Bir kadının düzenli aralıklarla adet kanaması görebilmesi için bazı şartlar yerine gelmelidir:

Öncelikle hipotalamus adı verilen beyin bölgesinden hipofiz bezine bir uyaran gitmeli ve burada FSH ve LH adı verilen iki hormonun uygun seviye ve oranlarda üretilmesi ve kana geçmesi gerekmektedir.
Bu iki hormon, olgunlaşmaya elverişli yumurta hücreleri içeren yumurtalık dokusunda folikül gelişimini uyarmalı ve yumurtlama gerçekleşmelidir.
Folikül adı verilen yapı içinde üretilen östrojen ve progesteron hormonları rahim iç tabakasında sağlıklı bir kalınlaşmaya neden olmuş olmalıdır.
Yumurtlama gerçekleştikten sonra gebelik oluşmamış olmalı ve yumurtlama oluştuktan sonra yaklaşık 14 gün ömrü olan Sarı Cisim ("Corpus Luteum") bu süre sonunda progesteron hormonu salgısını durdurmalıdır.
Adet döngüsünün bitimine denk gelen bu dönemde progesteron hormonu salgısının aniden düşmesi neticesinde rahim iç tabakasında gerçekleşen "dökülme" ve bununla beraber oluşan kanama rahim iç tabakasından rahim ağzına, buradan vajinaya, vajinadan da dış ortama akacak yol bulabilmelidir.
Yukarıda maddeler halinde anlatılmış olan mekanizmalardan birinin veya birkaçının aksaması beklenen adet kanamasının gerçekleşememesiyle, yani adet kanamasının gecikmesiyle sonuçlanır.

Farklı Bir Açıdan Bakış

Yukarıda anlatılan mekanizmaları farklı bir biçimde ele almak mümkündür:


Kadında adet kanamalarının düzenli bir şekilde gerçekleşebilmesi için dört farklı bölümün kendi içlerinde ve birbirleriyle etkileşimde sağlıklı çalışmaları gerekir.

Bölüm 1
Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu

Bölüm 2
Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar

Bölüm 3
Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi

Bölüm 4
Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi


İLK ADET KANAMASININ GÖRÜLEMEMİŞ OLMASI

Bir genç kızın ilk adet kanamasını gördüğü zaman öncesine kadar hipotalamus ve hipofiz hormon salgıları oldukça azdır ve bu nedenle yumurtalıkların yumurtlama işlevi başlamamıştır.

Hormon salgıları artmaya başladığında genç kızda öncelikle meme gelişimi ve kadın tipi kıllanma gibi kadınsı özellikler başlar, ancak hormon salgısı hala yumurtalıkları harekete geçirecek kadar fazla değildir.

Hormon salgısının giderek artmasıyla beraber rahim iç tabakası kalınlaşmaya başlar ve bir süre sonunda, ortalama 12.5 yaşında ilk adet kanaması ortaya çıkar. Bu kanama yumurtlama olmaksızın gerçekleştiğinden ilk kanama sonrasındaki kanamalar henüz düzenli değildir. Hormonal sistemlerin tam olarak olgunlaşmasıyla yumurtlama da devreye girer ve genç kız düzenli olarak adet kanaması görmeye başlar ve böylece üreme çağına girmiş olur.

Ergenlik Çağı

ılk adet kanamasının ortaya çıkma yaşı herkes için farklıdır ve genetik özelliklerden etkilenebilir.Meme gelişimi ve kıllanma gibi kadınsı özellikleri kazandıran gelişim basamaklarının ortaya çıkmış olması koşuluyla ilk adet kanamasının 16 yaşına kadar gecikmiş olması tıbben normal kabul edilir. Bu süre sonunda adet kanaması göremeyen genç kızların nedenin aydınlatılabilmesi için bazı değerlendirmelerden geçmeleri gereklidir.

ılk adet kanamasının görülememiş olmasının altında yatan muhtemel nedenler

yukarıda anlatılan dört bölümden birindeki bir sorunla ilgili olabilir. Daha çok üreme çağındaki kadına yönelik hazırlanmış olduğundan ve söz konusu sorun nispeten ender görüldüğünden "ılk adet kanamasının görülememiş olmasına" daha fazla yer verilmeyecektir.

Düzenli Adet Kanaması Gören Bir Kadında Beklenen Adet Kanamasının Olmaması
28 günde bir düzenli olarak adet kanaması görmeye alışmış olan bir kadın kanaması geciktiğinde hemen endişelenebilir. Konuda daha fazla ilerlemeden önce basit ve pratik bir bilgi verilmesi uygun görülmüştür:

Çok düzenli olarak adet kanaması gören bir kadın yılda bir veya iki kez gecikmeli adet görebilir. Bunun altında yatan en muhtemel neden iş değişikliği, aile içi stres, üzüntü, yaşam tarzı değişikliği, iklim değişikliği, yorgunluk gibi basit bir olaydır. Bu olay beynin bilinçli kısmını etkileyerek buradan hipotalamus adı verilen bölgenin işlevini bozmakta ve adet döngüsü burada "takılmaktadır". Böyle bir durumda tıbbi bir değerlendirme yapılması gerekli değildir.

Öte yandan yine düzenli olarak adet kanaması gören bir kadında adet gecikmesinin en sık görülen nedeninin gebelik olduğu göz önünde bulundurulmalı ve bu konuda gerekli adımlar atılmalıdır.

Gebelik belirtileri

Adet Kanamaları Neden Gecikir?


Yukarıda adet kanaması gecikmesinin iki temel nedeni ele alındı. Gecikmenin uzun süreli olması durumunda (beklenen üç adet kanamasının olmaması) veya takip eden birkaç adet kanamasının gecikmeli olarak gerçekleşmesi durumunda muhtemel nedenin ortaya çıkarılması için mutlaka doktor değerlendirmesi yapılmalıdır.

Muhtemel nedenler yukarıda anlatılan dört bölümden herhangi birinin işlevlerinin bozulmuş olmasıyla ilgili olabilir.

Bölüm 1 (Rahim içinden vajinanın çıkışına kadar olan tümüyle açık bir akış yolu) Sorunları

Düzenli adet kanaması gören bir kadında rahim içine veya rahim ağzına yapılan bir müdahale sonrasında adet kanaması olmaması durumunda en muhtemel neden açık olan bu yolun zarar görmüş olmasıdır.

Kürtaj nedeniyle rahim iç tabakası zarar gördüğünde veya rahimağzı kanalı tıkandığında yapılan kürtaj sonrası beklenen adet kanaması gerçekleşmez.

Asherman sendromu

Ender görülen bir neden de rahimağzında yer alan kanser öncüsü lezyonların çıkarılması amacıyla uygulanan konizasyon esnasında rahimağzı kanalının tıkanmasıdır. Lezyonu ortadan çıkarmak amacıyla koni şeklindeki parçanın çıkartılması sonrasında beklenen adet kanaması gerçekleşmez.

Bölüm 2 (Her ay düzenli olarak yumurta hücresi üreten ve bunu serbest bırakan yumurtalıklar) Sorunları

Polikistik Over:
Düzensiz yumurtlama ve bunun etrafında gerçekleşen çeşitli belirti ve bulgular topluluğundan oluşan bu durum gecikmeli adet görmenin en sık görülen nedenlerinden biridir.

Polikistik over

Menopoz ve Erken Menopoz:
Yumurtalıklar ilk adet kanamasının görülmesinden yaklaşık iki yıl sonra her ay düzenli olarak yumurta hücresi üretimine devam ederler. Yumurtalıklarda üretilebilecek yumurta hücresi bittiğinde yumurtlama gerçekleşemeyeceğinden adet kanaması da olmaz. Yumurta hücrelerinin doğal olarak tükendiği ve adet kanamasının kesildiği andan itibaren menopoz çağı başlamıştır.

Türkiye'de 50'li yaşlara doğru ortaya çıkan menopoz daha erken yaşlarda (35 yaşından önce) ortaya çıktığında Erken Menopoz adını alır. Bu durumun getirmesi muhtemel riskleri nedeniyle mutlaka tanısının konması ve gerekli tedavinin yapılması son derece önemlidir.

Bölüm 3 (Sağlıklı işleyen bir hipofiz salgı bezi) Sorunları

Hipofiz bezinden düzenli hormon salgısını bozan bir etken adet döngüsünün bu aşamada "takılmasına" neden olur. Bu etkenler arasında en sık görüleni prolaktin hormonu yüksekliğidir.

Prolaktin hormonu yüksekliği

Bölüm 4 (Beynin üst merkezleriyle sağlıklı bir iletişim içinde olan hipotalamus bölgesi) Sorunları


Hipotalamusun hipofizi hormon salgısı yapması yönünde uyarmasını bozan bir etken adet kanamasının gecikmesine neden olabilir. Bu bölüme ait nedenler bu yazının ilk başında da anlatıldığı gibi çoğunlukla selim tabiyatlı nedenlerdir.

Tıbbi Değerlendirme

Gebelik, adet kanaması gecikmesinin en sık görülen nedeni olduğundan ve basit bazı incelemelerle ortaya konabildiğinden ve saptandığında başka ileri inceleme yapılmasına gerek kalmayacağından üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında adet kanaması geciktiğinde araştırılması gereken ilk durum gebeliktir.

Yapılan jinekolojik değerlendirmeyle gebelik olmadığının saptanması durumunda var olan ek belirtiler de dikkate alınarak bir ön tanıya varılır ve kesin tanıyı koymak için hormon incelemeleri veya diğer bazı ileri incelemeler yapılır.

Alıntıdır...