Büyükanıt, AB’ye girmemize engel mi?

SAVCILIK nedir, savcı kimdir? Savcılık iddia makamıdır. Savcı, iddiada bulunan kişidir. O makamda oturan kişi iddiada bulunur ama o iddiasını da isbata mecburdur. Bunun içindir ki savcılar dünyanın her yerinde iddialarını ileri sürerken çok sağlam delillere dayanmaya gayret ederler.

Hatta yüzde yüz kani oldukları maddi meselelerde bile, gerekli ciddiyette vesika ve delil elde etmeden dava açmayı göze alamazlar. Mühim olan, bir şeyi bilmek veya duymak değil, duyduğunu isbat edebilmektir. Yoksa her ileri sürülen iddia ve iftiranın savcılık iddianamesine geçirilmesi söz konusu olamaz. İddianameye geçen her husus, savcı tarafından ciddi görülmüş demektir.

Yâni savcı iddianamesinde ciddi değilse bir sorun var demektir. Biz iddianameyi görmedik ama medyadan öğrendiğimize göre, internet sitelerinde, savunma ihaleleri almaktan men edilmiş bir müteahhidin iki yıldan beri yaymaya çalıştığı iddialar ve asılsız ihbarlarla dolu imiş, üstelik aynı iddialar Şemdinli Komisyonu’na da getirilmiş ve fakat milletvekilleri tarafından ciddi bulunmamış.

TÜRKİYE Cumhuriyeti kurulurken, savcılar, normal ceza hukuku bakımından taraf olarak kabul edilmişlerse de yeni rejimin de savunucuları olarak görüldüğü için diğer ülkelerden rejim meselesinde biraz farklı telâkki edilmişler ve Cumhuriyet savcıları olarak isimlendirilmişlerdir. Van Savcısı’nın iddianamesinin en dikkate şayan tarafı, eğer gazetelere geçtiği gibiyse, Sayın Büyükanıta isnat edilen suçların Türkiye’yi Avrupa Birliğine sokmamak için işlendiği iddiasıdır. Bu noktada savcı, Cumhuriyetin mi, Avrupa Birliği’inin savcısı diye sormak abestir. Çünkü AKP yaptığı hukuki değişikliklerle, Türk hukukunu delik deşik etmiş, Avrupa normlarına teslim etmiştir. Ne var ki, bu ifade aynızamanda savcının suçlamalarına bir sebep bulmakta zorlandığını ve ancak hükûmet politikasına paralel bir tutumla ve bütün AB muhaliflerine de gözdağı verecek, AB karşıtlığının bir suç telakki edileceği zehabını uyandıracak bir şekle büründüğünü düşündürtmektedir.