Merhaba

Herkesin bildiği gibi, kız çocukları babalarına hayrandır. Ona benzeyen bir adam arayışı, bir ömür sürer.



Ben de babasına hayran çocuklardan biriyim. Ancak benim neslimin kadınları için durum biraz kafa karıştırıcı oluyor.

Bizim babalarımızın dönemindeki erkek imajı ile şimdiki beyler arasında öyle büyük bir fark var ki, kadınların içine düştüğü umutsuzluğu anlamamak mümkün değil.

Biz alacakaranlık kuşağı çocuklarının babaları, gerçekten aile babası tanımına uyardı. Herkes evine, ailesine bağlıydı. Zaten birkaç kötü örnek, çevre tarafından dışlanır, ayıplanırdı.

Çapkınlık ve ihanet, henüz erkeklerin sakal tıraşı kadar sıklıkla yaptıkları bir olay haline gelmemişti. Zaten o çapkınlığı yapacak kadını bulmak zordu. O dönem bir erkeğin çapkınlık yapması için, metres tutması gerekirdi. Bu da para isterdi. Yani, Türk Filmleri’nde seyrettiğimiz senaryolar hayal ürünü değildir. O dönemin gerçekliğiydi.

O dönemin erkekleri, yaşadıkları kaçamakları da gizli tutmak için çırpınırlardı. Ayıp sayılırdı bir aile babasının başka bir kadınla birlikte olması. Şimdi olduğu gibi, kimin eli kimin cebinde belirsizliği yoktu. Adamlar da ihaneti gizler, ulu orta konuşmaz, her yaşadıklarını masaya yatırmazlardı. Erkekliğin de, çapkınlığın da bir onuru vardı anlayacağınız.

Babalarımız annelerimize neler çektirirdi, kim bilir? Ancak aile kavramının ve kurumunun ayakta kalabilmesi için, bir kadın, canına tak etmeden kocasını ifşa etmezdi. Hele çocuklar bunu hiç bilmezlerdi. O yüzden, benim neslimin kadınları babalarına aşıklardı.

Bu durumun hayatımızı kolaylaştırdığını söyleyemem çünkü bizler büyüyüp, aşkla tanıştığımız zaman, hayal kırıklığı yaşamamız kaçınılmaz olmuştu.

Biz bilinçaltımızda babamıza benzeyen bir erkek ararken, dışarıda değişim gösteren karşı cinsi izliyorduk. Erkek dediğin böyle olmazdı ki! Babamıza benzeyenini bulmak için, kaç kurbağa varsa öptük. Yine de bulamadık! Çünkü biz ilk öpüştüğümüzde bilgisayar ülkemize girmişti ve hepimiz için milenyumun zili çalınmıştı. Artık biz kadınlar da, tıpkı erkekler gibi değişiyorduk.

Ben babama benzeyen bir erkek aramaktan vazgeçtim çünkü öyle bir adamla karşılaşmamın mümkün olmadığını biliyorum. Yine de gönül ister ki, öyle güçlü, efendi, yürekli, sahip çıkan, kollayan, seven, otoriter ama şefkatli bir erkekle karşılaşayım. Umudumu yitirmesem de, arayışım sona ermiştir. Çoğunuz için de durumun farklı olduğunu sanmıyorum.

Babalığı ruhunda hisseden, gerçekten bir baba gibi davranabilen tüm onurlu erkeklerin babalar günü kutlu olsun!

Candan Ünal

Babalar, Kızları ve Aşk! - *MSN Kadın - Aşk ve İlişkiler