1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 Toplam: 12

Mİras Hukuku

YAŞAM VE İNSAN Kategorisinde ve Hukuk Forum Forumunda Bulunan Mİras Hukuku Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölmesi veya gaipliğine karar verilmiş olması halinde, para ile ölçülebilen bütün hak ve borçlarının yani ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Mİras Hukuku


    Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölmesi veya gaipliğine karar verilmiş olması halinde, para ile ölçülebilen bütün hak ve borçlarının yani malvarlığının mukadderatını düzenleyen hukuk kurallarından ibarettir. Mirasçı, ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bir kimsenin mirasının (terekesinin) intikal ettiği gerçek veya tüzel kişidir. Muris, ölümüyle birlikte malvarlığı mirasçı dediğimiz kişilere geçen kimsedir. Malvarlığının miras yoluyla intikali ancak gerçek kişilerde söz konusu olabilir.

    Kişinin sağlığında elde ettiği hak ve borçlardan oluşan malvarlığı ölümünde tereke adını alır.

    I- KANUNİ MİRASÇILIK

    Bu tür mirasçılık, muris ile mirasçı arasındaki aile ilişkilerine veya tabiiyet (uyrukluk) bağına dayanır. Kanuni mirasçılar; murisin kan hısımları, evlatlığı, sağ kalan eşi ve devlettir.

    MAHFUZ HİSSE (SAKLI PAY): Kanuni mirasçılardan murise çok yakın olanlara murisin iradesiyle bertaraf edemeyeceği (ortadan kaldıramayacağı) bir miras hissesi tanınmıştır ki, bu hisseye mahfuz hisse (saklı pay), bu surette kanun tarafından korunmakta olan mirasçılara da mahfuz hisseli (saklı paylı) mirasçılar denir.
    Murisin füruu (altsoyu) mahfuz hisseli mirasçıdır ve mahfuz hissesi kanuni miras hakkının 1/4'dür.

    Mahfuz hisseli mirasçılar ve hisseleri şöyledir:
    1-Murisin füruu için kanuni miras hakkının 3/4'ü
    2-Murisin ana ve babasından her biri için kanuni miras hakkının 1/2'si
    3- Murisin kardeşlerinden her biri için kanuni miras hakkının 1/4'ü
    4-Murisin eşi için, birlikte mirasçı olmuşsa kanuni miras hakkının tamamı, diğer hallerde kanuni miras hakkının 1/2'si

    a- Kan hısımlığı mirasçılığı

    1-Birinci dereceden mirasçılar: Murisin (füruu-altsoyu) çocukları, torunları, torun çocukları, torunların torunları... murisin birinci dereceden mirasçılarıdır. Çocukların miras hakları eşittir. Muristen önce ölmüş çocukların yerine onların füruu geçer.

    2-İkinci dereceden mirasçılar: Murisin ana babası ve onların füruudur. Ana babanın miras hakları da eşittir. Ana veya babadan birisi muristen önce ölmüşse, onun yerine füruu, yani çocukları, torunları (murisin kardeşleri, kardeş çocukları –yeğenler- ) geçer.

    3-Üçüncü dereceden mirasçılar: Murisin büyük ana ve babasıdır. Bunlar da eşit surette mirasçıdırlar.

    4-Büyükana ve büyükbabanın ana-babalarının durumu: Murisin büyükana ve büyükbabasının ana ve babalarının (büyük dede ve büyük nine) ve onların çocuklarının (büyük amca, büyük hala, büyük dayı, büyük teyze)oluşturdukları dördüncü parantelde mirasçılık yoktur.

    İlk üç parantelde hiç mirasçı yoksa miras devlete geçer.

    b- Sağ kalan eşin mirasçılığı

    Sağ kalan eş, murisin füruu, çocukları, torunları ile birlikte mirasçı olmuşsa, mirasın 1/4'ünü alır.

    Sağ kalan eş, murisin ana-babası veya bunların füruu ile birlikte mirasçı olmuşsa mirasın 1/2'sini (yarısını) alır.

    Sağ kalan eş, murisin büyükana ve büyükbabaları ile birlikte mirasçı olmuşsa, mirasın 3/4'ünü alır.

    Bunlardan hiçbiri olmazsa, sağ kalan eş tek başına mirasçı olur ve mirasın tamamını alır.

    c- Evlatlığın mirasçılığı

    Evlatlık kanuni mirasçılarındandır. Kendisini evlat edinmiş kişinin füruu gibi mirasçısı olur. Fakat evlat edinen kimse ile onun mirasçıları evlatlığın mirasçıları olamazlar. Evlatlık sadece kendisini evlat edinenin mirasçısı olur: evlat edinenin mirasçılarının mesela çocuklarının, ana ve babasının, kardeşlerinin vs. mirasçısı olamaz.

    d- Devletin mirasçılığı

    Murisin en son kanuni mirasçısı Devlet (Hazine) tir. Murisin ilk üç parantelde hiç mirasçısı yoksa keza eşi de kendisinden önce ölmüşse ve muris herhangi bir kimseyi mirasçı tayin etmemişse, miras devlete kalır.

    II- İRADİ (MANSUP) MİRASÇILIK

    a- Mirasçı atama: Kanunumuz murise, ölüme bağlı bir tasarrufla herhangi bir kimseyi veya kimseleri mirasçı olarak atama imkanı vermiştir. Bu gerçek veya tüzel kişi olabilir. murisin ölüme bağlı tasarrufla kendisine mirasçı atadığı kişilere “mansup mirasçı (atanmış mirasçı)”, bu işleme de “mirasçı nasbı (mirasçı atama)”denir.

    b- Belli mal vasiyeti: Muris, bir kimseyi mirasçı atamaksızın ona terekesinden belli bir malın bırakılmasını da isteyebilir.

    c- Ölüme bağlı tasarruflar: Ölüme bağlı tasarruflar, murisin ölümünü düşünerek, yapılmasını istediği hususları bir hukuki muamele ile bildirmesidir. Bunlar;

    i- Vasiyet: Tek taraflı bir hukuki muameledir. Vasiyet yoluyla ölüme bağlı tasarruflarda bulunabilmek için temyiz kudretine sahip olmak ve 15 yaşını bitirmiş bulunmak gerekir. Vasiyet yapma hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğundan burada; kanuni veya akdi temsil geçerli olmaz, murisin bu hakkını bizzat kullanması gerekir. Vasiyetname; resmi vasiyetname, el yazısıyla vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç çeşittir.

    ii- Miras mukavelesi: Miras mukavelesi murisin başka bir kimseyle yaptığı bir sözleşme olduğundan, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun şekilde açıklamalarıyla oluşur. Miras mukavelesi ancak “resmi vasiyetname” şeklinde yapılır.

    Miras mukavelesi yapabilmek için, temyiz kudretine sahip bulunmakla birlikte reşit olmak da lazımdır.

    MİRASIN İNTİKALİ (GEÇİŞİ)

    I- Mirasın açılması

    Miras ölüm ile açılır. Miras, tüm malları kapsamak üzere murisin son ikametgahı mahkemesinde açılır. Ölüme bağlı tasarruflarda iptal, tenkis, mirasın taksimi ve miras sebebiyle istihkak davaları da bu mahkemede görülür.

    II- Miras ehliyeti

    Murisin ölümü anında hayatta olmak (olumlu şart), mirastan mahrum bulunmamak (olumsuz şart)

    a-Murisin ölümü anında hayatta olmak: Mirasçı olabilmek için murisin ölümü anında hayatta olmak gerekir. Muristen önce ölenler onun mirasçısı olamazlar. Kanunumuz sağ doğmak şartıyla ceninin mirasçılığını da kabul etmiştir.

    b-Mirastan mahrum bulunmamak: Mirastan mahrum bulunan kimseler mirastan yararlanamazlar ve sanki muristen önce ölmüşler gibi hesaba katılmazlar; onların yerin füruu alır.

    Mirastan mahrumiyet sebepleri (mirasçı olamayan kimseler)
    1-Kasten veya hukuka aykırı bir surette murisi öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler,

    2-Kasten veya hukuka aykırı bir surette muris ölüme bağlı bir tasarrufta bulunamayacak hale getirenler

    3-Hile veya tehdit yahut cebirle murisi ölüme bağlı bir tasarrufta bulunmaya veya böyle bir tasarruftan rücu etmeye (dönmeye) sevkedenler veya bunları yapmaya engel olanlar

    4-Ölüme bağlı tasarrufu, murisin bunları tekrar yapmasına imkan olmayan hal ve zamanda kasten veya hukuka aykırı surette gizleyen veya bozanlar mirastan mahrumiyet yukarıdaki sebeplerden birinin varlığı halinde kendiliğinden, yani herhangi bir karar veya işleme gerek olmaksızın kanundan ötürü meydana gelir ve o mirasçının mirasa ehliyetini ortadan kaldırır.

    Mirastan ıskat, murisin kanunda sayılan sebeplerden birinin bulunması halinde mahfuz hisseli bir mirasçısını ölüme bağlı bir tasarrufla mirasının dışında bırakması, onu mirasçılıktan çıkarmasıdır.

    Mirastan ıskat, sadece mahfuz hisseli mirasçılar hakkında söz konusudur. Ayrıca, mirastan ıskat, mahrumiyet gibi kanundan değil murisin ölüme bağlı bir tasarrufundan doğar.

    Mirastan ıskat sebepleri

    1-Mahfuz hisseli mirasçının, veya onun yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi
    2-Mahfuz hisseli mirasçının, murise veya onun ailesine karşı kanunen yükümlü olduğu ödevleri ağır bir şekilde ihmal etmesi

    Mirasçıların, mirasçılık sıfatını ispata yarayan belgeye “veraset ilamı” denilmektedir.
    Veraset ilamı, mahiyeti itibariyle “resmi senet” niteliğinde olduğundan, içeriğinin doğruluğu hakkında adi bir karine geçerlidir yani aksi ispat edilinceye kadar bu ilamda belirtilen kimselerin mirasçı oldukları kabul edilir.

    III- MİRASIN KAZANILMASI

    a-Külli halefiyet ilkesi (Tamamıyla intikal ilkesi)

    Terekeye dahil haklar ve borçlar mirasçılara bir bütün olarak intikal eder. Mirasçılar sadece terekedeki mal ve hakları kazanmazlar, aynı zamanda murise ait borçları da üstlenmiş olurlar. Terekenin bir bütün olarak ve kanundan dolayı mirasçılara geçmesine “külli halefiyet ilkesi” denir.

    Mirasçılar mirası kabul edip etmemekte serbesttirler. Mirasın reddi için, mirasçının murisin ölümünü öğrendiği andan itibaren 3 ay içinde sulh mahkemesine yazılı veya sözlü olarak mirası reddettiğini açıklaması lazımdır. Mirasın reddi kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
    Mirasçılar murisin borçlarından dolayı terekeye dahil mallarla değil, aynı zamanda kendi malvarlığıyla da sınırsız ve müteselsil bir sorumludurlar. Her mirasçı terekedeki borçların tamamından sorumludur. Bu sorumluluktan kurtulmanın yolu “mirası red” veya “mirasın tasfiyesini istemek”tir.

    b-Cüzi halefiyet ilkesi

    Cüzi halefiyet ilkesi, tereke üzerinde sadece bir talep hakkı elde etmeyi, buna karşılık borçlardan sorumlu olmamayı ifade eder. Kendisine sadece belirli bir mal bırakılmış şahıs (musaleh) cüzi haleftir.

    Çünkü musaleh, kendisine, muris tarafından ölüme bağlı bir tasarrufla bırakılan şeyin devredilmesini mirasçılardan isteme hakkına sahipken, murisin borçlarından sorumlu değildir.

    Sadece intifa hakkı olan dördüncü paranteldeki hısımlar ile intifa hakkını seçmiş olan eş de cüzi haleftirler. Sağ kalan eş intifa yerine mülkiyeti seçerse külli halef olur.

    İştirak halinde mülkiyet ilkesi

    Miras kendiliğinden ve bir bütün olarak mirasçıların hepsine birden geçer. Yani, birden fazla mirasçı tereke üzerinde “iştirak halinde malik” sıfatıyla hak sahibi olurlar. Taksim anına kadar herhangi bir mirasçı, tereke malları üzerinde bir hak iddia edemez, kendi hissesi üzerinde tasarrufta bulunamaz. Mirası hep birlikte kazanmış olan mirasçıların taksime kadar meydana getirdikleri topluluğa “miras şirketi” denir.

    Mirasın intikaline ilişkin önemli ilkeler

    * Kendiliğinden intikal ilkesi
    * Tamamıyla intikal ilkesi
    * İştirak halinde mülkiyet ilkesi


    ALINTI

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    12

    Mİras Problemİ

    44 yaşındayım, 4.5 aylıkken annem ve babam tarafından anneannem ve büyükbabama verilmişim, onları anne baba bilerek büyüdüm, ancak kendi annemi ve babamıda biliyordum. yani gizli değildi. kardeşlerimle de zaman zaman görüşüyordum.

    Büyükbabam (babam) ben 17 yasımdayken vefat ettiler.Anneannem ( Annem) ile 35 yasım a kadar onunla beraberdik, o da vefat etti.

    Büyükbabamın ( babamın) kanuni mirascısı ,Hakim kararı olmadan evlatlık verildiğim için tek çocuk olan annemdir.

    kendi öz babamın da malları var.

    şimdi ben annemden büyükbabamdan kalan 2 daireden birini hakkım olduğuna inandığım için istiyorum. çünki ben onlara fiilen evlatlık yaptım. onlarında sağlığında bana ve diğer çevremize beyanları var. mirasımızın yarısı bu çocuğumuza ( torunumuza) aittir diye. Bunu annemde biliyor.

    büyükbabamın o zamanlar deyişi ben bu torunumu üzerime evlatlık olarak almıyorum eğer alırsam babasından mal alamaz, fakat kızım bu çocuğun annesidir nasıl olsa hakkını verecektir. bu sayede hem benim mirasımdan hemde babasının mirasından faydalanacaktır demiştir. Fakat Annem bu mirastan bir pay vermiyor.


    Sorum şudur.
    Acaba hukuk sistemimizde resmen evlatlık pozisyonum olmamasına (resmi olarak hakim kararıyla yapılmamış ) ve direkt olarak mirastan pay alamıyacağıma göre, gerek annem ,babam gerekse diğer kardeşlerimin şahitliğiyle ayrıca okul kayıtları muhtarlık kayıtlarıyla hakim bana mirastan pay verebilirmi?




    saygılarımla

  3. #3
    - Çevrimdışı
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330
    Alıntı musaydin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Sorum şudur.
    Acaba hukuk sistemimizde resmen evlatlık pozisyonum olmamasına (resmi olarak hakim kararıyla yapılmamış ) ve direkt olarak mirastan pay alamıyacağıma göre, gerek annem ,babam gerekse diğer kardeşlerimin şahitliğiyle ayrıca okul kayıtları muhtarlık kayıtlarıyla hakim bana mirastan pay verebilirmi?

    saygılarımla

    inanin bu konuda hicbir bilgim yok.yardimci olmak isterdim size ama sitemizde bu konuyla ilgili bilgisi olan arkadaslar varsa yardimci olacagina inaniyorum..
    umarim hersey istediginiz dogrultuda ilerler iyi sanslar...good lack.

  4. #4
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628

    Cevap: Mİras Problemİ

    Alıntı musaydin´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    44 yaşındayım, 4.5 aylıkken annem ve babam tarafından anneannem ve büyükbabama verilmişim, onları anne baba bilerek büyüdüm, ancak kendi annemi ve babamıda biliyordum. yani gizli değildi. kardeşlerimle de zaman zaman görüşüyordum.

    Büyükbabam (babam) ben 17 yasımdayken vefat ettiler.Anneannem ( Annem) ile 35 yasım a kadar onunla beraberdik, o da vefat etti.

    Büyükbabamın ( babamın) kanuni mirascısı ,Hakim kararı olmadan evlatlık verildiğim için tek çocuk olan annemdir.

    kendi öz babamın da malları var.

    şimdi ben annemden büyükbabamdan kalan 2 daireden birini hakkım olduğuna inandığım için istiyorum. çünki ben onlara fiilen evlatlık yaptım. onlarında sağlığında bana ve diğer çevremize beyanları var. mirasımızın yarısı bu çocuğumuza ( torunumuza) aittir diye. Bunu annemde biliyor.

    büyükbabamın o zamanlar deyişi ben bu torunumu üzerime evlatlık olarak almıyorum eğer alırsam babasından mal alamaz, fakat kızım bu çocuğun annesidir nasıl olsa hakkını verecektir. bu sayede hem benim mirasımdan hemde babasının mirasından faydalanacaktır demiştir. Fakat Annem bu mirastan bir pay vermiyor.


    Sorum şudur.
    Acaba hukuk sistemimizde resmen evlatlık pozisyonum olmamasına (resmi olarak hakim kararıyla yapılmamış ) ve direkt olarak mirastan pay alamıyacağıma göre, gerek annem ,babam gerekse diğer kardeşlerimin şahitliğiyle ayrıca okul kayıtları muhtarlık kayıtlarıyla hakim bana mirastan pay verebilirmi?




    saygılarımla
    Resmi olarak hakim kararıyla evlatlık verilmediğiniz için hiçbir hak talep edemezsiniz..
    Daha sonra anneniz vefat ettiğinde ancak o mirastan annenizin altsoyu olduğunuz için mirasçı olursunuz..
    Üzgünüm ama dedeniz çok yanılmış eğer sizi evlatlık alsaydı, siz evlat edinene yani büyükbabanıza mirasçı olurdunuz..
    Ayrıca kendi ailenize de mirasçı olurdunuz..

    Dedenizin sağlığında o şekilde sözlü beyanlarda bulunması bir şey ifade etmez..
    Dedeniz ayrıca sizi bir vasiyetname ile -sıkı şekil şartlarına bağlıdır- ya da miras sözleşmesi ile mirasçı atayabilirdi.

    Ama şu vaziyette yapabileceğiniz hiçbir şey yok..



    Ayrıca yukarıdaki konuya eklemek isterim ki:
    Kardeşlerin saklı payı 2007 yapılan bir değişiklik ile kaldırılmıştır.
    Saklı paylı mirasçılar sadece altsoy, anne, baba ve eştir.

  5. #5
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    9
    merhabalar..benim sizlere bir sorum olacak dedem 3 ay önce vefat etti.Ondan 12 dönüm mandalin bahçesi kaldı.Babannemde daha önce öldüğü için şimdi bahçe sadece çocukları arasında paylaşılacak. Bahçede toplam 27 arsa var ve arsaların 9u köşelere denk geliyor. planda yol ve yeşil alan 4 dönüm kadar gösterilmiş. Benim sorum ise şu bu durumda 5 kardeş arasında bu arsalar nasıl paylaştırılır. Aslında bölüşüldü ve işlemler için tapuya başvuruldu ama bize sadece bir köşe başında arsa düştüğü için bazılarına da 4 tane düştüğü ve arsaların boyutları da aynı olmadığı için haksızlık olduğunu düşünüyoruz ve işlemi durdurmak istiyoruz.Ne yapmamız gerek? Noter yada tapudan birilerimi gelmeli düzgün bölemek için. Lütfen yardımcı olun..Bizim için çok önemli çğnkü o bahçeye babm bakmış çocukluğundan beri ve başkada hiçbir şeyimiz yok. Yol gösterirseniz çok sevinirm. Teşekkürler...

  6. #6
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Alıntı scrollby´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    merhabalar..benim sizlere bir sorum olacak dedem 3 ay önce vefat etti.Ondan 12 dönüm mandalin bahçesi kaldı.Babannemde daha önce öldüğü için şimdi bahçe sadece çocukları arasında paylaşılacak. Bahçede toplam 27 arsa var ve arsaların 9u köşelere denk geliyor. planda yol ve yeşil alan 4 dönüm kadar gösterilmiş. Benim sorum ise şu bu durumda 5 kardeş arasında bu arsalar nasıl paylaştırılır. Aslında bölüşüldü ve işlemler için tapuya başvuruldu ama bize sadece bir köşe başında arsa düştüğü için bazılarına da 4 tane düştüğü ve arsaların boyutları da aynı olmadığı için haksızlık olduğunu düşünüyoruz ve işlemi durdurmak istiyoruz.Ne yapmamız gerek? Noter yada tapudan birilerimi gelmeli düzgün bölemek için. Lütfen yardımcı olun..Bizim için çok önemli çğnkü o bahçeye babm bakmış çocukluğundan beri ve başkada hiçbir şeyimiz yok. Yol gösterirseniz çok sevinirm. Teşekkürler...


    TMK 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür.

    TMK'nun 701/2. maddesinde ise "elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa ait malların tam***** yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır.

    Yani:

    5 kardeş mirasın tamamı üzerinde eşit paylara sahiptirler. Elbirliğiyle mülkiyet söz konusu olduğundan da herkes bir bütün üstünde eş paylara sahiptir. Yani siz arsayı 5'e bölüp burası senin orası bunun diyemezsiniz. Ancak tüm mirasçılar birlikte dava açarak veya miras ortaklığına temsilci atanması suretiyle veyahut da elbirliğiyle mülkiyeti müşterek mülkiyete dönüştürmek suretiyle ortaklığı gidereceksiniz.

  7. #7
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    9
    Çok teşekkür ederim öncelikle ilginiz için...
    Babamlar 27 arsanın 2sini müşterek arsa olarak ayırmayı ve kalan 25 arsayıda aralarında bölüşmeye karar vermişlerdi. Ancak dediğim gibi arzaların büyüklüğü farklı ve yerleride. kimi köşede kimi dar kimi büyük kimi küçük. Bahçenin yukarı kısmı yola ve ana caddeye yakın aşağısı ise denize. Böyle olunca da satış fiyetlerı da farklı olacaktır sanırım. Babamlar sizin dediğiniz gibi yapmadılar kendi aralarında burası senin burası benim olsun dediler bazı arsalarda kendi aralarında kura çektiler. Ama eve geldiğimizde baktımki bize bir tane köşe arsa düşmüş normalde herkese ikişer tane düşecek şekilde var büyüklükleri farklı olsada ama bir halama 4 tane düşmüş üstelik üçü yolda ve köşede biri de yine köşe ve yolda diğer halama da aynı şekilde 3 tane köşede düşmüş. Bu durumda biz mağdur oluyoruz.
    Kararımızdan vazgeçmeden babamı tapuya göndermişler intikal işlemlerini başlatmak için.Bir arsayı değişmek istiyoruz en azından bir köşedeki arsayı verin diyoruz ama kabul etmiyor halam.Bize tapuya intikal etti hiçbirşey yapamazsınız dedi.Ama işlemler bitince babamın imza atıp kabul etmesi gerktiğini biliyorum.İmza vermezsede gene alabilirlermi? ya da sizin dediğiniz gibi bilir kişi mi getirmeleri gerek? Bu bilir kişi kim olmalı?Tapu yada kadastrodan mı yoksa noterdenmi getirteceğiz? Ve o da nasıl böler sizce? Biliyorum çok soru sordum ama öğrenmem gerek inanın annem babam ilkokul mezunu kime soracağımızı nasıl bi yol izleyeceğimizi şaşırmış durumdayım..Lütfen yardım edinn biraz daha

  8. #8
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Alıntı scrollby´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Çok teşekkür ederim öncelikle ilginiz için...
    Babamlar 27 arsanın 2sini müşterek arsa olarak ayırmayı ve kalan 25 arsayıda aralarında bölüşmeye karar vermişlerdi. Ancak dediğim gibi arzaların büyüklüğü farklı ve yerleride. kimi köşede kimi dar kimi büyük kimi küçük. Bahçenin yukarı kısmı yola ve ana caddeye yakın aşağısı ise denize. Böyle olunca da satış fiyetlerı da farklı olacaktır sanırım. Babamlar sizin dediğiniz gibi yapmadılar kendi aralarında burası senin burası benim olsun dediler bazı arsalarda kendi aralarında kura çektiler. Ama eve geldiğimizde baktımki bize bir tane köşe arsa düşmüş normalde herkese ikişer tane düşecek şekilde var büyüklükleri farklı olsada ama bir halama 4 tane düşmüş üstelik üçü yolda ve köşede biri de yine köşe ve yolda diğer halama da aynı şekilde 3 tane köşede düşmüş. Bu durumda biz mağdur oluyoruz.
    Kararımızdan vazgeçmeden babamı tapuya göndermişler intikal işlemlerini başlatmak için.Bir arsayı değişmek istiyoruz en azından bir köşedeki arsayı verin diyoruz ama kabul etmiyor halam.Bize tapuya intikal etti hiçbirşey yapamazsınız dedi.Ama işlemler bitince babamın imza atıp kabul etmesi gerktiğini biliyorum.İmza vermezsede gene alabilirlermi? ya da sizin dediğiniz gibi bilir kişi mi getirmeleri gerek? Bu bilir kişi kim olmalı?Tapu yada kadastrodan mı yoksa noterdenmi getirteceğiz? Ve o da nasıl böler sizce? Biliyorum çok soru sordum ama öğrenmem gerek inanın annem babam ilkokul mezunu kime soracağımızı nasıl bi yol izleyeceğimizi şaşırmış durumdayım..Lütfen yardım edinn biraz daha
    Ben bilirkişiye gidilmelidir falan diye bir şey yazmadım, onu da nereden çıkardınız?

    Öncelikle, ben sizin olayınızda kardeşler arasında nasıl bir anlaşma yapılmış, onu pek anlamadım........

    Miras ortaklığı ''taksim sözleşmesi'' yapılmak suretiyle giderilebiir.
    Ama bunun yazılı olarak yapılması şarttır.
    Böyle bir yazılı anlaşmaya mı dayanılıyor?
    Tapuya gidilmiş, intikal işlemleri başlatılmış diyorsunuz ama; siz olağan hayat olayını anlatıyorsunuz, nasıl bir hukuki durum söz konusu anlattığınızdan bir şey anlamadım ben.
    Ama dediğim gibi bir taksim sözleşmesi yapılmış ise, bununla bağlıdır babanız.

    Yapılmamış ise ve ortaklığın giderilmesi hussunda da bir anlaşma sağlanamamışsa, mirasçılardan her biri taksim davası açabilir.

    Öncelikle ortaklık giderilmelidir.

    Bunu da bir avukat yardımı almadan yapamazsınız.

  9. #9
    - Çevrimdışı
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesaj
    4
    Rep Gücü
    9
    Günlük bi olay oldu zaten.. bi kaç arsayı kendi aralarında paylaşmışlar bi kaç arsayı da kura çekmişler kendi aralarında. Sonrada isme göre tapuları yarlayıp tapuya gitmişler tapuya intikal için onlarda 15 gün içinde işleme koyarız demişler. daha vereli 3 gün oldu. Başkada hiçbir işlem yapılmadı.Babamın dediğine göre tapuya intikalden sonra dedimin üzerine olan tapular babamlara geçecekmiş ve sonrada herkesin imza atması gerekiyomuş kabul ettim diye. Bizde bu işlem yapılmadan önce tekrar bölüşülmesini istiyoruz bu mümkünmü?

  10. #10
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    KIZ KULESİNE KARŞI
    Mesaj
    1.413
    Rep Gücü
    34628
    Alıntı scrollby´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
    Günlük bi olay oldu zaten.. bi kaç arsayı kendi aralarında paylaşmışlar bi kaç arsayı da kura çekmişler kendi aralarında. Sonrada isme göre tapuları yarlayıp tapuya gitmişler tapuya intikal için onlarda 15 gün içinde işleme koyarız demişler. daha vereli 3 gün oldu. Başkada hiçbir işlem yapılmadı.Babamın dediğine göre tapuya intikalden sonra dedimin üzerine olan tapular babamlara geçecekmiş ve sonrada herkesin imza atması gerekiyomuş kabul ettim diye. Bizde bu işlem yapılmadan önce tekrar bölüşülmesini istiyoruz bu mümkünmü?
    Tamam ne güzel kura çekmişler falan ama söylediğim bu değil benim.

    Öncelikle:

    Sizin o kura çektik, birkaç arsayı da kendi aramızda paylaştık dediğiniz şey; adi yazılı bir sözleşmeye dönüştürüldü mü?

    Büyük ihtimalle dönüştürüldü ki siz tapuya başvurmuşsunuz.
    Onlar sizden veraset ilamı istemişlerdir ve paylaştırmaya ilişkin bir belge istemişlerdir.
    Vermişsiniz ki işleme koyacağız demişler.....

    Sizin ''intikalden sonra dedemin üzerine olan tapular babama geçecekmiş'' lafınızdan anladığım kadarıyla henüz ''tescil'' gerçekleşmemiş.
    Evet, tescilden önce mülkiyet geçmez, doğrudur.

    Ama mülkiyetin henüz geçmemiş olması, böyle bir borcunuzun doğmadığı anl***** gelmez.

    Eğer ki siz yaptığınız paylaştırmayı ''taksim sözleşmesi''nin tüm şartlarını yerine getirecek şekilde yapmışsanız, bununla hukuken bağlısınız. Yani anlaştığınız şekilde paylaştırmayı yapma borcu her bir mirasçı için doğmuştur.

    Siz ne yapabilirsiniz?
    Bu aramızdaki anlaşma hukuken bağlayıcılık taşıyabilecek bir taksim sözleşmesi değildir dersiniz, hükümsüzlüğünü iddia edersiniz.

    Kabul edilirse,

    Daha sonra da ihtilaflı olan paylaştırma için; taksim davası açarsınız.

1. Sayfa, Toplam 2 12 SonSon

Benzer Konular

  1. Islam Hukuku Evlilik
    mopsy Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 30-08-2010, 12:58 AM
  2. Israil hukuku
    mopsy Tarafından Diger Dinler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-08-2010, 07:08 PM
  3. Insan Hak ve Hukuku
    evrensel-insan Tarafından Şiir Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-12-2008, 04:38 PM
  4. Devletler Hukuku
    Runaw@y Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 14-10-2007, 03:04 PM
  5. vergi hukuku
    dogangunes Tarafından Hukuk Forum Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 10-06-2007, 04:51 AM
Yukarı Çık