Merhaba

Haklar, sahipleri ile bağlantılıdır. Ancak bazı durumlar-da bu ilişkiyi hukuka uygun olmayan tarzda kesme girişimleri olabilir. Burada da hakların korunması kuru-mu devreye girer.
Hakların korunmasının başlıca yolları

Hakların Korunmasının Başlıca Yolları

1. Talep Yetkisi
Bir kimsenin, başkasından bir işi yapmasını veya yap-mamasını isteme yetkisidir. Örneğin: Bir kişinin adını haksız olarak kullanan başka bir kişiden buna son verilmesini istemesi.

2. Dava Yetkisi
Hak sahibi talep sonucu durduramadığı ihlali yargı aracılığı ile durdurma yetkisidir. Örneğin: Bir kişinin trafik kazası sonucu uğradığı zararı ödetmek üzere kişiyi dava etmesi.

Davalar kendi içinde 3’e ayrılır:

a. Eda davalari:
Bir işi yapma, verme veya yapmama şeklinde fiili bir davranışın ortaya çıkmasını sağla-yan davadır.
Örneğin:
B, A’nın aracını haksız ola-rak ele geçirmiştir. Bu durumda A, dava açarak B’nin aracı vermesini isteyebilir.

b. Tespit Davaları:
Bir hakkın varlığını veya yokluğunu tespit eden davarlardır.
Örneğin:
A’nın vefat eden M’nin mirasçısı olup olmadığının tespit edilmesi böyle bir davadır.

c. Yenilik Doğuran Davalar:
Bir hakkı kurma, sona erdirme veya değiştirme sonucunu doğuran davalara yenilik doğuran davalar denir. Eğer dava sonucu yeni bir hak doğuyorsa kurucu yenilik doğuran, hak sona eriyorsa bozucu yenilik doğuran, hakkın niteliğini kapsamını değişiyorsa değiştirici yenilik doğuran davadan bahsedilir.

3. Cebri İcra
Borçlunun borcunu kendi isteği ile yerine getirmediği durumda, borcun devlet eliyle yerine getirilmesine cebri icra denir.
Örneğin:
Bir kişinin kira borcunu ödememe si halinde mallarına el konarak, alacağın icra memurlarınca tahsil edilmesi.

4. Kişinin Kendi Hakkını Bizzat Koruması
Meşru Müdafaa, Zaruret Hali, Güç Kullanma
Hukukumuzda, kişinin kendi hakkını kendisinin koruması yasaktır.
Ancak kanun istisnai hallerde buna izin vermektedir.
Bu haller 3 tanedir.

a. Meşru Müdafaa (Haklı Savunma):
Bir kişinin kendi veya başkasının hayatına, hürriyetine, beden tamlığına veya haysiyetine veya malına yönelik haksız bir saldırıyı önlemek için, saldırıyı yapan kişiye karşı tehdit ile orantılı olarak güç kullanarak önlemektir. Burada orantılı güç, saldırıyı yapan kişiye yönelik olarak yapılır.
Örneğin:
Bir kişinin kendini öldürmek isteyen başka bir kişinin kolunu kırması.

b. Zaruret Hali:
Bir kimsenin gerek kendisinin, gerekse başkasının kişiliğini ya da malını tehlikeden korumak için, bu tehlike ile ilişkisi bulunmayan bir başka kişiye veya malına zarar vermesidir. Zaruret halinde, başkasına verilen zarar, hakkaniyet ölçüsünde tazmin edilir.
Örneğin:
Bir kişinin kendisini kovalayan yırtıcı bir hayvandan kurtulmak için başka birinin bahçesine girmesi.
Meşru müdafaa ile zaruret hallerinin birbirinden farkı şudur: Meşru müdafaada zarar saldırıyı yapana, zaruret halinde saldırı ile alakası olmayan bir kişiye karşı yapılır. Ayrıca meşru müdafaada var olan zarar, saldırı ile orantılı olmak koşuluylatazmin edilmezken, zaruret halinde tazmin edilir.

c. Güç Kullanma (Kuvvet Kullanma):
Bir kimsenin hakkını koruyabilmek için, devletin müdahalesini temin edemediği ve hakkın kaybedileceği veya kullanılmasının güçleşeceği hallerde, bu durumu önlemek için, başka vasıta mevcut olmadığı taktirde, hakkını korumak için kendi gücüne başvurmasıdır.
Örneğin:
Ev sahibinin birikmiş kira borcunu ödemeden gece yarısı eşyalarını kaçırmaya çalışan kiracının, kamyonunun anahtarına el koyması.

http://www.kpss.info/images/dosyalar...temelhukuk.pdf