Anketimiz: ünüversitelerde başörtüsü sizce ne olmalı

Katılımcı sayısı
251. Anket kapatılmıştır
  • ünüversitelerde başörtüsü serbest olmalı

    184 73,31%
  • ünüversitelerde başörtüsü yasak olmalı

    56 22,31%
  • farketmez olsada olur olmasada

    11 4,38%
25. Sayfa, Toplam 32 BirinciBirinci ... 152324252627 ... SonSon
Gösterilen sonuçlar: 241 ile 250 Toplam: 312

Üniversitede Baş Örtüsü

Eğitim Öğretim Kategorisi Üniversiteler Forumunda Üniversitede Baş Örtüsü Konusununun içerigi kısaca ->> bursali68 ´isimli üyeden Alıntı Sn.ümmi,şaşırmaya gerek yok...Dar çerçeveden bakınca " Başötüsünün " kamusal alanda yasak olması " Dine inanana zulüm ...

  1. #241
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Sn.ümmi,şaşırmaya gerek yok...Dar çerçeveden bakınca " Başötüsünün " kamusal alanda yasak olması " Dine inanana zulüm " müş gibi algılanıyor.Oysaki islam dinine her inanan " Başörtüsünün Emir " olduğuna mı inanıyor???...
    efenim elbette ki emir olduğuna inanıyor.hanımların örtünmesi ayetlerle sabit farzdır.Bir ayeti bile inkar eden dinden çıkar.

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ayrıca siz çocuğunuza " Hristiyan,Yahudi dini giysi ve sembolleri taşıyan bir öğretmenin " fizik dersi anlatmasını kabullenebilir misiniz...Belki siz kabullenirsiniz de herkes kabullenebilecek mi??????...
    efenim bu ülkenin %90 ı müslümandır .e birazcık ayrıcalık olması gerekirken azınlık muamelesi görmek revamıdır.kaldı ki,ilim çindede olsa arayın diyen bir peygamberin ümmetiyiz.ilim öğretenin üzerinde kimonomu,kippamı,haç mı olduğu kendisini ilgilendirir.hem niye böyle uç örnekler veriyorsunuz.

    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Masumane isteyen ile Cumhuriyet düşmanlarını ilk bakışta ayıramayabilirsiniz,ancak detaya inince ayırmak çok da zor değil...???...
    hımmm.nasıl detaymış efenim.başörtünün fiyongunu çene altından bağlayanla iğne takan gibi mi mesela.


    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

    Kurunun yanında yaşın mağdur edilmemesi için toplumun o bilinç düzeyinde olması gerek.???...
    efenim kuru yaş derken size göre söledim.bize göre bir ayrım yok.Hiç bir hanım eğer baskı altında değilse Allah rızasını amaçlamak harici bir durum da örtünmeye yanaşmaz.Çünkü hanımlar güzeldir ve güzelliklerini sergilemekten hoşlanırlar.
    eğer bir hanım örtünmüşse,en başta kendi nefsiyle büyük bir mücadele vermiştir,saygı duymak gerekir.



    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yoksa siz bir dini giysiye neredeyse özgürlük tanırken diğerlerini " Baskı Altına " alırsınız ki işte bu Sn.redyellow bahsettiği asıl " ZORBALIKTIR "...
    efenim islam hiç bir zaman zımmi tebeasını kendisi gibi giyinmeye zorlamamıştır.Tam tersine,benzememesi esas kabul edilmiştir.Çünkü kıyafet,kişinin dininin sembolüdür.ülkemizdede şapkaya karşı çıkış ta bu sebeple olmuştur.çünkü fötr yahudi kisvesidir. .
    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ki din derslerini bile farklı dindeki öğrencilere DAYATIRSINIZ...Bu ne peki zorbalık değil mi...Başörtüsü yasağına zorbalık diyenler bu konuda niçin konuşmuyor???......
    efenim bu karşı çıktığınız uygulamada laik türkiye cumhuriyetinin uygulamasıdır.biz müslüman olduğumuz için bizi rahatsız etmiyor.Rahatsız olan hakkını arasın efenim.


    Alıntı bursali68´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Allah ile azanlar,Namaz ile azanlar,dini giysi veya sembollerle azanları...yok mu kabul ediyorsunuz veya bunlar çok küçük azınlık mı diyorsunuz...İşte siz de burada yanılıyorsunuz...Maalesef ülke " ÇAKMA ŞEYH,ŞIH,TARİKAT LİDERLERİ " nden geçilmiyor...Sallansanız onlara çarpıyorsunuz...Bu ortamda değil,tartışma ile münazarada " KAVGA EDİLMEMESİNİ " öğrenen toplumda özgürlükler artar...Yoksa bazı yasaklar " Kantarın Topuzu " gibi tepede sallanır,durur...

    Sağlıcakla kalınız...
    efenim azan varsa kendine azar.Azanlar var diye Allahtan mı vaz geçelim,kurandan mı,dinden mi,imandan mı,namazdanmı,.....
    başörtüsü yasağı kantarın topuzundan hariçmidir efenim.
    Konu ümmi tarafından (01-07-2010 Saat 08:21 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #242
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    efenim elbette ki emir olduğuna inanıyor.hanımların örtünmesi ayetlerle sabit farzdır.Bir ayeti bile inkar eden dinden çıkar.
    Sn.ümmi,tabii ki bir ayeti bile inkar eden dinden çıkar,çıkar da olmayan bir farzı farz eden de dinden çıkar...

    efenim bu ülkenin %90 ı müslümandır .e birazcık ayrıcalık olması gerekirken azınlık muamelesi görmek revamıdır.kaldı ki,ilim çindede olsa arayın diyen bir peygamberin ümmetiyiz.ilim öğretenin üzerinde kimonomu,kippamı,haç mı olduğu kendisini ilgilendirir.hem niye böyle uç örnekler veriyorsunuz.
    Bu ülke " Bu toprakları VATAN kabul edenler " ile mi kuruldu yoksa " sadece MÜSLÜMANLARLA " mı kuruldu...Niye uç örenkler veriyorum,çünkü kamusal alanda dini giysi ve semboller serbest olduğunda yaşanacaklar olduğu için...Hatta daha uç örnek vereyim " Diyanet İşleri Başkanının başka bir dinden " olması nasıl olur sizce...

    hımmm.nasıl detaymış efenim.başörtünün fiyongunu çene altından bağlayanla iğne takan gibi mi mesela.
    Büyük bir çoğunluğu " BEDEVİ ( Çöl Arap'ı )" usulü giyim tarzındadır,en basitinden görünürü söyleyeyim...

    efenim kuru yaş derken size göre söledim.bize göre bir ayrım yok.Hiç bir hanım eğer baskı altında değilse Allah rızasını amaçlamak harici bir durum da örtünmeye yanaşmaz.Çünkü hanımlar güzeldir ve güzelliklerini sergilemekten hoşlanırlar.
    eğer bir hanım örtünmüşse,en başta kendi nefsiyle büyük bir mücadele vermiştir,saygı duymak gerekir.
    Kamusal alanlar dışında nerede yasak ??? Veya kim kimi örtünmeye zorluyor ??? Başörtüsünü inançtan çıkarıp,FANATİZM haline getirenler değil mi???

    efenim bu karşı çıktığınız uygulamada laik türkiye cumhuriyetinin uygulamasıdır.biz müslüman olduğumuz için bizi rahatsız etmiyor.Rahatsız olan hakkını arasın efenim.
    Sn.ümmi zaten bu uygulama LAİKLİK ile bağdaşmayan " cemat,tarikat,itikatların " ağırlığını gösterdiği uygulamadır, sanırım o yüzden rahatsızlık duymuyorsunuz...

    efenim azan varsa kendine azar.Azanlar var diye Allahtan mı vaz geçelim,kurandan mı,dinden mi,imandan mı,namazdanmı,.....
    başörtüsü yasağı kantarın topuzundan hariçmidir efenim.
    Size zaten dinden vazgeçin demiyorum ki,bu sözüm " AZANLARA "...

    Sağlıcakla kalınız...

  3. #243
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    sn. bursali örtünmenin farz olduğu ayetlerle sabittir efenim.bunu kabul etmeyene ne desek boş.
    Örtende,Allah rızası için örter.
    Hanımların giyimi nasıl bir tehdit oluşturuyor sizce.

  4. #244
    - Çevrimdışı
    Üyecik ramo7 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2010
    Mesaj
    46
    Rep Gücü
    0
    İslamda örtünme nasıl olmalıdır?
    ARAF
    26 – “Ey Âdem’in evlatları! Bakın size edep yerlerinizi örteceğiniz giysi, süsleneceğiniz elbise indirdik.Fakat unutmayın ki en güzel elbise, takvâ elbisesidir.İşte bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Olur ki insanlar düşünür de ders alırlar”. [57,25]
    Örtünme konusu kuranı kerimde vardır. Kadınlarımız dinimizin gereği olarak dışarı çıkarken örtünmeleri gerekir. Aynı şekilde ev içerisinde de namahrem olan yerlerini açıkta kalmayacak şekilde ve akrabalarının etkilenmeyeceği ve onları rahatsız etmeyecek şekilde örtünmeleri gerekir.
    Yukarıdaki ayet örtünme konusunun dinimiz açısından öneminin ne kadar önemli olduğu konusunda bir fikir verecek şekilde bir kıyaslama yapmaktadır. Dinimizde aşırılık yoktur, bu nedenle her şeyin ortasını bulmak sapıklığa gitmemek gerekmektedir. Kadınlarımız dışarı çıkarken kendilerine dikkat çekecek ve odak noktası olmak için giyinmemeleri sıradan aşırıya kaçmadan giyinmemeleri gerekir.
    Kadınlarımız dışarı çıkarken aşağıdaki hususlara dikkat etmelidirler.
    1. İşe giderken iş yerinde giyinişi ile ön plana geçecek şekilde giyinmemeli yaptığım iş önemli demelidir. Günümüzde kadınlarımıza baktığımızda özellikle giyimlerini ön plana çıkaracak bir şekilde giyinerek avantaj sağlama yoluna gitmektedirler. Bu durum erkek çalışanlara haksızlık sağlamakta kadınları avantajlı hale getirmekte erkekler mağdur duruma düşmektedirler. Bu durumdan özelikle erkek sanatçılar etkilenmektedir.
    2. Kadınlarımız giyinirken kendi ailesinin çok varlıklı olduğu, kendisinin ve ailesinin diğer insanlardan mal varlığı ve diğer hususlarda üstün olduğu imajı vererek giyinmemelidir. Zira kibirlenen kimseleri ALLAH sevmez. Aşırıya kaçmamak üzere giyim ve kuş***** dikkat ederek giyinmelidir.
    Yani kadınlarımız seksiliği ve kibirlenmeyi ön plana çıkaracak şekilde giyinmemelidir.
    Günümüzde zengin ailelere baktığımızda ikisini birden ön plana çıkararak giyinen veya zenginliği ön plana çıkararak giyinen kadınlarımız vardır.
    3. Örtünme insani bir gerekliliktir. İnsan hayvanlardan bu şekilde de ayrılır. Örtünmese ve hayvanlar gibi gelişi güzel yerlerde hem cinleri ile birlikte olursa insanla hayvan arasında ne fark kalır. Kaldı ki bazı hayvanlar buna bile dikkat etmektedirler.
    4. Güvenlik açısından kadınlarımızın zorumluluk arz eden yerlerinin görünmesi elzemdir ve gereklidir. Bunun nedeni ise günümüzde canlı bomba olarak ortaya çıkmıştır. Bir çarşaflı kadın altında kim var bilemesin Erkek mi? Veya beline bomba sarılmış bir kadın veya erkekte olabilir. Birde kimlik tespiti açısından kadılarımızın elleri yüzleri ve ayakları görünmelidir. Kadınlarımız güvenlik bakımından vücut hatlarının kaba taslak görünecek şekilde, ancak seksilik içerecek şekilde giyinmemelidirler. Erkeklerin giyinişleri kimseyi rahatsız etmemekte giyinme konusunda kadınlarımız, erkekleri örnek almaları doğru olacaktır. Bu erkeklerle aynı giyinsinler manasına gelmez elbet teki kadınların giyinişleri farklı erkeklerin giyinişleri farklı olmalıdır. Hatta bu olmazsa olmaz. Giyinişte mutlaka cinsiyet beli olmalıdır. Çünkü gelişim ve değişim sürecinde bu şekilde olmasa erkek ve kadıların erkeklik ve kadınlık hormonları etkilenmektedir. Bu nedenle peygamberimiz bu konu üzeride hasiyetle durmuştur.
    5. Yukarıda bahsettiğim gibi kadınlar toplumda dikkat çekmeden giyinmeli, Kadın bir çarşaf giyerse yine dikkat çeker, hem bu durum çalışmasına da engel olur. Müslüman kadınların garip görünmelerine neden olmaktadır. İslamiyet’te zorlaştırma yoktur. Madem öyle ise biz neden hayatımızı zorlaştırıyoruz. Hıristiyan rahip kadınlar gibi neden kendi kendimize kural koyuyoruz ve ruhbanlık icat ediyoruz.? Bu durum son derece mantıksız ve akıl dışı oysaki dinimiz mantık ve akıl dinidir.
    Benim dinimizden anladığıma göre kadınlarımız ev dışına çıkarken vucut hatları dışarıdan görünmeyecek ve belli olmayacak şekilde giyinmeleri ancak elbiselerinin altına koymuş oldukları bir cep telefonu belli olacak şekilde giyinmelidirler. Birde kibirlilik sağlayıcı şekilde çok pahalı elbiseler giymemeli ve takılarını abartmamalıdırlar. Başlarını ve gerdanlarını kapatacak şekilde ve saçlarının bir bölüm görünecek şekilde örtünmelidirler. Kadınların başlarına takmış oldukları berelerde bence İslami bir şekilde örtünmeye bir örnektir.
    6. Gelelim kapalı ve açık alan konusuna, kadınlarımız umuma açık olan iş yerleri ve devlet dairelerinde hizmet alırken ve hizmet verirken bu şekilde giyinmelidirler. Burada hemen şunu da belirtmeliyim. Kadınlarımıza umuma açık devlet dairelerinde hizmet alırken ve verirken hiçbir zorlama getirilmemelidir. İsteyen istediği zaman ve yerde istediği gibi giyine bilmelidir. Bu dünya ALLAH tarafında yapılmakta olan bir imtihan dünyasıdır. Kimin ne cevap vereceği kimseyi ilgilendirmez bu bakımdan insanların özgür bırakılmaları ve istediği gibi giyinmelerine bir sınırlama getirilmemelidir. Sınırlama getirilecek alan güvenlik nedeni ile olmalıdır. Zaten bunu da kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim yıllar öncesinden günümüzü bildiği için bu şekilde zorunlu yerleriniz hariç örtünün demiştir.
    Örtünme konusunda kamusal alan diye bir şey olamaz. Çünkü yaratılan her yer ALAHIN alanıdır. ALLAH izin vermedikçe bir yaprak bile hareket edemez iken nasıl olurda ALLAH ın hükmüne kamusal alan sınırlaması getirilebilir. ALLAH inanmayan insanlara böyle bir sınırlama getiriyor mu.? inanmıyorsanız benim dünyamdan çıkın diyor mu.? Bilakis insanları beli bir zamana kadar serbest bırakıyor. Bu bakımdan inanan insanlar üzerine bir baskı kurulmamalı, inananlarda eğer gerçekten inanıyor iseler inanmayan insanlar üzerine baskı kurmamalıdır. Bu dinimizin emridir. Bana göre dinde zorlama vardır diyerek az veya çok dayatma yapmak komünizmle aynıdır. Hiçbir farkı yoktur.
    Her türden din üzerine baskı kuranları da lanetliyorum, Her türden dinden olanlarında başkalarına dini kullanarak baskı kurmalarını da lanetliyorum.

  5. #245
    redyellow
    Misafir..
    başörtüsü insan haklarıyla ilgilidir, bir insan ben başımı örteceğim diyorsa diğer şahıslara ona saygı duymak düşer.

    Hayır sen başını örtemezsin, okuyamazsın, çalışamazsın demek ancak ve ancak faşist düşüncelerin ürünüdür ve yeryüzünden yok edilmesi gereken bir düşüncesizliktir.

  6. #246
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye alone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    ankara
    Yaş
    38
    Mesaj
    592
    Rep Gücü
    18453
    Yirmidördüncü Lem'a lemalar 24. lema


    Tesettür hakkında

    (Onbeşinci Nota'nın İkinci ve Üçüncü Mes'eleleri iken, ehemmiyetine binaen Yirmidördüncü Lem'a olmuştur.)

    بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

    يَا اَيُّهَا النَّبِىُّ قُلْ ِلاَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلاَبِيبِهِنَّ

    ilâ âhir... âyeti, tesettürü emrediyor. Medeniyet-i sefihe ise, Kur'anın bu hükmüne karşı muhalif gidiyor. Tesettürü, fıtrî görmüyor, "bir esarettir" diyor. (*)



    Elcevap: Kur'an-ı Hakîm'in bu hükmü tam fıtrî olduğuna ve muhalifi gayr-ı fıtrî olduğuna delâlet eden çok hikmetlerinden, yalnız "dört hikmet"ini beyan ederiz.

    Birinci Hİkmet: Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünki kadınlar hilkaten zaîf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için, fıtrî bir meyli var. Hem kadınların on adedden altı-yedisi ya ihtiyardır, ya çirkindir ki; ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır; kendinden daha güzellere nisbeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve
    ittihamdan korkar, taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler. Hatta dikkat edilse, en ziyade kendini saklayan ihtiyarlardır. Ve on adedden ancak iki-üç tanesi bulunabilir ki; hem genç olsun, hem güzel olsun, hem kendini göstermekten sıkılmasın. Malûmdur ki; insan sevmediği ve istiskal ettiği adamların nazarından sıkılır, müteessir olur. Elbette açık-saçıklık kıyafetine giren güzel bir kadın, bakmasına hoşlandığı nâmahrem erkeklerden onda iki üçü varsa, yedi sekizinden istiskal eder. Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nazik ve seri-üt teessür olduğundan, maddeten tesiri tecrübe edilen belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır. Hatta işitiyoruz; açık-saçıklık yeri olan Avrupa'da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak, "Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar" diye polislere şekva ediyorlar. Demek medeniyetin ref-i tesettürü, hilaf-ı fıtrattır. Kur'an'ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymetdar birer refika-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor.

  7. #247
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye alone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    ankara
    Yaş
    38
    Mesaj
    592
    Rep Gücü
    18453
    Hem kadınlarda, ecnebi erkeklere karşı fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten tesettürü iktiza ediyor. Çünki sekiz dokuz dakika bir zevki cidden acılaştıracak sekiz dokuz ay ağır bir veled yükünü zahmet ile çekmekle beraber, hamisiz bir veledin terbiyesiyle sekiz dokuz sene, o sekiz dokuz dakika gayr-ı meşru zevkin belâsını çekmek ihtimali var. Ve kesretle vaki olduğundan, cidden şiddetle nâmahremlerden fıtratı korkar ve cibilliyeti sakınmak ister. Ve tesettür ile nâmahremin iştihasını açmamak ve tecavüzüne meydan vermemek, zaîf hilkatı emreder ve kuvvetli ihtar eder. Ve bir siperi ve kal'ası çarşafı olduğunu gösteriyor. Mesmuatıma göre: Merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gâyet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayasız yüzlerine bir şamar vuruyor!..

  8. #248
    - Çevrimdışı
    Kıdemli Üye alone - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Nerden
    ankara
    Yaş
    38
    Mesaj
    592
    Rep Gücü
    18453
    İkinci Hikmet: Kadın ve erkek ortasında gâyet esaslı ve şiddetli münasebet, muhabbet ve alâka; yalnız dünyevî hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor. Evet bir kadın, kocasına yalnız hayat-ı dünyeviyeye mahsus bir refika-i hayat değildir. Belki hayat-ı ebediyede

    dahi bir refika-i hayattır. Madem hayat-ı ebediyede dahi kocasına refika-i hayattır; elbette ebedî arkadaşı ve dostu olan kocasının nazarından gayrı başkasının nazarını kendi mehâsinine celbetmemek ve onu darıltmamak ve kıskandırmamak lâzım gelir. Madem mü'min olan kocası, sırr-ı imânâ binaen onun ile alâkası hayat-ı dünyeviyeye münhasır ve yalnız hayvanî ve güzellik vaktine mahsus muvakkat bir muhabbet değil; belki hayat-ı ebediyede dahi bir refika-i hayat noktasında esaslı ve ciddî bir muhabbetle, bir hürmetle alâkadardır. Hem yalnız gençliğinde ve güzellik zamanında değil, belki ihtiyarlık ve çirkinlik vaktinde dahi o ciddî hürmet ve muhabbeti taşıyor. Elbette ona mukabil, o da kendi mehâsinini onun nazarına tahsis ve muhabbetini ona hasretmesi mukteza-yı insaniyettir. Yoksa pek az kazanır, fakat pek çok kaybeder.

    Şer'an koca, karıya küfüv olmalı, yâni birbirine münasib olmalı. Bu küfüv ve denk olmak, en mühimmi diyanet noktasındadır. Ne mutlu o kocaya ki; kadınının diyanetine bakıp taklid eder, refikasını hayat-ı ebediyede kaybetmemek için mütedeyyin olur.

    Bahtiyardır o kadın ki; kocasının diyanetine bakıp "ebedî arkadaşımı kaybetmeyeyim" diye takvaya girer.

    Veyl o erkeğe ki; sâliha kadınını ebedî kaybettirecek olan sefahete girer. Ne bedbahttır o kadın ki; müttaki kocasını taklid etmez, o mübarek ebedî arkadaşını kaybeder.

    Binler veyl o iki bedbaht zevc ve zevceye ki; birbirinin fıskını ve sefahetini taklid ediyorlar. Birbirine ateşe atılmasında yardım ediyorlar!..

    Üçüncü Hikmet: Bir ailenin saadet-i hayatiyesi; koca ve karı mabeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder. Tesettürsüzlük ve açık-saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar. Çünki açık-saçıklık kılığına giren on kadından ancak bir tanesi bulunur ki, kocasından daha güzeli görmediğinden, kendini ecnebiye sevdirmeye çalışmaz. Dokuzu, kocasından dahi iyisini görür. Ve yirmi adamdan ancak bir tanesi, karısından daha güzelini görmüyor. O vakit o samimî muhabbet ve hürmet-i mütekabile gitmekle beraber, gâyet çirkin ve gâyet alçakça bir his uyandırmaya sebebiyet verebilir. Şöyle ki: İnsan, hemşire misillü mahremlerine karşı fıtraten şehevanî his taşıyamıyor. Çünki mahremlerin sîmâları, karabet ve mahremiyet cihetindeki şefkat ve muhabbet-i meşruayı ihsas ettiği cihetle; nefsî, şehevanî temayülatı kırar. Fakat bacaklar gibi şer'an mahremlere de göstermesi caiz olmayan yerlerini açık-saçık bırakmak, süflî nefislere göre gâyet çirkin bir hissin uyanmasına sebebiyet verebilir.

    Çünki mahremin sîmâsı mahremiyetten haber verir ve nâmahreme benzemez. Fakat meselâ açık bacak, mahremin gayrıyla müsavidir. Mahremiyeti haber verecek bir alâmet-i farikası olmadığından, hayvanî bir nazar-ı hevesi, bir kısım süflî mahremlerde uyandırmak mümkündür. Böyle nazar ise, tüyleri ürpertecek bir sukut-u insaniyettir!..

  9. #249
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye ümmi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Mesaj
    1.889
    Rep Gücü
    33022
    Tesettürle ilgili ayetler:

    "Ey Peygamber! hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafûrdur, Rahîmdir. " (el-Ahzab, 33/59).

    "Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin" umduğunuza nail olasınız" (en-Nûr, 24/31).

    "Ay halinden kesilmiş ve evlenme için ümidi kalmamış olan yaşlı kadınlar zinet yerlerini erkeklere göstermemek şartıyla dış elbiselerini bırakmalarında onlar için bir günah yoktur. Bununla birlikte yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır" (en-Nûr, 24/60).

    "Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir" (el-Ahzâb, 33/59) .

    Tesettürle ilgili hadisler:

    Umeys’in kızı Esma’dan nakledildi. Dediki: Resulüllah (s.a.v) bir gün Hz. Aişe (r.anha)’nın evine girdi. Kızkardeşi Esma yanında idi. Üzerinde Vucudunun hertarafını örten ve yenleri geniş bir elbise vardı. Resulüllah (s.a.v) onu görünce kalkıp dışarı çıktı. Hz. Aişe (r.anha) kızkardeşine “buradan uzaklaş Resulüllah (s.a.v) sende hoşlanmadığı bir şey gördü” dedi. Hz. Esma uzaklaştı arkasından Resulüllah (s.a.v) içeriye girdi.Hz. Aişe (r.anha) niçin kalkıp gittiğini sordu. Resulüllah (s.a.v) de elbisesinin yenini sadece parmakları görünecek şekilde ellerinin üzerine çekerek şöyle cevap verdi: “Kızkardeşini görmedinmi? Müslüman bir kadın şurasından başkasını gösteremez. (Mecmeu’zzevâid nr:4168)

    Bu hadis-i şerif’ten hz. Esma’nın giydiği elbisenin bedenini örttüğünü fakat kollarında açıklık olduğunu bunun üzerine Resulüllah (s.a.v) bu kıyafetinden hoşlanmadığını ellerinin üstünün parmaklara kadarda örtünmesi gerektiğini islam alimleri anla-mışlardır ve de böyle ifade etmişlerdir.

    Usame b.Zeyd (r.a) nakletti. Dediki:

    “Resulüllah (s.a.v) Dihye’tül- Kelbi’nin kendisine hediye ettiği mısır kumaşlarından sık dokunmuş bir elbiseyi bana giydirdi bende onu hanımıma giydirdim. Resulüllah (s.a.v) daha sonra bana sordu: ne oldu Mısırdan gelen elbiseyi giymiyorsun? Dedimki ey Allah’ın resulü ben onu hanımıma giydirdim. Resulüllah (s.a.v) buyurduki altına pijama türünden bir şey giymesini ona emreyle. Çünkü ben o elbisenin kemiklerinin hacmini belli etmesinden korkuyorum.” (Ahmet b. Hambel)

    Ibn-i Abbas (r.anhuma)’dan dediki: “Resulüllah (s.a.v) kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklereden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.” (Buhari nr:5751, ebu Davut nr:4098, Ahmet b.Hambel nr:3149, Nesei nr:9161)

    “Ümmetimin son dönemlerinde bir takım adamlar olacaktır. Erkekler gibi eğerlerin (bineklerin) üzerine binip cami kapılarına ineceklerdir. Hanımları ise giyinik uryandır, (giyinik çıplaktır), başları üzerinde arık deve hörgücü gibisi vardır. Onalara lanet edin. Zira onlar lanet olunmuşlardır”. (Ahmet b.Hambel - müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)

    Hz. Âişe'den rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resulunun huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çagına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). "Allah Teâlâ ergin kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Ahmed b. Hanbel, IV, 151, 218, 259).

    "Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır" (Ahmed b. Hanbel, II, 187). Diz kapağı avret yerindendir" (Zeylai, Nasbu'r-Raye, I, 297).

    Sahih-i Müslim'de Ebû Hüreyre (r.a.} tarafından bir rivayette Peygamberimiz, giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların Cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler. (Müslim, Libas.-125.)

    Harbın oğlu Züheyr bana anlattı:bize Cerir Sehl’den o da babasından o da ebu Hureyre (r.a)’den nakletti. Ebu Hureyre (r.a) dediki:Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurdu:

    Ateşlik iki sınıf insan ki ben onları henüz görmedim. Yanlarında sığır kuyruğu gibi kamcılar olup insanları onlarla döven topluluk ve biride bir takım kadınlar topluluğudurki bunlar giyinik, çıplaktırlar. Görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapanlardır. Başları bir tarafa sarkan deve hörgücü gibi olacaktır. Bunlar cennete giremiyecekler, kokusu şu kadar! Şukadar! Yürüme mesafesinden alındığı halde bunlar cennetin kokusunu da bulup alamıyacaklardır. (Müslim - sahih bab: libas ve’l- zineh hadis nr.3971)

    Alkame bin Ebi Alkame annesinin şöyle dediğini rivayet eder:

    "Abdurrahman'ın kızı Hafsa'nın başında, saçını gösterecek şekilde ince bir başörtüsü olduğu halde Hz. Âişe'nin huzuruna girdi. Hz. Âişe başından örtüsünü alarak ikiye katladı, kalınlaştırdı. (Muvatta', Libas:4)

    Hz. Ömer (r.a.) ise, cam gibi şeffaf olmasa da, giyindiği zaman altını iyice belli eden elbisenin kadınlara giydirilmemesi hususunda mü'minlere ikazda bulunmuştur. (Beyhakî. Sünen, 2:235)

    İmam Serahsî bu nakilden sonra, kadının giydiği elbise çok ince de olsa yine aynı hükmü taşır, şeklinde bir açıklama getirir. Daha sonra da, "Giyindiği halde açık" olan mealindeki hadisi kaydeder ve şöyle der: "Bu çeşit bir elbise şebeke (ağ) gibidir, örtünmeyi temin etmez. Bunun için yabancı erkeklerin bu şekilde giyinmiş bir kadına bakması helâl olmaz." (el-Mebsût, 10:155)

    "Kadın örtülmesi gereken avrettir. Dışarı çıktığı zaman şeytan ona gözünü diker" (Tirmizî, Radâ, 18). Hz. Âişe (R.anhâ)'dan nakledilen; "Allah Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez" (İbn Mace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160) hadisi saçları da kaps***** alır.

    Hz. Âişe (r. anhâ) ilk başörtüsü uygulamasını şöyle anlatır: "Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar". Yine Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, 29/12; İbn Kesîr, Muhtasar, M. Alî, es-Sâbûnî, 7. Baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600).

  10. #250
    bursali68
    Misafir..
    Merhaba,

    Sn.ümmi,sıraladığınız ayetler daha önce defalarca burada tartıştığımız,ancak yazıp geçmeyle kesin olarak " Başınızı örtünüz/saçınızı örtünüz " ü ifade etmediğinden,bir sonuca varılamamıştır...Siz ayetlerden " Başörtüsü " olgusunu çıkarıyorsunuz,ben ise " Cinselliğin ön plana çıkarılmamasını " çıkarıyorum...

    Hadis ve rivayetlere gelince," adı üzerinde Hadis ve Rivayet " AYET değil...

    Çok daha uzun konuya inmeye çalışırdım ancak zamanım yok,slayt ve müzik hazırlayacağım için işim çok zaman bulduğumda bu konuyu derinlemesine tartışırız tekrar arzu ederseniz...

    Sağlıcakla kalınız...

Benzer Konular

  1. Kabe Den Resİmler Ve Kabe ÖrtÜsÜ Yapimi
    SGOR Tarafından Din ve İnanç Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 20-05-2010, 05:41 PM
  2. üniversitede islamcı yasaklar
    YukseLL Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 07-04-2010, 02:05 PM
Yukarı Çık