Çocuk istismarı davalarında iki yeni kriter

Yargıtay, çocuklara yönelik nitelikli cinsel istismar davalarında iki kriter belirledi. Yargıtay 5. Ceza Dairesi, çocuklara yönelik yapılan nitelikli cinsel istismar davalarında, mağdurun dinlenmesi sırasında psikoloji veya psikyatri eğitimi almış birinin bulundurulmasını şart koştu.

Yargıtay, aynı zamanda nitelikli cinsel istismar suçunda karar verilebilmesi için aynı zamanda mağdurun ruh sağlığının da tam teşekküllü bir hastaneden alınması gerektiğini belirtti. Salihli Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15. yaşındaki Ü.Y. hakkında verdiği kararı bozan Yargıtay, gerekçeli kararında nitelikli cinsel istismar suçlarına getirdiği kriterlere yer verdi.

İşte, Yargıtay'ın emsal kararı: "Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurmamak suretiyle CMK.nun 236/3.maddesine aykırı davranılmış. Devlet Hastanesi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı doktoru tarafından mağdure hakkında düzenlenen raporda ‘kızlık zarının bütünlüğünün bozulmamış olduğu, ancak vajina giriş kısmında yarım ay şeklinde saat kadranı hesabıyla 04-07 arasında zorlama ile oluşmuş izlenimi veren mukoza yüzeyi tahriş olmuş hiperemik lezyonlar tespit edildiği' yine anal muayenede ekimoz ve fissür gözlenmediği, anüs çevresinde yaklaşık 3 em çaplı hiperemik ödemli saha tespit edildiği şeklindeki bulgular ve mağdurenin ırzına geçildiğine dair iddiası karşısında; mevcut bulguların ırza geçmenin tıbbi delili olup olmadığı, ayrıca suçun sonucunda mağdurenin beden ve ruh sağlığında bozulma olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan görüş alınarak saptanması yerine Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu raporu ile yetinilerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırıdır"

ANKA