Hukuk kaidelerinin tatbiki ya da bir hakkın sağlanması için, mahkemeye yapılan müracaat. Dâva hakkı, esas hakka, bir kimsenin tecavüz etmesi ya da o hakkı tanımaması ile meydana gelir. Bu tecavüzden doğrudan doğruya zarar gören kimse de, tecavüzde bulunana karşı, gerek tazminat,gerek aynen hakkını almak, gerekse o kimse hakkında kanunî bir sorumluluk tatbik edebilmek için dâva açabilir.


Bunların dışında, savcı, suç işleyen kimseye karşı hiç bir hakkı almadığı halde, Ceza Kanunun tatbiki edilmesi, için dava açabilmek yetkisini haizdir. Her dâvanın iki tarafı vardır: Biri hak kaidelerine tecavüz iddiası ile kanun hükümlerinin tatbikini isteyen kişidir; buna davacı denir; öbürü hak kaidelerine aykırı hareket ettiği iddia edilen kişidir, buna dâvâlı denir.
Bir davacının, dâva açabilmesi için, haklarından da tasarruf edebilmek yetkisi olması gerektir. Dâva açabilen herkes, hakkını bizzat takip edebilir. Mahkemelerde bu vekillik avukatlar yolu ile olur.