Anne – baba olmaya karar verdiniz. Hatta belki de genç bir anne – babasınız. Peki bebeğinizin gelişimi ile ilgili merak ettiğiniz sorular var mı? Yanıtınız “evet” ise İstanbul Parenting Class’dan Uzman Psikolog Sinem Olcay ile yapılan bu röportajı okumalısınız. Merak ettiğiniz soruların yanıtlarını bulacaksınız

Türkiye’de ilk defa anne-baba eğitim programları başlattınız. anne-baba eğitimi neden önemli?
Psikolog Sinem Olcay:
Hepimizin bildiği gibi insan gelişimini aileden bağımsız düşünemiyoruz. Tüm gelişimimiz belli bir context (ortam) içinde ve pek çok değişken ile girdiğimiz karşılıklı etkileşim sonucu ortaya çıkıyor. Erken çocukluk dönemindeki gelişimi belirleyen en önemli değişken de tabii ki ebeveyn davranışları oluyor. Son yıllarda artık bütün kaynaklardan duyuyoruz ki 0-6 yaş arasındaki deneyimler insan yaşamında çok önemli bir yere sahip. Yaşam boyu karşılaşılan durumlarla başa çıkma becerimizin temelleri çok erken yaşlarda atılıyor. 0-6 yaş arasında sosyal, duygusal ve zihinsel bakımdan doğru yönlendirilmiş ve desteklenmiş bireyler ileride daha mutlu ve başarılı oluyorlar. O nedenle gelişimi-destekleyici ebeveynlik konusunda anne-babaların eğitilmesi çok önemli.

Anne-babalık aslında bir içgüdüdür. Çocuğumuza bakma, onu koruma, eğitme rolünü içgüdüsel olarak üstleniriz ama çocuğumuz dünyaya gelince görürüz ki çocuk yetiştirme konusundaki içgüdüsel eğilimlerimiz yeterli değildir. Çocuğumuzun gelişimsel ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılayabilmek için pek çoğu yeni şeyi öğrenmemiz, yeni beceriler kazanmamız gerekir. anne-babalık eğitimleri size çocuk yetiştirme konusunda gerekli becerileri kazandırır ve çocuk gelişimi konusunda en sağlıklı yaklaşımı öğretir.

Yurtdışında özellikle Amerika, Avrupa ülkeleri ve Avustralya gibi gelişmiş ülkelerde anne-baba eğitimleri çok yaygın. anne-babalar daha hamilelik döneminde bu eğitimlere katılmaya başlıyor ve çocuklarının gelişimi boyunca devam ediyorlar. Ülkemizde de, çocukların gelişimsel ihtiyaçları konusundaki bilgi eksiklikleri, anne-babaların iş hayatının yoğunluğu, büyükanne-büyükbabalarla yaşanan kuşak çatışması ve bakıcıların eğitim düzeyi düşük çevrelerden gelmesi gibi sebepler düşünülürse anne-baba eğitiminin bir zorunluluk haline geldiğini görebiliriz.

Çocukların 0-1 yaş arasında içinden geçtiği temel gelişim aşamaları nelerdir?
Psikolog Sinem Olcay:
Çocukların bebeklikten itibaren gerçekleştirdiği gelişimi sosyo-duygusal ve zihinsel gelişim olarak ikiye ayırabiliriz. Bebeklik döneminin en önemli sosyo-duygusal gelişim aşamaları bebeğin ebeveynle sağlıklı bir güven bağı kurması, değerli ve önemli olduğunu hissetmeye başlaması, dünyayı güvenli ve besleyici bir yer olarak algılaması ve ebeveynin yardımıyla duygularını kontrol etmeyi yani kendini sakinleştirmeyi öğrenmesidir. Bebeklik döneminin en önemli zihinsel gelişim aşamaları ise bebeğin çevre üzerinde bir etkisi olduğunu anlaması, sıra bekleme ve cevap verme gibi iletişimin temeli olan becerileri kazanması ve doğuştan sahip olduğu keşfetme ve öğrenme eğilimini nesnelere bakarak, dokunarak ve ağzına alarak pekiştirebilmesi olarak sıralayabiliriz.

Bebeğin ilk bir yıl içinde gerçekleştirdiği sosyo-duygusal ve zihinsel gelişimin temelinde aslında, öz-kontrol becerisi bulunur. Yani bebeğin biyolojik temelli yeme, uyku, uyanma, hareket etme, uyarana cevap verme gibi davranışlarını kendi kendine düzenleyebilme becerisi kazanması gerekir. Bu da ilk 1 yılın en temel gelişim aşamasıdır.

Gelişimi-destekleyici anne-babalık ne demektir? Nasıl gelişimi destekleyici bir anne-baba olunur?
Psikolog Sinem Olcay:
Gelişimi destekleyici anne-babalık; temel olarak, çocuğun sosyo-duygusal ve zihinsel gelişim ihtiyaçlarını anlayıp ebeveyn-çocuk ilişkisinde bu gelişimsel ihtiyaçları ön planda tutmamız ve çocuğumuza kendi kişisel özellikleri, istek ve ihtiyaçlarıyla uyumlu stimülasyon, eğitim ve disiplin vermemiz demektir.

Gelişimi destekleyici anne-babalık her yaş grubu için geçerli genel bir kavramdır. Ama yaşla birlikte çocukların gelişimsel ihtiyaçları değiştiği için farklı yaş grubundaki çocuklar için gelişimi-destekleyici anne-babalığın içeriği farklılaşır.

İsterseniz bebeklik döneminde gelişimi-destekleyici anne babalığın ne anlama geldiğini biraz açıklayayım. Bebeklik döneminde gelişimi-destekleyici anne-babalığın temelinde duyarlılık yatar. Bu dönemde ebeveyn duyarlılığı; ebeveynin içten, ilgili ve sıcak bir biçimde kendi davranışlarını bebeğe uyumlayabilmesi, kendi hareket hızını bebeğinkine göre ayarlayabilmesi anl***** gelir. Bunun dışında ebeveynlerin bebeğe doğru zamanda cevap verebiliyor olması da bebeklik döneminde gelişimsel açısından çok önemlidir. Yani ebeveyn bebeğin verdiği ipuçlarını takip ederek bebeğe anında cevap verebiliyor olmalıdır. Bebeklik döneminde gelişimi destekleyici anne-babalığın bir diğer göstergesi de cesaretlendirmedir. Cesaretlendirici ebeveynler bebeğin herhangi bir nesneyi elde etmek ya da bir oyuncağı keşfetmek için gösterdiği çabayı destekler, bebeğin kararlılığını överler. Buna ek olarak, gelişimi destekleyici bir ebeveyn olmak istiyorsanız bebeğin keşif girişimlerini kısıtlamamaya özen göstermelisiniz. Yani, bebeğin çevredeki nesneleri keşfetme ve kendini ifade girişimlerini engellememeli, aksine teşvik etmelisiniz.

Bebeğimizin zeka gelişimini desteklemek için neler yapmalıyız?
Psikolog Sinem Olcay:
Erken çocukluk dönemi boyunca zeka gelişimi temelde çocuğun farklı öğrenme deneyimleri ile karşılaşmasına bağlıdır. Bebeklere sağlanacak öğrenme deneyimi onlara farklı görüntüler, sesler, dokular, nesneler ve hareketler sunmakla ilgilidir. Bebeğinize en iyi öğrenme deneyimini onunla birebir etkileşim içinde oyun oynayarak sağlayabilirsiniz. Ancak oyun oynamayı bebeğe onlarca oyuncak sunmak olarak değerlendirmemelisiniz. Bebeğinizle oyuncaklar aracılığıyla oyun oynayacaksanız tek bir zamanda tek bir oyuncak tanıştırmaya özen gösterin. Bebeğin kısıtlı dikkat kapasitesini göz önünde bulunduran bu yaklaşım bebeğinizin daha etkin bir öğrenme deneyimini yaşamasını sağlar.

Bebeklerin etraflarındaki dünyayı keşfetme konusunda yaradılıştan gelen bir motivasyonu vardır ve yaptığınız her şey aslında onu uyarır. Onunla konuştuğunuzda sesiniz, ışık, renkler ve hareketler, yatak odasındaki avize, odaya giren güneş ışığı ya da rüzgar, markete gittiğinizde raflarda gördüğü objeler hepsi bebeğinizin zeka gelişimine katkı sağlar.

Yine de birebir, yüz yüze oyun bebeğinizin zeka gelişimini desteklemek için çok önemlidir ve günlük aktivitelerin bir parçası olmalıdır. Bazılarımız bebekler yürümeye ve konuşmaya başlamadan önce bebekle gerçek bir diyalog kurulamayacağını düşünür. Oysaki yaşamın ilk 6 ayı, bir çocuğun hayatındaki en sosyalleşmeye açık olduğu zamanlardan biridir. İlk aylarda, bebekler oyuncaklardan çok yüzlerle ilgilidirler ve 3 aylıktan itibaren sesleri, kelimeleri, yüz ifadelerini ve çeşitli hareketleri kullanarak bebeğinizle harika karşılıklı konuşmalar yapabilirsiniz. Maalesef ki ebeveynlerin çoğu ilk yılda yüz yüze etkileşim kurma fırsatını kaçırır. Böylece bebek erken dönemde beyin gelişimi için gerekli olan bu önemli deneyimden mahrum kalır. Bebeğiniz onunla neşe içinde etkileşime geçmenizden ve onunla konuşmanızdan bir oyuncakla tek başına oynamaktan çok daha fazla keyif alır.

Kucağa almak bebeği şımartır mı?
Psikolog Sinem Olcay:
Yeni anneler bebeklerini şımartıyor olduklarına dair pek çok uyarı alırlar. Başkaları bunu söylemese bile bir anne kendisi, bebeğini her ağlayışında kucağına aldığı için ya da bebeğini uyutmak için salladığı için acaba bebeğimi şımartıyor muyum diye endişe edebilir.

Oysaki ilgi ve sevgi görmesi bir bebeği kesinlikle şımartmaz. Ayrıca oluşmuş olan her davranış biçimi ya da alışkanlık bebek büyüdükçe gerekirse değiştirilebilir. Bebeklerin bağ kurmaya ihtiyacı vardır. Özellikle ilk aylarda ağlamalarına tutarlı ve sevgi dolu bir şekilde cevap almaları gerekir. Konu bebeğinize sevgi göstermek ise asla kendinizi durdurmayın. Bebeğinize her dokunuşunuz, her yatıştırma girişiminiz, her besleyişiniz, her sallamanız, her öpücüğünüz, her ilgi ve dikkat gösterişiniz ona yeni tanıştığı dünyanın sevgi dolu, besleyici, iyi bir yer olduğunu öğretir. Böyle yaparak bebeğinizin insanlarla temas kurmanın rahatlatıcı ve iyilik getiren bir durum olduğunu içselleştirmesine yardımcı olursunuz.

İstanbul Parenting Class’dan Uzman Psikolog Sinem Olcay