1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 18
  1. #1
    Kıdemli Üye Affrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Nerden
    antalya
    Yaş
    40
    Mesaj
    773
    Rep Gücü
    1106

    istiklal marşı açıklamasıyla

    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.


    Mehmet Akif Türk milletine cesaret,ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi türk milletinin istiklalini kaybetmesidir. Şair ülkemizde tek bir insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk bireyi son nefesini vermeden türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizden kimse alamaz. Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.

    Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
    Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!


    Şair ikinci kıtada bayrağımızın o zaman ki kırgın, küskün, öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş yerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman türk milletini üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır. Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi bağımsızlığa aşık Türk milletide özgürlüğün sembolü olan bayraktan gülmesini beklemektedir. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Çünkü türkler bağımsızlıkları ve bayrakları uğruna pek çok kan dökmüşlerdir. Bu kanları bayrağa helal etmeleri için onun da nazlanmayı bırakıp göklerde dalgalanması gerekir. Türk milleti daima Allah’a inandığı ve taptığı için özgürlük onun hakkıdır.

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.


    Şair “ben” diyor.(Ancak kast ettiği mana aslında bizdir türk milleti adına konuşmaktadır) Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır,hür yaşayacaktır. Onun özgürlüğünü elinden almak isteyen ancak çıldırmış olmalı,zira böyle bir harekete kalkışanlar ağır bir şekilde cezalandırılır. Türk milleti bağımsızlığı uğrunda önüne çıkacak her engeli aşacak güçtedir. O; böylesine yüce bir amaç için dağları delecek, enginlere sığmayıp,denizleri taşıracaktır güçtedir.

    Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?


    Bu kıtada şair vatanımızı istilaya kalkışan avrupalılara meydan okuyor. 20. asrın başında avrupa medeniyeti 19.yy. deki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair bayıyı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak avrupa mevcut teknik imkanlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmaktadır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmaktadır. Avrupalı kendini çelik zırhla korurken mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermektedir.

    Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
    Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın...
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.


    Şair kahraman Türk askerine hitap ediyor. Türk yurdunu alçakları uğratmaması için gerekirse canını feda etmesini öneriyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği Allah’ın Türk milletine Kuran-Kerimde vaad ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır.

    Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

    Şair Türk ordusuna vatanın kutsallığını hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük bir fark vardır. Toprağı vatan haline getiren onu elde etmek ve korumak için savaşan fertlerin varlığıdır. Kısacası sıradan bir toprak büyük bir değer taşımaz; ama vatan toprağı uğrunda şehit olan atalarımızın o topraktaki mezarlarıdır. Bu kutsal vatanı dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın dünyanın her yerinde bulunur. Ancak atalarımızın kanlarıyla sulanan topraklar vatanımız üzerindedir.
    Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?
    Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
    Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

    Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanların ruhu dini inanışımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz bu vatan toprağında yattığı için cennetten farksızdır. Bir avuç toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Canımızdan çok sevdiğimiz insanları varımızı yoğumuzu Allah alsında yalnız yaşadığımız sürece bizi vatanımızdan ayrı düşürmesin.

    Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
    Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-
    Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.


    Allah’a şair hitap ediyor. Mehmet Akif’in Allah’tan tek dileği ibadet yerlerinin göğsüne düşman elinin değmemesidir. Camilerimizden okunan ezanlar sonsuza kadar türk yurdunun üstünde inlemelidir. Çünkü bu ezanlar dinimizin temelidir.

    O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,
    Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.


    Ezan sesleri yurdumuzun üstünde inledikçe şehitlerimizinde ruhları şaad olacaktır. Ezan sesi sadece yaşayanlara değil, ölülere hatta onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir anlam taşır. Şehit atalarımızın her şeyden arınmış ruhları yerden fışkıracak, ezan sesiyle ayağa kalkacak ve dışa yükselecektir.

    Dalgalan sen de şafakalar gibi ey şanlı hilal!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
    Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!


    Şair zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalandıkça gökyüzünü şafakla yarış edercesine gökyüzünü kızıl renge boyamaktadır. Türk milleti yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Atrık onun için yok olma korkusu kalmamıştır. Bayrağımız şehitleri mizin kanlarını hak etmiştir. Bağımsızlık Allah’a tapan ve doğruluktan ayırmayan Türk milletinin en doğal hakkıdır.

  2. #2
    Tecrübeli Üye securıty57 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    Sinop
    Yaş
    40
    Mesaj
    343
    Rep Gücü
    778

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    Çok değerli bir konu açmışsın..Ellerine sağlık...İstiklal marşımız her okunduğunda beni duygulandırmıştır...

  3. #3
    Üyecik canseli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesaj
    28
    Rep Gücü
    13

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    Böyle bir konuyu bizimle paylaştığın için sağol.Bayrağımızın ve Vatanımızın değerini iyi bilelim.Ellerine sağlık...

  4. #4
    Aktif Üye atmaca34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Nerden
    dünyadan
    Mesaj
    1.766
    Rep Gücü
    15313

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    ALLAH C.C Ondan razı olsun
    bize bu vatanın ve bu milletin değerlerini bilmemiz için çok güzel bir miras bırakmış
    bu marşdaki bütün kelimelerin insanı etkilememesi mümkün deyil fakat bir kelime ARKADAŞkelimesi beni çok memnun ediyor böylebir şahsiyetin bizleri arkadaş olarak kabul etmesinden gurur duyuyorum
    ve tüm arkadaşlara saygılar sunuyorum

    İSTİKLAL MARŞINI TÜM DÜNYADA OKUTMAK DİLEĞİYLE

  5. #5
    Kıdemli Üye onuc13 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    46
    Mesaj
    559
    Rep Gücü
    2430

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    ÇANAKKALE ŞEHİDLERİNE..

    "şu boğaz harbi nedir? var mı ki dünyada eşi?
    en kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
    tepeden yol bularak geçmek için marmara'ya
    kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
    ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
    nerde -gösterdiği vahşetle- "bu bir avrupalı!"
    dedirir: yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
    varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
    eski dünya, yeni dünya, bütün akvâm-ı beşer,
    kaynıyor kum gibi... mahşer mi, hakikat mahşer.
    yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
    ostralya'yla beraber bakıyorsun: kanada!
    çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
    sâde bir hâdise var ortada: vahşetler denk.
    kimi hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
    hani, tâ'ûna* da zuldür bu rezil istilâ!
    ah, o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
    ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
    kustu mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
    döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
    maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
    medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
    sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
    öyle müdhiş ki: eder her biri bir mülkü harâb.

    öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
    beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;*
    bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
    sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
    atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
    ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
    o ne müdhiş tipidir: savrulur enkâz-ı beşer...
    kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
    boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
    saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
    yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
    veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
    sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

    top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
    kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
    ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
    alınır kal'a* mı göğsündeki kat kat iman?
    hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
    çünkü te'sis-i ilâhî o metin istihkâm.
    sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
    beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
    bu göğüslerse hudâ'nın ebedî serhaddi;
    'o benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
    âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
    işte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
    şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
    o, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
    vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
    ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
    gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
    ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid'i...
    bedr'in arslanları* ancak, bu kadar şanlı idi.
    sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    "gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
    herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
    seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
    "bu, taşındır" diyerek kâ'be'yi diksem başına;
    ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
    sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
    kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
    mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
    yedi kandilli süreyyâ'yı uzatsam oradan;
    sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
    uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
    türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
    gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
    tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
    yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

    sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
    şarkın en sevgili sultânı salâhaddin'i,
    kılıç arslan gibi iclâline ettin hayran...
    sen ki, islâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
    o demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
    sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
    sen ki, a'sâra* gömülsen taşacaksın... heyhât!
    sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
    ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
    sana âguşunu açmış duruyor peygamber."

    Dünyada eşine rastlanmamış bir istiklal marşını bizlere hediye eden Mehmet Akif'imizi Rahmetle anıyoruz.

  6. #6
    Kıdemli Üye Affrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Nerden
    antalya
    Yaş
    40
    Mesaj
    773
    Rep Gücü
    1106

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    beğendiğinize sevindim daha iyi paylaşımlara inşallah bende bu cennet vatanı tertemiz ve düşmanlardan arınmış şekilde bizlere teslim ettiği için birkez daha ATATÜRK' ü - mehmet akif ersoyuda bize böyle bir marşı bıraktığı için vatan ve bayrağımız adına rahmetle anıyoruz iyi forumlar...

  7. #7
    Süper Aktif Üye Gül@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Nerden
    Samsun
    Cinsiyet
    Erkek
    Yaş
    37
    Mesaj
    2.600
    Rep Gücü
    72678

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    Konu için teşekkürler,bu vatan topraklarında yaşadığımız sürece bayrağımıza ve Atatürk'ümüze sonuna kadar biz gençler sahip çikacağız.

  8. #8
    Kıdemli Üye Affrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Nerden
    antalya
    Yaş
    40
    Mesaj
    773
    Rep Gücü
    1106

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    bence türkiyenin arkasında böyle bir gençlik olduktan sonra vatanımız emin ellerde demektir.
    "Ne Mutlu Türküm diyene"...

  9. #9
    Aktif Üye Karakarizma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesaj
    1.415
    Rep Gücü
    296

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    2 gün önce haberde seyrettim.
    Küçücük çocuklar İstiklal marşımızı O kadar güzel okuyorlar dı ki.
    Duygulandım

  10. #10
    Kıdemli Üye Affrodit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Nerden
    antalya
    Yaş
    40
    Mesaj
    773
    Rep Gücü
    1106

    Cevap: istiklal marşı açıklamasıyla

    haklısın bende seyreden çok etkilendim dediğim gibi biz Türküz ve Türk olarak öleceğiz inşallah...

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. 100.Yıl Marşı
    bestemuziksoz Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 17-04-2011, 05:12 PM
  2. istiklal madalyaları
    efelenen Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-06-2007, 11:56 AM
  3. istiklal marşındaki arkadaşlar
    atmaca34 Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-03-2007, 09:00 PM
  4. istiklal Marsi
    Nil@y Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 03-11-2006, 10:35 AM
  5. Istiklal Savaşi
    Nil@y Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 31-10-2006, 10:08 AM
Yukarı Çık