Cinsellik gibi bir konu ile çocuğun bağlantılandırılması birçok yetişkin gibi sizleri de ürkütüyor olabilir. Ancak unutulmaması gereken, bu bağlantıların kaçınılmaz olduğudur.

Çocuğun doğumdan sonraki yıllardan itibaren, kendi vücudu ve başkalarınınki ile yoğun bir şekilde ilgilenmesi anne ve babadan, herkesten ayrı bir gelişme olarak kendini gösterir.

Öteden beri cinsellikle ilgili soruların temelinde bazı şeyleri bilmek değil, bilmemek yatıyor. Geç de olsa bunu fark eden bazı yetişkinler artık binlerce yıllık köhne politikaları kökten değiştiriyor. Çeşitli ülkelerde, cinsellik eğitimi, anaokullarından üniversitelere kadar her kademe eğitim kurumlarına giriyor. Bu konuda kitaplar, broşürler basılıyor.

Sözün kısası, pekçok ülkede cinsellikle ilgili konularda şimdi gizliliğe karşı açıklık tercih ediliyor. Türkiye’de ise bu konuya yönelik çok ciddi bir çalışma olmasa da bazı öncüler sayesinde çocuklar ve gençler çeşitli eğitim kurumlarında cinsellikle ilgili bilgilendiriliyorlar.

Bu konunun eğitiminde anne ve babalar çocuklarının ideal öğreticileri olmalıdır. Ebeveynler, çocuklarının cinsellikle ilgili sağlıklı duygular ve düşüncelere sahip olmasını isterler. Sağlıklı bir cinsel hayatın beraberinde getireceği sevgi, aşk, güven ve rahatlığın gelecek yıllarda çocuklarının hissedebilecekleri en doğru duygular olacağını bilmek isterler.

Bu konuda çocuklar kitaplardan, dergi, TV., sinema filmlerinden, reklamlardan ve bilgisayardan sürekli olarak değişik mesajlar almaktadırlar. Çoğu zaman biz yetişkinler bu mesajları doğru bulmayabiliriz. Bu yüzden konu ile ilgili en sağlıklı ve doğru bilgiyi vermek anne ve babaların sorumluluğu olmalıdır.

Bir yetişkinin cinsellikle ilgili herhangi bir bilgiyi çocuğa aktarırken önemle dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır:

Konuya ilgi duyduğu herhangi bir zamanda çocuğa bilgi verilebilir, yeter ki bilgi çocuğun gelişim ve olgunluk düzeyine uygun olsun.

Sorulan sorulara verilen cevaplar yetişkin tarafından son derece sakin ve ciddi bir tavırla ele alınmalıdır. Yetişkin bu sorulardan rahatsız olup, huzursuz görünür ise, bu durum çocuk tarafından hemen algılanır. Dolayısı ile, yetişkin bu sorulara ‘örtüsüz’ açıklama yapacak kadar hazır değil ise, geri çekilip, başka bir zamanda açıklama yapmayı tercih etmelidir. Yetişkin bu şekilde davranmaz ise, huzursuz bir tutumla yapılan açıklama sonunda çocuk gelecekte kendisine konu ile ilgili daha az soru yöneltecek, hatta cinsellik konusuna ‘tabu’ olarak bakmaya başlayacaktır.

Sorulan sorular dürüst ve doğru bir şekilde yanıtlanmalıdır. Doğruların kendilerine söylenmediğini hisseden çocuklar, yetişkinin güvenilir olmadığına inanabilirler. Doğru bilgilerle donatılmayan çocuklar cinsellik konusuna korkunç veya esrarengiz olarak bakabilirler.

Çocuklarınızın bilgilendirilmesinde en önemli kaynak olduğunuzu unutmayın. Çocuklar cinsellik konusunda sizin değer yargılarınızı, bakış tarzınızı, sizin kendi büyüme süreçlerinizde neler hissettiğinizi, konu ile ilgili hikayelerinizi hatta konu ile ilgili sorunlarla yine büyüme süreçleriniz içinde nasıl başettiğinizi duymak isteyeceklerdir. Bunları duymak çocuğun konu ile ilgili bakış açısını şekillendirir.

Soru sorulabilecek bir ebeveyn olun. Soruları her zaman olumlu bir şekilde karşılayın. Sorulan sorular karşısında onlara, bu soruların cevabını duymak için henüz çok küçük olduklarını söylemek hiç doğru bir yaklaşım değildir. Size soru sordukları zamanı, onların öğrenmesi için güzel fırsatlar olarak değerlendirin. Özellikle, sorulan soruya ilk yanıtınız; “Bu soruyu sorduğun için memnun oldum.” şeklinde olabilir. Bu şekilde bir tutum sayesinde çocuk yüreklendirilmiş olur ve gelecekte de başka sorularını yöneltebilecek güveni hisseder.

“Öğretilebilecek Anları” bulun. Bu konuları konuşabilmek için en doğru zamanı kollayın.

Soru sormalarını beklemenize gerek yoktur. Bazı çocuklar hiç soru sormaz. Unutmayın ki, çocuklarımız küçükken onlara, karşıdan karşıya geçerken yolun iki tarafına da bakmaları gerektiğini, ancak onlar bunu sordukları zaman söylemiyoruz veya sıcak bir ocağa dokunmamaları gerektiğini sordukları soruların ardından öğrenmiyorlar. Görünüyor ki bazı konular hakkında çocuklarımızı önceden bilgilendiriyoruz. Kriz anına gelmeden önce bilgilendirip, konu üzerinde konuşmak en uygun yöntem olacaktır.

Ebeveynlerin bu konu ile ilgili sorular karşısında kendilerini rahatsız hissetmeleri son derece doğaldır. Rahat olmaya çalışmak en doğru yoldur. Çoğu ebeveyn bu konuda hiçbir eğitim almamıştır, bu yüzden çoğu yetişkin için de cinsellik ile ilgili konularda konuşmak zordur.

Cinselliğin insan hayatının doğal bir parçası olduğunu belirtin.Özellikle cinselliğin birbirini seven insanlar arasındaki sevgi ve aşkın en sağlıklı ve doğal göstergesi olduğunu vurgulayın.

Dinleyin, her zaman çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuzun sorusu karşısında;
Öncelikle sorusu için teşekkür edin.

Ne öğrenmek istediğini sorun.

Bu konuda şu ana kadar ne bildiğini sorun.

Böylece cevabınızı, çocuğa iletmeden önce kafanızda şekillendirmiş olursunuz.

Salt bilgi vermek yeterli değildir. Bilgi ve düşüncelerin yanısıra, duygularınızı, inanç ve konu ile ilgili değerlerinizi de mutlaka çocuğunuza aktarın. Ancak mutlaka bu konu ile ilgili duygularınızın nedenini de belirtmelisiniz. Çocuklarımıza değerlerimizin nedenini söylemek, onlara düşünmeyi öğretir.
alıntı