Atatürk tüm ulusal değerlerimizin adıdır. Varlığımızın en anlamlı simgesidir. Bilincimizin özü, duygu ve düşüncelerimizin özeti, ilkelerimizin kaynağı ve gücüdür. Yıkılmış yurtta yeni bir devlet kuran, yazgımızı değiştiren, barış içinde uygarlığın aydınlığını yaşatan O'dur. Ümmet durumundan ulus durumuna gelmemizi, kul olmaktan onurlu, kİşİlikli bireyler olmamızı sağlayan O'dur. Laikliği yaşama geçirerek anlayışın, hoşgörünün, insanlık, dostluk, kardeşlik ve gerçek vicdan özgürlüğünün ortamını yaratan O'dur. O'nu din düşmanı gösteren bağnazlarla öyle sanan aldatılmışlar O'nun çabaları sonucu ezan okunacak minare, namaz kılınacak cami bulduklarını unutmamalıdırlar. O olmasaydı, başarmasaydı, düşman çizmeleri altında ezilip gömülecektik. Dini gereksiz elatmalardan, inançsız ve bilgisiz, vatan, ulus, devlet ve bağımsızlık kavramlarının anlamını kavrayamayan akıl ve ahlak dışı kalmış yalancıların elinden kurtararak Tanrısı ile kişiyi başbaşa bırakmayı öğütleyen O'dur. Laikliğin sonsuz yararını tattıran O'dur. Ortadoğu'nun yürek sızlatan durumu ortadadır. Laiklik ilkesi bağımsızlığımızı, özgürlük ve egemenliğimizi korumamızı, güçlendirmemizi sağlamış,ulusal birliğin dayanağı olmuştur. Toplumsal düzenin, mutluluk ve sağlığın iklimi olarak vazgeçilmesi düşünülmeyecek, bir ilktir. İnsanlığın, bilimin, ve aklın, aydınlık ve çağdaşlığın, demokrasi ve kalkınmanın, saygınlığın ve yüceliğin, erdemin ve onurun temelidir. Ama ne ilkelerini ne de kendisini yeterince anlamış ve anlatmış değiliz. Günümüzde Atatürk'ü yadsıyanların, Atatürk'e dil uzatanların, yaptıklarını yıkma yarışına girişenlerin varlığı üzücü, dşündürücü, hatta utandırıcı değilmidir? O'nun değerini bilmeyen kişiler neyin değerini bileceklerdir? Din adına kötü söz ve öldürmeye varan sakıncalı eylemler nasıl bağışlanabilir? Yurdu kurtarıp devlet kuran, ulusal birliği sağlayıp barış ve güvenlik içinde uygarlığın ışıklı yollarını çizen insana nasıl saldırılır? Bu kokuşmuşluk, çürümüşlük, değil de nedir? Buna nasıl katlanılır? İş işten geçince, yıkıntının altında kalınca mı kendimize geleceğiz?

Kendini bilen, Atatürk'ü bilmemezlik edemez. Bize adam olmayı, ulus olmayı, birey olmayı öğreten, özgün değerlerin ve seçkin niteliklerin kıvancını duyan bir ölümsüz kaynak olarak O'ndan hız ve güç almalıyız. NE MUTLU ATATÜRK'Ü OLANLARA!

(Yekta Güngör ÖZDEN- Diş hekimleri birliği dergisi-1990 yazısının bir bölümü..)