Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

Masumiyet Karinesi

YAŞAM VE İNSAN Kategorisinde ve Hukuk Forum Forumunda Bulunan Masumiyet Karinesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Madde 48 - Masumiyet karinesi ve savunma hakkı 1. Kendisine karşı ithamda bulunulan bir kişinin, yasaya göre suçlu olduğu kanıtlanıncaya ...

  1. #1
    SAHARAY
    Misafir..

    Post Masumiyet Karinesi

    Madde 48 -

    Masumiyet karinesi ve savunma hakkı

    1. Kendisine karşı ithamda bulunulan bir kişinin, yasaya göre suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar masum olduğu kabul edilecektir.

    2. Kendisine karşı ithamda bulunulmuş olan bir kişinin savunma haklarına saygı gösterilmesi teminat altına alınmalıdır.
    MASUMİYET KARİNESİ NEDİR?

    --------------------------------------------------------------------------------

    Prof.Dr. Faruk Erem Masumiyet Karinesi'ni şöyle açıklamaktadır."Masumluk karinesi; kamu davasının gayesi sanığın suçlu olduğunu isbat etmektir, onun aynı zamanda masum olduğunu isbat gayesi yoktur. Fakat bunun tabii neticesi şudur: Bir kimsenin beraat edebilmesi için masum olduğunun anlaşılması şart değildir, suçlu olduğunun anlaşılmamış olması kafidir. Bu suretle ihtimali düşüncelerin vatandaş aleyhine netice vermesi önlenmiştir. Bu, usul hukukunun ferde tanıdığı bir teminattır ve bu teminatı en iyi ifade eden masumluk karinesi fikridir. İşte bu sebeptendir ki bazı memleketler anayasalarında (...) masumluk karinesi açıkça bildirilmiştir."

    AİHS 6/2 'e göre bir suçla itham edilen herkes yasalara göre suçluluğu ispat edilene dek masum kabul edilir. AİHM İçtihatlarına göre masumluk karinesi "..görevlerini yerine getirirken bir mahkemenin mensupları diğer ilkelerin yanı sıra, sanığın itiham edilen suçu işlediği varsayımı ile işe başlamamalıdır; ispat yükü yükü savcılığa aittir, ve tüm şüpheler sanığın lehine kullanılmalıdır."(Barbera,Messeque,Jabardo/İspanya)

    Masumiyet Karinesi ilkesinin bağlayıcılığı sadece mahkemeleri değil, diğer idari makamları da kapsar. A.Ribemont/Fransa davasında, gözaltında bulunan bir başvurucuyu polis müdürü,cinayetin azmettiricisi olarak ilan etmişti. AİHM, başvurucu bir suç işlemiş olmakla itham ediliyorsa, 6/2 hükümlerinin mahkemelerin dışındaki diğer idari yetkililerin için de geçerli olduğu kararına varmıştır. İtham polis müdürü tarafından hiçbir nitelendirme ya da objektif kritere dayanmaksızın yapılmış, mahkeme tarafından gerçekler incelenmeden kamuoyuna gözaltında bulunan şüphelinin azmettirici olduğunu açıklanmıştı. AİHM,bunun masumiyet karinesinin ihlali olduğuna karar vermiş ve daha sonra sanığın mahkemece serbest bırakılması bu durumu değiştirmemiştir. Masumiyet karinesi yargılama öncesi olduğu kadar beraat sonrasında da gözetilecektir.

    Ancak 6/2 mutlaka yasa veya gerçeklere dayalı varsayımları yasaklamaz,ancak ispat yükünün devredildiği bir kural veya sanığın aleyhinde bir varsayım olduğu takdirde bunun " yitirilebileceklerin önemini dikkate alan ve savunmanın haklarını koruyan makul sınırlar" içinde kalması gerekir. X/Birleşik Davası'nda Komisyon, bir hayat kadını ile yaşadığı veya onu kontrol ettiği kanıtlanan bir adamın hayatını ahlakdışı kazançlarla sürdürdüğü varsayımını kabul edilebilir bulmuştur.

    Masumiyet Karinesi, kendi aleyhine beyan ve delil vermeye zorlanmama hakkıyla da yakın ilişkilidir. Sözleşmede susma ve kendini suçlamama hakkı ile ilgili olarak açık bir düzenleme yoktur. Ancak söz konusu hak, 6. maddenin ikinci fıkrasındaki suçsuzluk karinesi ile yakından ilgilidir ve kaynağını bu karineden alır. Çünkü masumiyet karinesine göre, ispat külfeti iddiacıya düşer. Bunun doğal sonucu ise, sanığa susma hakkının tanınması ve bundan sanık aleyhine sonuçlar çıkarılamamasıdır.AİHM, susma ve kendini suçlamama hakkını bu doğrultuda şu şekilde açıklamaktadır; "Sözleşmenin 6. maddesinde açıkça belirtilmemekle beraber, susma hakkı ve kendi kendini suçlamama hakkı 6. maddedeki adil yargılanma fikrinin temelini oluşturan uluslararası standartlarda genel kabul görmüş haklardır.

    Bu hakların amaçlarından biri, yetkililerin uygun olmayan zorlamalarına karşı sanığın korunmasına ve böylelikle, adli hataların önlenmesine ve 6. maddenin amaçlarının gerçekleştirilmesine katkıda bulunmaktır... Kendi kendini suçlamama hakkı, bir ceza davasında iddia makamının sanığa karşı iddiasını, sanığın arzusu hilafına baskı veya ceza yöntemleri ile elde edilen kanıtlara başvurmadan ispat etmesi gereğine dayanır. Kendini suçlamama hakkı, öncelikle sanığın susma isteğine saygı ile ilgilidir.
    Sanığın iradesi dışında kendi aleyhine beyan ve delil vermeme hakkı kan, idrar veya diğer doku örnekleri gibi ya da bir müzekkereye bağlı olarak edinilen bir belge gibi materyallerin kullanılmasını kapsamaz. Mahkeme Saunders/İNGİLTERE kararında, kendini suçlamama hakkının bu belirtilen son halleri kapsayacak şekilde genişletilemeyeceğini belirtmiştir.


    kaynak

    Kendisine karşı ithamda bulunulan bir kişinin, yasaya göre suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar o insan masumdur.
    Bu yüzden devam eden bir davada gözaltına alınan bazı insanlar hakkında yorum
    yaparken dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum.

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye D€NiZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    2.148
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    4906

    Cevap: Masumiyet Karinesi

    Ben de aynı fikirdeyim..

    Güzel ve çok değişik bir paylaşımdı teşekkürler..

  3. #3
    SAHARAY
    Misafir..

    Cevap: Masumiyet Karinesi

    Alıntı DeNiz GözLeR´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ben de aynı fikirdeyim..

    Güzel ve çok değişik bir paylaşımdı teşekkürler..

    Yargısız infaz,bir insana atılan asılsız iftiralar o insanın ölmüne sebep oldu.

    İki gün önce intihar eden ve bu ülke için çatışırken belden aşağısı felç olan

    albay atılan iftiralar onuruna dokunduğu için kendini vurdu.

    İftira ve yargısız infaz, suçsuz bir insanın suçu ispatlanana kadar o insan masumdur.

    Bu yasanın önemi bir kez daha tescillendi. Bu ülkede insana saygı kalmadı artık.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628

    Cevap: Masumiyet Karinesi

    Bir tane masum insana mahkumiyet kararı vermektense, bin tane suçluya beraat kararı veririm, mantığı..

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Mar 2011
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    7
    Masumiyet karinesi üzerine kavram karışıklığı
    Kavramları karıştırıyoruz yine; birileri kendine göre bir masumiyet karinesi tarifi yapıyor
    ve ne yazık ki sonrasında vicdanlarımıza da bu şekilde hitap edebileceğini sanıyor.Hukukun
    üstünlüğünü savunan, liberal demokrat olarak tanıdığımız birilerince masuniyet karinesi: "
    Birey, kanun önünde suçu kesinleşinceye kadar masumdur. “Masumiyet karinesi” " şeklinde kabul
    edilerek deklare edilmiş kabullenemediğim bir duyuruda.Kabul etmek, (kabullenmek) ve inanmak
    kavramları sanki aynıymış gibi.Oysa yaygın ve doğru olan kabul Avrupa insan hakları
    sözleşmesinde de yer aldığı gibi inanmak değil, kabul etmek şeklindedir.
    AİHS 6/2 'e göre bir suçla itham edilen herkes yasalara göre suçluluğu ispat edilene dek
    masum kabul edilir. AİHM İçtihatlarına göre masumluk karinesi "..görevlerini yerine
    getirirken bir mahkemenin mensupları diğer ilkelerin yanı sıra, sanığın itiham edilen suçu
    işlediği varsayımı ile işe başlamamalıdır; ispat yükü yükü savcılığa aittir, ve tüm şüpheler
    sanığın lehine kullanılmalıdır."(Barbera,Messeque,Jabardo/İspanya)
    Sevdiğim ve saydığım bazı dostlarımın da kabul etmek ve inanmak sözcüklerini farklı kabul ve
    telakki ettiğim için beni neredeyse cahil olarak kabullendiklerini kabullenemediğim için bu
    yazıyı yazmak zorunda hissettim kendimi.Cehaletim affola...
    Gerçek mahkemenin ne olduğunu merak ettim ve Türk dil kurumu genel Türkçe sözlüğünde "vicdan"
    kelimesinin karşılığına baktım;
    " isim (vicda:nı) Arapça vicd¥n
    Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri
    üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç:
    "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına
    vicdan denir."- A. Boysan. "
    A.Boysan'dan alıntı bir cümle ile birlikte bu karşılığı okuyunca, bazılarının tahmin ettiği
    ya da kabullendiği kadar da cahil olmadığım kanaatine vardım,tekrar. Bu arada kanaat etmek
    de, kabullenmek ve inanmak arasında farklı bir kavram, bunu da karıştırmanın doğru olmadığımı
    hatırlatmak isterim.Her ne kadar edebiyat öğretmeni değilsem de, okuduğumu anladığımı
    zannediyorum, anlatabilmekde zorlansam da.Anladım, kısa kes Aydın havası olsun diyorsunuz.
    Peki, kısaca iki cümleyi ele alalım, elle tutamadığımız vicdan denilen benliğimizin
    mahkemesinin hakiminin huzuruna; ilki " Birey, kanun önünde suçu kesinleşinceye kadar
    masumdur. " ikincisi " bir suçla itham edilen herkes yasalara göre suçluluğu ispat edilene
    dek masum kabul edilir. " Vicdan dediğimiz benim mahkememim hakimi; gözleri bağlı, terazi
    tutan adalet heykelinin tarafsız ve objektif bakışları kadar net görüyor gerçeği.ve veriyor
    kararı, yok ayağa kalkmanıza gerek yok, dinlemek için; vicdanın sesi bu ne de olsa.
    Her ne kadar masumiyet ilkesi gereğince; malum kişilerle ilgili olarak, Silivri'de kurulu
    olan mahkeme kesin hüküm verinceye kadar, masum kabul etmek gerekiyorsa da Vicdan mahkemesine
    göre, bu kişilerin masumluğuna inanmak zorunda değiliz.Bu bağlamda,masumiyet karinesi; ilk
    cümledeki gibi kesin yargıya varmak, "masumdur" demek değil, "masum kabul edilir" demektir.
    Umarım kabul etmek ve inanmak kelimelerini karıştırmadığım için cahil olmadığımı ispat etmek
    gayretine düştüğüm bu savunmayla ilgili olarak, vicdan mahkemeninizde bana da masumiyet
    karinesini uygulamasanızda, takdir edersiniz.Kavram karışıklıklarının karışıklığı için
    özürlerimi vicdanlarınıza arz eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.
    Metin Türkeli

    Türklider.org - Metin Turkeli ::: Köşe Yazısı->Hukuk ve Adalet->Metin Turkeli - Masumiyet karinesi üzerine kavram karışıklığı

Yukarı Çık