Merhaba!
Turk yazi dilinin onemli ogesi "Paragraf" incelemeleri:
Paragraf Nedir

Herhangi bir yazının bir satır başından öteki satır başına kadar uzanan bölümlerine paragraf adı verilir. Her paragrafta, bir tek ana fikir çevresinde kümelenmiş birçok cümleler bulunabilir. Kaç satırda biterse bitsin, her paragraftan sonra satırbaşı yapılır; başka paragrafa geçilir.

Paragraflar düşünce birimidir. Bir paragraftan diğerine geçerken dil, düşünüş, anlam birliği sağlanmalıdır. Her paragrafın bir ana fikri, birden çok yan fikirleri bulunabilir. Ana fikir, paragrafın başında, ortasında, sonunda bulunabilir. Ana fikri taşıyan cümle açıkça görüldüğü gibi, gizli de olabilir.

Paragraflar birer fikir birimi olduklarına göre, taşıdıkları fikirlerin gerekliliğine uygun olarak, uzayıp kısalabilir. Okuyucunun ilgisini canlı tutacak kadar kısa, taşıdığı fikri açıklayacak kadar uzun olmalıdır.

Yazılı metinlerin bütününde olduğu gibi, her paragrafında da giriş, gelişme, sonuç cümlesi ya da cümleleri bulunmalıdır.

Paragrafın Yapısı

Tanim: Paragraf, yazının kolay okunmasını, rahat anlaşılmasını sağlar. Her paragraf ana fikri destekleyen, besleyen, geliştiren bir yardımcı fikri ifade eder.

Paragraflar arasında anlam, fikir, dil ve üslûp bütünlüğü olmalıdır. Paragraflar okuyucunun dikkat ve ilgisini dağıtmayacak uzunlukta olmalıdır.
Yapı bakımından paragraflar, giriş, gelişme, sonuç cümlelerinden meydana gelir.
Giriş cümlesi, paragrafın anafikrini ortaya koyan, amacını, konusu nu belli eden cümledir.
Gelişme cümleleri, giriş cümlesiyle ortaya konan hükmün, konu nun, benzerlikler, zıtlıklar ve örneklerle geliştirildiği bölümdür.

Sonuç cümlesi:Verilmek istenen duygu, düşünce veya hayâlin vurgulandığı son cümledir.

Örnek:
(Giriş) Genç yazarlarımızın çoğu, özen düzen düşünmeksizin, kalemle rinin ucuna nasıl gelirse öylece yazıverip gidiyorlar. (Gelişme) Yazdıklarını önemli bulmuyorlar, bir günde unutulup geçeceğini biliyorlar da onun için mi özenmiyorlar? Onun için mi baştan savma ile yetiniyorlar? Hayır, hemen hepsi en büyük sorunlarla uğraştıklarına, o sorunları çözümleyecek doğrula rı bildiklerine kanmışlar. Kendi kendilerini kandırmışlar. Tuttukları yolun bütün bir ülkeyi, ondan da öte, kişioğlunu kurtaracağına inanıyorlar. Getirdikleri, yaymak istedikleri doğruların yüceliği yanında biçim güzelliği, deyişin akıcılığı, bir sözün yerinde kullanılması nedir ki? (Sonuç) Öyle küçük şeylere bakar mı, öyle küçük şeyler üzerinde durur mu hiç onlar?

Fikir Paragrafı

Bir düşüncenin nedenlerini, delillerini; mantıksal, inandırıcı bir nitelikte ortaya koyan paragrafa fikir paragrafı adı verilir. Bu paragraflar, fikre bağlı, eşyanın zihinde aldığı biçimler esas tutularak yazılır. Fikir paragraflarından doğan yazılarda önce üzerinde durulacak mesele tanıtılır, sonra yardımcı fikirlerle; delillerle konu aydınlatılır. İddiaların ispatından sonra bir hüküm çıkarılarak sonuca varılır.

Örnek:

Eskiden dağlara işe yaramaz yerler olarak bakılırmış. Türkiye’nin büyük bir kısmı dağlarla kaplıdır. Fakat dağlar da, bakılırsa bir gıda ve servet deposu hâline getirilebilir. Tabiat kendiliğinden dağları, ormanlar ve hayvanlarla süslemiştir. Dağlarda yaşayan vatandaşlarımız, kendi bildikle rine göre orman ve hayvancılıktan geçimlerini sağlamaktadırlar. İlim, bitki ve hayvanların da verimlerini arttırmanın yolunu bulmuştur. Türkiye’nin dağları bilgi ve kültür yoluyla, milyonlarca insanın çalışacağı ve mesut olacağı yerler hâline getirilebilir.

Tahlil Paragrafı

Bir konuyu çözümleme yoluyla incelemek üzere kurulan paragraflara tahlil paragrafı denir. Bir şeyi incelemek üzere parçalara ayırmak, çözümlemek için tahlil paragraflarına gereksinim vardır. Hikâye, roman ve benzeri türlerde insan psikolojisini belirtmekte tahlil paragrafı geniş yer tutar.

Örnek:

Selim birdenbire durdu. Boşuna konuştuğu kanaatına varmış ve her zaman olduğu gibi melankolisine gömülmüştü. Artık konuşmuyor, baktığını görmüyor, söylenenleri işitmiyordu. Beyni iki nokta arasında gidip geliyor du. Leylâ ve Güntülü… Leylâ’yı niçin düşündüğünü bilmiyordu. Güntülü’nün gözlerini, bu gözleri nerede gördüğünü düşünüyordu. Bu gözler Selim Pusat’a bir şeyler söylüyor, bir şeyler hatırlatıyordu. Üzücü olan şey bu söyleyiş ve hatırlansın açık ve aydınlık değil de sisli ve dumanlı olmasıydı. Bir ara, acaba kızın güzelliğinin tesiri altında mı kaldım diye düşündü ve üçünü de dikkatle süzdü. Hayır, hayır!… Öyle olsa ilk önce Aydolu’nun tesi rinde kalması icâb ederdi. Çünkü bu kızın o kadar çarpıcı güzelliği, yüzünün o kadar düzgün çizgileri vardı ki, onu beğenmeyecek, tesirinde kalamayacak erkek düşünülemezdi. Ya Nurkan? Onda çarpıcı değil, işleyici bir güzellik gözleri kamaştırıyor, insan ona baktıkça daha güzel buluyor, güzel buldukça tesiri altında kalıyordu.

Tasvir Paragrafı

Olayın geçtiği yeri, canlı cansız varlıkları iyice tanıtmak için tasvir paragrafı yapılır. Düşünceyi aydınlatmak, anlatılan konuyu genişletmek gayesinde olan tasvir paragrafı, bir şeyin titizcesine bir tamlıkla anlatılmasında en büyük rolü oynar. Tasvir paragrafı, bir bakıma, yazı ile resim yapmaktır.

Örnek:

Kış, Haliç etrafında, İstanbul’dakinden daha sert, daha sisli olur. Bozuk kaldırımların üzerinde buz tutmuş çamur parçalarını kırarak erken den işe gidenler, mektep hocaları, celepler ve kasaplar ve bazen fakir mektep talebeleri, kocaman fabrika duvarına sırtını verirler; üstüne rüyala rının mabadi serpilmiş salepten yudum yudum içerlerdi.

Olay Paragrafı

Pek olağan olmadığı için üzerinde topluluğun ilgisini çekecek bir olguyu anlatan paragrafa olay paragrafı denir ki bunlarda; olay, olayla ilgili ek olaylar, genellikle kronolojik bir sıra ile düzenlenir. Olay paragrafı; duygu, düşünce ve kanılarımızı gerçek ya da tasarlanmış bir olay içreisinde verir.

Örnek:

- Bizimkiler! Bizimkiler!
diye bağırarak uyandı. Doğruldu. Üstündeki kertenkeleler kaçıştılar. Limana baktı. Hakikaten, kalenin karşısına bir donanma gelmişti. Kadırgaların, yelkenlerin, küreklerin biçimine dikkat etti. Sarardı. Gözlerini açtı. Kalbi hızla çarpmağa başladı. Ellerini göğsüne koydu. Bunlar Türk gemileriydi. Kenara yanaşıyorlardı. Gözlerine inanamadı. “Acaba rüyam devam mı ediyor?” şüphesine düştü. Fakat, uyanıkken rüya görülür müydü? Kanaat getirmek için elini ısırdı. Yerden sivri bir taş parçası aldı. Alnına vurdu. Evet, işte hissediyordu. Uyanıktı. Gördüğü rüya değildi. O uyurken, donanma, burnun arkasından birdenbire ortaya çıkmış olacaktı. Sevinçten, hayretten dizlerinin bağı çözüldü. Hemen çöktü. Kenara çıkan bölükler, elle rinde al bayrak, kalenin etrafına doğru ilerliyorlardı. Birden kemikleri çatır-dadı. Badem ağaçlarının çiçekli gölgeleriyle örtülen yoldan yürüdü. Kenara doğru koştu, koştu… Karaya çıkan askerler, ak sakallı bir ihtiyarın kendile rine doğru koştuğunu görünce:
- Dur!
diye bağırdılar, İhtiyar durmadı; bağırdı: -Ben Türk’üm, oğullar, ben Türk’üm!

Paragraf Nedir | Edebiyat | Edebiyat Forumu | Edebi Metinler | Şiirler | Şairler | Makaleler | Edebi İçerik | Türkçe | Türk Dili ve Edebiyatı |