Boşanma aşamasındaki ya da boşanmış çiftler için 10 altın kural

99 Sayfada Boşanmış Ailelerde Çocuk adlı kitapta, çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanı olan Prof. Dr. Mücahit Öztürk boşanma kararının çocuklar üzerindeki etkisi ve ailelerin çocuklarıyla kurması gereken ilişki konusundaki bilgilerini paylaşıyor. Söyleşi biçiminde yazılan kitabı, yirmi yıllık gazetecilik hayatının özellikle son dönemlerinde çocuklar ve anneler konusunda uzmanlaşan Nilüfer Kas tarafından kaleme aldı.

Kitap, boşanma kararının çocuklara açıklanmasından, boşanma sonrası yeni ilişkilerin çocuklarla nasıl ve ne zaman tanıştırılması gerektiğine kadar birçok soruya cevap veriyor:

Çocuk sahibi olan, ancak boşanma kararı alan çiftler bu sürecin olmazsa olmaz kurallarının ne olduğunu ne yazık ki bilemiyor. Ortaya çıkan manzara her iki tarafı da memnun etmiyor. Arada kalan çocuklar ise en çok canı yanan taraf olarak yaşama tutunmaya çalışıyor.

Boşanma ya da evliliğini sürdürme konusunda gel-git yaşayan, kararının çocuğunu nasıl etkileyeceğini kestiremeyen, yeni bir yaşam için cesaret arayanlar için bu işin olmazsa olmaz 10 kuralı şöyle:

10 ALTIN KURAL

1- Çocuk için anne babasıyla birlikte yaşamak kadar önemli olan başka bir şey de ailede huzur ve mutluluğun olmasıdır. Evliliğin sürmesi aileye sürekli mutsuzluk getiriyorsa ayrılık kaçınılmaz olabilir.

2- Ayrılık kararı anne-baba tarafından çocuğa birlikte açıklanmalıdır. Ayrılık nedenleri detaylara inmeden çocuğa anlatılmalı, karşılıklı suçlamalardan kaçınılmalıdır.

3- Çocuğun ayrılığa vereceği tepkiler sabır ve anlayışla karşılanmalıdır. Çocuğun duygularını rahatlıkla ifade etmesine izin verilmelidir.

4- Ayrılma sürecinde yardıma en fazla ihtiyacı olan kişi çocuklardır. Sizler çocuğunuzdan yardım istemeyiniz, anlayış beklemeyiniz.

5- Çocuğunuzun yanında eski eşinizi eleştiren, aşağılayan, suçlayan sözler söylemeyiniz.

6- Çocuk anne-babasını ne zaman ve ne kadar süre göreceğini önceden bilmelidir. Çocuğu göreceği zaman konusunda anne-baba titiz davranmalı ve verdiği sözü tutmalıdır. Söz verdiği gün çocuğunu görmeye ya da almaya gelmeyen ebeveyn, çocuğunu ne kadar hayal kırıklığına uğrattığını tahmin edemez.

7- Hafta sonu çocuğu yanına alan ebeveyn, bu zaman dilimini çocuğuyla kaliteli şekilde geçirmelidir.

8- Çocuğun önemli günlerinde ya da yaşadığı sorunların çözümünde eşler birlikte hareket etmek ve aynı ortamlarda bulunmak zorundadırlar. Ayrılmanın getirdiği suçluluk duygusuyla çocuğa sürekli taviz verilmemelidir.

9- Ayrılan eşler, yeni erkek ve kız arkadaşlarını çocukla tanıştırma konusunda acele etmemelidirler. Çocuklar bu yeni kişiye aşırı bağlanma yaşayabilirler. Anne-babanın yeni arkadaşı ile yaşayacağı olası ayrılıklar çocuğun ikinci bir ruhsal sarsıntı yaşamasına neden olabilir.

10- Çocuğun ayrılığa vereceği tepkiler normal sınırları aşıp ruhsal anlamda sorun haline de gelebilir. Depresyon, kaygı, uyku bozuklukları, okul sorunları, davranış sorunları gibi geniş bir yelpaze içinde görülebilecek ruhsal sorunlarda mutlaka çocuk psikiyatrisi uzmanlarından yardım istenmelidir.


internethaber