Kurallarıyla, değerleriyle, yasaklarıyla her ailenin kendine özgü bir işleyiş düzeni var. Hepsinin zorluklarla mücadele yöntemleri, kriz anlarındaki tepkileri, üzüntüleri, mutlulukları paylaşma ve yaşama biçimleri birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Kimi ailelerde çocukların anne babalarıyla olan ilişkileri oldukça mesafeli iken, kimi ailelerde ebeveynlerin çocuklarının en yakın arkadaşları olmaya çalıştıkları, kimi ailelerde de annelerin baba ile çocuklar arasında mesaj alışverişini üstlenen bir köprü görevi yaptığı görülüyor. ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık Gelişim ve Eğitim Merkezi Uzman Psikolojik Danışman ASLI BOZBEY AKALIN, “Ailenin temeli evlilik ile başlar. İki kişinin yaşamlarını birleştirme arzusuyla evlilik kararı alınır. Bu karar yeni bir başlangıcın ilk aşamasıdır. Bu karar ile birlikte sadece o iki kişi değil, onların değerleri, hayalleri, yaşama düzenleri, en önemlisi sevdikleri ve aileleri de bu birleşmenin bir parçasıdırlar artık. Bu nedenle de hassas bir denge söz konusudur. Sağlıklı bir birliktelik için, kişiliklerden ödün vermeden her iki tarafı da mutlu edebilecek çözümler üretme gayreti içinde olmak gerekir. Her şeyden önce bireylerin artık “BİZ” diye düşünmeye başlayabilmesi önemlidir. Bu konuda, Amerikalı çiftlerin “Hamile kalmaya çalışıyoruz” ifadesi çok hoşuma giden örneklerden biridir.”

Sınır Koyabilmek!

Yeni bir yaşam kurarken ailelerimizden nasıl ayrıldığımız da çok önemli bir husus. Düğünleri bu veda anına ait bir tören olarak görmek gerekiyor. O tören ile birlikte artık kendi aile yaşantımızı kurduğumuzun bilincine varılıyor. Aslı Akalın şöyle devam ediyor: “Ailemizle aramıza şeffaf bir sınır girer. Ancak bu sınır gerektiğinde esnetilebilecek özellikte olmalıdır. Ailelerin yeni evlilerin kararlarına ve yaşamlarına saygı duyduklarını, ancak ihtiyaç duyduklarında rahatlıkla yardım alabilecekleri bir konumda olduklarını onlara hissettirmeleri önemlidir. Aksi takdirde, kırgınlık, kızgınlık ve huzursuzlukların çiftin yaş***** taşınması kaçınılmazdır. Ailelerle çok içli dışlı olmak kadar; çok mesafeli, uzak ve soğuk ilişkiler de sağlıklı değildir. Eşin ailesiyle görüşmesini kısıtlamak ya da onun ailesiyle görüşmemek de, her akşam ailelere yemeğe gitmek, sürekli birlikte tatil programları yapmak da çiftin yeni düzenlerine alışmasını ve birlikte bir hayat kurmasını zorlaştırır.”

Bebek Olduktan Sonra

Yeni evliler, ailelerinden aldıkları görgü, eğitim ve inançları harmanlayarak kendi kural ve değerleri belirliyorlar. İlerleyen zamanlarda da, aralarına katılan bir bebekle çift yaşantısından aile yaş***** terfi ediyorlar. Aile genişledikçe dinamikler, roller ve buna bağlı olarak da bazı kurallar değişmeye başlıyor. Eşlerin artık bir de ebeveyn sorumlulukları oluşuyor. Psikolog Akalın, “Ebeveyn olmak demek hayat arkadaşı görevinden azledilmek demek değildir.” diyerek şu önemli noktaların altını çiziyor: “Aile genişledikten sonra bile, eşlerin baş başa kalabilecekleri fırsatları kollamaları gerekir. Birlikte geçirilen keyifli zamanlar ve paylaşımlar; sevgi, huzur, mutluluk dolu bir aile ortamının, dolayısıyla mutlu çocuklar yetiştirebilmenin ilk koşuludur. Yukarıda bahsedilen şeffaf sınır, çocuklarla olan ilişkilerde de olmalıdır. Demokratik olma gayreti içinde iken zaman zaman ebeveyn olduğumuzu unutmak, çocuğumuzu mutlu etmek adına her istediğini yapmak, hayatımızı ona endekslemek bir süre sonra anne / baba çocuk ilişkisindeki dengenin bozulmasına neden olabilir. Çocuğunuzun bir arkadaştan çok, güvendiği ve inandığı bir modele ihtiyacı olduğunu unutmayın. Diğer yandan, sürekli çocukla birlikte olmak, hem çocuğun gelişimi, hem de ebeveyn açısından sağlıklı değildir. Sürekli kontrol edilen, zamanının neredeyse tümünü anne babayla geçiren bir çocuğun özgüveni gelişemez. Anne ve babalar da, tüm zamanlarını çocuklarına ayırdıkları ve onlara göre program yaptıkları için bir süre sonra mutsuz olmaya başlayabilirler. Bu noktada, çocuklarla nitelikli zaman geçirmenin daha önemli olduğunu hatırlamakta fayda var. Bu nedenle, ebeveynler kendilerini keyif aldıkları etkinliklerden mahrum etmemeliler. Gerek çift olarak, gerekse birey olarak bu tip etkinliklere katılmak için zaman ve fırsat yaratmaya özen göstermelidirler. Huzurlu ve mutlu bir anne / baba, çocuğuyla sağlıklı iletişim kurmaya bir adım daha yakındır.
Unutmayalım ki; mutluluk da gerginlik de bulaşıcıdır. Yuvamıza mümkün olduğunca huzur taşımaya gayret edelim.”

ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık Gelişim ve Eğitim Merkezi Uzman Psikolojik Danışman ASLI BOZBEY AKALIN