Bunun yanı sıra infertilite problemi olan vakaların yaklaşık %20’sinde endometriozis problemi saptanmıştır. Endometriozis hastalığı; yumurtalıklarda folikül ve yumurta gelişimini engeller. Ovulasyonu yani gelişen yumurtanın yumurtalıklardan atılmasını engeller. Sperm hareketliliğini azaltır. Periton sıvısının yapısını değiştirerek yumurta ve spermin etkileşmesini bozar.

Endometriozis hastalığına bağlı ağrının tedavisinde nonsteroidal anti-inflamatuvar ilaçlar olarak adlandırılan, steroid yapısında olmayan ağrı kesiciler etkilidir. Bu vakaların tedavisinde ağrı şiddetlenmeden ilaçları kullanmaya başlamak gerekir Uzun bir dönem endometriozis vakalarının birçoğunda doğum kontrol hapları başarı ile kullanılmaktadır. Son yıllarda ise endometriozis tedavisinde GnRh-agonistleri olarak adlandırılan ilaçlar daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Laparoskopik cerrahinin endometriozis tedavisindeki başarısı hastanın önceki durumuna ve uygulanan cerrahi yönteme bağlıdır. Minimal endometriozis vakalarının % 65’inde orta derece endometriozis vakalarının % 50’sinde ve ileri derece endometriozis vakalarının % 40’ında infertilite problemi laparoskopik cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Bunun yanı sıra laparoskopik cerrahi sonrası verilen tedavinin başarı sonuçlarını olumlu yönde etkiler.
Cerrahi ve tıbbi yaklaşımlarla tedavi edilemeyen vakalarda tüp bebek tedavisi ile gebelik elde edilebilir.
Endometriozis vakalarının yaklaşık %10’unda cerrahi ve/veya tıbbi tedaviyi takiben hastalık tekrarlayabilir. Tedavi sonrasında gebelik elde edilen vakalarda endometriozisin tekrarlama ihtimali çok daha düşüktür.

Op. Dr. Tevfik YOLDEMİR
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı