Otistik Çocuklar Eğitim Programının Uygulanmasında Dikkat Edilecek Hususlar!!!
Program, 3-6 yaş, 7-11 yaş, 12-15 yaş gruplarının gelişim alanlarına ait özellikler dikkate alınarak düzenlenmiştir. Hazırlanan taslak program "çerçeve program" özelliğindedir. Bu nedenle öğretim aşamasında yer alacak hedef-davranışlar öğrencinin bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak belirlenmelidir. Programda yer alan amaç ve konuların dışında öğrencilerin bireysel özellikleri ve gereksinimlerine göre yeni hedef davranışlar da geliştirilebilir. Öğretmen yapacağı etkinliklerde zaman zaman bire bir, zaman zaman küçük gruplar halinde çalışmalarını sürdürmelidir.

Otistik çocukların eğitsel gereksinimlerinin karşılanmasında öğretmenin hangi konuları göz önüne alarak nasıl hareket etmesi gerektiği hususunun iyi bilinmesi önem taşımaktadır. Bunun için öğretmenin, aşağıdaki noktalara dikkat etmesi gerekir:

1. Otistik Çocukların Eğitimine Çocuğun Performansı Alınarak Başlanması:

Otistik çocuklar bireysel ayrıcalık gösterdiklerinden performansları da birbirinden farklıdır. Çocuğa uygun hazırlanacak olan eğitim plânına başlamadan önce öğrenci gözlenir, ölçüt bağımlı ölçü araçlarıyla her bir beceri alanındaki performansı belirlenir. Performans alımı sırasında çocuktan istenen açık olarak söylenmeli ve gelen cevaplar hiç tepki göstermeden kaydedilmelidir.

Ölçüt bağımlı ölçü araçlarının verilerine göre amaçlar belirlenir, amaçlara ulaşmak için ara amaçlar saptanır ve öğretim araçları geliştirilerek bireysel eğitim ortamlarında öğretime başlanır.

Tablo 1 de öğrencinin bir beceri düzeyindeki performansını belirlemede, aynı zamanda öğretim aşamasındaki gelişimini kaydetmede kullanılacak ölçüt bağımlı ölçü aracına örnek verilmiştir.


TABLO1

Tablo 1'de ana yönerge, bildirimler, bunların alt aşamaları ve çocuğun bir beceriyi nasıl gerçekleştirdiğini gösteren "Bağımsız", "Yönerge", "Model Olma", "Fiziksel Yardım" bölümleri yer almaktadır. Her aşamada öğrencinin o beceriyi nasıl gerçekleştirdiği tablodaki uygun bölüme işaretlenir.

Performans alımının ilk aşamasında öğrenciye ana yönerge verilir. Öğrencinin gerçekleştirdiği aşamalar için "bağımsız" sütunu işaretlenir. Bağımsız olarak gerçekleştiremediği aşamalar için ise tabloda yer alan ipuçlarından hangisi kullanıldıysa uygun sütun işaretlenir. Ancak performans alımı sırasında fiziksel yardım uygulanmaz, sadece bu sütun işaretlenerek performans düzeyini belirleme işlemi kesilir. Fiziksel yardım öğretim sırasında kullanılır.

Her çocuk için belirlenen öğretimsel amaçların tümü için ayrı tablolar oluşturulmalı ve bunlar dosyalanmalıdır.

İpuçlarının Açıklanması :

1. Yardım:
Çocuğun istenilen tekniği vermesini sağlamak için kullanılan ipucudur.


a) Fiziksel Yardım: Çocuğun bir davranışı, ilk öğrenmeye başladığı dönemlerde kullanılan bir yardımdır. Bu yardımda eğitimci, çocuğu elleri ile yönlendirmekte ve davranış boyunca ona rehberlik etmektedir. Fiziksel yardımda ilk aşamada kontrol öğretmendedir.
b) İşaret Yardımı: Bu yardım, çocuğa öğretilmek istenen davranışın işaretle gösterilmesi şeklinde kullanılmaktadır. Parmak ile işaret etme, başın evet doğru anlamında öne-arkaya ya da hayır anlamında sağa-sola sallanması gibi hareketler işaret yardımını oluşturur.
c) Sözel Yardım: Sözel yardım yeni bir davranışın kazandırılmasında kullanılan uyarının daha açıklayıcı olarak çocuğa iletilmesidir. Öğretmen bu aşamada çocuğun neler yapacağını sözel olarak ifade eder.

Bu yardımlar kullanıldıkça göz önünde bulundurulması gereken önemli nokta yardımın etkili olması ve çocuk beceriyi kazandıkça yardımın azaltılmasıdır.

2. Model Olma: Gözlem ve taklit yoluyla öğrenmedir. Çocuktan yapması beklenen beceri önce eğitimci tarafından yapılır daha sonra aynısını çocuğun yapması istenir.

Burada göz önünde bulundurulacak hususlar şunlardır:
a) Çocuğun modeli taklit etmesi için, gelişimsel ve bilişsel olarak gerekli beceriye sahip olması,
b) Çocuğun modeli taklit ettikten sonra ödüllendirilmesi,
c) Modelin açık ve net olması,
d) Model olunurken taklit edilen davranışın sözel olarak çocuğa açıklanması.


İpuçlarının Geri Çekilmesi :

Beceri öğretimi sırasında kullanılan ipuçları aşama aşama geri çekilir ve öğrencinin o beceriyi bağımsız olarak yapması hedeflenir. İpuçlarının geri çekilmesi sırasında öğretmen, öğrencideki gelişimi çok iyi takip etmeli ve uyguladığı yardımı azaltarak öğrenciyi ödüllendirmelidir.

TABLO 2

Tablo 2'de öğrencinin kavram düzeyindeki performansını belirlemede, aynı zamanda öğretim aşamasındaki gelişimini kaydetmede kullanılacak ölçüt bağımlı ölçü aracına örnek verilmiştir.

Tabloda "Bildirimler", "Ölçüt", "Sorular", "Öğrencinin Cevapları" ve "Sonuç" bölümleri yer almaktadır. Bildirimler, öğretmenin çocuktan neleri istediğini açıklamaktadır. Ölçüt ise çocuğa sorulan soruların kaçta kaçını yapması gerektiğini belirtir. Örneğin: 6 sorudan en az 4 tanesini doğru cevaplarsa sonuçta öğrencinin o bildirimi gerçekleştirdiği kabul edilir. Sorular kısmında öğretmen tarafından hazırlanan ve çocuğa yöneltilecek bildirimi açıklayıcı sorular yer almaktadır. Cevap kısmına öğrenciden gelen cevaplar kaydedilir.

Gösterme boyutunda cevaplar (+) doğru veya (-) yanlış şeklinde kaydedilirken, söyleme boyutunda çocuğun verdiği cevaplar aynen yazılır.

Sonuç bölümüne gelen cevapların ölçüte göre bildirimin gerçekleşip gerçekleşmediği (+) veya (-) olarak kaydedilir.

Kavram düzeyinde performans alımı ve değerlendirmesi yapılırken, öğrencinin ifade edici dil becerisinin düzeyi dikkate alınmalıdır.

2. Otistik Çocuklara Bireysel Eğitim Plânı Uygulanması:

Heterojen bir grup olan otistik çocukların eğitsel gereksinimlerinin karşılanabilmesi için hazırlanan çerçeve programdan her çocuk için bireyselleştirilmiş eğitim plânı hazırlanarak uygulanması gerekir. Hazırlanacak olan bu eğitim plânındaki amaçlar ve araç gereçler çocuğu merkeze almalıdır.

Bireysel Eğitim Çalışmalarında öğretmen, belirlediği kavram ve becerilerin öğretiminde öğrenci ile birebir çalışır. Bunun için bireysel eğitim ortamlarını kullanır. Bireysel eğitim ortamlarının hazırlanmasında, sınıf düzenlemesinde çocukların bireysel ya da ikişer kişilik gruplar halinde çalışmalarını sağlamak amacıyla gerekli olan bireysel eğitim köşeleri hazırlanır. Bireyin performansına uygun amaçların belirlenmesi ve buna uygun plân ve programların hazırlanması ile bireysel eğitim çalışmalarına başlanır. Bireysel eğitimin süreci ve süresi öğretmen tarafından belirlenir.

3. İlerlemelerin Kaydedilmesi ve Değerlendirilmesi:

Öğretim sürekli değerlendirme gerektirir. Amaçların ve davranış değişikliklerinin öğrencide gerçekleşip gerçekleşmediği düzenli bir değerlendirme sonucunda ortaya çıkar.
Öğretmen, öğrencideki gelişimleri ve değişimleri kaydederken günlük plân özelliğini de taşıyabilecek kayıt formları ve grafikler oluşturur. Her bir amaç için hazırlanan bu form ve grafikler ilerlemelerin kaydedilmesinde öğretmene pratiklik kazandırdığı gibi öğrencinin o becerideki ilk ve son durumu arasındaki gelişimini rahatça değerlendirmesine de yardımcı olur.


KAYIT FORMU ÖRNEĞİ

TABLO3

KAYIT GRAFİĞİ


Örnekte A.'nın çatal kullanarak yemek yeme becerisi ile ilgili gelişimi kaydedilmiştir. Öğretmen hangi davranış üzerinde çalıştığını günlük olarak kaydederek belirlediği süre içindeki gelişimini yukarıdaki gibi tespit eder.

4. İletişim Problemleri Üzerinde Durulması:

Otistik çocukların genel özelliklerinden biri de çevrelerindeki insanlarla iletişim kurmakta güçlük çekmeleridir. Bu nedenle çocukların eğitimlerine devam edilirken iletişim problemleri üzerinde öncelikle durulmalıdır. İletişim problemleri üzerinde durulurken her çocuğun iletişim düzeylerinin ve iletişim kurma biçimlerinin (işaret, sözlü, fiziksel) birbirinden farklı olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

5. Problem Davranışların Ortadan Kaldırılması:

Otistik çocukların eğitim programlarının amacı çocuğun davranış problemlerini azaltarak gereksinimleri olan becerileri kazandırmaktır. Öğretimi engelleyecek düzeyde stereotip ve problem davranışlar varsa öğretimle birlikte bu davranışların ortadan kaldırılması ya da azaltılması sağlanmalıdır. Problem davranışlar üzerinde çalışılırken her bir davranış için "Davranış Değiştirme" teknikleri uygulanmalıdır.


a) Problem Davranışın Tespiti :
Davranış değiştirme programı geliştirilirken öncelikle problem davranış açık olarak belirlenir. Belirlenen davranışın özelliğine uygun gözlem formları geliştirilerek davranışın sayısı ya da sıklığı düzenli olarak kaydedilir.
b) Problem Davranışın Gözlemi :
Belirlenen problem davranışın sistemli bir şekilde gözlenebilmesi için gözlem formları geliştirilir. Geliştirilen gözlem formunda, gözlem süresi, gözlemin yapıldığı ortam, problem davranışın öncesindeki olaylar ya da uyaranlar, problem davranış ve davranış sonundaki olaylar açık bir şekilde yazılır.


GÖZLEM FORMU ÖRNEĞİ

Bu gözlem sonunda, problem davranışı meydana getiren ya da oluşum sıklığını artıran nedenler belirlenip, bu durumun ortadan kaldırılması doğrultusunda çeşitli yöntem ve teknikler kullanılır. Bu tekniklerin geliştirilmesinde davranış ilkelerinden faydalanılır. Aşağıda temel davranış ilkelerinden "Pekiştirme" ve "Ceza" ilkeleri açıklanmıştır.

1) Pekiştirme :
İzledikleri davranışın sıklıklarını arttıran çevresel uyaranlara pekiştireç ve bu sürece de pekiştirme adı verilir. Pekiştirecin iki temel özelliği vardır. Biri, davranışı izlemesidir. İkincisi, izlediği davranışın ileride oluşum sıklığını artırmasıdır. İki türlü pekiştirme vardır:

a) Olumlu Pekiştirme :
Davranışı izleyen uyaran o davranışın sıklığını arttırıyorsa buna olumlu pekiştirme denir. Örneğin, "çocuğun bağımsız oynaması pekiştirilmektedir" denildiğinde çocuk kendi başına oynarken ana-babası ya da öğretmeninin dikkat ettiği ve onayladığı anlaşılmalıdır. Ya da çocuğun kendi başına oynamasının ana-babası ya da öğretmeninin dikkati ve ödülleriyle sonuçlandığı, oynamasının arttığı anlaşılmalıdır. (Onaylama ve ödüllendirme olumlu pekiştireçtir).

b) Olumsuz Pekiştirme :
Davranışta tepkiyi izleyen uyaran olaylarından bazılarına son verilmesi o davranışın oluşum sıklığını arttırıyorsa buna olumsuz pekiştirme denir.

2) Ceza :
Davranışı izleyen olay ya da davranışın sonuçları davranışın ileride oluşum sıklığını azaltıyorsa buna ceza denir. İki tür ceza bulunur:

a) Birinci Tür Ceza :
Davranışı izleyen uyaran o davranış oluşum sıklığını azaltıyorsa buna birinci tür ceza denir. Örneğin, öğrencilerden biri sınıfta sürekli konuşarak, ödev yapan arkadaşlarını rahatsız etmektedir. Öğretmen, öğrencinin bu davranışına son vermek için, onu uyarır. Artık öğretmenin varlığında gelişigüzel konuşmaz.


b) İkinci Tür Ceza :
Davranışı meydana getiren ya da sürdüren pekiştirecin geri çekilmesi ikinci tür cezadır. Örneğin, öğrenci ağzıyla komik sesler çıkarmaktadır. Bu davranış öğretmenin ve öğrencinin dikkatini çekmekte ve diğer öğrenciler gülmektedir. Buna göre öğretmen, öğrenci komik sesler çıkarttığında diğer öğrencilerin onu duymazlıktan gelmelerini ister ve duymazlıktan gelenlere ek dinlenme süresi verir. Öğrenci komik sesler çıkarmayı sürdürür. Ancak öğretmen ve arkadaşlarının dikkatinin yok olmasıyla, davranış değişmeye başlar. Yedi gün sonra bu öğrenci sergilemiş olduğu olumlu davranışlardan dolayı öğretmenin ve arkadaşlarının ilgisini çekmeye başlar ve komik sesler çıkarması yok olur.
(2)

Öğretmenin, gözlem sonunda yukarıdaki ilkeler ve diğer davranış ilkelerinden faydalandığında problem davranışı ortadan kaldırması ya da azaltması daha kolay olacaktır.

6. Yapılandırılmış Eğitim-Öğretim Ortamlarının Hazırlanması:

Eğitim ortamları, oluşturulan seviye grubundaki çocukların özelliklerine (ilgi ve düzeylerine) uygun şekilde yapılandırılmalıdır. Ortamın düzenlenmesi öğretmenin işidir. Öğretmen, ortamı düzenlerken her bir öğretim amacına göre çocuklarla iletişim kurabilecek, onları kontrol edebilecek, olumsuz davranışların ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde olmasına dikkat etmelidir.

7. Öğretimde Kullanılacak Araç-Gereçlerin İşlevsel Olması:

Öğretimde kullanılacak araç gereçler önceden tespit edilmelidir. Hazırlanan araç gereçler her çocuk için plânlanan öğretimsel amaçlara hizmet etmeli ve çocuğun yaşantısında kullandığı veya kullanabileceği araçlardan seçilmelidir.

8. Öğretilecek Becerilerin Belirlenmesi:

Öncelikle verilmesi gereken beceriler çocuğun yaşamını kolaylaştıracak günlük yaşam ve öz bakım becerilerinden oluşmalıdır. Herhangi bir beceri öğretimine geçmeden önce o beceriyi alabilmesi için gerekli ön koşul becerilerin çocukta bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve düzenli bir beceri analizi yapılmalıdır. Öğretim sırasında öğretmen, öğrencinin performans düzeyine bağlı olarak sözel ipucu, model olma ve fiziksel yardım ipuçlarını kullanmalıdır.

9. Etkinliklerin Düzenlenmesi:

Sınıf içi ve dışı etkinlikler düzenlenirken öğrencinin ilgi ve becerilerine göre öğretim amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik olmasına dikkat edilmelidir. Etkinliklerde kontrol öğretmende olmalı, öğrenciyi mümkün olduğu kadar etkinliğe katmalı ve etkinlikler bir program çerçevesinde yürütülerek basit etkinliklerden başlanmalıdır. Etkinlik süresince çocuğun yapamadığından çok yaptığı beceriler dikkate alınarak olumlu ifadelerle pekiştirilmelidir.

(2)
ÖZYÜREK, M. Sınıfta Davranış Yönetimi. Karatepe Yayınları, Ekim,1997, Ankara.

10. Zamanın Düzenlenmesi:

Zaman soyut bir kavramdır. Otistik çocukların etkinlik süreleri düzenlenirken zamanı olabildiğince somutlaştırmak gerekir. Bunun için çocuğa sırasıyla etkinliklerin neler olacağı gösterilmelidir. Örneğin günlük etkinlikler sırasıyla küçük kartlara yazılıp ya da etkinliğin resmi çizilip öğrencinin masasına asılır. Tamamlanan etkinliğin kartı öğrenciyle birlikte çıkarılır ve diğer etkinliğe geçilir. Böylece çocuk biten etkinliğin arkasından hangi etkinliğe geçeceğini görür.

11. Kaynaştırma Progr***** Yer Verilmesi:

Otistik çocukların özelliklerinden biri de sosyal uyum problemidir. Bu nedenle çocukların eğitimindeki en önemli amaçlardan biri de çocukta sosyal etkileşimin gerçekleştirilmesidir. Çocuğun çevresindekilerle birlikte uyum içinde yaşayabilmesi için sosyal gelişiminin sağlanması gereklidir.
Öğretmen, öğrenci için kaynaştırma eğitimi kararı alırken onun seviyesini ve gereksinimlerini en iyi şekilde tespit etmelidir. Hazırlanan kaynaştırma programı doğrultusunda belirlenen okulun yöneticileri, öğretmenleri, öğrencileri ve öğrenci velileri otistik çocukların özellikleri ve eğitimleri hakkında önceden bilgilendirilmelidir. Değerlendirme her iki öğretmen tarafından sık aralıklarla yapılmalıdır.

12. Eğitimde Sürekliliğin Sağlanması:

Otistik çocukların kazandıkları davranışların kalıcı olabilmesi için eğitimin sürekli olması gereklidir. Bu nedenle yaz tatillerinde "Yaz Okulları" ile eğitimlerine devam ederek çeşitli sosyal etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır.

13. Ailenin Eğitime Katılımının Sağlanması:

Çocuğun performansı ve öğretim plânları belirlenirken ailenin katılımı gereklidir. Öğretmenin çocuk üzerinde yaptığı tüm çalışmalarından ailenin de haberdar edilmesi, çocuğun okulda kazandığı olumlu davranışları evde de sürdürmesi açısından önem taşır. Bunun için yönetim ve öğretmence plânlanan veli toplantılarının dışında, öğretmen her çocuk için yapılan çalışmaları anında, aileye bildirmeli, bu çalışmalar doğrultusunda evde neler yapılacağına dair sözlü ve yazılı açıklamalar yapmalıdır. Gerektiğinde ailenin de derslere katılımı sağlanarak, eğitim sırasında çocuğa yaklaşım konusunda ailenin de bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.
Eğitim-öğretim sürecinde ailenin plânlı bir şekilde eğitime katılmasının, hem öğrencide gerçekleştirilen amaçların yerleşmesine, hem de ailenin özel eğitim konusunda bilinçlendirilmesine fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.

14. Çocuk İstismarının Önlenmesi:

Özel eğitime gereksinimi olan çocukların üç şekilde istismara maruz kaldığı görülmektedir. Bunlar: 1)Fiziksel İstismar (Dayak vb.) 2)Cinsel İstismar 3)İhmâl
Özel eğitime gereksinimi olan bireylerin aileleri çocuklarına karşı aşırı koruyucu, kollayıcı veya itici tutumlarda bulunabilmektedir. Bu tür tutumlar özel eğitime gereksinimi olan bireyleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bireyin bağımsız yaşamı, sosyal uyumu ve topluma kazandırılması temel hedef olarak düşünüldüğünde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun bu konularda bilgilendirilmeleri önem taşımaktadır.

(2) ÖZYÜREK, M. Sınıfta Davranış Yönetimi. Karatepe Yayınları, Ekim,1997, Ankara