Merhaba

... Nöbetçi doktor Abravaya (Marmaralı) ile o sırada yetişen Prof. Neşet Ömer İrdelp
kendisine yine bir taraftan bazı ilaçlar enjekte etmeye,
bir taraftan da buz parçaları yutturmaya başladılar.

Bir aralık sağında bulunan tuvalet masası üzerindeki saate baktı,
her halde iyi göremiyordu ki bana sordu?
'Saat kaç?'

'07:00 efendim.'

Aynı suali bir iki defa daha tekrar etti, aynı cevabı verdim.
Biraz sükunet bulunca yatağa yatırdık.

Başucuna sokuldum.
'Biraz rahat ettiniz, değil mi efendim' diye sordum.

'Evet...' dedi.

Arkamdan Neşet Ömer İrdelp yanaşıp rica etti.
'Dilinizi çıkarır mısınız efendim?'

Dilini ancak yarısına kadar çıkardı. Dr. İrdelp tekrar seslendi:
'Lütfen biraz daha uzatınız.'

Nafile. Artık söyleneni anlamıyordu. Dilini uzatacağı yerde tekrar tamamen çekti.
Başını biraz sağa çevirerek
'Aleykümselam' dedi.

Son sözü bu oldu.
Bu komadan bir daha çıkamadı.

Kılıç Ali Bey’in anılarından