Üniversite sınavını kazanan öğrenciler şimdi de tercih telaşına düştü. VATAN Eğitim Uzmanı Sadık Gültekin adayların puanlarına göre değil, Türkiye sıralamalarına göre tercih yapmaları gerektiğini söylüyor.

Bu yıl 1 milyon 504 bin 956 adayın girdiği ÖSS sınavını kazananlar açıklandı. Kazanamayanlar seneye bir kez daha şanslarını deneyecek. Kazananlarsa şimdi tercih telaşında. Sınavı geçerli sayılan 1 milyon 405 bin 307 öğrenci hayatlarına yön verecek üniversite eğitimini alabilmek için sınavdan aldıkları puan doğrultusunda ince eleyip sık dokurken kararsızlık yaşıyor. Haliç Üniversitesi, öğrencilerin en doğru tercih sıralamasını yapabilmesi için 13 Temmuz- 1 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği etkinlikle VATAN yazarı Eğitim Uzmanı Sadık Gültekin’i öğrencilerle buluşturuyor. Randevu alan öğrenciler, Pazar sabahı olmasına rağmen erken saatlerden itibaren Haliç Üniversitesi’nin Mecidiyeköy Kampüsü’ndeydi. Sadık Gültekin, bire bir yaptığı görüşmede öğrencilerin aldıkları puanla hangi üniversiteleri seçebileceklerini, tercih yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu.

230 puan alan devleti unutup özellere yönelsin

Merve ve kendisinden bir yaş büyük abisi Burak Bozbeyli de doğru tercih yapabilmek için Sadık Gültekin’e başvurdu. Merve 230 puan alıp 407 bininci olmuş. Babasının mesleğini seçen Merve, lojistik alanında eğitim almak istiyor ama puanı düşük olduğu için 2 yıllık bir üniversitede okumak istiyor. Devlet üniversitelerine puanı yetmeyen Merve için Sadık Gültekin çeşitli alternatifler sundu. Lojistik eğitimi veren üniversite sayısı az olduğu için Gültekin çevre ya da enerji sistemleri ya da ilgili bir dal seçerek de alternatiflerini çoğaltabileceğini söyledi. Doğuş Üniversitesi’nin ingilizce finans bölümü için geçen yıl 208 puandan öğrenci aldığını belirten Gültekin “Ekonomi alanında İngilizce şart. Bu nedenle sana İngilizce finans eğitimini tavsiye ederim. Ayrıca Işık üniversitesi geçen yıl EA 198 puanla öğrenci aldı. Senin EA puanın 223. Rahatlıkla yazabilirsin” diyerek önerilerde bulundu.

Yüksek yazmaktan korkma

19 yaşındaki Burak Bozbeyli ise 251 puan almış ve sıralamada 267 bininci olmuş. Bilgisayar yazılımı, endüstri mühendisliği ve çevre mühendisliği alanlarında eğitim görmek istediğini söyleyen Burak’ın kafası karışıktı. Sadık Gültekin “Sana endüstri mühendisliğinden önce yazılımı tercih etmeni öneririm. Endüstri mühendisliği daha soyut bir alan” dedi.

Tercih takvimi

Adaylar “2008-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu” nu başvuru merkezlerinden 3 YTL karşılığında edinebilecekler. Kılavuz, a15 Temmuzdan itibaren ÖSYM’nin internet sayfasında yayımlanacak. Kılavuzda, yükseköğretim programlarının 2007-ÖSYS’deki en küçük puanları ile yerleşen adayların başarı sıraları yer alıyor. Tercihler 23 Temmuz-4 Ağustos 2008 tarihleri arasında.

SİZ DE SORUN YANITLASIN

EĞer siz de tercih sıralamanızı nasıl yapacağınızı bilemiyor ve bir uzmanın destediğini almak istiyorsanız VATAN EĞİTİM YAZARI SADIK GÜLTEKİN sorularınızı bekliyor.

“dogrutercih@gazetevatan.com” adlı elektronik postaya sorularını gönderebilirsiniz.

Puanım yetmez diye korkmayın

“Adaylar tercihlerini geniş aralıkta düşünsün. Korkmasınlar. Puanlarından yüksek olan yerleri yazmamazlık yapmasınlar. Puanım yetmez ben burayı yazmayayım demesinler. Böylece herkes şansını deneyecek. Yazarsa ve kazanırsa iyiki yazmışım diyecek. Yazmazsa keşke yazsaydım diyecek. Adaylar tercihlerini geniş aralıkta düşünsün. Örneğin 340 puanla alan bir bölüm yazabilir. İlla bir baraj koymasınlar. 345 veya 350 puanlık bir yerden de yazsın. Arayı geniş tutsun ki en asından yazdım olmadı der.”

Son sıraları okumak için doldurun

“Son sıralar, pişman olmayacağı, keşke yazmasaydım demeyeceği bir yer olmalı. Yani son sıralara da okuyacağı bir yer olmak koşuluyla bölüm yazmalı. Önemli olan kazanmış olmak mı yoksa istediğin bir yeri okumak mı? Bu soruyu sorsunlar kendilerine ve ona göre tercihlerini belirlesinler. İstemediği bir bölümde okumak büyük bir hata olur ve affı yoktur. Yapılacak en büyük hata olur. Ya yazdığın yeri okuyacaksın ya da açıkta kalıp seneye tekrar sınava gireceksin.”

İlk 5’e istediğinizi yazın

“24 tercih imkanı var. İlk 4-5 sıraya hiç puanlarını düşünmeden sadece hangi bölümlerde okumak istiyorlarsa onları yazsınlar. Sanki birileri hangi üniversitede okumak istersen buyur yaz, kapılar açık demiş gibi düşünsünler. Korkmadan yazsınlar. Böylece içinde kalmamış olur.”

Bu yıl baraj puanları düşük

“Bu yıl öğrenciler daha şanslı. Çünkü bu yıl tercihte bulunabilmek için belirlenen baraj puanları düşürüldü. 2 yıllık önlisans programları ve Açıköğretim Fakültesi’ni tercih edebilmek için istenen 160 puan barajı 145’e, 4 ve daha fazla yıllık lisans programlarını tercih edebilmek için istenen 185 puan barajı da 165’e düşürüldü. 2007’de 732.799 olan lise son aday sayısı 2008 ÖSS’de 221.507 oldu. Ayrıca yeni üniversitelerle birlikte üniversite kontenjanları da sınav tarihinde görülmemiş ölçüde artırıldı.”

İsteğe göre tercih yılı

“Bu sene daha sağlıklı tercih yapılabilecek. Önceki yıllarda öğrenciler tercihlerini yaparken isteklerini değil puanlarını göz önünde bulunduruyor ve bir önceki yıl hangi okul kaç puanla öğrenci almış ona bakıyordu. Ama bu yıl geçen yıla ilişkin belirsizlikler var. Kontenjanların artırılması, taban puanların düşürülmesi gibi bu kadar değişken işin içine girince geçen yılki verilerle örtüşmesi mümkün değil. Öğrenci elde kıyaslayacak bir şey olmadığı için isteklerine yönelecek ve isteklerini göz önünde bulundurarak tercih yapabilecek.”

Okulu sıranıza göre belirleyin

“Puana göre tercih yapmaktansa, kendilerine gelen Türkiye genelindeki sıralarını, geçen seneki o bölümün aldığı öğrenci sırasıyla kıyaslamaları bence en sağlıklı yöntem olacaktır. Tabi ki puanlara bakacaklar, puanları kıyaslayacaklar, yüzdelik dilimlere dikkat edecekler ve sıralarına bakacaklar. Diyelim ki 330 puanı var. Geçen yıl 330 puan alan bir kişi Sayısal 2’de 30 bin 910’uncu olarak bir yere girmiş. Bu sırayı kıyaslasınlar. Sıralarıyla girmek istedikleri bölümün sırasına baksınlar. Bu daha az riskildir.”

Okurken kendinizi yeniden donatın

“İŞveren artık alacağı eleman için sırtımda mı taşırım yoksa eleman mı beni sırtında taşır diye düşünüyor. Yani adayın donanımı çok önemli. Üniversitede okurken kendilerini donatmaya önem versinler, yabancı dil, bilgsiyar gibi programlarla eğitim gördükleri dalın dışında özellikler de kazansınlar. Üniversiteyi bir mesleki eğitim yeri olarak görmesinler. Üniversite bir yüksek lise değildir. Bana bu zamana kadar hangi üniversiteden mezun olduğumu sormadılar. Önemli olan kişilerin kendilerini yetiştirmeleri.”

Vatan