Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 Toplam: 6
  1. #1
    Tecrübeli Üye Go[rk]eM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    479
    Rep Gücü
    98

    Exclamation İçinizi Parçalayacak

    Bu yazıyı okudum ve gerçekdende gidişatımızın hiç iyi olmadığını bir kez daha gözlemledim.Artık insanlar okuyup bir yerlere gelmek kariyer yapmak yerine herşeyi boşbeleş yaşamayı tercih ediyor.Tabi bunun sonuda ya hırsızlık yada gasp gibi kolay para kazanma yollarına basvuruyorlar.Neyse fazla uzatmayım ve sizi yazıyla basbasa bırakıyım eminim sizde anlıyacaksınız!


    Asagidaki mektubun yazari bir öğretmen... Ancak, adını
    >ve nerede
    >çalıştığını gizlemek zorunda kalmiş; tahmin
    >edebileceğiniz
    >nedenlerle...
    >Mektup, aşağıdaki haliyle bir üniversitemizin
    >"Öğretmenler
    >Günü" toplantısında da okunmus, gözyaşlarıyla...
    >
    >
    >
    >Merhaba!
    >
    >Istanbul'da bir lisede ögretmenlik yapiyorum.
    >Çalistigim okul,
    >çogunlugu Anadolu'nun en ücra köylerinden gelip
    >yerlesen
    >(yerlesemeyen) insanlarin oturdugu bir çevrede.
    >Etrafimiz gecekondu
    >mahalleri. Gecekondu olmayan yerlerde de derme çatma
    >binalar var.
    >Istanbul'un pek çok yerinde artik görmeye alistigimiz
    >bir manzara
    >var aslinda burada da. Sözünü ettigim yerlesim yerinin
    >5 dakikalik
    >mesafesinde modern bir alisveris merkezi var!
    >Atardamarin hemen
    >üzerinde bu okul.
    >
    >
    >BUNLARIN HEPSI GERÇEK:
    >
    >*Biliyor musunuz, bu yil lise1. sinifta okuma yazma
    >bilmeyen bir
    >ögrenci var.
    >
    >*Biliyor musunuz, bir ögrenci okula "satir"
    >getirmekten uzaklastirma
    >cezasi aldi.
    >
    >*Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çikan
    >bir kavgada
    >bir ögrencimin boynu döner biçagi ile kesildi; 28
    >dikis atildi.
    >(Çok sükür sah damarina gelmedi)
    >
    >*Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kisin aksam besten
    >sonra sokakta
    >yalniz yürümüyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz hafta, bebek bekleyen
    >müdür
    >yardimcimiz bir ögrenci tarafindan karni tekmelenmekle
    >tehdit edildi.
    >
    >*Biliyor musunuz, disaridan elini kolunu sallaya
    >sallaya giren bir
    >adam, kendisini disari çikarmaya çalisan kat nöbetçisi
    >bayan
    >ögretmeni biçakla tehdit etti.
    >
    >*Biliyor musunuz, derste sikinti yarattigi için
    >ögretmeni
    >tarafindan cezalandirilan ögrencinin asiret olan
    >ailesi okulu basti.
    >
    >*Biliyor musunuz, bir ögretmenimiz sinifta biraktigi
    >ögrenciden
    >tehdit telefonlari aldi.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %86'si sigara
    >içiyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %42'si hap
    >kullaniyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, okulun etrafinda hap satanlari,
    >okulun içinde hap
    >kullananlari polis biliyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %23'ü ensest iliski
    >magduru.
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir kiz ögrencimizin
    >babasi
    >çocugundan(ögrencimizden) dayak yedigi için okula
    >sigindi.
    >
    >*Biliyor musunuz, yalnizca koridorda birbirlerine
    >çarptiklari için
    >kavgaya tutusan iki kiz ögrencinin aileleri okulun
    >önünde
    >birbirlerine yumruk yumruga saldirdilar.
    >
    >*Biliyor musunuz, bazi kiz ögrenciler 100 kontör
    >karsiliginda
    >minibüs soförlerine, hali saha sahiplerine kendilerini
    >
    >kullandirtiyorlar (cinsel anlamda)
    >
    >*Biliyor musunuz, bu yil bir erkek ögrenci, bir kiz
    >ögrencinin
    >kendisine cinsel tacizde bulundugunu söyleyerek
    >sikayette bulundu.
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil bir anne, kizinin
    >saçinin boyali
    >olmasi üzerine okula çagirildiginda, kizini okula koca
    >bulmak için
    >gönderdigini bu nedenle de süslenmesi gerektigini
    >söyledi.
    >
    >*Biliyor musunuz, velilerin %42'si kayittan sonra bir
    >daha okula
    >ugramiyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, maddi yetersizlikten dolayi üç, dört
    >aile bir
    >oda-bir salon bir evi paylasiyorlar.(Sayilari
    >azimsanamayacak
    >ölçüde.)
    >
    >*Biliyor musunuz, her ay ögretmenler aramizda para
    >toplayip bir
    >ögrenciye bot, palto veya okul araç gereçleri
    >aliyoruz.
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil cuma okul kapanisi
    >töreninde
    >bayginlik geçiren bir ögrencinin iki gündür hiçbir sey
    >yemedigini
    >ögreniyoruz.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerin çogunun hayatinda kan
    >davasi,
    >intihar, bosanma, dayak, kaçma, kaçirilma, hapis gibi
    >hikayeler var.
    >(Ailelerinde yasanmis)
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil iki gün boyunca evine
    >gitmeyen bir
    >ögrenciyi velisi gelip okulda ariyor. (Kizin biriyle
    >kaçtigi
    >anlasiliyor daha sonra.)
    >
    >*Biliyor musunuz, annesi babasi ayri veya bosanmis
    >olan ögrencilerin
    >çogu uzak akrabalarin yaninda kaliyor. Anne ya da baba
    >almak
    >istemiyorlar veya üvey anne babalar istemiyor.
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil sorun çikardigi için
    >müdür
    >tarafindan tartaklanan bir ögrenci mahalleden
    >topladigi
    >tanidiklariyla müdürün odasini basip tehditler
    >savurdu.
    >
    >*Biliyor musunuz, veliler toplantilara "ocakta
    >yemeklerini
    >birakarak", ayakkabilarinin topuguna basarak,
    >mantolarini omuzlarina
    >atarak geliyorlar.
    >
    >*Biliyor musunuz, velilerin büyük bir çogunlugu
    >ögretmene nasil
    >hitap edilecegini bilmiyor. (Güzelim, hanim kizim,
    >sen, hocaaaaa,
    >ablasi!?)
    >
    >*Biliyor musunuz, sakalli, salvarli, cüppeli bir veli
    >toplantilara
    >gelip yalnizca erkek ögretmenlerle görüsüyor!
    >
    >*Biliyor musunuz, geçtigimiz yil 1000 ögrenci
    >kapasitesi olan
    >okulda kütüphaneye üye olanlarin sayisi 7(yedi)'ydi.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrenci tanima formlarindaki
    >"Çaldiginiz müzik
    >alet(ler)i" bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan
    >azimsanamayacak
    >sayida ögrenci var.
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerin azimsanamayacak bir
    >bölümü dogum
    >tarihlerinin gün ve ay kisimlarini dogru yaziyorlar
    >ancak yil
    >bölümüne 2004 yaziyorlar!
    >
    >*Biliyor musunuz, lise birinci sinif ögrencilerim
    >"Soru isareti
    >nerede kullanilir?" soruma yanit veremediler.
    >
    >*Biliyor musunuz, *10 lisesine kayit yaptiran bu
    >ögrenciler çarpim
    >tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katlari ile çarpma ya da
    >bölme islemi
    >yaparken bile hesap makinesi kullaniyorlar.
    >(Geçtigimiz ay sinirden
    >gözlerine kan oturmus bir halde siniftan çikan
    >matematik
    >ögretmenimiz koltuga çökerken ögrencilere bir ders
    >boyunca 300'ü
    >2'ye böldüremedigini anlatti.)
    >
    >*Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayili
    >ögrencilerden birinin
    >velisi, geçtigimiz yil akan damimizi onardi.
    >(Notlarinin hemen hepsi
    >zayif olan ögrencinin sinif geçmesi sartiyla!)
    >
    >*Biliyor musunuz, ögrencilerimizin %60'i sagliksiz
    >beslenmeden
    >dolayi hasta (aralarinda dispanserlik olanlar var)
    >ancak
    >ögrencilerimizin %90'inda cep telefonu var. (Cep
    >telefonlari son
    >model, bazilari kamerali)
    >
    >
    >Ben bu okulda 3 yildir ögretmenlik yapmaya
    >çalisiyorum. Bu olaylara
    >alismamak için, artik alisip bunlari neredeyse dogal
    >karsilayan
    >yillarin ögretmenleri gibi olmamak için ugrasiyorum.
    >Biliyorum ki
    >eger alisirsam gelecege dair hiçbir umudum kalmayacak.
    >Her gün
    >büyük bir çaresizlik ve endiseyle "Acaba bugün ne
    >olacak?" diye
    >basliyorum isime. Olaysiz geçen günler Allah'in
    >nimeti! Biliyor
    >musunuz, sinifta gezinerek ders anlatirken Atatürk'ün
    >gözleriyle
    >karsilasmamaya çalisiyorum, kafami kaldirip resmine
    >bakamiyorum.
    >Basimin üzerinden "Ey Türk Gençligi!" diye bagirdikça
    >utancimdan
    >omuzlarima gömülüyorum. Biliyor musunuz, 10
    >Kasim'larda, 29
    >Ekim'lerde siirler okunurken, marsimizi dinlerken
    >agladigimda herkes
    >günün anl***** agladigimi saniyor; oysa çaresizlige
    >agliyorum.
    >Muhtaç oldugu kudretin dolastigi asil kani
    >uyusturucuyla zehirleyen
    >ögrencilerimi kurtaramiyorum. Ögrenmeye direnen,
    >kendini kapatan
    >ögrencilerime Istiklal Marsi'nin anlamini bile
    >ögretemiyorum.
    >
    >Daha da yazacaktim ancak yazdikça yüregim agirlasiyor.
    >
    >
    >Sevgi ve saygilarimla.

    alıntı

  2. #2
    Tecrübeli Üye Go[rk]eM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    479
    Rep Gücü
    98

    Cevap: İçinizi Parçalayacak

    Heralde kimsenin içi parçalanmadı.Demek ki gençlerimizin bu durumu kimseyi rahatsız etmemiş...

  3. #3
    Sözlük Yazarı onairci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1.039
    Rep Gücü
    10433

    Cevap: İçinizi Parçalayacak

    İnsanın iç parçalanmaz mı ya ama artık insan ne diceni bilemiyor sanırım bunlara ki ben de ne dicemi şaşırdım okuduğum anda..
    HER NEDENLE ÇOK YAŞARSA BİR İNSAN, AKİBETİ ÖLÜMDÜR GERİSİ YALAN, BEN GİDERİM ADIM KALIR, DOSTLAR BENİ HATIRLASIN..

  4. #4
    Tecrübeli Üye Go[rk]eM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    479
    Rep Gücü
    98

    Cevap: İçinizi Parçalayacak

    Artık ülkemizde li eğitim seviyesi iyice düştü.Eğitim sadece okulda verilmez.Asıl eğitim evlerde verilir.Çoğu kez görüyorum kücücük çocuklar kim bilir belki okula bile gitmiyorlardır yaşları o kadar küçük yani ama ağızlarından çıkan cümleler duyulacak gibi değil.Çocuklar konusmayı öğrenmeden küfür etmeyi öğreniyorlar.Sizce bu kimin sucu?

  5. #5
    Aktif Üye sahrabetis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Nerden
    Aslen Gürcistan ama ANkara'da yaşıyorum
    Yaş
    40
    Mesaj
    1.325
    Rep Gücü
    19339

    Cevap: İçinizi Parçalayacak

    o kadar çok bileşen bu sonucu ortaya çıkartıyor ki ... Hangi birinden başlamalı bilemiyorum. Sonuçta çok fazla yanlış giden şey var ve ister istemez biraraya geldiğinde hiç de hoş olmayan görüntler çıkıyor ortaya . Eskiden öğretmenimize duyguyumuz sevginin içinde saygı da vardı , korku da ama artık öğretmen ; sadece sınıfta ders anlatıp gitmek zorunda olan bir rol üstlendi . Ne sadece öğretmeni ne de öğrenciyi suçlamak doğru olmaz bana göre . BU sosyolojik bir süreç ve toplumun yanlışlarının gençliğe iç burkan şekilde yansıması . :(
    Ben de dil bildiğim için kısa bir süre ANkara'da bir okulda bir dönem kadar öğretmenlik yaptım. Okul çıkışında öğrencilere zararlı maddeler satmak için bekleyenler , derste öğrencisini döven öğretmenler , öğretmeninin arabasına bilmem kaç türlü zarar veren öğrenciler ve daha neler neler vardı . SOn derece idealist bir dönemime rastladığı için çok fazla mücadele ettim ve pek çok çocuğu en azından hapse girmekten kurtardım fakat ne oldu biliyor musunuz ? Bir gün okul çıkışında ,( bir önceki gün öğrencilerimi dövmeye gelen "kayıp genç"lerden birini şikayet etmiş ve o civardan uzaklaştırmıştım )
    o kişi yolumu kesti ve bıçakla beni tehdit etti . "Sen geldin ağzmızın tadı kaçtı ve devamından bir sürü ağza alınmayacak küfür" daha geldi . Bu tehditleri müdüre söyledim ve asıl şok o zaman oldu . Bana dedi ki " SEN DE NE DİYE KARIŞIYORSUN HOCAM , BIRAK NE HALLERİ VARSA GÖRSÜNLER . AL BİRİNE VUR DİĞERİNE "
    Demek istediğim şu ; sistemde o kadar çok yanlış giden şey var ki ; ne tek başına öğrenci , ne öğretmen , ne veli ne de müdür suçlu . BU toplumun bir ayıbı bana göre .

  6. #6
    Tecrübeli Üye Go[rk]eM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Nerden
    Ankara
    Mesaj
    479
    Rep Gücü
    98

    Cevap: İçinizi Parçalayacak

    Alıntı sahrabetis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    o kadar çok bileşen bu sonucu ortaya çıkartıyor ki ... Hangi birinden başlamalı bilemiyorum. Sonuçta çok fazla yanlış giden şey var ve ister istemez biraraya geldiğinde hiç de hoş olmayan görüntler çıkıyor ortaya . Eskiden öğretmenimize duyguyumuz sevginin içinde saygı da vardı , korku da ama artık öğretmen ; sadece sınıfta ders anlatıp gitmek zorunda olan bir rol üstlendi . Ne sadece öğretmeni ne de öğrenciyi suçlamak doğru olmaz bana göre . BU sosyolojik bir süreç ve toplumun yanlışlarının gençliğe iç burkan şekilde yansıması . :(
    Ben de dil bildiğim için kısa bir süre ANkara'da bir okulda bir dönem kadar öğretmenlik yaptım. Okul çıkışında öğrencilere zararlı maddeler satmak için bekleyenler , derste öğrencisini döven öğretmenler , öğretmeninin arabasına bilmem kaç türlü zarar veren öğrenciler ve daha neler neler vardı . SOn derece idealist bir dönemime rastladığı için çok fazla mücadele ettim ve pek çok çocuğu en azından hapse girmekten kurtardım fakat ne oldu biliyor musunuz ? Bir gün okul çıkışında ,( bir önceki gün öğrencilerimi dövmeye gelen "kayıp genç"lerden birini şikayet etmiş ve o civardan uzaklaştırmıştım )
    o kişi yolumu kesti ve bıçakla beni tehdit etti . "Sen geldin ağzmızın tadı kaçtı ve devamından bir sürü ağza alınmayacak küfür" daha geldi . Bu tehditleri müdüre söyledim ve asıl şok o zaman oldu . Bana dedi ki " SEN DE NE DİYE KARIŞIYORSUN HOCAM , BIRAK NE HALLERİ VARSA GÖRSÜNLER . AL BİRİNE VUR DİĞERİNE "
    Demek istediğim şu ; sistemde o kadar çok yanlış giden şey var ki ; ne tek başına öğrenci , ne öğretmen , ne veli ne de müdür suçlu . BU toplumun bir ayıbı bana göre .
    Gerçekden de böyle oluyor.Çoğu müdürlerimiz de çok ilgisiz zaten.Benim asıl düşüncem çocuklarımızı hiçbirşey bilmezken hayata ilk hazırlayan ilkoul öğretmenleri.O yaştaki çocuklara geziler düzenlenmeli tarihimiz ve ne gibi sorumlulukları oldugu aşılanmalı.Sadece bir sene bunun eğitimi olmalı.Çünkü dersler konular herzaman öğrenilir fakat hayat dersi bir kere öğretilir ve temeli nasıl atılırsa öyle devam eder.

    Eski bir olayı aklımda kaldıgı kadar anlatayım: Japonya başbakanı Türkiye'ye ziyarete gelir.Bizimkiler sorarlar nasıl bu kadar çalışkan olabiliyorsunuz? diye.Cevap verir derki Hiroşima'ya ,Nagazaki kentlerine götürüyoruz çocuklarımızı.Orada yaşann olayları anlatıyoruz.Kendilerinin o duruma düşmemesi gerekdiğini söylüyoruz. Bilimin ne kadar önemli oldugunu kavrıyorlar.Japon başbakan Çanakkale'yi geziyor ve diyorki siz neden gençlerinize buraları gezdirmiyorsunuz?Eğer böyle şanlı bir tarih bizim olsaydı emin olun şuan ki durumumuzdan daha ileride olurduk diyor.

    Bizim eğitim sistemimiz gerçekden de öylesine.Sonradan değiştirildi bu yüzden bu hale geldi.60 70 Yıllarındaki eğitimlerle bir çocugumuz yabancı bir üleye gittiğinde sınıf atlattırılıyordu.Çünkü görülen bütün konuları daha önceden gerçekden öğretilmiş.O konular bizim öğrencimize bsait geliyormuş orada.Daha sonra sevgili ABD ve İngiltere sağolsun eğitim sistemimizede el atmış ve onuda kendi lehine çevirmiş.

Benzer Konular

  1. İçinizi yakacak bir foto
    Bay X Tarafından Araba ve Otomobil Foruma
    Yorum: 4
    Son mesaj: 20-09-2007, 08:02 PM
Yukarı Çık