Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3
  1. #1
    Eski Üye Nil@y - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Mesaj
    2.070
    Rep Gücü
    330

    Bebeklerde Otizm.

    Otizm Nedir?

    Otizm, bireyin iletişim, başka insanlarla iletişim ve çevreye uygun tepkisini engelleyen bir beyin bozukluğudur. Bazı otizmli bireyler nispeten yüksek işlevlidir, konuşma ve zekaları sağlamdır. Diğerleri mental retarde, sessiz ve ciddi dil gelişim gecikmeleri gösterirler. Bir kısmının tekrarlayıcı ve basmakalıp düşünce tarzları vardır.Otizmli bireylerin hepsi tamamen aynı belirti ve eksiklikler göstermemesine karşın, yordanabilecek tarzda davranışı etkileyen sosyal, iletişim, motor ve duyusal problemler sergilerler.

    Kendi dünyalarında yalıtılmış (izole) otizmli bireyler, farklı ve uzak gözükürler ve başkaları ile duygusal bağlar oluşturmazlar. Bu şaşırtıcı beyin bozukluğu olan bireyler çeşitli belirtiler ve engeller göstermesine karşın, çoğu diğer insanların düşüncelerini, duygularını ve gereksinimlerini anlama yetisine sahip değildir. Sıklıkla, dil ve zeka tamamen gelişmemiştir, iletişim ve sosyal ilişkilerde güçlük yaşamalarına neden olur. Otizmli çoğu birey sallanma veya başını vurma gibi tekrarlayıcı aktivitelerle uğraşır veya her gün ki alışmış oldukları rutinleri alışık tarzda tekrar ederler. Bazıları ses, dokunma, görüntü ve kokuya acı verecek derecede duyarlıdır.

    Otizmli bireyler çocuk gelişiminin tipik aşamalarını takip etmezler. Bazılarında gelecekteki soruna ait ip uçları doğumdan itibaren gözlenebilir. Çoğu olguda, problemler yaşıtı çocuklarla karşılaştırıldığında daha fark edilir hale gelir. Diğer çocuklar gelişimlerini devam ettirirken, bu çocuklar 18-36 ncı aylar arasında aniden insanları reddetmeye başlarlar, yabancı gibi davranmaya başlarlar, kazanmış oldukları dil ve sosyal becerileri kaybederler.Anne-baba gibi öğretmen ve bakım verici de otizmli çocuk veya yetişkinle iletişim ve bağlantı kurma çabalarında hayal kırıklığı yaşayabilir. Sürekli tekrarlayıcı davranışları ile uğraşırken, size aldırmıyormuş gibi hissedebilirsiniz. İç gereksinimlerini tuhaf yollarla ifade etmesi sizde hayal kırıklığı yaratabilir. Çocuğunuz hakkında hayalleriniz ve ümitlerinizin gerçekleşmemesi sizi üzebilir.

    Günümüzde bu çocukların sosyal, dil ve akademik becerilerini iyileştirmek için yardım eden metotlar vardır. Erişkin otizmli bireylerin %60 dan fazlası yaşamları boyunca bakıma gereksinin duymalarına karşın, günümüzde bu kişiler için uygun destek yanında, bu bireylerde belli alanlarda meslek edindirme ve topluma katma yönünde girişimler vardır.Otizme dünyanın her yerinde her bölgesinde gözlenir. Bütün ırk, din ve ekonomik düzeylerde gözlenir. Çocuklukta başlar, her 1000 kişiden 1-2 sini etkiler, erkeklerde kızlara oranla 3-4 kez daha sık gözlenir. Bozukluk gözlenen kızlar daha ağır belirtiler göstermeye ve daha düşük zeka düzeyine sahip olmaya eğilimlidir.Otizm aileyi ve toplumu değişik alanlarda bir yönüyle etkilemektedir.

    Bebeklerde Otizm Belirtileri

    Otistik özellikler gösteren bebeklerin iki tip davranış biçimi gösterdiği gözlenmiştir.

    Birincisi; sürekli ağlayan, huysuz olarak adlandırılan bebeklerdir.
    İkincisi; sakin, uslu bütün gününü yatakta geçiren bebeklerdir.

    Acıktıklarında bile ağlamamaları nedeniyle bakımlarının kolay olmasına rağmen, anneden hiçbir ilgi beklememeleri, çevrelerine karşı ilgisizlikleri anne babaları endişelendiren özellikleridir.

    1. Fiziksel özellikler: Bu dönemlerde otistik çocukların fiziksel gelişimleri yaşıtlarından farklı değildir. Yaygın uyku ve beslenme problemlerine rağmen hemen hepsi sağlıklı bebeklerdir. Fiziksel olarak bir çok beceriyi olağan yaşlarında kazanmaya hazırdırlar; ancak bazı otistik bebeklerin çevrelerine karşı ilgisizlikleri nedeniyle daha geç yaşlarda oturdukları ve yürüdükleri gözlenmektedir.

    2. Sosyal duygusal özellikleri: Normal bir bebek yaşamın ilk 3 ayında, annesine bakar; annesi onunla konuşurken gülümser, agular. Daha ileri aylarda ise her fırsatta kucağa alınmak için kollarını kaldırır, hazırlanır. Tanıdığı kişileri görünce heyecanlanır. İnsanlarla ilişki kurmaktan hoşlanır. Yalnız bırakılınca ağlar, sinirlenir. Oysa otistik bebeklerde bunların tam aksine, kucağa alınmaya karşı isteksizlik ve kucağa alınınca huzursuzluk gösterme veya uygun beden duruşunu almama en belirgin özelliklerdir. Otistik bebekler, genellikle çevreleri ile ilişki kurmazlar. İnsanların konuşmalarına tepki vermezler. İnsanlar ile göz teması kurmaz ve bakabilirler.

    3. Zihinsel Özellikler: Otistik bebek, etrafındaki insanlara olduğu kadar cisimlere karşı da ilgisizdir; uzanıp onları almak ya da yakalamak istemez. Çevresindeki seslere, cisimlere ve hayvanlara ilgi göstermez. Otistik bebeklerdeki bu ilgisizlik ve meraksızlık karşısında, anne babalar, zaman zaman çocuklarında zihinsel bir problemin olabileceğini düşünürler.

    4. Konuşma özellikleri: Normal bebekler genellikle 1 yaş civarında ilk kelimeleri söylerler. Yaşamın birinci yılında sesler çıkarırlar, çıkardıkları sesleri farklılaştırırlar ve bu şekilde duygularını, isteklerini ifade ederler. Normal bebeklerde görülen bagıldamaların (ba-ba, ba sesleri vb.) otistik bebeklerde görülmediği belirlenmiştir. Ayrıca diğer kişilerin kendileriyle konuşmasına ya da seslenmesine karşı tepkisiz kaldıkları gözlenmiştir. Bazı otistik çocuklar 0-2 yaş döneminde, tamamen sessiz kalabilirler; bazıları ise yaşıtları gibi birkaç kelime öğrenebilir.

    Otistik çocuklarda beslenme problemleri yaygın olarak gözlenir. Bunlardan çoğunun ilk aylarda emmesi zayıftır ve altıncı aydan sonra beslenme problemleri artar. Birçok bebek, süt dışında tüm yiyecekleri veya katı gıdaları reddeder; bazıları ise normalin üstünde ve hemen her şeyi yiyebilir.




  2. #2
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    2
    Rep Gücü
    10

    Cevap: Bebeklerde Otizm.

    otizim ile ilgili yapılan çalışmalarda refleksoloji tedavisinin çok faydalı olduğu gözlmlenmiştir.avrupa da ve amerikada yaygın olarak kullanılan refleksoloji tedavisi türkiyede psikoakademi bünyesinde yapılmaktadır.

    ilgili adresler:
    Refleksoloji :: Ana Sayfa
    Psiko Akademi - Psikolojik Dan??manl?k,Reflesoloji & Test Merkezi
    PSİKO AKADEMİ - Blogcu

  3. #3
    Üyecik
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesaj
    1
    Rep Gücü
    10

    yunuslarla Terapi

    Merhaba ben Burcu Çobankaya. Beden eğitimi öğretmeniyim ve şu anda özel çocuklarla birlikte Antalya'da yunus terapide çalışıyorum. Çocuklarla birlikte yunuslarla yüzüyoruz. Yunusların yaydığı süper sonic sesler sayesinde çocuklar olumlu yönde gelişiyor. Çalışmalarım boyunca bir çok çocukta çok güzel gelişmeler gördüm. Göz taması kuramayanlar, göz teması kurmaya başladı. Konuşamayan çocuklar, şarkı söylemeye başladırlar. İletişim zorluğu çeken çocuklar, etrafındaki diğer çocukları oyuna çağırıp, kendi oyun kurallarını koymaya başladı. Bunun gibi bir çok değişiklik. Onlarda bu değişiklikleri görmek beni inanılmaz mutlu ediyor.

    Yunus terapi çalışması on gün sürmektedir. Çocuk her gün yarım saat yunusla yakın temas halinde yüzdürülmekte, daha sonra da yunus gösterisini izlemektedir. Resim yapan, şarkı söyleyen, top oynayan, çember çeviren, takla atan, hızlı yüzen bu güçlü ve kocaman varlıkla yüzebiliyorsam kim bilir daha neler yapabilirim duygusu çocuğu yeni beceriler geliştirmeye, yeni şeyler öğrenmeye teşvik etmektedir. Yunustan çocuğa akan biyo enerji-yaşam enerjisi-çocuğun dikkatini, farkındalığını, şefkat duygusunu, dış dünyaya ilgisini arttırmakta ve öğrenme süreçlerini iki ila on kat hızlandırmaktadır. On günlük çalışmanın ortaya çıkardığı bu olumlu etkilerden çocuk yaklaşık bir yıl yararlanmaktadır. Bu dönemde çocuklar aldıkları özel eğitim ve terapilerden çok daha fazla şey öğrenebilmektedir. Çocukla yunus arasında takdir ve hayranlık duygularının yoğun yaşandığı, tüm yargılardan arınmış bir ilişki oluşur. Bu ilişki çocuğa huzur ve mutluluk verir. Yapılan kontrollü çalışmalar yunuslarla yüzmenin depresyon giderici bir etki gösterdiğini kanıtlamıştır. Mutluluk maddesi denilen endorfinin arttığı, beyinde alfa dalgaları ile ilgili olumlu gelişmeler, T hücreleri denilen bağışıklık hücrelerinde ve immünglobulinlerde artış olduğu laboratuar çalışmaları ile anlaşılmıştır. Bazı araştırıcılar yunusların yaydığı ses ötesi dalgaların yara iyileştirici etkisi olduğunu göstermişlerdir. Davranışçı psikoterapi ekolleri yunusla yüzmenin çocuk için büyük bir ödül olduğunu, çocuğa öğretilen bazı becerilerin pekişmesi için yunusla yüzmenin kullanılabileceğini vurgulamaktadır.

    Antalya Ruhbilim Okulu
    Yunusla Terapi
    Yunus Terapisti

    Yunus Terapisi Psikoterapist Dr. Murat Kemaloğlu ile Yunus Terapisi Antalya Türkiye , Psikoterapi , psychotherapy , soulcience school , soulscience , Ruhbilim Okulu ,Delfintherapie , DOLFIJNTHERAPIE

Benzer Konular

  1. Tup bebeklerde ne kadar risk var?
    bahceci Tarafından Tüp bebek ( Mikroenjeksiyon ) Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 04-06-2010, 06:32 PM
  2. Bebeklerde Sık Görülen Bronsibtie Dikkat!
    Affrodit Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-03-2008, 05:53 PM
  3. Bebeklerde Diş çıkarma Sorunları
    Affrodit Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 25-03-2008, 05:46 PM
  4. Bebeklerde Diş Çıkarma
    Nil@y Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 18-02-2007, 02:10 PM
  5. Bebeklerde sarılık
    Nil@y Tarafından Anne Baba ve Çocuklar Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-10-2006, 01:50 PM
Yukarı Çık