Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Atatürk'e saldırmanın dayanılmaz hafifliği

YAŞAM VE İNSAN Kategorisi Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Atatürk'e saldırmanın dayanılmaz hafifliği Konusununun içerigi kısaca ->> Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliğ i Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti: “- Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Süper Aktif Üye simqe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Nerden
    Türkiye
    Mesaj
    3.362
    Rep Gücü
    67755

    Atatürk'e saldırmanın dayanılmaz hafifliği

    Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği

    Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamız sırasında şöyle demişti: “- Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine, tersine daha da büyüyor.”
    Benzer aşamadan geçmiş bir kişi olarak, bu değerlendirmeyi gönülden paylaşmam zor değildi. Zaman bizleri değil, Mustafa Kemal’i haklı çıkarmıştı.
    Lenin’in, Mao’nun, Enver Hoca’nın, Dimitrof’un heykellerinin yerlerde sürüklendiği, resimlerinin duvarlardan kaldırıldığı, Leningrad isminin St. Petersburg’a dönüştürüldüğü günümüzde, bunu görebilmek kuşkusuz daha kolay.

    * * *
    Eğer Türkiye’de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal’e saldırmanız elbette ki tutarlıdır.
    Eğer Türkiye’nin bir bölgesini ayırıp ırkçı bir devlet kurmak peşindeyseniz, Mustafa Kemal’e saldırmanın elbette tutarlı bir yanı vardır.
    Ama “çağı yakalama” arayışında görünürken aynı şeyi yapmaya kalkarsanız; belki – her garip şeyi yapanlara olduğu gibi – bazı dikkatleri üzerinize çekersiniz, ama inandırıcı olamazsınız.
    Bir bakıyorsunuz; Kültür Bakanı’nı temsilen açık oturuma katılan bir sayın konuşmacı, Kemalizmin Batı Avrupa’daki totaliter ideolojilerin etkisi altında kaldığını söylüyor. ( Çekinmese, faşistlikle suçlayacak. )
    Bir bakıyorsunuz; Marksist soldan ciddi bir düşünür, “Halka sorulsaydı dil devrimini kabul eder miydi?” diye soruyor. ( Sanki referandumla devrim yapılabilirmiş gibi… )
    Bir bakıyorsunuz; 60′lı yıllarda Atatürk’ün sosyalistliğini kanıtlamak için ter döken bir köşe yazarı, şimdi onu küçültmek için tüm kalem kıvraklığını kullanma telaşı içinde.
    Bir bakıyorsunuz; “orijinal” olabilme uğruna, Atatürk’ü demokrasi karşıtı gösterebilmek için, kendi eğilimlerine bilim kılıfı giydirme çabasına girenler var.
    Mustafa Kemal’i bilimsel olarak değerlendirebilmenin yöntemi açık: Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu?
    Hangi koşullarda yola çıktığını biliyoruz. Ne yapmak istediğini ise – en kıt zekâlıların bile yanlış anlayamayacağı kadar – açık söylemiş:
    “Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk, on yaşını doldururken, demokrasinin bütün geleneklerini sırası geldikçe yerine koymalıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde de birbirini denetleyen partilerin doğacağına şüphe yoktur. Demokrasi maddi refah meselesi değildir. Böyle bir nazariyat, vatandaşların siyasi hürriyet ihtiyacını unutmayı amaçlar. Bir ulusu oluşturan bireylerin her çeşit özgürlüğü güven altında bulunmalıdır.”
    Ne yapmış?
    Hiçbir şeyin devletin dışında olamadığı faşizmin yükselme döneminde bile, Türk Dil ve Tarih Kurumları, siyasal iktidarların etkisinden uzak, bağımsız bir yapıda oluşturulmuş. Totaliter bir kültürden demokratrik bir kültüre geçiş için büyük çaba sarfetmiş
    Dışarıda varolmayan çoğulculuğu, tek partinin içinde adeta özendirmiş. “Devletçilik” resmi ideoloji iken, özel sektör ve liberalizm savunucuları partinin ve devletin en üst düzeylerine kadar yükselebilmişler; parti içinde ayrı bir kanat oluşturmuşlar.
    Chp’ye faşist bir model getirmek isteyenleri terslemiş. Bir muhalefet partisi kurulması deneyini, – çok olumsuz koşullarda bile – kendi eliyle başlatmış.
    Peki açtığı yol – tüm ihanetlere karşın – nereye varmış?
    Eksikleri, yanlışları olsa da hiçbir Müslüman ülkede var olmayan bir demokrasiye!..



    Bir cümle hâlâ kulaklarımda: “Cesaretim olsa, tıpkı İnce Mehmed’in destanını yazdığım gibi, Mustafa Kemal’in de desatanını yazmak isterdim…”
    Ölümünden yarım yüzyıl sonra – ve tüm ideolojik değerlerin altüst olduğu bir dünyada – eğer bir kişi hâlâ Yaşar Kemal’de ve milyonlarca insanda bu duyguları yaratabiliyorsa, hâlâ güncelse, bunun anlamı açıktır.
    Bu ülkede Atatürk’ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgı yaşadıklarına inanıyorum.
    Kaynak : A.Taner KIŞLALI – Cumhuriyet, 8 Mart 1992 ( Atatürk’e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği )

    nüveforum

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Hiper Aktif Üye SOSYALİST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Nerden
    KAPİTALİZM SİLAH ÜRETİR, MERMİ ÜRETR, BOMBA ÜRETİR; ELBETTE BUNLARIN TÜKETİMİ İÇİN ORTAM HAZRLAYCTR
    Cinsiyet
    Erkek
    Mesaj
    5.719
    Blog Mesajları
    2
    Rep Gücü
    67062
    Dışarıda varolmayan çoğulculuğu, tek partinin içinde adeta özendirmiş.
    “Devletçilik” resmi ideoloji iken, özel sektör ve liberalizm savunucuları partinin ve devletin en üst düzeylerine kadar yükselebilmişler; parti içinde ayrı bir kanat oluşturmuşlar.
    Günümüzde bu kanat ise partiyi tamamen ele geçirmiştir.
    CHP sermayenin ve faşizmin ikinci adresi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
    Sevgili CHP'liler bunu iyi görmeliler...
    HERKES BİR GÜN KOMÜNİST OLACAK

Benzer Konular

  1. Atatürk'e - Yalçın Korucu (Atatürk'e Şiir)
    Ezelden Beri Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 24-10-2012, 03:09 PM
  2. Yorum: 41
    Son mesaj: 13-01-2009, 11:56 AM
  3. Dayanılmaz bir salgı: Koku
    blueice Tarafından ilginç konular Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 06-06-2008, 11:25 PM
  4. Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK / ATATÜRK ırkçımıydı?
    Alem-i Sır Tarafından Mustafa Kemal Atatürk Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-12-2007, 06:15 PM
  5. Kafirliğin dayanılmaz ağırlığı
    sahrabetis Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 08-10-2007, 10:51 PM
Yukarı Çık