Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 Toplam: 2

Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu?

İnsan İlişkileri Kategorisi Anne Baba ve Çocuklar Forumunda Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu? Konusununun içerigi kısaca ->> Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu? Lezita tarafından, kurucu şirketi Abalıoğlu’nun 40. yılı nedeniyle sosyal sorumluluk projesi olarak gerçekleştirilen ve Türkiye’de bugüne ...

  1. #1
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye D€NiZ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesaj
    2.148
    Blog Mesajları
    1
    Rep Gücü
    4906

    Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu?

    Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu?

    Lezita tarafından, kurucu şirketi Abalıoğlu’nun 40. yılı nedeniyle sosyal sorumluluk projesi olarak gerçekleştirilen ve Türkiye’de bugüne kadar çocuklarla ilgili yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olma özelliğine sahip “Çocuklar Yaşamı Nasıl Algılıyor?” araştırması çocukların gizemli dünyasına ayna tutuyor. Method Research Company ile birlikte yürütülen araştırmaya göre, çocuklar için mutlu aile tablosu her şeyden önemli! Çocuklar dünyadaki en büyük kötülük olarak savaşları ve ekonomik krizi görüyorlar ve Başbakan olsalar ilk yapacaklarının işsizliğe ve ekonomik krize çözüm bulmak olacağını söylüyorlar.
    Yapılan araştırmada çocuklara eğitim, spor, siyaset, medya ve ekonomi hakkındaki düşünceleri, hobileri ve hayalleri soruldu ve çarpıcı cevaplarla karşılaşıldı. İstanbul’dan Samsun’a, Van’dan Konya’ya Türkiye genelinde 14 ilde, 8–12 yaş grubunda 400 çocukla, kalitatif ve kantitatif olarak gerçekleştirilen araştırmada engelli çocuklar da yer aldı. Araştırmada elde edilen sonuçlar şöyle:

    Genel Yaşam

    Hayatta En Mutlu Eden Şey: Çocukların tam***** yakın bölümü ( %97.70) mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Mutluluğun temelinde aile vardır. Aile ile birlikte olmak en büyük mutluluk nedeni olarak ortaya konmaktadır. Nitekim en büyük mutsuzluk nedeni olarak çocuklar, kavgaları belirtmektedir. Anne babanın birbirine küsmesi, annenin ağlaması çocukları mutsuz eden faktörler olarak ortaya konmaktadır.

    Dünyadaki En Büyük Kötülük: Çocuklar savaşları, hırsızlığı ve ekonomik krizi dünyadaki en büyük kötülük olarak değerlendirmektedir.

    En Çok Kızılan: Çocuklar en çok sigara içilmesine ve kendilerine yalan söylenmesine kızmaktadırlar. Nitekim sigara, sağlığa en zararlı şey nedir sorusunda da açık ara önde çıkmaktadır.

    En Büyük Dilekleri: Zengin olmak çocukların da en büyük dileği olarak ortaya konmaktadır. Bunu bilgisayar sahibi olma izlemektedir.

    Dünyadaki En Büyük İcat: Çocuklar bilgisayarı en büyük icat olarak görmektedirler. Bunu telefon / cep telefonu izlemektedir.

    En Çok İcat Edilmek İstenen Şey: Çocuklar en çok uçan arabayı icat etmek istemektedirler, bunu zaman makinesi izlemektedir.

    En Güvenilen Kişi: Türkiye’de en çok güvendiğiniz biri var mı sorusuna çocukların % 20’si hayır cevabını vermiştir. Evet cevabını verenler içinde en güvendikleri kişi olarak % 19.70 ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan birinci sırayı almaktadır. Babam, annem, ailem gibi cevapların yanı sıra Atatürk, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Uğur Dündar gibi isimler de güvenilen kişiler arasında sayılmaktadır.

    Aile Yaşamı ve Gündelik Hayat

    Anne ve Baba İle Yapmayı En Çok Sevdikleri Şeyler: Anne ve baba ile gezmek her yaş grubunda ve kızlarla erkelerde en çok sevilen olarak ortaya çıkmaktadır. Kızlar gezme dışında anneleri ile en çok yemek/ pasta yapmayı severken erkek çocuklar anneleri ile en çok birlikte TV izlemekten hoşlanmaktadır. Baba ile en çok sevilenler arasında ise top oynamak, maça ve iş yerine gitmek yer almaktadır.

    Kızılanlar: Çocuklar genel olarak annelerine daha çok, babalarına daha az kızmaktadır. Engellilerde anne babaya kızmanın daha az olduğu ortaya çıkmaktadır. Bir diğer veri de kızların babaya, erkek çocukların ise anneye daha az kızdıkları gerçeğidir.

    Evde Yemek Yapan Kişi: Bu sorunun cevabı doğal olarak annedir, bunu abla, büyükanne gibi evdeki diğer kadın nüfus takip etmektedir. Babanın anneye yardım etmesi durumunun hala çok az olduğu gözlenmektedir.


    Annenin Çalışmasına Yaklaşım: Çocukların yarısından fazlası annelerinin çalışmasını istememektedirler. Bu oran çalışan annelerin çocuklarında bir miktar düşmekle birlikte bu durumda bile % 40 oranında çocuğun annenin çalışmasına karşı olduğu görülmektedir. Bunun nedenini annenin çocuklarla ve evle ilgilenmesi gerektiği olarak açıklamaktadırlar. Engelli çocuklar okuldan geldiklerinde annelerinin evde olmasını istemelerini gerekçe olarak ortaya koymaktadır.
    Annelerin çalışmasının istenmesinin en büyük nedeni ekonomik olarak ortaya konmaktadır. Ailenin gelirine katkı annenin çalışmasını çocuk nezdinde de gerekli kılmakta ve ekonomik krizin etkisi görülmektedir. Ancak konuya daha sosyal açıdan yaklaşan ve annesinin daha sosyal olacağı, kadın erkek ayrımına karşı olması, kadınlar üzerinde kısıtlama olmaması gibi nedenler de çocuk dünyasında kadının çalışma nedenleri olarak ortaya çıkmaktadır. Konunun ilginç tarafı bu konuda kız ve erkek çocukların eşit olarak bu düşüncede olmalarıdır. Yani kadın erkek eşitliğinin çocuklarımızın algısında yer almaya başladığını söylemek mümkündür.

    Oyun Oynama ve Sportif Faaliyetler: Bilgisayarda oyun oynamak yüksek bir oranda ortaya çıkmaktadır. Bilgisayarda oynama özellikle yaş büyüdükçe artmakta ve üç büyük şehirde diğer şehirlere göre daha yüksek çıkmaktadır. Bu noktada kızların bilgisayarda en çok müzik dinledikleri, MSN’e girdikleri ve araştırma amaçlı kullandıkları, erkek çocukların ise bilgisayarı sadece oyun amaçlı kullandıkları görülmektedir.
    Kızlar daha çok evde kalmakta, kitap okumak, müzik dinlemek gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. Erkek çocuklar ise yoğun olarak sokakta arkadaşları ile oynamaktadır. Engelli çocukların aile fertleri ile oyun oynamaları diğer çocuklara göre daha fazladır.
    Sportif faaliyetlerde tahmin edileceği gibi erkek çocuklarda futbol çok öndedir. Bunu basketbol izlemektedir. Kızlar da ise koşu neredeyse tek sportif faaliyet olarak gözükmektedir. Bu ise kızların daha çok bireysel sporlara erkeklerin ise takım oyunlarına yöneldiğini ortaya koymaktadır.
    Bu veriler okullarımızda sportif faaliyetlere ağırlık verilmesi, kız çocuklarına da takım oyunu oynayacak koşulları yaratma gereğini ortaya koymaktadır.

    En Sevilmeyen Sorular: Çocuklar kendilerine “anneni mi babanı mı daha çok seviyorsun” gibi sevgi karşılaştırması yapan sorular sorulmasından nefret etmektedirler. Ayrıca “dersler nasıl, neden Galatasaraylısın?” gibi sorular da çocukları kızdırmaktadır.
    Engelli çocukları ise engeli ile ilgili sorular bunaltmaktadır. “Büyüyünce gözlerin iyileşecek mi?” gibi sorular çocuğun haklı tepkisine neden olmaktadır. Bu tip durumlarla ilgili duyarlılıkları artırmakta yarar görülmektedir.

    Okul Yaşamı

    Okulda En Sevilen Şey: Çocukların öğretmenlerini sevdikleri görülmektedir. Özellikle engelli çocuklarda öğretmen ilgisi ve dolayısıyla sevgisi daha baskın olmaktadır. Arkadaşlar da okulda en sevilen olarak ortaya çıkmaktadır.

    En Sevilen / En Sevilmeyen Ders: Matematik en sevilen ve en sevilmeyen ders olarak öne çıkmaktadır. Yaş büyüdükçe Matematik sevgisinden uzaklaşılmaktadır.

    Öğretmende En Sevilmeyen Yönler: Kızma, bağırma ve dövme en sevilmeyen yönler olarak ortaya çıkmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta engellilerde yarısından fazlasının öğretmende sevilmeyen yöne “yok” olarak cevap vermeleridir. Keza vurma faktörü engelli çocuklarda ortaya çıkmamaktadır.
    Dolayısıyla engelliler için verilen özel eğitimlerin yararlı olduğu ve çocukların okullarından, eğitimden ve öğretmenlerinden mutlu oldukları görülmektedir.

    Milli Eğitim Bakanı Olsanız İlk Olarak Ne Yaparsınız?: Bu soruya verilen cevaplar çevre ve tuvalet temizliği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Çocuklar okullarının daha düzgün olmasını, düzgün sıra ve masalarda oturmayı istemekte, özellikle tuvaletlerin temizliğine önem vermektedir. Engelli çocuklar da çevre düzenlemesi doğal olarak önde gelmektedir. Bunun yanı sıra bilgisayar talebinin yoğun olarak devam ettiği görülmektedir.

    Medya

    TV İzleme: Çocukların hemen hemen % 100’ü TV izlemektedir. TV çocukların gelişiminde en etkili, en etkilendikleri araç olarak egemen durumundadır.

    En Sevilen Dizi ve Programlar: Çizgi filmler küçük yaşlarda ağırlığını korurken yaş büyüdükçe dizi filmler öne çıkmaktadır. Adanalı dizisi erkek çocuklarda daha çok olmakla birlikte kızlarda da en sevilen dizi olarak belirlenmektedir. Kurtlar Vadisi erkeklerde ikinci sırayı alırken kızlarda hiç yoktur. Kızlarda sırasıyla Bez Bebek ve Selena en sevilen diziler olarak ortaya konmaktadır. Bu arada Çarkıfelek en sevilen TV programı olarak belirtilmektedir. Çarkıfelek özellikle erkek çocukların tercihi olurken Ece Erken’n sunduğu Mavi Şeker engellilerin ve kız çocuklarının favorisi olarak görülmektedir.

    TV’de En Sevilenler: İsmail YK çocukların en sevdiği sanatçı olarak önemli bir ağırlığa sahiptir. Dizi oyuncuları içerisinde Oktay Kaynarca en sevilen olarak belirtilmektedir. Şarkıcı olarak Hadise, Ceza ve Grup Hepsi çocukların en sevdiği sanatçı olarak ortaya konmaktadır.

    Dizi Filmde Oynama Eğilimi: Çocukların büyük çoğunluğu dizilerde oynamayı istemektedir.


    TV’de Haberleri İzleme Eğilimi: Çocukların büyük bir kısmı TV’de haberleri izlemektedir. Özellikle 10 yaşından itibaren çok ciddi haber izleme görülmektedir. Haberleri en çok izledikleri kanal olarak Kanal D çıkmaktadır. Bunu ATV ve Show TV takip etmektedir.

    Radyo Dinleme / Gazete Okuma: Çocukların (engelliler hariç) büyük kısmı radyo dinlememektedir. Ancak engelli çocuklarda radyo dinleme oranı yüksektir. Radyoya göre daha yüksek olmakla birlikte gazete okuma oranı da düşüktür. Okunanlar arasında ilk sırada Sabah Gazetesi yer almaktadır, Sabah’ı Posta ve Zaman takip etmektedir. Erkek çocuklarda Fotomaç da yüksek oranda okunmaktadır.

    Spor

    En Çok Tutulan Takım: En çok tutulan takım Fenerbahçe’dir. Bunu az bir farkla Galatasaray izlemektedir. Kızlarda Fenerbahçe’nin tutulma oranı daha yüksektir. Beşiktaş’ın çocuklar nezdinde gözden düştüğünü söylemek mümkündür.

    En Sevilen Sporcu: Arda Turan çocukların gözdesidir. Fenerbahçe’nin en çok tutulan takım olmasına rağmen Arda Turan’ın en sevilen sporcu olması ilginçtir. Arda’yı Alex izlemektedir. Fenerbahçe’de birden fazla sevilen sporcu varken Galatasaray’da Arda tek olarak ortaya çıkmaktadır. Futbol dışındaki dallarda Mehmet Okur en sevilenler arasında yer almaktadır.

    Kültür – Sanat: Araştırma çocukların kültür sanatla hemen hemen hiç ilişkisi olmadığını ortaya koymaktadır. Çocukların neredeyse tamamı tiyatroya, sinemaya, müzeye, konsere hiç gitmemektedirler. Hiçbir tiyatrocuyu tanımamakta (sadece % 5’i Yılmaz Erdoğan’ı bilmektedir), Picasso dışında ressam adı bilmemektedirler. Çağdaş Türk ressamlarını tanımamaktadırlar. Edebiyatçı olarak da sadece Gülten Dayıoğlu’nu tanımaktadırlar. Gülten Dayıoğlu’ndan sonra ise en sevdikleri yazar Mehmet Akif Ersoy’dur! Ancak kitap okuma oranı % 70’lerin üstünde çıkmaktadır. Son yıllarda ders kitabı dışında okullarda edebiyat kitabı okumanın zorunlu tutulmasının işe yaradığı anlaşılmaktadır.

    Ekonomi

    Ekonomik Kriz Deyince: Akıllarına parasızlık ve işsizlik gelmektedir.
    Çok paraları olsa yapacakları ilk şey anne babalarında olduğu gibi ev ve araba almaktır. Erkek çocuklar doğrudan araba alırken kızlar eve yatırım yapmaktadır. Ancak çocuklarda fakirlere yardım ederim şıkkı da önlerde yer almaktadır.

    Avrupa Birliği Deyince: Çocukların % 54’ü AB’nin ne olduğunu bilmemektedir. Ne olduğunu bilenler AB’yi, Avrupa ülkelerinin birleşmesi ve gelişmiş ülkeler olarak tanımlamaktadır. “Türkiye’nin girmek istediği yer” ve “insan haklarına önem verildiği hayat standardı” gibi tanımlamalara da az da olsa rastlanmaktadır.

    Başbakan Deyince: Çocukların hemen hemen tamamı Başbakan olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı tanımaktadır.

    Başbakan Olsaydım: Çocuklar Başbakan’dan fakir insanlara yardım etmesini, işsizliğe çözüm bulmasını ve ekonomik krizi kaldırmasını bekliyorlar.

    Türkiye


    Türkiye Deyince: Çocuklar Türkiye’yi güzel ve şirin olarak tanımlıyor. Ne yazık ki az da olsa Türkiye deyince kriz diyen çocuklar da bulunuyor. İstanbul en çok görülmek istenen yer olarak çıkarken bunu Antalya ve Ankara izliyor. Dünyada ise en çok Amerika’yı görmek istiyorlar.

    Büyüyünce: Çocukların % 80’ni büyümek istiyor, kızlar özgürlük, erkek çocuklar ise güç sahibi olmak için büyümek istiyorlar. Yaşları büyüdükçe büyüme isteği azalıyor. Bunun nedenini “ hayat zorlaşıyor, borçlar artıyor” şeklinde tanımlayan var.

    Meslek Tercihi: Çocukların meslek tercihleri cinsiyete göre farklılık gösteriyor. Kızlar ağırlıklı olarak öğretmen ve doktor olmak isterken erkekler de polis ve futbolcu olmak istiyor.

    Büyüdüğünüzde Kim Gibi Olmak İstersiniz?: Bu soruya en çok “öğretmenim” ve “annem- babam” cevabı veriyorlar. Özellikle kızlarda öğretmenin rol model olması çok egemen olarak çıkıyor.

    Araştırma Sonuçlarından Çıkarımlar

    • Çocuklarımız yaşamlarından mutludur. Aile yaşamı mutluluğun en büyük nedenidir. Dolayısıyla Türk aile yapısının öneminin çocuklarda da korunduğu görülmektedir. Kavga en büyük mutsuzluk nedenidir. Anne babaların bu gerçekten yola çıkarak çocuklarına sıcak bir yuva vermeleri, kaliteli zaman geçirmeye dikkat etmeleri gerekmektedir.

    • Çocuklarımız öğretmenlerini sevmektedir. Hatta öğretmenler özellikle kız çocuklarda en büyük rol model olarak ortaya çıkmaktadır.

    • Eğitim gören engelli çocuklarımız yaşamlarından memnundur, öğretmenlerini ve okullarını sevmekte ve yakınacak bir konu öne sürmemektedirler.

    • Çocukların okulları ile ilgili en büyük talepleri temizlik ( özellikle tuvaletler), düzgün sıralar, yeşil alanlar, oyun alanlarıdır.

    • Okullarımızda spor alanlarının eksikliği ortaya çıkmaktadır. Çocuklar sportif faaliyetlerini hala en çok sokaklarda gerçekleştirmektedirler. Özellikle kız çocuklar, sadece bireysel spor olan koşuya yönelmektedirler.

    • Okullarda kültür ve sanat faaliyetleri hiç yoktur. Dolayısıyla okullar eğitimden ziyade öğretim kurumu olarak hizmet vermektedir.

    • Kültür ve sanat faaliyetleri ailelerde de yetersiz olduğu için çocuklar tiyatro, sinema, konser ve müzelere neredeyse hiç gitmemektedir.

    • TV izleme çok yoğundur. Çocukların özellikle 10 yaşından sonra haberleri de yoğun olarak izledikleri görülmektedir. Bu durumun televizyonlara büyük sorumluluk yüklediği düşünülmektedir. Buna karşın radyo hemen hiç dinlenmemekte, gazete de az okunmaktadır. Basınımızın çocuklara gazete okuma alışkanlığını kazandıracak çözümler geliştirmesinde yarar vardır.

    • Futbol hakim spor dalıdır. Erkek çocuklar geleceklerinde de polis ve futbolcu olmak istediklerini ifade etmektedir. Dolayısıyla rol model niteliğindeki sporcularımıza yine önemli görevler düşmektedir.

    • Çocukların ekonomik krizden etkilendikleri görülmektedir. İşsizlik ve yoksullaşma çocuklarımız için de endişe vericidir.

    • Çocuklar ülkelerini sevmekte, Türkiye’yi “Benim Güzel Ülkem” olarak tanımlamaktadırlar


    ailem.com

  2. #2
    - Çevrimdışı
    Aktif Üye -BaDe- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Nerden
    Eskişehir
    Mesaj
    1.588
    Rep Gücü
    20917

    Cevap: Türkiye'de Çocuklar Mutlu mu?

    Gerçekten Türkiye şartları altında bakıldığında çok doğru tespitler. Farklı ülkede olsaydılar o ülkenin yaşam standartlarına göre de ilgi alanları ve sevdikleri şeyler değişiklik gösterecekti. Türkiye şartlarında ise şema bu görüldüğü gibi. Üzücü değil, en azından son satır gelecek için umut veriyor.
    Gönül isterdi ki bütün dünya çocukları aynı yaşam standartlarını yakalayabilsin, ümitsiz gibi duran bu tablo aslında biçok ülkeyle kıyaslandığında bence yine de mutlu ediyor.
    Teşekkürler konu için=)

Benzer Konular

  1. Fakir çocuklar bir sınıfa, varlıklı çocuklar diğer sınıfta
    YukseLL Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-09-2012, 08:10 PM
  2. İran Türkiye'yi Tehdit Etti Türkiye'ye Kurulacak Nato Füze Kalkanını Vururuz
    bursali68 Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 28-11-2011, 12:00 PM
  3. Çocuklar aç kalacak
    -BaDe- Tarafından Vip Salonu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 19-10-2009, 02:53 PM
  4. Mutlu son
    EXSELANCE Tarafından Öykü ve Hikayeler Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 05-03-2009, 11:00 PM
  5. "Ne Mutlu Türküm diyene" mi? "Ne Mutlu Müslümanım diyene" mi?
    dogangunes Tarafından Serbest Kürsü Foruma
    Yorum: 5
    Son mesaj: 18-08-2008, 03:13 PM
Yukarı Çık