Hamilelik dönemi birçok kadın için mutluluk ve üzüntü, cesaret ve kaygı, yalnızlık ve birliktelik gibi zıt duyguların bir arada olduğu bir duygusal dalgalanma dönemidir. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Nur Dinçer Genç “Anne adayı bir yandan heyecanlı bir bekleyiş yaşar ama bu heyecana kaygılar da eşlik eder. Bu dönemde yaşanan korkuların ve kaygıların çoğu son derece olağandır.” diyor.

Hamilelik dönemi birçok kadın için mutluluk ve üzüntü, cesaret ve kaygı, yalnızlık ve birliktelik gibi zıt duyguların bir arada olduğu bir duygusal dalgalanma dönemidir. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Nur Dinçer Genç “Anne adayı bir yandan heyecanlı bir bekleyiş yaşar ama bu heyecana kaygılar da eşlik eder. Bebeğin sağlığı, doğum, bebeğin bakımı, emzirme gibi birçok konuda yaşanan bu kaygılarla baş edebildiği ölçüde stressiz bir hamilelik geçirecektir. Bu durum, henüz anne karnındayken bebeğin de ruhsal sağlığını yakından ilgilendirecektir.” diyor.

Bu dönemde yaşanan korkuların ve kaygıların çoğu son derece olağandır. Bu kaygıların bir kısmı vücuttaki fiziksel değişikliklere bağlı, bir kısmı da yaşantılarla ilgilidir. Bu dönem aslında anne adayının kendini, kadınlığını, değişkenliklerini, duygulanımlarını keşfetmesi için ideal bir dönemdir. Yepyeni, farklı bir beni keşfetmek ve içinizde daha önce tanımadığınız duygularla tanışmak bu dönemi aslında benzersiz bir dönem yapar. Hamilelik dönemi kısa süren ama kadının kendisi için değerli bir dönemdir. Annenin yapması gereken kaygıları ve korkuları bu dönemin doğal bir parçası olarak kabullenip, arkasına yaslanıp hamileliğin keyfini çıkartmak olmalıdır.

Nur Dinçer Genç: “Çocuk yetiştirmek hamilelik döneminde başlayan bir süreçtir. Anne adayı kendi duygularını doğru tanıdıkça, tanımladıkça bebeğine daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır. Eğer duygularını tanımaktan kaçınır, onları görmezden gelirse, destek almaz ise gerginlik ve stres dolu bir dönem yaşanması ve bunun bebeği de etkilemesi kaçınılmaz olacaktır.” diyor
ve hamilelik döneminde oluşan kaygılarla başa çıkabilmek için şu önerilerde bulunuyor:

• Eş desteği
• Aile bireylerinin desteği
• Hamilelik dönemi, doğum ve sonrası hakkında bilgilenme
• Gevşeme egzersizleri
• Psikolojik destek gereklidir.

Doğum Sonrası Annenin Psikolojik Durumu

Doğum sonrası dönemde de tıpkı hamileliğin ilk döneminde olduğu gibi fizyolojik değişiklikler çok hızlı gerçekleşiyor. Hormon seviyelerindeki hızlı düşüş duygu durum değişikliklerini de beraberinde getiriyor.
“Bununla birlikte başka faktörlerde annenin doğum sonrası psikolojik sorunlar yaşamasına neden olacaktır.” diyen Psikolog Genç bu faktörleri şöyle sıralıyor:

• Eş ve aileden yeteri kadar destek görmemek
• Maddi sorunlar
• İstenmeyen gebelik
• Evlilik problemleri
• Doğum sırasında yaşanan zorluklar
• Bebeğin sağlık durumu
• Eski depresyonlar
• Kalıtımsal yatkınlık doğum sonrasında annenin kendini kötü hissetmesine neden olacaktır.

Annenin doğum sonrasında gerek bebek ile ilgili, gerek ailenin gelecek yaşantısı ve düzeni ile ilgili, gerekse kendisi ile ilgili pek çok kaygısı olmasını normal karşılamak gerekiyor. Bebeğin sağlıklı olup olmayacağı, bebeğe yeterince iyi bakıp bakamayacağı, maddi olarak bebeğe yeterli olup olamayacağı, bebeği emzirip emziremeyeceği, varsa diğer çocuk ile bebeğin birbirleri ile uyumu, eş ile iletişim, fiziksel olarak doğum öncesi haline dönememe, işe geri dönecekse bebeğin bakımı gibi bir çok konu annenin zihnini kurcalıyor ve kaygılanmasına neden oluyor.

Bu kaygılar, sık ağlama, yorgunluk, duyguların kısa süre içinde mutluluk-mutsuzluk arasında değişmesi, öfke krizleri, iştah kaybı, uykusuzluk gibi belirtiler şeklinde açığa çıkabilir. “ diyen Psikolog Genç, “Ancak bu durum kısa sürelidir. Her annenin doğumdan bir kaç gün sonra hafif ya da yoğun olarak yaşayacağı ve 1–2 haftayı geçmeyecek bir durumdur. Bu dönemde annenin özellikle eşi ile olumlu ilişkiler içinde olması destekleyici olacaktır. Yalnız olmadığını hissetmesi, birlikte zaman geçirmek, bebeğin bakımını paylaşmak, dinlenmesi için olanak yaratmak, küçük şekerlemelere fırsat tanımak, yürüyüş yapmak, doğru beslenmek, fiziksel bakımını ihmal etmemek bu dönemin kolayca atlatılmasını sağlayacaktır.” şeklinde devam ediyor.

Doğum sonrası görülen bu duygu durum değişikleri 2 haftadan uzun sürüyor, annenin çevresi ile ve özellikle bebek ile iletişimini bozuyorsa, iştah ve uykuda azalma, karamsarlık, isteksizlik, mutsuzluk, öfke, dikkatsizlik, unutkanlık ve intihar fikirleri varsa mutlaka bir uzmandan yardım almak gerektiğini unutmayın.

DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Psikolog Nur Dinçer Genç